Parça parça tedbirle kriz yönetilmez

Parça parça tedbirle kriz yönetilmez.11792
  • Giriş : 14.11.2008 / 08:37:00

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk, dün katıldığı Arena programının çekimlerinde önemli açıklamalar yaptı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ertürk, “Tüm kesimleri uyarıyorum. Ben pahalı satış yaptığımız için eleştirilen bir kurumdan geliyorum” dedi.

TMSF'nin bazı kamu mallarını 'pahalı sattığı' için 'büyükler' tarafından eleştirildiğini söyleyen Ertürk, eleştiren 'büyükler'in kimler olduğunu belirtmedi.

Ertürk, “Umutsuzluk ve karamsarlık noktasına gelen bir bedbinlik içindeyiz, ama bu bizi yıldırmıyor. En yüksek fiyattan kamu mallarını satarken eleştiriliyoruz... Pahalı satış yaptığımız için eleştirilen bir kurumdan geliyoruz...” dedi.

Ertürk, pahalı satıldığı için eleştiri almasına yol açan kamu malının hangisi olduğunu da söylemedi. Ancak bu açıklamaları atv ve Sabah'ın 1.1 milyar dolara satılmasının kastedildiği yorumlarına yolaçtı. Bu iki kurumu Başbakan Erdoğan'ın damadı Berat Albayrak'ın genel müdürlüğünü yaptığı Çalık Holding almıştı. Ertürk'ün Uğur Dündar ve Nedim Şener'in sorularına yanıtları şöyle:

Dündar: Kamu alacaklarını tahsil ediyorsunuz. Takdir görüyor musunuz? Sizi takdir etmeyecek büyükler de çıkıyor mu?

Umutsuzluk ve karamsarlık noktasına gelen bir bedbinlik içindeyiz, ama bu bizi yıldırmıyor. En yüksek fiyattan kamu mallarını satarken eleştiriliyoruz. Pahalı satış yaptığımız için eleştirilen bir kurumdan geliyoruz. (...) Büyüklerimiz takdir etmese de sizin ve kamuoyunun takdiri bize yetiyor.

Dündar: Böylesine çok erdemli, yüce bir çabayı desteklemeyecek arkadaşlar nasıl çıkıyor?

Daha önce Türkiye'de yaşayan bir insan olarak gözetirdim ama fiilen de yaşadım. Türkiye'de iki grup insan var olaylara yaklaşım açısından. Bu hırsızlıkları, bu anormallikleri bir gün bize de lazım olur diye hoş gören azınlık, bir de bundan muzdarip olan ama bu ıstırabını, acısını her zaman ifade etme imkânı olmayan temiz bir halk kesimi.

Sokağa çıktığımızda gelip kalbi duygusuyla teşekkür edip, sarılan insanlar var. Bir de nereden çomak soktunuz bu giden sisteme diyen insanları var.

Çomak sokmayın diyorlar

Dündar: Bunlar siyasette de var..

Evet. Evet. Maalesef.

Dündar: Demek ki sizi de bedbin eden gelişmelerle, davranışlarla karşılaştınız.

Evet. Ben ilk defa şunu itiraf edeyim ki, umutsuzluk ve karamsarlık noktasına gelen bedbinlik noktasındayız. Ama bu bizi yıldırmasın. Bu çabamızı kimsenin takdiri için yapmıyoruz. Ama bize yönelik takdir, kınama duygusu ve hoşnutsuzluk, aynı zamanda o kişilerin Türkiye'deki ahlaki anlayışın yerleşmesine olan yaklaşımı da gösteriyor.

Evet, biz çomak soktuk. Bunu şerefle söylüyorum. Çomak sokmaya da devam edeceğiz. Bu sistemin arızalarını çökertene kadar devam edeceğiz.

Bize karşı şantaj, taciz, iftira, tehdit, hepsi kullanıldı. Ama bunların hiçbirinden sonuç alınamadı.

Şener: Bu sizi çok fazla etkilememiş ama, sizi etkileyen, duygulandıran, yalnızlık hissi uyandıran başka olaylar da olmuş.

Türkiye'de ahlaklı, erdemli olmak bir özveri işareti. Ve bazı riskleri çağıran, onları göze alan bir durum...

Dündar: Peki çocukluğunuza kadar gitti mi peşinizden gelenler? Şunun bir açığını bulsak da direğe çeksek...

Tabii tabii. Evet. Ailemize, ailemizin iki tarafına, geçmişimize, şu anki günlük yaşantımıza her şeyimize uzanan bir şantaj makinesi çalıştı. Ama, ilk defa belki, ilk defa derken, bunu kamuda bizim gibi özveriyle çalışan dostumuz, arkadaşımız var. Zaten bunlar olmasa Türkiye ayakta kalmaz. Ama bunların sayısı az. Bir gün biri demişti ki, hiç unutmuyorum. Denmişti ki, benim masamın arkasında bir özdeyiş vardır, ben her gün ona bakıyorum: “Devlete hizmet cezasız kalmaz.”

Kamuya kazandırmak görev

Dündar: Siz 1 milyon dolar daha kazandırayım diye ülkeye çırpınırken, ülke adına, kamu adına bir el koyduğunuz ürünü satarken, bunun en yüksek değere tırmanmasını istemeniz; dürüstlüğünüzün gereği ve ülkeye de borcunuzun gereği. Ama burada takdir etmek varken, sizi takdir eten bir zihniyet varken; hayal kırıklığına dönüşebilir. Ben sizde onu görüyorum.

Evet. Onu yaşıyorum. Onu itiraf edeyim. Onu gizlemem, en azından kendi içimde saklamam topluma bir iyilik değil. Tersine ben toplumun tüm kesimlerini uyarıyorum. Biz pahalı satış yaptığımız için eleştirilen bir kurumdan geliyorum.

Dündar: Biz Nedim'le hangi satış nedeniyle olduğunu anlıyoruz da... Sizi zor durumda bırakmamak için isim zikretmeyelim..

Biz burada bu mekanizmaların nelere yol açabileceğini, bunun çok yakından maruz kalan, bu kötü işleyen bir sisteme maruz kalan bir insan olarak bunu söylüyorum. Bunlar bizim hiç umurumuzda değil. Kamuya bir kuruş daha fazla kazandırmak bizim görevimizdir, şereftir...

Cezalandırılabilirim...

Şener: Hizmet ettiğiniz için cezalandırılabileceğinizi düşünüyor musunuz?

Cezalandırılabilirim. Türkiye'de o kötü düzen, arızalı sistem devam ederse, cezalandırılabilirim. Ama bu bizim şerefimiz olur, şeref kayıtlarımıza, tarihimize geçer. Hiç bundan gocunmayız. Zaten onu söylüyorum; iyi şeyler yaptığınız için bu toplumda cezalandırılırsanız; toplumun kendisi cezalandırılmış olur. Biz de onu temsilen...

Dündar: Çok acı.. Gerçekten TMSF'nin kamu adına el koyduğu bir malı, yine kamu yararına yüksek fiyatla satmış olmaktan cezalandırılıyor konuma düşmüş olması, benim 40 yıllık meslek hayatımda, yaşadığımız, tanık olduğum en acı gerçeklerden. İzin verirseniz ben şu yorumu yapabilir miyim: Bizim arkamızda durması gereken, bizi cesaretlendirmesi gereken siyasi güç bile şu anda bizim yanımızda değil yorumunu çıkarıyorum ben.

Ertürk: Bu yoruma saygı duyuyorum.

'Parça parça tedbirle kriz yönetilmez'

TMSF Başkanı Ahmet Ertük, Türkiye'nin ilk defa dışarıdan kucağında bulduğu bir krizle karşı karşıya olduğunu, bunun için de bocaladığını, karar almakta geciktiğini söyledi. Ertürk, “Bu krizi yönetmek çok daha büyük bir maharet ve kararlılık istiyor” dedi. Ertürk, İstanbul'da düzenlenen 6. Uluslararası Finans Zirvesi'nde şöyle konuştu:

“Parça parça tedbirler hiçbir fayda sağlamaz. Bunların bir paket halinde iyi bir kamuoyu iletişimi eşliğinde çıkarılması lazım. ABD'de paketin gecikmesi etkisini azalttı. Türkiye'de onu yaşamak istemiyoruz. Bu konuda biz tecrübeliyiz, tecrübeli başka kurumlar da var. Kriz yönetimi bir orkestra yönetimi gibi bir ortama ihtiyaç duyar. Biz acil olarak bunun özlemi içindeyiz.”
Reel sektörün de bu süreçte karar alıcılara karşı net bir şekilde talepkâr olması gerektiğini söyleyen Ertürk, iş çevrelerini politik davranmakla suçladı.

MİLLİYET

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*