'Özür diliyorum'la görülen gerçek

'Özür diliyorum'la görülen gerçek.10804
  • Giriş : 23.12.2008 / 09:26:00
  • Güncelleme : 23.12.2008 / 09:26:54

"Özür diliyorum" kampanyası Türkler'in tarihi öğrenmesine vesile oldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yeni bir Aydın hareketi olarak başlatılan "özür diliyorum" kampanyası Türkiye'nin gündemine oturdu. Başbakandan Genelkurmay'a kadar birçok kurumun tepkisini çekti. Birçok karşı kampanya başlatıldı.

Peki Türkler Ermeniler'i gerçekten katletti mi? Bu sorunun cevabını gerçek tarihçiler Ruhat Mengi'nin hazırladığı “Her Açıdan” programında yanıtladı. Tarihin tamamen saptırıldığını, gerçeklerin tam tersi olduğunu söylediler.

Mengi'nin programına Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi Uzmanı Prof. Dr Nurşen Mazıcı, Türk Tarih Kurumu Eski Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Atatürk Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkiler Araştırma Merkezi Başkanı Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, ve soykırım iddiasını 20 yıldır araştıran Azeri kökenli tarih araştırmacısı Giresun Üniversitesi Rektör Yardımcı Prof. Dr. Aygün Attar' katıldı.

İlk sözü Nurşen Mazıcı aldı ve sözlerine “ben Gül'ün Futbol maçı izlemek için Sarkisyan'ın davetini kabul etmesi gerektiğini söylemiştim. O zaman Sayın Gül'e "gidin, Türkiye barbar olarak görülüyor" dedim diye başladı.

ERMENİLERİN 523 BİN MÜSLÜMANI ÖLDÜRDÜK İTİRAFI

İmza kampanyası başlatanların bu konuda yazılmış tek satır kitapları olmadığı gibi uzmanlıkları da olmadığının altını çizerek konuşmasına devam etti: “Bu bireysel bir şey. Üzüntülerimizi dile getiriyoruz diyorlar. Doğrudur tehcir sıralarında birçok Ermeni ölmüştür. Bunlar için hepimiz üzgünüz. Ama daha tehcir başlamadan ABD kaynaklarından aldığımız ve kendi ifadelerinin olduğu kaynaklara göre 200 bin Ermeni “biz bu savaşa katıldık ve Ruslar'ın yanında yer aldık. Fransızlar'ın yanında yer aldık. Çok sayıda Türk'ü, düşmanı öldürdük" diye ifadeleri var. New York Times'ın rakamına göre 523 bin öldürdükleri Müslüman Türk ve Kürt var.

DOĞU İŞGAL ALTINDA, OSMANLI NASIL KESECEK?

Daha tehcir başlamadan Sarıkamış'taki yenilgiden sonra Ruslar Doğu'yu işgal etti. 1916'ya kadar işgal sürecektir. Osmanlı'nın orada gücü yok. Gücünüzün olmadığı bir yerde de birilerini asıp kesmeniz mümkün değil. Van'daki olaylar bilinir Ermeni teröristler müslüman halkını öldürmüşler. Bunu da kendileri ifade ediyorlar. Bu Osmanlı'da bireysel bir suçtur. Kaldı ki bir eylemin suç olduğuna mahkemeler karar verir.

MALTA MAHKEMESİ “DELİL YOK” DEDİ

O dönemde biliyorsunuz İttihatçılar yurtdışına kaçınca onlar hakkında Hürriyet ve İtilaf fırkasının başlattığı divanı harpte 600'ün üzerinde İttihatçı yargılanmış, bazıları haksız yere idama da çarptırılmıştır.

İngilizler bunun ucunu bırakmamıştır. Ne yaptılar davayı İstanbul'dan toplayıp Malta'ya götürdüler. Amerika'ya sordular 'elinizde delil var mı?' diye. Amerika "Elimde kasıtlı yapıldığına ilişkin delil yok" dedi. Ve oradaki kraliyet savcısı yeterince delil bulamadığı ve “bu karşılıklı bir katliamdır” dediği için serbest bırakıldılar Bu iki mahkeme kararıyla sorun o dönemde bitmiştir zaten...

EN SAĞLAM BELGE: GÜMRÜ ANLAŞMASI

Birinci elden en sağlam belgeler anlaşmalardır. Ankara ve Ermenistan arasında 1920'de imzalanan Gümrü Anlaşmasına baktığınızda orada bile söylüyorlar: "Emperyalistlerle işbirliği yapıp bu saldırıları gerçekleştirdik. Bir daha yapmayacağız ve Ruslar'la işbirliği yapıp da müslümanları Ermenistan'a sokmayacağız" diyorlar. Altında da 3 tane Ermeni bakanın imzası var.

TEHCİR'E KARAR VEREN PAŞALARIN HEPSİNİ ERMENİLER ÖLDÜRDÜ

Tehcir yani sevk-i iskan kanunu da Osmanlı'nın kendi iradesiyle aldığı bir karar değil. Alman militarizminin cezasını her üç paşa da çekti. Talat Paşa da, Sait Halim Paşa da, Cemal Paşa da Ermeni teröristler tarafından öldürüldü. Bireysel suç çektilerse bedelini fazlasıyla ödediler zaten.

ERMENİLERİN HOCALI SOYKIRIMI

Zaten bu soykırımdır demeye en son Ermenilerin hakkı vardır. Savaş sırasında yaşananları bir yana bırakacaksak bunlar 1992'de Hocalı'da 1 milyondan fazla insanı yerinden ettiler, çoğunu da katlettiler. Önce onu dile getirmeniz gerekiyor.

ERMENİ BASINI: GÜL SOYKIRIMI KABUL ETSİN

Bu kampanya böyle devam ederken, Ermeni basını önce haber olarak verdi. Ama bir süre sonra Ermenistan'da 300 tane Aydın “Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin düzelmesini istiyorsa Cumhurbaşkanı Gül'ün bu ispatlanmış olan bu soykırımı kabul etmesi gerekir” diye bir bildiri yayınladılar.
İMZA KAMPANYASI NEDEN BAŞLATILDI?

Gül'ün Ermenistan'a gitmesiyle başlayan durum Ermeni lobisini rahatsız etti. Eğer Türkiye ile Ermenistan ilişkileri iyi giderse, bu durum, bunu ticarileştiren Ermeni lobisinin işine gelmeyeceği için bu imza kampanyası başlatıldı..

TERÖR, TANIMA, TAZMİNAT VE TOPRAK İSTİYORLAR

4T devam ediyor: Birincisi terördü. Asala'yla önce dünyanın gündemine oturmak için diplomatlarımızı öldürdüler. Bu özür dileyenler mesela bizim diplomatlarımız için üzülmüyorlar
İkincisi tanıma… Soykırımın tanınmasını istiyorlar.

Üçüncüsü tazminat

Dördüncüsü de toprak… Türkiye'nin 16 ilini batı Ermenistan olarak görüyor ve orayı talep ediyorlar

TARİHÇİLERİN DEĞİL, PAMUK'UN SÖZÜNE BAKIYORLAR

2005 yılında bu soykırım tasarısı kongreye geldiğinde ben de oradaydım. Soykırım iddiaları gündeme geldiğinde Türkiye'yi destekleyen bir milletvekili “Yeter artık Türkiye bizim müttefikimiz deliliniz var mı?” dedi. İddiayı ortaya koyan milletvekili “delilimiz yok ama onların ödüllü yazarı Orhan Pamuk da mı yalan söylüyor” diye yanıtladı. Tasarıyla hiç ilgilenmeyen milletvekileri bile “kendileri itiraf ediyorsa” diyerek ilgilenmeye başladılar. Dolayısıyla aklı başında araştırma yapan tarihçileri konuşturmuyorlar. Elif Şafak gibi, Orhan Pamuk gibi, Taner Akçam, Halil Berktay gibi kişilere söyletiyorlar.

TOPLU MEZARLARDAN ERMENİ DEĞİL, TÜRKLER ÇIKTI

Yıllardır Ermenilerin katlettiği Türkler'in mezarlarını araştıran Atatürk Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkiler Araştırma Merkezi Başkanı Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu tarihi tamamen tersine çevirecek açıklamalarda bulundu. Katliamın Türkler tarafından değil Ermeniler tarafından yapıldığını söyledi.

Kürkçüoğlu Ruhat Mengi'nin hazırladığı “Her Açıdan” programında şunları söyledi:

ERMENİLERİN İHANETİ YÜZÜNDEN RUS CEPHESİNDE ŞEHİT VERDİK

Erzurum Türk katliamının yaşandığı bir yer. 1914 öncesi olaylara baktığımız zaman 1828 Osmanlı Rus savaşıyla başlatmak lazım. Ermenilerin ilk ihaneti o zaman başlamıştır. Hatta Puşkin'in eserlerine bile yansımış bu ihanet… Ruslar'a istihbarat bilgisi veriyorlar Ermeniler. 8-9 Kasım'da 500'e yakın şehit veriyoruz. Dünya Savaşı başlar başlamaz Ermeniler Çar 2. Nikolay'a başvuruyorlar.

SARIKAMIŞ FACİASI'NDA ERMENİ İSTİHBARATI

Yoğun bir şekilde Rus ordusu içinde Ermeni birlikleri yer alıyor ve Allahuekber ve Sarıkamış faciası yaşanıyor. Ruslar kış geçsin o zaman saldırırız diye düşünürken, Ermenilerin İstihbaratıyla Allahuekber ve Sarıkamış faciası yaşanıyor.

10 BİN VANLI'YI KESTİLER

Van'da 1896'da büyük bir katliam var. Erzurum'da, Çorum'da, Maraş Seysun'da, Bitlis Sason'da birçok katliam yapılmış… Ve asıl tehcir kanunu çıkarılmadan önce 1915 öncesi Ruslar ve Ermenilerle işbirliği ile Van'ın yerli halkı katlediliyor. Van'ın İçkale bölgesinde 10 bine yakın Türk ahali katlediliyor. Van valisi Cevdet Bey'in telgrafında diyor ki: “30 bin kişilik birliğe karşı halkı korumak için batı bölgelerimize gönderelim.” Yani Müslüman Türkler korunmak için yerlerinden yurtlarından kaçıyorlar. Doğu'da Ermenilerin katliamından korunmak için Erzurum, Van'dan yoğun bir şekilde Toroslar Bölgesi'ne yoğun bir göç vardır.

TOPLU MEZARLARDAKİ TÜRK İZLERİ

Bulduğumuz toplu mezarlardakileri Türkler'e ait olduğunu ispatlayan şeyler var: Ay yıldızlı sigara tabakası, Türk evlerinde kullanılan mutfak eşyaları, Kuran'ı Kerim'ler, o dönemde kullanılan paralar… Bir de canlı tanıklar var, yakın tarih olduğu için…

Tanıkların ifadesiyle mezarları elimizle koymuş gibi bulduk. Bunlar bilimsel kazılardır. Türk ve yabancı bilim adamlarının nezaretinde yapılmıştır.

ALACA KAZISINDAKİ CANLI TANIK: İSMAİL AMCA

Alaca kazısında o dönemde 7 yaşında olan canlı şahit İsmail Amca bize yer gösterdi. İsmail Amca'nın ifadesine göre 9 Mart 1915'te köyümüzü Taşnak çeteleri bastı. Evde annem, ben ve küçük kardeşim vardı. Bizi köy meydanına topladılar. Annem “ben sizi kurtaracağım. Ağrınız sızınız ne kadar fazla olursa sakın ses çıkarmayın” dedi. 4 bir yandan kurşunlar başlıyor. Anne şehit düşüyor, iki çocuğunu altına alıp kurtarıyor.

KEZBAN HATEMİ VE ADALET AĞAOĞLU HAKKINDA GERÇEKLER

Soykırım iddiasını 20 yıldır araştıran Azeri kökenli tarih araştırmacısı Giresun Üniversitesi Rektör Yardımcı Prof. Dr. Aygün Attar' katıldı. Attar Hocalı'daki katliama rağmen Türkiye'de aydınların hiçbir kampanya başlatmamış olması nedeniyle incindiğini söyleyerek sözlerine başladı. Ve “Özür Diliyorum” kampanyasına imza atan Azeri kökenli Adalet Ağaoğlu ve Kezban Hatemi'ye seslendi.

Atar Ruhat Mengi'nin hazırladığı “Her Açıdan” programında şunları söyledi:

NEDEN 1915?

“Neden özellikle 1915 Ermeni lobisinin tanımladığı tarihtir? Buradan başlamak istiyoruz. Biz de buna hizmet ediyoruz. Erzurum'daki isyan, Van'ın yakılmasını geliyoruz. Birden bire 1915'e geliyoruz.

ADALET AĞAOĞLU NASIL İMZA ATTIN?

Ben o listede imzası olan 3 isme hitaben konuşmak istiyorum. Bunlardan birincisi Ahmet Ağaoğlu ailesinden gelen Adalet Ağaoğlu'dur. Söz söyleme hakkını kendimde görüyorum. Çünkü Ahmet Ağaoğlu Karabağlı'ydı. Bakü'de doğdu büyüdü. Sourborne'da eğitim yaptı. Ermeni meselesinin iç yüzüne Türk siyasi hayatında önem vermiştir. Kalemle, arkadaşlıkla bu işin çözüm olamayacağını bildiği için Kafkasya'da bir müdafaa teşkilatı kurmuştur. Acaba Adalet Ağaoğlu hanımefendi bunu neden görmezden gelmiştir?

KEZMAN HATEMİ'YE DE AYNI SORU

İkincisi Hatemi Ailesi… Orada kendilerinin de soy isimlerini gördüm. Özellikle Kezban Hanım'a bir şey söylemek istiyorum. Çünkü Hatemi Güney Azerbaycanlı'dır, İran Türk'ü dür. 1915 yılında sözde iddia ettikleri olaylar yaşanmadan birkaç ay önce Güney Azerbaycan'da Selmast'ta ve çevresinde binlerce Müslüman Türk halkı acımasızca katledildi. Niye hanımefendi Rumların haklarıyla ilgili, Fener Rum patrikhanesiyle ilgili siyasi arenada konuyu gündeme getirirken, eşlerinin doğup büyüdüğü, yaşadığı yerlerdeki o olaylar için neden Aydın vicdanlarını ortaya koymuyorlar.

CİNAYETİN KANITI NEREDE?

1915 bir cinayet ise o zaman mantıklı bir insan olarak bir cinayette en asgari olarak sebep, sağlayacağı yarar, yer, zaman, ceset, araç, deliller ve hukuk kararları aranır. 1915 denilen olaylarda bunların hiçbiri yoktur.

HOCALI'DA YAPILDI DİYE

Üçüncü sorum ise Doğu Ergil'e olacaktır. Birkaç gün önce canlı yayında kendisine Hocalı katliamını hatırlatan birini azarlayarak “ne yani Hocalı'da böyle bir şey yapılmış diye biz dost olabilme fırsatını neden kaçıralım” dedi. Ben şimdi onun hafızasını tazelemek istiyoruz.

ERMENİLER HOCALI İÇİN ÖZÜR DÜŞÜNMÜYOR

Biz Eurovision'da bu hoşgörüyü gösterdik. Turizm Bakanlığı Ermenilere yüzde 50 indirim yapmış. Onları kaçak gelince sınırdışı etmiyoruz. Geçen günkü o yayına Ermenistan'dan bir kadın katıldı. Bilal Şimşir Hoca o hanıma “Siz Hocalı'da yaşananlarla ilgili özür dilemeyi düşünüyor musunuz?” diye sordu. Hanım “Hayır. Orası bir savaştı” dedi. Oysa 1915'te “savaş esnasında vatana ihanetten sevk ve iskan kararı” var. Ama o zaman savaş kabul edilmiyor. Ama Hocalı sivil toplumun yaşadığı bir kasabaydı. Elinde silah olan bir tek insan yoktu. Onları katlettiler.

İNTERNETHABER

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*