Partiler, olası sandık hilelerine karşı özel tedbirler alıyor

Partiler, olası sandık hilelerine karşı özel tedbirler alıyor.9376
  • Giriş : 13.07.2007 / 09:39:00

22 Temmuz'da olası sandık hilelerine karşı özel tedbirler alınıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Her sandığın başına en az üçer müşahit konulacak. İlk kez sivil toplum kuruluşları da seçimlerde gözlemci bulunduracak. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, sandıklara 500 bin görevli göndermeye hazırlanıyor. Seçimler yaklaştıkça artan siyasî tansiyon, sandık güvenliği endişelerini de beraberinde getirdi. Sandık başlarında oy kaybetmek istemeyen partiler, teyakkuzda. Hileye karşı müşahitleri için profesyonel tiyatroculara film hazırlatanlar bile var. TBMM Başkanı Bülent Arınç, 22 Temmuz'da sandık başlarında kanunsuz işlemler olabileceği uyarısında bulunurken, Siyaset bilimci Prof. Dr. Mehmet Çiftlikli, partilerin sandık başında görevli bulundurmalarının karşılıklı güvensizlikten kaynaklandığını belirtiyor.
Seçimlere 9 gün kaldı. Partileri şu günlerde en çok düşündüren konuların başında sandık hileleri geliyor. Bu konuda seferberlik başlatan bazı partiler, görevlileri tek tek seminerden geçiriyor. Hileleri engellemek için tiyatral film hazırlayanlar bile var. Sadece AK Parti, CHP, MHP ve DP'nin 3 milyon civarında müşahidi görev yapacak. Diğer 10 parti, bağımsızlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle birlikte sayı 5 milyona ulaşacak. İlk kez bu seçimde Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği gibi oluşumlar da gözlemci bulunduracak. 158 bin 700 sandıkta oy kullanacak 42 milyonu aşkın seçmenin neredeyse yüzde 10'u müşahitlik yapacak.
AK Parti her sandıkta 9, CHP 3, MHP 3 ve DP 3 görevli bulundurmayı hedefliyor. İşi en sıkı tutan partilerin başında gelen AK Parti, müşahitlerin (gözlemci) eğitimi için profesyonel tiyatrocuların görev aldığı bir film hazırlattı. CHP, sandık görevlilerinin yanında alan sorumluları belirledi. 2002'de baraj altında kalmalarını sandık görevlilerinin erken ayrılmasına bağlayan DP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Kılavuz, "Sandık başında oy kaybetmeye tahammülümüz yok. Bu sefer işi sıkı tutuyoruz." diyor. Sandık görevlileri konusunda Haziran 2006 tarihinden beri çalıştıklarını vurgulayan MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal ise sivil toplum kuruluşlarının müşahitlerine itiraz ediyor: "Bu hukukî değil."
Sandık müşahitleri konusunda işi sıkı tutan partilerin başında AK Parti geli-yor. 2002 milletvekili seçimleri ile 2004 yerel seçimlerinde oylarının bir kısmını sandık başında kaybettiğini düşünen iktidar partisi, bu seçimde farklı bir yöntem izliyor. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, "seçim sandıkta kazanılır." sözüyle hareket eden parti yönetimi, sandık müşahitleri için ana kademeyle birlikte kadın ve gençlik kollarını da harekete geçirdi.
Parti, ilçe seçim kurullarında gerektiğinde itiraz etme yetkisine sahip birer de avukat bulunduracak. Parti yönetimi ayrıca seçimde görev alacak bütün personeli eğitimden geçirdi. Bu amaçla broşürler hazırlanırken, seminerler düzenlendi. AK Parti İzmir teşkilatı, işi daha da ileriye götürerek konuyla ilgili bir film hazırlattı. AK Parti Seçim Koordinasyon Merkezi Başkan Yardımcısı Mustafa Tuna, bütün görevlileri eğitimden geçirdiklerini aktarırken, bundan önceki seçimlerde gözden kaçan noktalar üzerinde durduklarını söylüyor. Tuna, STK'ların müşahit bulundurmaları girişimini şöyle yorumluyor: "Sandık kurulunun çalışmalarına engel olmamak şartıyla bulundurabilirler. Yönlendirme gibi durumlarda sandık başkanının müdahale etmesi gerekiyor."
CHP, sandık bölgelerine alan sorumlusu da koyacak
CHP, üç müşahidin yanı sıra her sandık bölgesinde birer alan sorumlusu belirledi. Anamuhalefet partisi, İzmir'deki ekibini il saymanı Bayram Kurt başkanlığında oluşturdu. Kurt, parti genel merkezinin talimatıyla her ilin kendi bünyesinde yaptığı görevlendirmede titiz davrandıklarını anlatıyor. Listede yer alan bütün isimlere eğitim verdiklerini ifade eden Kurt, şunları kaydediyor: "Eğitimde geçerli geçersiz oyların hangileri olduğunu, bunlara nasıl itiraz edileceğini anlattık. Oy kullanma işleminin başlamasından sandık tutanağının hazırlanmasına kadarki süreçte nelerin yapılması gerektiği konusunda bilgi verdik."
Demokrat Parti (DP)'nin seçimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Kılavuz da bu seçimin bütün partiler için çok farklı olduğuna dikkat çekiyor. Sandık başlarını geçmişte hep ihmal ettiklerini savunan Kılavuz, bu seçimde işi sıkı tuttuklarını dile geti- riyor. 2002 yılı seçimlerinde baraj altında kalmalarını sandık başındaki görevlilerin erken ayrılmasına bağlayan Kılavuz, "Oy aslanın ağzında. Sandık başında oy kaybetmeye kimsenin tahammülü yok. Burada dikkat edilmezse yüzde 1 ile 3 arasında oy kaybetme ihtimali var. DYP olarak yaptığımız araştırmalarda her seçimde sandık başında yüzde 2 oranında oy kaybetmişiz. Bazı bölgelerde bu kayıp yüzde 8'e kadar çıkıyor." şeklinde konuşuyor.
'STK'ların müşahit bulundurması hukuki değil'
MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, sandık görevlileri konusunda Haziran 2006 tarihinden beri çalıştıklarını kaydediyor. Her sandık için iki asil, bir yedek ismi seçim kuruluna bildirdiklerini ifade eden Bal, ayrıca alan sorumluları belirlediklerini söylüyor. Bal, STK'ların bu seçimde sandık müşahitleri bulundurma kararına ise tepki gösteriyor. Seçime siyasi partilerin yargı gözetiminde girdiğinin altını çizen Bal, "STK'ların müşahit bulundurmalarının hukuki bir değeri yoktur. Herhangi bir müdahale hakları da yok." ifadesini kullanıyor.
AK Parti, müşahitleri filmle eğitiyor
AK Parti İzmir İl Başkanlığı, müşahitleri bilgilendirmek için profesyonel tiyatrocuların görev aldığı bir film hazırlattı. Film, ilçe yetkilisinin müşahitlerin listesini Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Hayati Yazıcı'ya vermesiyle başlıyor. Daha sonra profesyonel tiyatrocular devreye giriyor. Filmde, sayımlar yapıldığında bütün görevlilerin, seçim sonuçlarını gösteren örnek 87 tutanağını 'seçim koordinasyon merkezi'ne getirmesi isteniyor. Sandık görevlilerinden biri, "Mühür, iki parti arasında kalmışsa ne olacak?" sorusuna Futbol diliyle cevaplıyor: "Çamurlu bir zeminde topun kale çizgisi üzerinde kaldığını düşünün. Hakem gol olup olmadığına nasıl karar verir? Topun yarısından fazlası çizgiyi geçmişse gol sayılır."
Partiler birbirlerine güvenmiyor
Siyaset bilimci Prof. Dr. Mehmet Çiftlikli, partilerin sandık başında görevli bulundurmalarının karşılıklı güvensizlikten kaynaklandığını belirtiyor. Çiftlikli, "Bu görevlilerin bir yetkisi bulunmamasına rağmen, sonuçların sağlıklı alınmasında önemli rol üstleniyorlar." diyor. Geçmiş seçimlerde çeşitli hilelerin yapıldığına işaret eden Çiftlikli, Türkiye'nin üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın hatıralarında bu konuya dikkat çektiğini aktarıyor: "Rahmetli Bayar, 1946 seçimlerinde gözlemci bulunmadığı için çeşitli hilelerin yapıldığını anlatıyor. İzmir'de bir sandıktan çıkan 91 sonucun nasıl 19'a çevrildiğini anlatıyor." Çiftlikli, sonraki seçimlerde bazı partililerin 10 ayrı yerde oy kullandığının tespit edildiğini de vurguluyor.
Bülent Arınç: Sandıkta kanunsuz işlemler olabilir
TBMM Başkanı Bülent Arınç, 22 Temmuz'da sandık başlarında kanunsuz işlemler olabileceği uyarısında bulunurken, bunun için bazı grupların özel çaba gösterdiklerine işaret etti. Belli yerlerde yapılacak hilelerin ve kanunsuzlukların seçim sonuçlarını etkileyebileceğini vurgulayan Arınç, "Devleti falan kastetmiyorum ama bunu amaçlayanlar, bu tür olaylar yapabilir. Belki Manisa'nın merkezinde yapmak mümkün değil ama bu ülkenin Diyarbakır'ı, Siirt'i, Hakkari'si, Çorum'u, Çankırı'sı da var."dedi.
Meclis Başkanı Arınç, önceki gece Kanal 24'te, Ardan Zentürk ve Şamil Tayyar'ın hazırlayıp sunduğu "Ankara Masası'' adlı programda soruları cevapladı. Arınç, hemen hemen her partinin müşterek rakibinin AK Parti olduğunu, açıkgöz ve işgüzar bir kısım partililerin, sandık başlarındaki işlemlere müdahale ederek kanunsuz işlemler yapabileceklerini söyledi.
Arınç, bu yüzden sandık kurulu başkanı ve üyelerinin, hem dışarıdan yapılacak müdahalelere hem de kendi içerisinde her oyun değer kazanmasına dikkat etmesi gerektiğini vurguladı. Arınç, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e oy verdiği için pişman olup olmadığının sorulması üzerine ise şu yorumu yaptı: "Bu, yaşanması gereken bir olaymış. Ama hayal kırıklığı var şüphesiz. 'Yeni seçilecek cumhurbaşkanı, kim olursa olsun, Sayın Sezer gibi olmayacaktır.' demiştim. O kendi türünde bir ilk ve tek olarak anılacaktır. Ona inanıyorum. Kim olursa olsun. Ardan Zentürk olsa bile."
ZAMAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious