Piyaniste 'dolandırıcılık' suçlaması

  • Giriş : 23.02.2006 / 00:00:00

Çalıştığı 5 yıldızlı otelde 'Borsada değerlendireceğim' diyerek mesai arkadaşlarından para alıp geri vermeyerek "dolandırıcılık" suçunu işlediği öne sürülen piyanistin yargılanmasına başlandı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Akçaylı, dolandırıcılık gibi bir kastı olmadığını, müştekilerin kendisine borsada oynaması için para verdiklerini ve kendisinin de zaman zaman ödemelerde bulunduğu söyledi. Parasını aldığı kişilere senet verdiğini ifade eden Akçaylı, tutuklanmadan 1-1.5 ay önce "Musa" adlı bir kişinin ailesine yönelik tehditlerde bulunarak kendisinden 350-400 bin YTL para aldığını anlatan Akçaylı, bunun ve borsada kaybetmeye başlamasının etkisiyle müştekilere ödeme yapamadığını ifade etti. Yaklaşık 1.5 yıldır müştekilerin paralarını değerlendirdiğini ve herşeyin yolunda gittiğini belirten Akçaylı, bu süre içinde kimsenin kendisinden şikayet etmediğini söyledi. Akçaylı, hakkındaki "dolandırıcılık" suçlamasını kabul etmediğini belirtti.

Şikayetçi Hacı Osman Cebe de, kendisinin de İMKB'den hisse alıp sattığını, iş yerinden arkadaşı olan sanık Hüseyin Akçaylı'nın da borsayla ilgilenmesi nedeniyle bu konuda konuştuklarını anlattı. Akçaylı'nın bu alım satımlardan iyi para kazandığını söylediğini belirten Cebe, "Ben zarar etmiyorsam da hisse senetlerim yerinde sayıyordu. Eğer istersem benim hisse senetlerimle de ilgileneceğini söyledi. Onun çalışma saatleri günlük takibi yapmak için uygundu." dedi. Bunun üzerine yaklaşık 40 bin YTL değerindeki hisse senetlerini 2004 yılında sanığa transfer ettiğini, daha sonra 25 bin YTL kadar para verdiğini ve bunun karşılığında da senet aldığını belirten Cebe, bunlardan sonra sanığa defalarca para verdiğini, sanığın da bu paraları daha sonra kendisinin kredi kartı hesabına yatırdığını ifade etti. Bunun dışında para almadığını, bu işlemleri yatırım amaçlı olarak düşündüğünden gelirin hesapta birikmesini beklediğini belirten Cebe, diğer şikayetçilerle birlikte 2005 yılının Temmuz ayında bir sorun olduğunu hissettiklerini kaydetti. Sanığın tutuklanmadan 3 gün önce otele geldiğini, bir kaza geçirdiğini o nedenle işe gelemediğini, kolunun bandajlı olması nedeniyle bir süre daha işe gelemeyeceğini söylediğini belirten Cebe, sanığın kolundaki bandajın göstermelik olduğunu düşündüklerini" söyledi.

Diğer şikayetçi Soner Seyhanlı ise, Akçaylı'ya elden 6 bin YTL para verdiğini, senet almadığını, sanığın bu parayı iade de etmediğini ifade etti. Emre Nazlı da, sanığa borsada oynaması için yaklaşık 25 bin YTL para verdiğini, 19 bin 500 YTL'sini geri aldığını anlattı. Murat Anıktar, sanığın 4.5 yıldır tanıdığını, elden 5 bin YTL civarında para verdiğini, 2 parça halinde "kar payı" adı altında bin YTL para aldığını belirtti. Anıktar, sanığın tutuklanmadan bir kaç gün önce kolu bandajlı olarak otele geldiğini, ancak bu durumun kendisinde güven uyandırmadığını ancak o gün, daha önceden anlaştıkları 4 bin 500 YTL'yi sanığa verdiğini anlattı.

Akçaylı'nın avukatı ise, şikayetçilerin alacaklı olduklarını ispatlayamadıklarını, savcılığın şikayetçi olduğunu söyleyen herkese bunu belgelemesini istemeden müşteki olarak iddianamede yer verdiğini savundu. Müvekkilinin iddia edildiğinin aksine Dubai'ye kaçmaya çalışırken yakalanmadığını, Beykoz Sabancı Polis Merkezi'ne teslim olduğunu belirten Akçaylı'nın avukatı, müvekkilinin tahliyesine karar verilmesini istedi.

Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı erteledi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, sanık Hüseyin Akçaylı'nın piyanist olarak çalıştığı oteldeki 21 çalışandan İMKB'de değerlendireceğini söyleyerek "kar vaadiyle" 655 bin 500 YTL ve 32 bin dolar topladığı belirtiliyor. Sanığın ortadan kaybolması üzerine çalışma arkadaşlarının şikayetçi olduğu belirtilen iddianamede, Akçaylı'nın "dolandırıcılık" suçunu düzenleyen ve 2 ile 7 yıl arasında hapis cezası öngören TCK'nın 158. maddesinin J bendinin 21 müşteki için ayrı ayrı uygulanarak cezalandırılması isteniyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious