Parayla şike olmaz

  • Giriş : 05.08.2006 / 00:00:00

Süper Lig başladı.Herkes temiz bir lig istiyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


LEVENT KIZIL (Bursaspor Başkanı): Parayla şike olmaz

Türkideki şartların değişmesi için öncelikle adalet mekanizmasının işlemesi lazım. Futbolda bir kere ilahi adalet var. Bize dahil herkese birer tur işler. Bugün bir futbolcuya herkes bir şekilde ulaşır. Üstelik parayla şike çok zor bir şey. Şike hatır gönül, tehditle olur. Bunun tek çözümü de kanun çıkarmak. Kanunu sen uygulayamazsın. Ailen, çoluğun çocuğun var. Korkarsın. Bir ilin takımı ile ilgili bir olay oluyor yüzlerce milletvekili arıyor. Bunları ben bizzat federasyonda yaşadım. Ama spor mahkemeleri olsa hakim neyse okur ve hükmü verir.

HADİ TÜRKMEN (TFF eski asbaşkanı) Mafya futbolun içinde

Futbolun içindeki kokuşmuşlukta mafyanın büyük payı var. Ulusoy’la birlikte seçildikten sonra aramızda problem çıktı. Çakıcı ve adamları tarafından, "Bir hafta içinde istifa etmezsen seni öldürürüz." şeklinde tehdit edildim ve istifa etmek zorunda kaldım. Şikenin futboldan arındırılması için güven ortamı oluşturulması lazım. İnsan güvenmediğine inanabilir mi? Futbolun kirlenmesinde payı bulunduğu halde bugüne kadar daima, ‘Her şey dedikodu, komplo’ deyip katliamı seyredenlerin, delilleri görmezden gelip karartanların, meclis tutanaklarında sessiz kalanların bugün ‘Gereğini yapacağım’ palavralarına nasıl güvenebiliriz.

LEVENT BIÇAKCI (TFF eski Başkanı) Spor mahkemesi şart

Futboldaki mafya ve şike olaylarının önlenmesi için spor mahkemelerine ihtiyaç var. Bu şike fiilinin mutlaka ceza kanununa işlenmesi gerekiyor. Bu konuda özel ve genel mahkemeler karar vermelidir. Bu özel mahkemeler spor mahkemeleri de olabilir. Spor mahkemeleri, sadece bu konu üzerinde odaklanacağı için daha sağlıklı kararlar verebilir. Süper Lig’deki kulüplerimiz şike konusunda ortak bir beyanat yayınlarlarsa Türk futbolu için olumlu sonuçlar çıkabilir.

ABDULLAH KİĞILI (TFF eski Başkanı) Sorumlu federasyon

Futbolda yaşanan şike ve mafyalaşma iddialarının tek sorumlusu Futbol Federasyonu’dur. Federasyon süratle tedbir almalı. Türk futbolunu idare edenleri 125 delege seçiyor. Yapılan anketlerde halkın yüzde 89’u Türkiye’de şike olduğu yönünde oy kullanıyor. Halk bile bunun farkındaysa sorumluların farkında olmamamsı mümkün mü? İtalya nasıl yaptı? Konu özünde zor bir mesele değil. ’Başbakan, devlet bakanı, hükümet devreye girsin’ deniyor. Buna gerek yok. Delegeler adam gibi dik duran bir yönetim seçsin, yönetimde iradeli bir yönetim göstersin herşey yonuna girecektir.

Çete bitmeden şike bitmez

Süper Lig heyecanı başladı. Şike iddialarının arttığı bugünlerde herkes temiz bir lig istiyor. Otoritelere göre şikenin temelinde mafya baskısı yatıyor.

Futbolda dönen para, mafyanın iştahını kabartıyor

İtalya’da geçtiğimiz ay yaşanan ‘Temiz Ayaklar’ operasyonu Türkiye’de de büyük yankı buldu. Çizme’de kurulan spor mahkemeleri şikenin üzerine korkusuzca giderken, Türkiye’de şike ile ilgili bir kanunun bulunmayışı, iddiaların çözülmesine engel oluyor. Kanundaki boşluğu fırsat bilen kötü niyetli şahıslar, kurdukları çetelerle futbolu yerin altına çekmeye çalışıyor. Mafya-futbol ilişkisinden dolayı da şikenin önüne bir türlü geçilemiyor. Şikeye sebep olarak maddî menfaat temini, kumar-bahis mevzuları, ekonomik sebepler, siyasî hesaplar ve hatır gönül yakınlaşmaları gösterilirken, spor otoriteleri ilk sıraya mafya-çete baskısını koyuyor. Bugüne kadar Türk futbolunda ortaya atılan şike iddialarının çoğunda mafya lideri olmakla suçlanan kişilerin bulunması da bu görüşe dayanak gösteriliyor.

Bursaspor Kulübü Başkanı ve Türkiye Futbol Federasyonu eski yöneticisi Levent Kızıl, futboldaki mafya-çete bağlantılarına dikkat çekerken, Türkiye’de şikenin parayla değil, tehditle yapıldığının altını çiziyor. “Bugün bir futbolcuya herkes bir şekilde ulaşır. Ailen, çoluğun çocuğun var. Korkarsın, çekinirsin.” diyen Kızıl, bir ilin takımı ile ilgili bir olay olduğunda yüzlerce milletvekilinin aradığını, bunları kendisinin Federasyon’da bizzat yaşadığını söylüyor. Futbol Federasyonu eski Asbaşkanı Hadi Türkmen de, futbolun içindeki kokuşmuşlukta mafyanın büyük payı olduğunu belirtiyor. Haluk Ulusoy’la birlikte seçildiğini; ama daha sonra aralarında problem çıktığını kaydeden Türkmen, Alaattin Çakıcı ve adamları tarafından, “Bir hafta içinde istifa etmezsen seni öldürürüz.” şeklinde tehdit edildiğini anlatıyor.

Federasyon eski başkanlarından Levent Bıçakcı da çözümü spor mahkemelerinde görüyor. Bıçakcı, kulüplere, “Yeni sezon için ortak bir bildiri yayınlayın.” çağrısında bulunuyor.

Futboldaki şike olaylarının çözümü için öncelikle Türk Ceza Kanunu (TCK)’na bazı eklemelerin yapılması gerekiyor. Zira henüz TCK’da spor suçlarıyla ilgili hiçbir madde mevcut değil. Şikenin önlenmesi için tıpkı İtalya’daki gibi spor mahkemelerinin kurulması gerekiyor. Otoriteler spor mahkemeleri ve ilgili kanunların olmaması halinde mafyanın yeşil sahalara veda etmesini hayal olarak görüyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise, futboldaki şike iddiaları ile ilgili, spordan sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin’den bir dosya hazırlamasını talep ettiğini söyledi. Erdoğan, "Daha sonra bir değerlendirme yapacağız.” dedi.

Geçtiğimiz sezon dinlediği bazı telefonlardan edindiği kanaatle son lig şampiyonu Juventus ile Fiorentina ve Lazio’nun Serie B’ye düşmesini; Milan’ın da puanlarının silinmesini sağlayan İtalyan savcı Stefano Palazzi’nin bu kararlı şike soruşturması Dünya Kupası’nı bile gölgede bırakırken, Türkiye’de alenen yapılan telefon konuşmalarının dökümleri bile belge niteliği taşımıyor. 2003-2004 sezonunda Ç.Rizespor-Beşiktaş maçından önce Beşiktaşlı Sergen’in telefon kayıtlarında mafya tarafından baskı altında tutulduğu tespit edilmişti. O günlerdeki telefon konuşmaları, Sedat Peker’e yönelik "Kelebek operasyonu" için yapılan teknik takibe takılmıştı. Telefon kayıtlarına göre Sergen, maça çıkmamış, Emre Aşık, kötü oynamış, Tümer 78. dakikada oyundan alınmış ve Serdar Topraktepe de müsait bir pozisyonda geri dönerek olası bir golün önüne geçmişti. Beşiktaş, Rize’ye verilen tartışmalı bir penaltıyla maçı 1 - 0 kaybetmiş, Rize 42 puanla ligde kalmış, Bursa ise küme düşmüştü.

Türkiye’de şike suç sayılmıyor

Türk Ceza Kanunu’nda spor suçlarıyla yani şike ile ilgili herhangi bir madde yer almıyor. Geçtiğimiz yıl TBMM bünyesinde oluşturulan Şike Tahkik Komisyonu’nun çalışmaları da tavsiye niteliğinin ötesine geçememişti. Spor otoriteleri ve kulüp yöneticileri şikenin çözülmesi için sadece sporla ilgilenen savcılıkların ve spor mahkemelerinin kurulmasını öngörüyor. F.Bahçe Asbaşkanı ve Türkiye Futbol Federasyonu eski yöneticisi Şekip Mosturoğlu şikenin kanunen suç sayılması gerektiğini savunuyor. “Şikenin henüz suç olarak tanımı yokken bunun önüne nasıl geçilebilir?” diye soran Mosturoğlu, “Bağımsız mahkemeler kurulmalı.” diyor. G.Saray yöneticisi Fatih Gökşen ise şikenin mahkemede çözülmeyeceğini savunuyor. Gökşen’e göre şike ahlakla ilgili bir şey. Beşiktaş cephesi ise her türlü adıma katkıda bulunacağını ifade ediyor. Beşiktaş Genel Sekreteri Kenan Öner, “İtalya’daki Temiz Ayaklar operasyonunun aynısını Türkiye’de görmek isteriz. Camia olarak şikeye karşı yapılacak tüm çalışmaları destekliyoruz.” şeklinde konuşuyor.

Başbakan Erdoğan, şike iddialarını inceletiyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, futboldaki şike iddiaları ile ilgili olarak, Devlet Bakanı M.Ali Şahin’den bir dosya hazırlamasını istediğini söyledi. Konuyla ilgili çalışmaların devam ettiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, “Daha sonra değerlendirme yapacağız." dedi. Erdoğan, "Başbakan yardımcım bu konuyla ilgili çalışmalarını yapıyor. Ondan sonra değerlendirmemizi yapacağız." dedi. Hazırlanan dosyanın kendisine ulaşıp ulaşmadığı yönündeki bir soru üzerine Başbakan Erdoğan, “Dosya doğrudan bana gelmez. Müsteşarıma gelir. Ondan sonra bana ulaşır.” dedi

2006-2007 sezonunun iyi geçmesi temennisinde bulunan Erdoğan, “Özellikle bundan önce yaşanan sıkıntıları bir daha yaşamamak kaydıyla, centilmence ve başarılarla geçmesini diliyorum.” dedi. Avrupa’da da Türk takımlarına başarılar dileyen Erdoğan, Kayserispor’un UEFA’ya kalmasının önemli olduğunu dile getirdi.

İtalya’daki spor mahkemeleri örnek alınıyor

Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, İtalya’daki spor mahkemelerini incelemeye aldıklarını, bir benzerinin Türkiye’de kurulması için çalışma başlatacaklarını belirterek, “TCK’da spor suçlarıyla ilgili herhangi bir madde yok. Şikenin açığa kavuşturulmasında spor mahkemelerine ihtiyaç var. Adalet Bakanı’mızla görüşüp spor mahkemelerinin kurulmasını isteyeceğim. İtalya bu konuda çok güzel bir örnektir.” dedi. Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay, hukuk müşavirliğinin spor mahkemeleriyle ilgili tüm ülkelerle temasa geçtiğini belirtti. Atalay, "Altyapı çalışmalarını en kısa sürede tamamlayıp taslağa dönüştüreceğiz. Büyükelçiliklerle temasa geçtik ve kendi ülkelerindeki modelleri istedik." dedi. Konuyla ilgili olarak Futbol Federasyonu’nun görüşünün de alınacağını belirten Atalay, çalışmalara UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik’in büyük desteği olacağını da vurguladı.

MAFYA FUTBOLU KİRLETİYOR

14 Aralık 1999: Fenerbahçe, 2. Lig takımlarından Pendikspor’a 2-1 yenilerek Türkiye Kupası’ndan elendi. Maç sonrası bir grup taraftar Dereağzı Tesisleri’ne giderek kaleci Rüştü Reçber’e saldırdı.

15 Şubat 2003: Fenerbahçeli eski futbolcu ve spor yazarı Abdullah Çevrim, İstanbul’da saldırıya uğradı.

7 Mart 2003: F.Bahçeli eski futbolcu ve spor yazarı Engin Verel, bacağına iki kurşun yedi.

29 Mayıs 2003: Vatan Gazetesi Fenerbahçe Muhabiri Feridun Niğdelioğlu, Kadıköy’de karnından ve kalçasından bıçaklandı.

11 Kasım 2003: Kaya Çilingiroğlu, silahlı saldırıya uğradı ve bacaklarından yaralandı.

25 Şubat 2004: Eski FIFA kokartlı hakem ve televizyon yorumcusu Ahmet Çakar, İstanbul’da kurşunlandı. Çakar, vücuduna isabet eden 5 kurşun nedeniyle ağır yaralandı.

26 Nisan 2004: İstanbul İnönü Stadı’ndaki Beşiktaş-F.Bahçe maçında küfürlü tezahüratlara dayanamayan Serdar Bilgili istifa etti. Sinan Engin ile Alaattin Çakıcı ilişkisini öğrenen Bilgili’nin, yeni başkan seçilmesine rağmen küfrü bahane edip görevi bıraktığı öne sürüldü.

21 Mayıs 2004: Mafya lideri Alaattin Çakıcı’nın yurt dışına kaçışı sırasında Beşiktaş Menajeri Sinan Engin’den yardım aldığı iddia edildi.

4 Temmuz 2005: Futbol Federasyonu yöneticisi Davut Dişli’nin, Sedat Peker’le yaptığı telefon konuşmaları gazetelerde yayımlandı.

8 Eylül 2005: Trabzonsporlu Gökdeniz Karadeniz A.Sebatspor-Kayserispor maçında bahis oynadığını itiraf etti.

30 Ocak 2006: Fatih Tekke ve Gökdeniz’in işyerleri ve arabaları kurşunlandı.

21 Temmuz 2006: Prag’da yaşayan Özcan Kore isimli işadamı, Denizlispor Başkanı Ali İpek’in isteği ile Malatyaspor’un 3 Çek futbolcusu ile Gaziantep maçında iyi oynamamaları için 300 bin Euro karşılığında anlaştığını açıkladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious