Piyasada fırtına hız kesti

  • Giriş : 01.03.2007 / 00:00:00

Amerikan ekonomisinde durgunluk endişesi, İran'la nükleer gerilim ve Çin Şanghay Borsası'ndaki hızlı düşüş dünya piyasalarını sarstı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Uluslararası borsalardaki satış dalgası dün de etkisini korudu. Yatırımcılar, "Ilımlı hava son mu buldu yoksa kâr realizasyonu mu yaşanıyor?" sorusunun cevabını arıyor.
Önceki gün başlayan hareketlilik dün de sürdü. Ancak sabah saatlerinde tedirgin açılan piyasalar, öğleden sonra az da olsa toparlandı. Gerilimle birlikte ocak ayı seviyelerine gerileyen İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, günü yüzde 0,8 kayıpla 41 bin 431 puandan kapattı. Hisselerdeki iki günlük toplam değer kaybı 11 milyar doları buldu. 1,4360 YTL ile son ayların en yüksek seviyesine tırmanan dolar, dün 1,4150 yeni liraya düştü. Bileşik faizler ise yüzde 20 seviyesinin altında kaldı. Piyasalardaki gerilimin azalmasında Çin Şanghay Borsası'ndaki toparlanma ve ABD borsalarındaki yükseliş sinyali etkili oldu. Gözler şimdi Amerika'da açıklanacak ekonomik istatistiklerde. Dünyanın en büyük ekonomisi için iyimser rakamların gelmesi halinde tedirginliğin biraz daha azalacağı vurgulanıyor. Ancak piyasa uzmanları yatırımcıları uyarıyor: Bu yıl uluslararası dalgalanmalarla sık sık karşılaşılabilir.

Önceki gün son 10 yılın en büyük düşüşünü yaşayan Çin ve Eylül 2001'den bu yana en büyük düşüşün gerçekleştiği ABD borsaları, uluslararası piyasalardaki gerilimin sürmesine yol açtı. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda endeks sabah yüzde 3'lük kayıpla 40 bin 468 puana kadar gerileyerek son iki ayın en düşük seviyelerini gördü. Bankalararası piyasada dolar 1,4360 YTL'ye, bono bileşik faizi de yüzde 20'ye kadar tırmandı. Küresel satış dalgasının etkisiyle yatırımcılar dün Asya ve Avrupa hisselerini elden çıkarmayı sürdürdü. Ancak Çin Şangay Borsası'nın yüzde 4'e yakın prim yapması, gelişen ülkelerle birlikte Türkiye'ye de yansıdı. ABD borsaları öncesi vadeli işlem piyasalarındaki toparlanma sinyallerinin etkisiyle İMKB endeksi kayıplarını telafi etse de 343 puan düşüşle (yüzde 0,82) 41 bin 431 puandan kapandı. Toplam piyasa değeri iki günde 161 milyar dolardan 150 milyar dolara geriledi. Dolar 1,4150 yeni liradan kapanırken faiz yüzde 20'nin hafif altına geriledi. Bu arada New York Borsası, dün yükselişle açıldı.

Yabancı piyasa uzmanlarına göre, finans dünyasındaki nakit bolluğu oldukça yüksek düzeyde, bu nedenle önceki gün global borsalarda başlayan kaçış geçici. 2000'li yılların başlarında düşük ABD faizleri ve şimdi de Asya'nın ihracata dayalı zayıf kur politikasından gelen destekle süren küresel yatırım şöleni, borsaları, konut ve emtia fiyatlarını besliyordu. Ne var ki mali piyasalar önceki gün satışa geçti. Satış dalgasını tetikleyen etkenin ne olduğunu tam olarak kimse bilmiyor. İşlemciler bu etkenin, Çin'de faiz oranlarında artış ya da sermaye kazançlarının vergilendirileceği söylentisi, İran'ın nükleer planları ya da ABD ekonomik verilerinden duyulan tedirginlik olabileceğini söylüyor. Ancak ekonomistler şundan kesinlikle eminler: Yatırımcılar yeniden risk ve getiri peşine düşecekler.

Bank Julius Baer'dan araştırma şefi Anantha-Nageswaran, "Borsa düşünce al' anlayışı devam edecek ve bu da risk iştahının aynen sürdüğünü gösteriyor. İki gündür yaşanan küçük bir darbe." yorumunu yapıyor. Daha şimdiden görülen işaretler, güvenli liman sayılan ABD hazine tahvillerine rağbet olmadığını ve Japon işlemcilerin tekrar yen almaya başladıklarını gösteriyor. Ekonomistler ortada, gidecek yer arayan çok fazla miktarda nakit bulunduğu için, piyasaların toparlanacağından eminler. Bu durumun tersine dönmesi için Asya'nın dolar satın alma yönünde müdahaleden vazgeçmesi, ABD'nin ithalatını kısması ve Japon faiz oranlarının da yükselmesi gerekir ki, bu da sanıldığı kadar kolay değil.

Toparlanma kalıcı mı?

Yurtiçi piyasalardaki toparlanmayı değerlendiren Akbank Hazine bölümünden Barış Sözen ise "Çin'in toparlanması birinci etken oldu. İkincisi ise salı gününden itibaren çok sert düşüş oldu, bunun ardından bir düzeltme gelmesi normaldi. Ama bu toparlanmanın kalıcı olup olmadığını söylemek için erken." dedi. Bankacılara göre dolar kuru için 1.4250, 1.4200 ve 1.4100 seviyesinde destek noktaları bulunuyor. Direnç için 1.4335 ve 1.4420 yeni lira seviyeleri tahmin ediliyor. Borsa yatırımcısının biraz geri çekilip beklemesi gerektiğine işaret eden Ata Yatırım Ortaklığı Genel Müdürü Osman Büyükgöksu ise yeni bir dalga gelmeze endeksin aşağı süzülmesinin yavaşlayıp bu seviyelerde dinlenebileceğini söyledi. Büyükgöksu'ya göre, böyle zamanlarda yeni pozisyon almaktansa geri çekilip izlemek daha önemli. Turkish Yatırım Genel Müdürü Berra Kılıç da para ve sermaye piyasalarında görülen düşüşlerin dramatik bir trend değişikliği olmadığını ve ciddi bir kâr realizasyonuna işaret ettiğini kaydetti.

Türkiye Finans Fon Yönetim Müdürü Ali Güney: Paniğe kapılan kaybeder

Global piyasalardaki likitide bolluğuyla varlıklar, aşırı değerlenmişti. Kâr realizasyonu yapılması gerekiyordu; ancak bu kadar sert olacağını kimse beklemiyordu. Çin Borsası'ndaki düşüş ve İran ile nükleer gerginlik bir bahane oldu. Önceki günkü satışların ardından Çin'de bir toparlanma yaşandı. İMKB'de dün kayıpların bir kısmı telafı edildi. Bu satışların 'kâr realizasyonu mu yoksa trend değişimi mi?' olduğu tartışılıyor. Piyasalardaki seyrin tam olarak nereye gideceğini anlamak için bir süre daha gözlemek gerekli. Satışlar çok sert şekilde devam ederse trend değişikliği olacağı anlamına gelebilir. Trend değişikliğinden ziyade kâr realizasyonu görüntüsü var. Doların 1,40 YTL'ye kadar gerileyeceğini; fakat kısa vadede daha aşağı ineceğini düşünmüyorum. Paniğe kapılarak yapılan işlemlerde yatırımcı kaybeder.

Anadolu Yatırım Strateji Uzmanı Halil Reçber: Yabancılar hisse aldı, yerli sattı

Dünya borsalarının aşırı değerlendiği bir dönemdeyiz. Kâr realizasyonu çok sert de olsa uzun vadeli yatırımların süreceğini düşünüyorum. Ciddi anlamda yabancı sermaye çıkışı olmadı. Hatta düşüşleri alım fırsatı olarak kullandılar. Yabancı, alım için ideal fırsat olarak gördü; yerli ise panik yaptı, hemen elindeki hisseyi sattı. Yabancı payının yüksek oluşu mayıstaki dalgalanmanın aksine daha sert düşüşleri önledi. İMKB'de olumlu trend hâlâ devam ediyor. Piyasa son 20 yılda mart sonuna doğru hep zirve yapıyor. Mart ayının sonuna kadar zirve ihtimali yüksek hâlâ. Endeks 41 bin 700 seviyesinin üzerine çıkmayı başarırsa büyük ihtimalle olumlu havaya doğru gidiş devam edecektir. ABD'den olumlu veriler gelmesi halinde toparlanma çabuk olur.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious