Petrolde çok iyimser bir senaryo

  • Giriş : 19.11.2006 / 00:00:00

Uluslararası piyasalarda petrolün varil fiyatının 55,26 dolara gerileyerek son 17 ayın en düşük seviyesine inmesi, rakamların bundan sonra nasıl seyredeceğini gündeme getirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kimi uzmanlar düşüşün süreceğini öne sürerken, bazıları ise yükseliş eğiliminin değişmediğini ileri sürüyor. Aylık ekonomi dergisi Forbes'in kasım sayısında yer alan bir haberde görüşlerine yer verilen Amerika'nın en önemli teknik üniversitelerinden Massachusetts Institute of Technology'de Amherst merkezli Strategic Energy Research'in Başkanı Michael C. Lynch, petrol fiyatlarının gerileyeceği görüşünde. Enerji konusunda sürekli iyimser analizleriyle tanınan Lynch, yeni arzların talepteki büyümeyi fazlasıyla karşılayabilecek kadar yeterli olacağını savunuyor. Günde 3,75 milyon varil petrol üreten İran'a ambargo konulsa dahi durum değişmeyecek. Lynch, petrol akışının kesilmesi, nükleer tehdit, savaş, terörizm, kasırgalar ve boru hattı çürümeleri gibi gerekçelerin petrol fiyatlarına varil başına 20 dolar risk primi eklediğini söylüyor. Michael Lynch'e göre söz konusu riskler tasfiye edildiği takdirde, petrolün varilinin 25 dolarlara kadar inmesi mümkün. Ancak Amerikalı uzman, iyimser tahminlere göre fiyatların 45 dolar civarına düşeceği tahmininde bulunuyor.

Lynch, 30 dolardan işlem gören petrolün kısa sürede 80 dolara fırlamasının temelinin dört yıl önce Venezüellalı petrol şirketlerinin greviyle atıldığını söylüyor. Söz konusu grev yüzünden ülkenin günlük 3,25 milyon varil olan petrol üretimi günde 1 milyon varil azalırken, üretimin eski seviyesine dönmesini sağlayacak tedbirler ise alınmamış. Irak işgali yüzünden de bu ülkenin günlük ortalama 2 milyon varil olan üretiminin yarı yarıya azaldığını anlatan Lynch, aynı zamanlarda Çin talebinde yaşanan patlamanın da fiyatlardaki fevkalade yükselişte önemli etki doğurduğunu vurguluyor. 2004 yılında Çin, petrol tüketimini 1 milyon varil artırarak 7,4 milyon varile çıkarmıştı. Lynch, Nijerya'daki siyasi karışıklıklar yüzünden günde 500 bin varillik üretim düşüşünün de eklenmesiyle piyasalardaki arzın yüzde 4'lük daralma yaşadığını anlatıyor. 2005 ortasında Suudi Arabistan dışında hiçbir petrol üreticisinin üretimi artırmadığının altını çizen Lynch, günde 700 bin varil petrollük üretim kaybına sebep olan Katrina ve Rita kasırgalarına da işaret ederek, ortaya çıkan tablonun spot piyasalarca, özellikle de spekülatörlerce kötümser bir yaklaşımla değerlendirildiğine işaret ediyor. Lynch, petroldeki tabloyu böylece gözler önüne sererken, şu yorumda bulunuyor: "Bunlar çözümlenebilecek ya da uyum sağlanabilecek bir kerelik geçici olaylar."

Derginin Christopher Helman imzalı yazısında danışmanlık firması John S. Herold'un 2003'ten bu yana petrol endüstrisinin sondaj ve üretime yaptığı yatırımların patlamaya sebep olarak 169 milyar dolardan geçen yıl 277 milyar dolara çıktığı tespitlerine de yer veriliyor. Haberde Apache Energy'nin İngiltere'de Kuzey Denizi'ndeki artık tükenmek üzere olduğu düşünülen petrol alanlarında üretimi canlandıracak yeni teknolojiler kullanmaya başladığı dile getirilirken, 10 milyar dolarlık Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı'nın Azerbaycan sahasından günde 1 milyon varil petrolü dünya piyasalarına pompaladığına dikkat çekiliyor. Arz yönündeki olumlu gelişmeler arasında Angola denizinde petrol alanlarında gelecek yıldan itibaren günde 500 bin varil petrolün üretileceğine yer verilen haberde, Brezilya'da da derin denizdeki petrol alanlarıyla Cezayir'de karada yapılacak üretimlerin günde 100 binlerce varil petrollük katkı sağlayacağı aktarılıyor.

Arz-talep dengesi önemini yitirdi

Petrol piyasaları uzmanı Sohbet Karpuz'a göre ise fiyatlarda son dönemde yaşanan gerilemenin sebebi küresel hedge fonların Amerikan ara seçimleri öncesinde başlattıkları satış furyasının devam etmesi. Sıcak para akışının hisse senetlerine yöneldiğini belirten Karpuz, "Tabii bu arada stok seviyelerinin yüksek olması, ABD'de mevsim normallerinin üstünde seyreden hava şartları, OPEC'in üretimi kısmasına inanılmaması da bu düşüşte rol oynadı." diyor. Arz cephesindeki olumsuz gelişmelerin de piyasaya hiç yansımamasının arz-talep dengelerini önemsiz kıldığını ileri süren Karpuz, şu tespitlerde bulunuyor: "Aslına bakılırsa son zamanlarda petrol piyasası, dümeni bozuk bir geminin fırtınalı bir havada birbiriyle kavga eden kaptanlar tarafından yönetilmeye çalışıldığı bir atmosfer içinde. Buna rağmen beklentiler fiyatların 60 dolar üzerine çıkacağı yönünde." Ekonomi Servisi

[FİYATLAR NİÇİN DÜŞECEK?]

Üretim arzı genişliyor. Yeni rezervler ve yeni teknolojilerle talepteki artışı rahatlıkla karşılayacak üretim mümkün oluyor. Örneğin Meksika Körfezi'nde yeni keşfedilen 3-15 milyar varillik petrol yatakları büyük bir rahatlama sağlayacak.

Küresel talepte yavaşlama başladı. Yüksek petrol fiyatları ve büyüme oranlarındaki yavaşlama petrol talebinde de düşüşe yol açıyor. Bu yıl hem Avrupa hem de ABD'nin talebi yatay seyredecek. Çin'in 2004'teki günde 900 bin varil olan talep artışı da bu yıl 500 bine gerileyecek.

Üreticilerin talebe yetişmesi kolaylaşacak. Küresel petrol üretimindeki artış 2,7 milyon varil. Suudilerin 2007'de Khursaniye'de üretime başlamasıyla bu miktar günde 4,5 milyon varile ulaşacak. Nijerya'daki seçimler Nijer Nehri deltasındaki gruplar arasında gerilimi düşürürse piyasaya anında günlük 500 bin varil petrol daha sevk edilmeye başlanacak. Diğer ülkelerin kaliteli Nijer petrolüne yönelerek üretimi kısmaları halinde bile günlük arz 5 milyon varili bulacak.

Şirketler iki yıldır süren yüksek fiyatlara rağmen varil başına 40 doların üzerinde gelir vaat etmedikçe herhangi bir projeye yatırım yapmıyor. Eğer şirketler fiyatların yüksek kalacağına inansalardı, kârlarının daha büyük kısmını araştırma ve sondaj için ayırırlardı. Bu yıl ExxonMobil ve BP, hissedarlarına 40 milyar dolar ödeyecek.

OPEC üyelerinin üretim kısmaları da fiyatlardaki düşüşü durdurmayı başaramayacak. Kotaların kısılması yönünde karar alabilirler; ancak her zaman bu türlü kararlara aykırı hareket edenler çıkmıştır. Meselâ Venezula gibi nakit sıkıntısı çeken ülkeler gelirlerini bir seviyede tutmak ve böylece sosyal harcamaları sürdürebilmek amacıyla üretimi düşürmeyi kabul etmeyebilir. Halen Libya ve Cezayir mevcut kotaların üzerinde üretim yapıyor. OPEC üyesi olmayan dünyanın en büyük üreticisi Rusya kendi gündemini belirliyor. Rusya 2001'de Suudiler'in kota kısma talebine karşı çıktığında diğer OPEC ülkeleri Rusya'ya uymuş ve aşırı arz sayesinde varil fiyatları 21 dolara inmişti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious