Pişirme yöntemi kiloyu etkiliyor

  • Giriş : 23.07.2006 / 00:00:00

Diyetinizde düşük kalorili yiyecekler seçmenize rağmen bunları aşırı yağlı ve soslu pişirirseniz kilo vermenize bir katkısı olmaz aksine almanıza neden olur.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yiyecekleri yağlı ve soslu pişirdiğiniz sürece, düşük kalorili yiyecekler seçmenizin bir anlamı da kalmıyor. Bu nedenle ızgara ve yapışmaz tavada pişirme alışkanlığı edinmelisiniz. Sebzeleri haşlarken düdüklü tencere kullanmalı, çok az su ekleyerek besinlerin vitamin ve mineral değerlerini korumalısınız. Et grubundaki besinlerin yapılarından dolayı yağ ihtiva ettiğini de unutmayın ve etli sebze yemeklerine yağ koymayın.

SEÇİMLERİNİZİ YAPARKEN

Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Kurtuluş, kepek, çavdar, buğday gibi tahıllarla yapılan ekmeklerin içerdiği kalori değerlerinin aynı, besleyici değerlerinin farklı olduğunu vurgulayarak, ’Örneğin, bir ince dilim kepek ve çavdar ekmekte 70 kalori bulunurken, aynı miktardaki beyaz ekmekte de 70 kalori bulunur. Fakat besleyici değeri bakımından incelendiğinde ise kepek ve çavdar ekmeğinin B grubu vitaminleri ve birçok mineralleri içermesi, kan şekerini ani yükseltmemesi ve kan kolesterol düzeyini dengelemesi gibi oldukça önemli faydaları bulunmaktadır. Diyetlerde çavdar ve kepek içeren ürünlerin önerilmesinin sebebi ise bu yiyeceklerin daha uzun süre tokluk hissi vermesidir.

DİYABETİK ÜRÜN İLE DİYET ÜRÜNÜ KARIŞTIRMAYIN

’Tatlı ihtiyacını, daha az kalori içeren diyabetik ürünlerden gidermeye’ çalışanlar olduğunu belirten Kurtuluş, ’Diyabetik ürünler, şeker hastaları için hazırlanmış özel yiyeceklerdir. Bu ürünlerin kalorisi değil, içermiş olduğu karbonhidratın formu farklıdır. Ambalaj üzerinde ’light’ ibaresi olan ürünler, düşük kalorili ürünlerdir. Bu nedenledir ki diyabetik ürünlerle diyet ürünleri karıştırmamak gerekir. Ancak bazı ürünler var ki hem diyet ürünü olup hem de şeker hastalığında kullanılabilir. Bazı firmaların limon lifli kepekli bisküvi, kepekli çubuk ve kepekli bisküvileri hem düşük kalorilidir, hem de şeker hastalarının da tüketebileceği özelliktedir’ açıklamasında bulunuyor.

SAKATAT TÜKETİMİNE DİKKAT

Bazı kişilerin severek tükettiği sakatatlar demir ve protein yönünden oldukça zengin. Ancak karaciğer, böbrek vb. sakatat, hayvanların vücut depo organları olmaları nedeniyle, besleyici değeri yüksek olan vitamin ve minerallerin yanında, insan sağlığına zararlı olan hormonları da depolama özelliğine sahiptir. Bu nedenle, özellikle sakatat tüketimine çok dikkat edilmesi gerekmektedir.

NELER TÜKETMELİYİZ?

- Günde 3-5 porsiyon sebze yemeği ve salata tüketin.

- Beta karoteni yüksek sebzeleri salata için öğünlerde kesinlikle kullanın. (roka, kıvırcık, tere, maydanoz, havuç)

- Her zaman yediklerinizin dışında yeni sebze ve salatalar denemeye çalışın.

- Her gün yediğiniz yiyeceklere sebze eklemeyi deneyin.

- Atıştırmak için kuru kayısı, erik, üzüm gibi meyve kurularını tercih edin.


HALSİZLİĞİ ÖNLEYİN

Diyetin neden olabileceği yorgunluğu, halsizliği önlemek için de dengeli bir mönü oluşturmak gerekiyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Diyetisyen Cemal Aytaç Ak bu konuda bilgi veriyor. Havuç, patates gibi sarı sebzelerle ıspanak gibi koyu yeşil sebzeler A vitamininin öncü maddesi olan olan iyi bir antioksidant B karoten içerir.

FOLİK ASİT KAYNAKLARI

Brüksel lahanası, biber ve domates gibi sebzelerin C vitamini içeriği yüksektir. Taze bezelye gibi bazı sebzelerin vitamin içeriği düşük olmasına karşın kompleks karbonhidratların iyi kaynaklarıdırlar. Bu tür sebzeler posa yönünden zengin olmakla beraber folik asidin de iyi kaynağıdırlar. Turunçgiller, karpuz, kavun, çilek gibi meyveler C vitamini, koyu sarı meyveler kayısı, kavun, şeftali A vitamini yönünden zengin besinlerdir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious