PELİN SÖNMEZ KİMLERDEN ŞİKÂYETÇİ?

PELİN SÖNMEZ KİMLERDEN ŞİKÂYETÇİ?.39785
  • Giriş : 15.08.2007 / 17:35:00
  • Güncelleme : 29.06.2008 / 17:36:50

Pop müzik sanatçısı Pelin Sönmez, sorularımızı yanıtladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Arkadaşım Sibel Taş’ın; “Pelin’le röportaj yapmak ister misin?” sorusuna neden hemen, hem de düşünmeden “tamam, olur” yanıtını verdiğimi bilmiyorum. Belki de genç yaşta da iddialı olunabileceğini görmem gerekiyormuş. Yaşdaşım bir sanatçının sanat felsefesini kendi ağzından dinlemek nitekim benim için haz oldu…

 

Etiler’deki Balkon Kafe gerçektende bu röportaj için kararında bir mekândı. Kuş seslerini duyabiliyordum en azından. Yeşile bürünen ağaçlarsa cabası… Çiçekler burada daha bir özgürdü sanki. Sorularıma aldığım cevaplar gibi…

 

***

 

Pelin Sönmez, Emir Şaşmaz Production’un Türk sanatına kazandırdığı isimlerden sadece birisi ve oldukça iddialı… “Her şey güzel olacak” diyor Pelin, geleceğe dair umutları var…

 

Pelin’in hoşuma giden bir özelliği de dikkatimi çekmedi değil. Pelin haber okumayı çok seviyor. Bilgisayarımda gözüne önce haberler takılıyor. İçimden “Tamam” diyorum; “şimdi oldu.” Çünkü bu beni daha çok sevindiriyor.

 

…ve sorularımı sormaya başlıyorum. Sorularımla pek iddialı olmasam da, Pelin’in cevaplarını oldukça başarılı buluyorum.

 

***

— Son dönem Türk müziğinde ya isyan ya da çaresizlik var. (Allah belanı versin, canın çıksın vb.) Oysa eski müziğimizde daha çok bir teselli ya da yakarış söz konusu. Bu konuda ne düşünüyorsunuz. Yaşadığımız hayat mı bizi isyan etmeye zorluyor yoksa isyan ettiğimiz için mi böyle yaşamaya mahkûmuz?

 

Şarkılar duyguların notalara ve sözlere aktarılmış halidir. Her insanın az birazda olsa arabesk ruhu taşıdığını biliyorum. Daha geçmiş zamanların yaşam koşulları ve insani ilişkileri ile günümüzdekilerin arasında derin bir uçurum var. Hani derler ya “eskiden böyle miydi, zaman ne çok değişti” Aslında zaman sadece bir yanılsama, burada değişen insanlık. Neticede yaşadığımız hayat bizi isyan etmeye zorluyor.

 

SANAT BU KADAR TİCARET KOKMAMALI!

 

İşin bir başka kısmı da kaba tabirle “varoş” denilen kesimin çokluğu. Öyle hissetmediği halde işin ticari boyutunu düşünerek isyan ve çaresizlik içeren şarkıları yapıp seslendirenler de var. Arz talep ilişkisini baz alıyor bunlar. Sanat bu kadar ticaret kokmamalı. Yaptığı albüm sanatçının aynası olmalı.


           
 
— Sanatın dini olmalı mı? Sanatçının dini, sanat eserinin evrenselliğinde nasıl bir etkiye sahip?

 Sanat evrenseldir. Dil, din, ırk ya da başka hiçbir ayrımın sanatın evrenselliğine aksi bir etkisi olamaz.

 

KİMİ SANATÇILAR GELDİĞİ YERİ HAZMEDEMİYOR!

 

— Günah tövbeyle temizlenir. Türkiye’de sanatçıların günahı ve tövbesi hakkında neler söyleyeceksiniz.

 

Günahlar da tövbeler de biz insanlar için. Hatalar, eksikler hazımsızlığın olduğu noktada gösteriyor kendini. Kimisi geldiği yeri, kimisi gittiği yolu hazmedemiyor. İsim vermiyorum ama sanat camiasın da haddinden fazla örnekleri var. Allah’la kul arasına daha fazla yorum katmak doğru değil.

 

— Parçalarınızın doğuşunda çektiğiniz sancılardan bahseder misiniz?

 

Hastane koridorundaydım. İnsanlar bir o yana, bir bu yana koşturuyorlardı. Uyuşmuş gibiydim, sanki ben; ben değildim. Feci şekilde canım yanıyordu. Ama kimse bana yardım edemiyordu. İşte buna benzer bir şeydi o sancılar.


           
İZLEYİCİ, MEDYANIN NAMÜSAİT PROGRAMLARDAN ŞİKÂYETÇİ DEĞİL

 

— Magazin dünyasında sanatçıların özel hayatlarıyla gündemde geniş yer tuttuğuna şahit oluyoruz. Hatta yaşananların çoğunun geleneksel değerlerimizle ve toplumsal yapımızla bağdaşmadığına da şahit oluyoruz. Ancak bu şekilde gündemde olan sanatçıların (şarkıcıların)  birçoğu bunu kişisel bir özgürlük olarak görüyor. Sanatın ve sanatçının özgürlüğü hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Hayatta her şeyin bir sınırı olması gerektiğini biliyorum. Bana göre durulması gereken bir noktada, başkası zıplamayı tercih edebilir. Çekirgeler de böyledir. Bir sıçrar, iki sıçrar, ortam müsaitse, meydanlar boşsa hep sıçrar. Bizim gelenek, görenek ve aile yapımız bu duruma namüsait. Medya meydanlarımız ise çok müsait, sınır tanımıyorlar. Halkın büyük kesimi de bu durumdan şikâyetçi değil, aksine hoşnut. Özgürlük dediğimiz kavram, başkalarına zarar verdiğimiz noktada anlamını yitirir. Bence kişisel özgürlük diyerek işin içinden sıyrılanlar, halkın kişisel değerlerine zarar veriyorlar.

 

— Türkiye’de müziğin daha geniş anlamda sanatın paraya ve şöhrete kurban edildiğini düşünüyor musunuz? Bu sorumuza evet diyorsanız bunun bedelini kim, nasıl ödeyecek?

 

Sanatın paraya ve şöhrete kurban edildiğini düşünmüyorum, biliyorum. Yanılma payım yok yani. Bunun bedelini de sanat ödüyor.

 

MÜZİK TEK BAŞINA VAR OLMAYAN BİR KAVRAMDIR

 

— Türkiye’de müzik neleri başardı?

 

Müziğin, herhangi bir coğrafik konumu olmayacağı gibi bir özne görevi de göremez. Tek başına var olmayan bir kavramdıri


           
— Bir sazın her telinde farklı ses var ve tek başına bu sesler bir anlam ifade etmiyor; ancak hepsi bir araya geldiği zaman bir değer ve anlam ifade ediyor. Her sanatçının kendine has bir değerinin olduğu muhakkak ancak sanatçılarımızın ortak bir paydada değer kazanıp kazanmadığı konusunda şüphelerim var. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

 

Sanatçıların, sanatları dışında ortak bir payda da buluşmaları gerektiğini düşünmüyorum.

 

AŞK BÜYÜK BİR YALAN!

 

— Aşk ve sadakat…

 

Büyük yalan… Dünyayı etrafında döndüren, evreni ayakta tutan, insanlığı ayakta uyutan büyük bir yalan.


           
 
HERŞEY GÜZEL OLACAK!

 — Pelin albümlerini hangi duygularla hazırlıyor? Albümlerden ne bekliyor, dinleyenlerden ne bekliyor? Son albümünden beklentisi neydi?

 

Albüm yüz metre koşusu değil, bir maratondur. Daha çok başındayım her şeyin. “Tek Yön” benim ilk albümüm. Hayatımda ilk kez karşılaştığım şeylere karşı, neyi hissetmem, neyi beklemem gerektiğini bilmeyi öğrenemedim maalesef. Allah utandırmasın ama bildiğim bir şey varsa o da “her şey çok güzel olacak.”

 

…bitti!


           

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious