Papa'nın açıklamaları provokasyona açık

  • Giriş : 16.09.2006 / 00:00:00

Fethullah Gülen: "Papa'nın açıklamaları provokasyona açık ve esef verici" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Papa'nın bütün dünyada tepkilere yol açan sözleri üzerine yazılı bir açıklama yapan Fethullah Gülen, provokasyona açık bu sözler için Müslümanların Vatikan'dan özür beklemesinin en tabii hakları olduğunu vurguladı. Gülen, Papa'nın konuşmasında "İslam'ın uluhiyet inancını hafife alan ve Hz. Muhammed'e çirkin isnatlarda bulunan ifadelerle Müslümanları rencide ettiğini ifade etti.

Fethullah Gülen, Papa 16. Benedict'in İslamiyet'le ilgili büyük tepki gören açıklamalarının dünya genelinde toplumsal provokasyona neden olabilecek ziyadesiyle esef verici sözler olduğunu belirtti: "İslâm'a siyasî-ideolojik açıdan yaklaşanlar, bazen bir önyargıdan, bazen de Müslüman görünen bazı kimselerin tutarsızlıklarından ve kötü örnek olmalarından dolayı ona, mevcut ve hâkim düşünce sistemlerinin ve ideolojilerin penceresinden bakmaktan ve dolayısıyla yanlış yorumlara girmekten kurtulamamışlardır. İslâm'ı şiddet yanlısı bir sistem ve bir tepki felsefesi konumuna indirgemek de aynı bakış inhirafından kaynaklanan yanlış yorumlardan birisidir. Provokasyonlara ve içtimaî infiale açık böyle bir yanlışın din adamlarınca yapılması ise ziyadesiyle esef vericidir."

Papa'nın açıklamalarıyla İslamiyet'in uluhiyet inancını hafife aldığını ve Hz. Muhammed(sav) hakkında çirkin iddialarda bulunduğunu vurgulayan Gülen, bu durumun Müslümanları rencide ettiğini kaydediyor. Gülen, bu tür cümle ve düşüncelerin tabanda kabulünün de dünyayı Haçlı seferleri döneminde olduğu gibi kana bulama tehlikesine dikkat çekiyor: "Dilerim, Benedikt'in bu açıklaması temsil ettiği makamın da etkisiyle bir takım provokasyonlara ve üzücü hadiselere sebep olmaz. Zira konuşmada, hem İslam'ın uluhiyet inancı hafife alınarak hem de Resûl-i Ekrem Efendimiz'e (sallallahu aleyhi ve sellem) çirkin isnatlarda bulunularak Müslümanlar rencide edilmektedir. Katolik dünyasının liderliğini yapan en müessir ağızdan çıkan bu tür cümleler ve bu cümlelere dayelik eden düşüncelerin tabanda kabulü yeryüzünü Haçlı seferleri döneminde olduğu gibi kana bulamak isteyen radikal gruplara cesaret verici mahiyettedir."

Vatikan'ın yakın geçmişte yaptıklarından ve Haçlı Seferlerindeki rolünden dolayı özür dileme lüzumu duyduğunu hatırlatan Gülen, 16. Benedict'in son çıkışının bu anlayışla çeliştiği tespitinde bulunuyor: "Bugün asırlık savaşlardan ve çatışmalardan yorgun düşmüş bulunan dünyamız, beşerin tatmin olmaz iştahı karşısında yeni çatışmalara zemin olma istidadı göstermektedir ve yeryüzünü barış, kaynaşma, sevgi ve dostluk beşiği haline getirebilmek için sorumluluk duygusu taşıyan herkesin, özellikle de değişik diyanet mensuplarının birer barış ve diyalog elçisi olmaları gerekmektedir. Bundan dolayıdır ki, Vatikan yakın tarihte, geçmişte yaptıklarından ve Haçlı Seferlerindeki rolünden dolayı özür dileme lüzumunu duymuştur. Fakat maalesef Papa 16. Benedikt'in Regensburg Üniversitesi'nde yaptığı konuşma, on dördüncü asrın sonlarında Bizans İmparatoru İkinci Mihail Paleologos'un anlayışını esas alan ve Vatikan'ın "özür dileme" ihtiyacı hissetmesine sebep olan anlayışla uyuşmayan, şahsına münhasır bir durum arz etmektedir."

Papa'nın Müslümanlardan özür dilemesi gerektiğini ve bunu istemenin Müslümanların tabii hakları olduğunu belirten Gülen, bu durumun karikatür krizinde yaşanan olaylara neden olmaması için de bir çağrıda bulunuyor: "Ümit ederim, en azından bir özür bekleyen Müslümanlar -ki bu inananların en tabii hakkıdır- yüce dinimizin getirdiği ve Şefkat Peygamberi'nin (sallallahu aleyhi ve sellem) temsil ettiği ahlakî esaslar çerçevesinde medenîce tepkiler ortaya koyar ve yakın geçmişte karikatür krizi sebebiyle şahit olduğumuz türden provokasyonlara asla gelmezler. Ayrıca, Papa 16. Benedikt'in konuşması da göstermiştir ki, insanlık ailesinin diyaloğa her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır. Önemli olan, küreselleşen dünyada aynı yerküreyi paylaşan, paylaşmak zorunda olan insanlar olarak bizlerin dini, siyasi, kültürel, ideolojik farklılıklarımızdan doğan mesafeleri aşacak performanslar ortaya koyarak, Allah Resulü'nün (aleyhissalatü vesselam) ve İslam'ın, insanların fıtratla uyum içinde yaşayabilmeleri hususunda getirdiği müstesna prensipleri herkese gösterebilmemizdir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious