Peygamber sevgisi ağlattı

  • Giriş : 13.04.2006 / 00:00:00

Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinin açılışı için Ankara Kocatepe Camii Konferans Salonu’nda düzenlenen programa, TBMM Başkanı Bülent Arınç damgasını vurdu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bülent Arınç’ın duygusal sözleri salondakilerle birlikte protokolde oturan Başbakan Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ı da ağlattı.

Bülent Arınç, Diyanet’in organize ettiği programda herkesi Peygamber sevgisi etrafında birleşmeye çağırdı. Başbakan Erdoğan’dan tüm parti liderlerine gül göndermesini isteyen Arınç, son günlerde sert polemik yaşadığı anamuhalefet lideri Deniz Baykal ile DTP’yi ihmal etmemesi tavsiyesinde bulundu.

Mevlid Kandili kutlamalarının televizyonlarda nasıl takdim edildiğini izlemek için geç vakitlere kadar kanalları taradığını anlatan Arınç, kimi zaman magazin programlarında, kimi zaman da dizi ve filmlerde rol alan insanların Hz. Muhammed’in ismi anıldığında gözlerinin dolduğunu söyledi. Bir başka kanalda ise kusuru ve kabahati çok olan bir sanatçının nat-ı şerifi çok güzel okuduğunu vurgulayan Arınç, şöyle konştu: “Dövmesi ve sövmesiyle ünlü, kusuru büyük bir Anadolu çocuğunun okuduğu nat İsmail Coşar Hocam alınmasın, onun kadar güzel okudu. Bu sevmediğimiz, sevemediğimiz böyle birisi Peygamberimiz için ne güzel şeyler söyledi. Allah için gözünden yaş akan insana cehennem ateşi dokunmazmış. Zaten bizim 70 milyon insanımız içinde Peygamber sevgisi duymayan tek bir kişi yoktur.” diye konuştu. Arınç’ın ardından Başbakan Tayyip Erdoğan kürsüye geldi. Erdoğan, Müslümanların hiçbir zaman peygamberler arasında ayırım gözetmediğini anlatırken, dünyanın manevi bir buhran ve derin bir bunalımdan geçtiğine dikkat çekti. Irak'ta yaşananları örnek gösteren Erdoğan, şunları kaydetti: “Başkalarının acıları karşısında kayıtsız kalmak gibi hastalıkla karşı karşıyayız." dedi. Meselenin sadece kendi kutsalımıza yönelik bir saldırıdan ibaret olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Vahim bir mesele var. İslam karşıtlığının yaygınlaştırılması istenmektedir.” Başbakan, konuşmasında geçtiğimiz günlerde saldırıya uğrayan ve şehit olan askerlere de rahmet diledi. Erdoğan, sonunda şiddetin, zulmün, dini ve milleti olmadığını sözlerine ekledi.

Nat-ı şerifi güzel okudu

Mevlid Kandili gecesi televizyon kanallarında çok güzel programlar izledim. Bir kanalda (STV) sahne, ses sanatçıları vardı. En güzel eserleri Peygamberimiz için söylediler. (Gözleri doluyor) Bir başka kanalda bugüne kadar yanlışlıklarıyla ‘’dövmesi ve sövmesiyle’’ ünlü, kusuru büyük bir Anadolu çocuğu vardı. (İbrahim Tatlıses) Bu kişi, nat-ı şerif okudu. İsmail Coşar Hocam alınmasın, onun kadar güzel okudu. Sevmediğimiz sevemediğimiz böyle birisi Peygamberimiz için ne güzel şeyler söyledi. Kral TV’de en çok istek alan parça Sami Yusuf’un parçasıydı. Gençler, blue jeanliler, göbekleri açık olanlar hepsinin gözleri yaşlıydı, duygu seline kapılmışlardı.

Sezer’e gül vermek istedim

Bosna Hersek’e giden Cumhurbaşkanı’nı bir gül demetiyle uğurlamak isterdim. ‘Bu gülü merhum Aliya İzzetbegoviç’in kabrine koyun’ demeyi düşünüyordum. Cahil kafam, bunu yapamadım. Oysa Peygamber’in adını duyup da ona saygısızlık gösterecek kimse yoktur. Sayın Başbakan sizden bir ricam var: Şehit yarbayımızın cenazesinde bir şey yapın. Bütün siyasi parti liderlerine, Sayın Deniz Baykal’dan başlayarak bütün milletin temsilcilerine gül verin. Bugün Peygamberimizin doğum günü diyerek verin. Her gün en öldürücü darbeyi nasıl vururuz diye ne kadar büyük gayretler içindeyiz. Ama Peygamber sevgisi hepimizi kucaklıyor.

Başbakan’a DTP tavsiyesi

Karikatür krizinin meydana geldiği günlerde Türkiye’de çok sayıda miting düzenlendi. Bunlardan en muhteşemi ise Diyarbakır’da yapıldı. Ulu Cami’nin önündeki dilenciden genç kızlara, esnaftan yaşlılara kadar herkes Peygamber için tek yürek oldu. Hiçbir etnik köken farkını ortaya koymadan Resulullah deyince koşan, O’nun sevgisini büyüten insanları örnek gösteriyorum. Başbakan’dan bir ricam daha var. Gül demetinden, kendilerine görüşmemek üzere ambargo koyduğunuz siyasi partiyi de ihmal etmeyin. Ambargolar, ölçüler konulabilir; ama eminim onlar da Peygamber denildiği zaman yollara dökülen Diyarbakır halkından farklı olmayacaktır.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious