Para Politikası Kurulu değerlendirme özeti

Para Politikası Kurulu değerlendirme özeti.10542
  • Giriş : 28.06.2006 / 00:00:00

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), yılın ilk beş ayında enflasyondaki yükselişin büyük oranda arz yönlü unsurlardan kaynaklandığını, döviz kuru hareketlerinin ise Mayıs ayı enflasyonuna etkisinni yaklaşık 0,65 puan olduğunu belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


PPK, sözkonusu etkiler hariç tutuldugunda, ilk beş aylık dönemdeki fiyat artış oranının geçen yılın aynı dönemindeki orana yakın olduğunu, bu gözlemin, yılın ilk beş ayında enflasyonun ana egiliminde belirgin bir degişiklik olmadıgına işaret ettiğini bildirdi.
Merkez Bankası PPK'nın değerlendirmelerinin özeti Banka sitesinde yayanlandı. Buna göre; PPK, işlenmemiş gıda ürünleri fiyatlarının Haziran ve Temmuz aylarında enflasyona olumlu katkı yapma olasılığının yüksek olduğunu, buna karşın, son dönemde döviz kurunda yaşanan hareketlerin tüketici fiyatları üzerindeki dogrudan etkilerinin Haziran ve Temmuz aylarında devam edeceği ve bu dönemde yıllık enflasyonun artacağının öngörüldüğünü kaydetti. PPK, Ağustos ayında ise geçtigimiz yılın aynı ayında tütün ve alkollü içecekler grubu fiyatlarında yaşanan yüksek oranlı artıştan kaynaklanan etkinin ortadan kalkması ile yıllık enflasyonun düşmesinin beklendiğini ifade etti.

PPK, takip eden aylardaki fiyat dinamiklerinin değerlendirilmesi açısından, arz, talep ve maliyetlere ilişkin gelişmelerin geleceğe dönük bir bakış açısıyla incelenmesinin faydalı olacağını belirtti.


ENFLASYONU ETKİLEYEN UNSURLAR

PPK değerlendirmesinde, son aylarda, üretim faaliyetleri ve talepteki canlanmanın yeni bir ivmelenme olmaksızın sürdüğünü, yatırım harcamalarının güçlü seyrini devam ettirdiğini, ancak, Mayıs ayında başlayan mali piyasalardaki dalgalanmalar sonrasında makroekonomik görünümün yeniden ele alınması gerektiğini duyurdu. PPK, değerlendirmesinde şu görüşlere yer verildi:

"Mali piyasalardaki dalgalanmalar öncelikle ithal girdi maliyetlerini etkilemiştir. İmalat sanayi kısmi emek verimliliğindeki artışların 2006 yılının ilk çeyreğinde de sürmesi birim işgücü maliyetlerindeki düşüş eğiliminin

devamını sağlasa da, söz konusu düşüş ithal girdi maliyetlerindeki yüksek oranlı artışı telafi edecek düzeyde olmayacaktır. Nitekim, İktisadi Yönelim Anketi (İYA) ortalama birim maliyet göstergesinin gelecek üç aylık egilimi Mayıs ayında hızlı bir artış göstermiştir.

Mali piyasalardaki dalgalanmalar, aynı zamanda talep koşullarını da degiştirmektedir. Tüketim ve yatırım harcamalarına ilişkin gerçekleşmeler yurt içi talebin yılın ikinci çeyreğinde güçlü seyrettiği yönünde sinyal

vermektedir. Ancak yükselen faizler, sürmekte olan dalgalanmanın oluşturduğu belirsizlik algılaması ve ithal mallardaki göreli fiyat artışı önümüzdeki dönemde yurt içi talebi olumsuz etkileyecektir. Faiz oranlarındaki artış ve vadelerin kısalmasıyla beraber şimdiden kredi artış oranlarında yavaşlama görülmektedir. Tüketim Eğilim Anketi'ndeki beklentiler de talepteki yavaşlamaya işaret etmektedir. Nitekim, İYA iç piyasa sipariş ve satış göstergelerinin gelecek üç aylık eğilimleri Mayıs ayında sert düşüşler sergilemiştir.

Bu gelişmelerin, yılın geri kalanında dış ticaret dengesi ve dolayısıyla cari açık üzerinde daraltıcı etkilerinin olması beklenmektedir. Yeni Türk Lirası'ndaki değer kaybı neticesinde yabancı paralar cinsinden birim ücretlerin gerilemesiyle, özellikle emek yoğun sektörlerde ihracat performansının olumlu etkileneceği düşünülmektedir. Son dönemde yüksek artışlar gösteren ithalatın ise Temmuz ayından itibaren yavaşlaması beklenmektedir. Enerji fiyatlarındaki yüksek seviyeler nedeniyle ara malı ithalatının azalması beklenmese de, özellikle, 2005 yılının ikinci yarısından itibaren hızlı büyüme sergileyen sermaye ve tüketim malı ithalatının, 2006 yılının ikinci yarısında yıllık bazda önemli oranda gerileyeceği tahmin edilmektedir.

Net dış talepteki artışa rağmen, kısa vadede iç talepteki yavaşlamanın baskın olacağı ve son dönemdeki dalgalanmaların toplam talep üzerindeki net etkisinin daralma yönünde olacağı düşünülmektedir. Bu çerçevede, talep koşullarının enflasyona yaptığı düşüş yönlü katkının, yılın ikinci yarısında artması beklenmektedir.

Yatırım eğiliminin yılın ikinci yarısında yavaşlayacağı tahmin edilse de, orta vadede son üç yıldaki güçlü yatırımların verimlilik artışlarına destek vermeye devam etmesi beklenmektedir. Ayrıca, demografik unsurlar ve tarım sektöründeki yapısal dönüşüm nedeniyle kentlerdeki işgücü arzının artma eğiliminde olması, işgücü maliyetlerini sınırlamayı sürdürecektir. Sonuç olarak, birim işgücü maliyetlerinin, son yıllarda olduğu gibi önümüzdeki dönemde de enflasyondaki düşüş sürecine katkı yapmaya devam edeceği düşünülmektedir.

Uluslararası emtia fiyatlarının Mayıs ayında görülen yüksek oranlı artıştan sonra azalış eğilimine girdiği, ancak halen göreli olarak yüksek düzeylerini koruduğu görülmektedir. Bu gelişmelere döviz kurundaki hareketler de eklenince emtia ve diğer ithal ara mallarının yerli para cinsinden maliyetleri artmıştır. İthal girdi maliyetlerindeki olumsuz gelişmelerin tüketici fiyatları üzerindeki dolaylı etkilerinin ne ölçüde ve ne kadar süreyle görüleceği, büyük ölçüde talep koşullarına ve bekleyişlerin seyrine bağlı olacaktır.

Haziran ayı ikinci Beklenti Anketi verileri, mali piyasalarda süren dalgalanmanın enflasyon bekleyişlerini olumsuz etkilediğini göstermektedir. Gerek gelecek 12 aylık dönemdeki enflasyon beklentisi, gerekse 24 ay

sonraki yıllık enflasyon beklentisi orta vadeli hedeflerin üzerinde seyretmektedir. Para Politikası Kurulu, özellikle 24 ay sonrasına ilişkin bekleyişlerin bozulma eğilimi göstermesini dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirmiştir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious