Papa'ya açıkoturum daveti

  • Giriş : 29.09.2006 / 00:00:00

Denizlili işadamı, İslamiyet ile şiddet arasında bağlantı kuran Papa 16. Benedict'e, Hz. Muhammed'i (S.A.V anlatan 2 sayfalık mektup yazdı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Papa'nın Almanya gezisi sırasında Hz. Muhammed ve İslam'ın ilk yıllarını "insanlık dışı ve kötü" olarak yorumlamasına, bu kez tepki ile değil bilgilendirici yazı ile cevap veriliyor.

Denizli'nin köklü sanayi kuruluşlarından Cafer Sadık Abalıoğlu Holding A.Ş.'nin yönetim kurulu başkan yardımcısı ve Denizli Orman Çevre Vakfı Başkanı İsmet Abalıoğlu, Papa'ya yazdığı mektupta İslamiyet ve Hz. Peygamber hakkında detaylı bilgilere yer verdi.

2 sayfadan oluşan mektupta İslamiyet'in ilk yıllarıyla ilgili "Hazreti Muhammed hakkındaki sözlerinizden, O'nun kelimelerle anlatılamayacak kadar güzel olan kişiliği hakkında yeterli araştırma yapmadığınız anlaşılıyor. O sözlerin sizin görüşünüzü yansıtmadığını söylemeniz de bu gerçeği değiştirmiyor. Çünkü araştırsaydınız, kendisine ve Müslümanlara yapılan onca zulme sabırla karşılık verdiğini, en azılı düşmanlarını bile sanıldığı gibi kılıçla değil, insanı Tanrı'ya yönlendiren Allah kelamı Kur'an ayetleriyle karşılayıp, onlara kucak açarak İslam'a girmelerini sağladığını bilirdiniz. Savaşta alınan esirlerin bir kısmını bedelsiz, bazılarını fidye alarak, eğitimli olanlarını da Müslümanların okuma yazma bilmeyenlerine öğretmeleri karşılığında serbest bırakan Hazreti Muhammed'in, Mekke'nin fethi sonrasında kendisine ve müslümanlara aylarca kök söktürmüş olan müşrikleri hiçbir şekilde cezalandırmadan bıraktığını, yaşamı boyunca kin tutmak, intikam almak gibi düşüncelerinin hiç olmadığını hatırınızdan çıkarmazdınız." görüşlerine yer verildi.

Abalıoğlu, Papa'nın "Hz. Muhammed kılıçtan başka ne getirdi?" şeklindeki sözlerine de şöyle yanıt verdi: "Hazreti Muhammed'i tanımış olsaydınız; Medine'de yıllarca birbiriyle ölümüne savaşmış Evs ve Hazrec kabilelerini barıştırıp, kucaklaştırdığını, aynı zamanda Mekke'den Medine'ye hicret eden muhacirlerle Medine'nin yerlisi olan halk arasında kardeşlik bağı kurduğunu, böylece bundan 1400 yıl önce İslam dininin çok sağlam temeller üzerine inşasını sağlamış olduğunu anımsardınız. Bu insanlar arasında neredeyse birbirlerine varis olacak kadar güçlü bağlar kurarak 'İşte İslam'ın istediği gerçek dostluk budur' dedirtenin de; gerek museviler, gerekse müslüman olmayan diğer topluluklar düzeni bozmadıkları müddetçe, kendilerine diledikleri gibi yaşama ve ibadet etme olanağını sağlayanın da bizzat Hazreti Muhammed olduğunun bilincinde olurdunuz."

Arap yarımadasındaki İslamiyet'ten önceki Cahiliye Devri'nde yaşanan örneklere de mektubunda yer veren Abalıoğlu, "Hz. Muhammed bırakın şiddeti, yaşamı boyunca kötü bir söz bile söylememiştir. Kendisinden önce var olan kan davası, kız evlatların diri diri toprağa gömülmesi gibi ilkel adetleri yasaklayıp sonlandırmış; aynı zamanda gerek 'Cennet anaların ayakları altındadır' sözleriyle, gerekse davranışlarıyla kadına toplumda hak ettiği gerçek değeri vermiştir. Yalnız kadınlara değil; yaşlı, genç, çocuk, kadın, erkek ayırımı yapmadan bütün insanlara ve tüm yaratılmışlara büyük bir sevgi, şefkat ve merhametle yaklaşmıştır. Susuz kalan bir köpeğe ayakkabıyla kuyudan su çekip veren kimseyi cennet ile müjdelemiş olması da bunun örneğidir." dedi.

Abalıoğlu, Papa'ya dünya barışını da zedelediğini belirterek, "İnsanlığın barışa çok ihtiyaç duyduğu bir ortamda yaptığınız bu açıklama ile dünya barışını zedelemiş olmanızı kabul etmek mümkün değildir. Savaş, açlık, yokluk gibi sıkıntıların ortamı tehdit ettiği bu zor günlerde kullandığınız sözler, insanların din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin kucaklaşmasını engellemiştir. Bu ve benzeri açıklamaların neden olduğu, din adamlarının öldürülmesi, ibadethanelerin yakılması gibi çirkin olayların bir Müslüman tarafından kabul edilmesi mümkün değildir. Şiddet içeren bu tür olayların İslam dininde hiçbir zaman yeri olmamıştır. Ancak bu tür hatalarla bilinçsiz insanların galeyana gelmesine ortam hazırlamaya da hiç kimsenin hakkı yoktur. Sizin konumunuzdaki bir dini liderin barışı tehdit edecek, sorunların körüklenmesine sebep olacak tüm girişimlerden kaçınması gerektiğine inanıyorum." görüşlerini aktardı.

Abalıoğlu, mektubunu, İslamiyet'le ilgili konuları tüm insanlara açık, uygun zaman, uygun ortam ve yerde tartışmaya hazır olduğunu bildirerek tamamladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious