Petrol, yeni dünya düzeni dayatıyor

Petrol, yeni dünya düzeni dayatıyor.10455
  • Giriş : 25.05.2008 / 12:04:00

Petrol fiyatları yükseldikçe endişeler, şikayet ve suçlamaları artıyor. Dünya petrolde arz-talep tahterevallisinin iniş ve çıkışlarından kurtulamayacağı bir döneme sürükleniyor. Peki şimdi ne olacak?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Geçmişte yaşananların aksine son yıllarda petrol fiyatlarındaki çıkışa karşın talep de yükselmeye devam ediyor. Rezervlere ilişkin tahminlerin abartıldığı ortaya çıktı. Petrol fiyatları yükseldikçe endişeler, şikayet ve suçlamaları artıyor. Dünya petrolde arz-talep tahterevallisinin iniş ve çıkışlarından kurtulamayacağı bir döneme sürükleniyor.

Petrol fiyatlarının baş döndürücü yükselişi tüm dünyada endişeyle izleniyor. 2007'nin son günlerinde 100 dolarlık petrol fiyatı sürprizi ile karşı karşıya kalan piyasalar, daha bunun şaşkınlığını üzerinden atamadan perşembe günü 135 dolarlık fiyat şokunu yaşadı. Yalnızca 1 Mayıs'tan bu yana yüzde 20 artan Petrol fiyatlarındaki tırmanış enflasyon üzerinde yaptığı etkiyle hayatı daha pahalı hale getirip zorlaştırırken tepkiler artıyor, tüketiciler, şirketler ve hükümetler yeni önlemler alıyor. Fransa'da dizel yakıt fiyatlarının artmasını protesto eden balıkçılar çarşamba günü rafinerilerin çıkışlarını kapatarak bloke etti. İngiltere'de kamyon şoförleri bir günlük eyleme hazırlanıyor. ABD'li otomotiv devi Ford, çok benzin yakan spor araçların üretimini azaltıyor. Havayolu şirketleri artan yakıt maliyetleri ile başa çıkabilmek için bilet ve ekstra hizmet ücretlerinde artışa gidiyor. ABD'li yetkililer fiyatlardaki yükselişle başa çıkabilmek için yıllardır yürürlükte olan petrol üretimine sınırlama getiren yasalarda değişikliğe gitmeyi planlıyor. Uzmanlar, tüketicilerin protestolarına ve politikacıların şikayetlerine ve önlem arayışlarına rağmen petrolün fiyatının 200 dolara kadar çıkacağını tahmin ediyor. Dünya arz-talep tahterevallisinin iniş çıkışlarından kurtulamayacağı yeni bir döneme sürükleniyor.

Petrol rezervine ilişkin tahminler abartılmış

İngiliz Independent gazetesinde dün yayımlanan "Dünyanın petrolü bitiyor mu" başlıklı habere göre dünya genelinde günde 87 milyon varil petrol tüketiliyor. ABD tek başına bu miktarın yüzde 25'ini harcıyor. Petrol üreticisi ülkeler arasında yalnızca Suudi Arabistan üretim kapasitesini hızlı bir şekilde artırma olanağına sahip. Dünya genelinde petrol üretiminde artış yavaşlarken, Asya'nın uyanan ejderhası Çin'in sanayi devrimini gerçekleştirebilmek için her geçen gün daha fazla petrol talebinde bulunması endişeleri artırıyor.

Paris merkezli Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) perşembe günü yaptığı açıklamada petrol üreten ülkelerin yeni petrol alanları açma kapasitesinin daha önceki tahminlerde abartılmış olabileceğini bildirdi. Bu açıklamaya göre IEA'nın daha önceki hesaplamalarına göre 2030'da 116 milyon varile ulaşması beklenen günlük üretim rakamı 100 milyon varile bile ulaşmayabilir. IEA halen dünyanın en büyük 400 petrol rezervi üzerindeki çalışmalarını sürdürüyor. Bu çalışmanın sonunda rezervlerle ilgili büyük çaplı revizyonlar gündeme gelebilir.

IEA'nın Başekonomisti Fatih Birol gazeteye yaptığı açıklamada petrol sektörünün "Enerjide yeni Dünya Düzeni" olarak adlandırılabilecek bir döneme girdiğini belirterek, bu düzende arz talep dengesinin kurulmasında güçlükler yaşanacağını söyledi. Geçmişte İran Devrimi gibi olaylar sırasında petrol fiyatları yükselince talepte düşüş yaşandığını anımsatan Birol, "Ancak son yıllarda yaşananlar bu teoriyle aynı doğrultuda değil. 2004-2006 döneminde hem fiyatlar hem talep yükseldi. Bu garip bir durum gibi görünebilir ama Çin ve yakıt fiyatları hükümet tarafından sübvanse edilen Ortadoğu ülkeleri gibi yeni oyuncuların devreye girmesi bu sonucu doğurdu" dedi.

Piyasalarda uzun vadede arz endişesi artıyor

Perşembe günü 135 doları gördükten sonra 130.81 dolar seviyesine gerileyen ABD hafif ham petrolünün fiyatı cuma günü yeniden 132.38 dolar düzeyine yükseldi. Zürih merkezli Credit Suisse Group'un emtia uzmanı Aliane Taner, cuma günü Bloomberg haber sitesinde yayımlanan açıklamasında piyasalarda uzun vadede arza ilişkin endişelerin giderek artığını ifade ederek "Bu da petrol fiyatlarını yükselten bir katkı yapıyor" dedi.

IEA'nın tahminlerine göre Çin'in petrol tüketimi bu yıl yüzde 4,7 artacak. ABD ve Japonya'dan sonra en fazla petrol ithal eden ülke olan Çin'in petrol ithalatı yılın ilk çeyreğinde yüzde 15 arttı. Mart ayında ise yüzde 25'lik artışla günlük 4.1 milyon varile yükseldi. ABD'deki ham petrol stoklarının 16 Mayıs'ta sona eren haftada beklenmedik bir şekilde 5.3 milyon varil azalması endişeleri artıran bir başka etken olarak rol oynadı. ABD yönetimi ise petrol fiyatlarına karşı yeni bir plan peşinde. The Wall Street Journal gazetesinde yer alan bir habere göre, küresel enerji arzına ilişkin artan endişeler karşısında ABD'li politikacılar ülke içinde hassas bölgeleri korumak için petrol üretimine yönelik yasakları kaldırmak amacıyla çalışmaya başladı. Gündemde devlete ait arazilerin leasinginin hızlandırılması yoluyla petrol aramalarına hız verilmesi var.

Sinirler geriliyor açıklamalar sertleşiyor

Petroldeki hızlı yükseliş karşısında hemen herkesin kafası karışmış durumda. IEA, perşembe günkü açıklamasında petrol sektörünün artan talebi karşılamasının zor olduğunu da duyurdu. Petrol fiyatının 135 dolara çıkmasında bu uyarı etkili oldu. Bu ortamda herkes fiyatları yükselten nedenleri ortaya çıkarmaya çalışırken karşılıklı suçlamaya varan açıklamalar da yapıldı. İngiltere Başbakanı Gordon Brown pazartesi günü yaptığı açıklamada Petrol İhraç eden Ülkeler Örgütü'nü (OPEC) suçlayarak gelişmiş sanayi ülkelerinin oluşturduğu G-8 Grubu ve Avrupa Birliği'ne OPEC'in gücüne son vermeleri çağrısında bulundu. Tüm dünyanın petrol arzının artırılmasına ihtiyaç duyduğu bir dönemde OPEC'in arzı kısabileceği yönünde karar almasını skandal olarak nitelendiren Brown'ın bu açıklamalarıyla dünyadaki petrolün yüzde 40'ını kontrol eden OPEC ilk kez bir başbakan düzeyinde bu kadar sert bir şekilde eleştirilmiş oldu. ABD'de daha önce defalarca OPEC'e arzı artırarak piyasaları sakinleştirme çağrısında bulunmuş ancak olumlu bir yanıt alamamıştı.

OPEC ise kendisini petrol fiyatlarının yükselten asıl nedenin jeopolitik etkenler ve kaynağı belirsiz spekülasyonlar olduğunu söyleyerek savunuyor. OPEC Genel Sekreteri Abdullah el-Bedri perşembe günü yaptığı açıklamada petrol piyasasını "çılgın" olarak nitelendirdi ve örgütün fiyatları aşağıya çekme konusunda bir şey yapamayacağını ileri sürdü.

Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez'e göre ise petrol fiyatlarının rekor seviyelere gelmesinden OPEC değil "Açgözlü ABD" sorumlu. Chavez perşembe günü yaptığı açıklamada dünyada arz-talep dengesinde herhangi bir sorun olmadığını belirterek "ABD yüksek petrol fiyatlarından OPEC'i sorumlu tutmaya çalışıyor ancak gerçek suç petrole açgözlü talebiyle ABD'dedir" dedi. Petroldeki yükselişin en büyük nedeninin spekülatif yatırımlar olduğuna dikkat çeken Chavez "Gelişmiş ülkelerin gereksiz ve aşırı petrol tüketimi de fiyatların son dönemlerde yukarıya doğru hareket etmesinde etkili oldu" diye konuştu.

REFERANS

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious