Papadopulos'un tavrı küstahça

  • Giriş : 31.10.2006 / 00:00:00

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanı Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja ile görüşmek üzere 2 Kasım Perşembe günü Brüksel’e gidecek.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Erçakıca, Kıbrıs konusunda dışişleri bakanları seviyesinde yapılması düşünülen toplantıda KKTC’yi, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Turgay Avcı’nın temsil edeceğini, Cumhurbaşkanı Talat’ın bu durumu Tuomioja’ya ilettiğini kaydetti.
Erçakıca, Cumhurbaşkanı Talat’ın, Finlandiya Dışişleri Bakanına görüşme talebinde bulunduğunu ve bu amaçla perşembe günü Brüksel’e gideceğini söyledi.
Erçakıca, Talat’ın perşembe sabahı KKTC’den ayrılacağını ve İstanbul’da basınla bir araya geldikten sonra Brüksel’e hareket edeceğini belirtti.
Kıbrıs konusunda Helsinki’de yapılması düşünülen toplantıya Yunanistan’ın davet edilmediğinin görüldüğünü ifade eden Erçakıca, Kıbrıs’la ilgili bir toplantıda masada Türkiye varsa, aynı düzeyde Yunanistan’ın da olması gerektiğini kaydetti.
Erçakıca, bir soru üzerine, pazar günü Brüksel’de Cumhurbaşkanı Talat ile Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos’un bir araya gelmeleri yönünde bir organizasyon ve girişim olmadığını, bu konuda bilgileri de olmadığını söyledi.
Erçakıca, ancak Cumhurbaşkanı Talat’ın her zaman Papadopulos’la görüşmeye hazır olduğunu yineledi.
Bütün bu gelişmelerin, Kıbrıs Rum tarafının Türkiye’nin AB üyeliği müzakereleri konusunda yarattığı sorunların aşılmasını amaçladığının herkes tarafından bilindiğini dile getiren Erçakıca, buna karşın Rum yetkililerin, Türkiye’nin AB üyeliği süreci ile Kıbrıs sorununun ilişkilendirilemeyeceğini söylediğini ve Kıbrıs sorununa çözüm bulunması amacıyla BM çatısı altında yürütülen çabaları da etkisiz hale getirmeye çalıştığını kaydetti.
Rumların, bir yandan AB’yi devreye sokma bir yandan da BM’yi etkisiz hale getirme çabaları bulunduğunu, bunun samimiyetsiz bir yaklaşım olduğunu ifade eden Erçakıca, "Bu oyunun amacı, haksız bir şekilde elde edilen AB üyeliği yetkileri kullanılarak Kıbrıs sorununda avantaj sağlama ve hayalini kurdukları ’osmosis’ yolunda ileri adımlar atabilmektir. Kıbrıs Türk tarafı bu oyunun farkındadır ve doğal olarak buna karşı elindeki tüm olanakları kullanarak direnecektir" diye konuştu.

FİKİR BİRLİĞİ
Kıbrıs Türk tarafını dışlayan herhangi bir görüşme süreciyle elde edilecek sonuçların kabul edilemeyeceği yönünde Kıbrıs Türk tarafında görüş birliği olduğunu vurgulayan Erçakıca, üzerinde konsensüs olan diğer konuyu da şöyle açıkladı:
"Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonlar kaldırılmadan, ki bu kapsamda Ercan Havaalanı’na uluslararası uçuşların gerçekleştirilmesi gerektiği de önemle vurgulanmaktadır, kapalı Maraş bölgesini içeren herhangi bir paketin görüşülemeyeceği konusunda fikir birliği sağlanmıştır." Erçakıca, bu fikir birliğinin, AB, BM ve süreci etkilemeye çalışan taraflarca dikkate alınması gerektiğini söyledi.

RUM ŞIMARIKLIĞI
KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca, Rum yetkililerin, "Finlandiya önerilerinin sonuç vermesi için, Türkiye’nin Maraş’ı vereceğini net bir şekilde açıklaması gerektiği" yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine, bunların mantık dışı yaklaşımlar ve AB üyeliğinin yarattığı şımarıklık olduğunu kaydetti.
Hasan Erçakıca, "Türkiye bunu neden yapacakmış? Bu kadar zaman neden yapmadı da şimdi neden yapsın? Bunlar mantık dışı yaklaşımlardır. Bunlarla ne Kıbrıs sorunu çözümlenebilir ne adadaki durum iyileşebilir. Kıbrıs Rum tarafının AB üyeliğinden kaynaklanan şımarıklığının yansımalarıdır" dedi.

'PAPADOPULOS’UN KÜSTAHLIĞI'
Sözcü Hasan Erçakıca, Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos’un, Helsinki’de hafta sonu yapılması düşünülen toplantıda, "Cumhurbaşkanı Talat’ın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın heyetinde yer alabileceği" yönündeki sözlerine sert yanıt vererek, Papadopulos’un tavrını "küstahça" olarak niteledi.
"Bu, Papadopulos’un ne kadar küstahlaştığının işaretidir" diyen Erçakıca, "Bu şımarıklık ve küstahlığın Kıbrıs sorununa da da etkileri vardır. Bu küstahça yaklaşımlarla, alışıla gelmiş görüşme prosedürlerini değiştirme gayretleri son bulmadan Kıbrıs sorununu ciddi bir şekilde ele almak mümkün olmayacak" dedi.
Rum tarafının AB üyeliğinin sağladığı olanaklarla giderek şımardığını ifade eden Erçakıca, "Bu şımarıklık, Kıbrıs sorununun ele alınması yöntemlerini de olumsuz şekilde etkilemekte ve ilerleme sağlanmasını olanaksız hale getirmektedir" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious