Piyasalar müdahale istiyor

  • Giriş : 25.05.2006 / 00:00:00

Nisan ayı enflasyon rakamlarının beklentilerin üstünde çıkmasından sonra piyasalarda başlayan dalgalanma bir türlü bitmiyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dolar dün 1,57 YTL ile Mayıs 2004’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Euro 2 yeni lirayı buldu. Faiz yüzde 16,29’a yükselirken, Borsa yüzde 3,05 değer kaybetti.

Piyasalar Merkez Bankası’ndan dövize müdahale, gerekirse faiz artışı istiyor. Aksi takdirde yüzde 5’lik enflasyon hedefine ulaşılamayacağı görüşü hakim. Ancak Başbakan Erdoğan, “Müdahalede aceleci değiliz.” diyerek bu konudaki beklentileri boşa çıkardı. Merkez Bankası da kur rejiminin hükümet ile birlikte belirlendiğinin altını çizdi.

Yılın ilk faiz indirimini nisan ayında yapan Merkez Bankası, kısa vadeli faizleri yüzde 13,25'e düşürmüştü. Banka'nın bugünkü toplantısından yeni bir faiz indirimi beklenmiyor. Lehman Brothers'dan ekonomist Tolga Ediz, "Kısa vadeli faizlerin yüzde 0,5-0,75 puan artırılması yapılacak en iyi adım olacaktır. Böyle bir hareket bono ve hisse senedi piyasasında başta olumsuz algılanacak; ancak bize göre kurun istikrara kavuşmasına yardımcı olacak ve bu da sonuç olarak bono ve hisse senedi piyasasına yansıyacaktır." değerlendirmesini yaptı. Yabancı bir bankacıya göre piyasada net şekilde faiz artırımının sinyali verilmeli ve Merkez Bankası piyasaya hakim olduğunu hissettirmeli. Aksi takdirde kurun bu seviyelerde kaldığı bir ortamda enflasyon hedefinin kalmayacağını vurgulayan aynı bankacı, "Faiz artırımının etkisinin çok fazla negatif etkisi olmaz, aksine piyasada her şeyin kontrol altında olduğuna dair inancın oluşmasını sağlar." dedi.

Para Politikası Kurulu'nun bugün alacağı faiz kararıyla birlikte açıklayacağı ve bu kararın gerekçelerini oluşturacak kısa metin ile takip eden 5 işgünü içinde açıklayacağı değerlendirmenin piyasaların yönünü bulması açısından her zamankinden daha belirleyici olması bekleniyor. Faiz artırımının ‘yangına körükle gitmek' olacağını dile getiren Bear Stearns'den Tim Ash ise, "Merkez Bankası'nın bir süre daha sözel müdahale etmeyi sürdüreceğini düşünüyoruz. Merkez Bankası, son dalgalanmanın kısa dönemli olduğunu öngörüyor ve ekonominin uzun dönemli temellerinin güçlü olduğunu düşünüyor. Ancak siyasi endişeler göz önüne alındığında piyasaların sözel müdahalelerden etkilenmesi güç görünüyor." diye konuştu.

Bankalararası piyasa gün içinde 1,57 YTL ile son iki yılın en yüksek seviyesini gören dolar 1,5420 yeni liradan kapandı. Bono piyasasında dün gösterge bileşik faiz işlem bazında yüzde 16,29'a kadar çıkarak yeniden bu yılın en yüksek seviyesini gördü. Dış borsalardaki düşüşler ve bono piyasasında faizlerin yılın en yüksek seviyelerine çıkması sebebiyle gün boyu satıcılı seyreden Borsa ise günü yüzde 3,05 kayıpla tamamlayarak bu yılın yeni en düşük seviyesinden kapandı. Gün içinde 35 bin 636 puana kadar gerileyen endeks 1.134 puanlık düşüşle 36 bin 101 puandan kapandı. Bu aynı zamanda endeksin 23 Kasım 2005'ten bu yana en düşük kapanışı. İşlem hacmi ise 1 milyar 930 milyon YTL oldu.

Dün itfa (iç borç geri ödemesi) sebebiyle bir miktar müşteri talebi oluşmasına rağmen bono piyasası net olarak satış ağırlıklıydı. Bir bankacı, "Yine yüklü satışlar var; ancak alıcı sığ olduğu için sert hareketler ile faiz yükseliyor. Dövizdeki harekete paralel seyrediyor." dedi. Paris'te Calyon'un gelişmekte olan ülke piyasaları stratejisti Claire Dissaux, "Küresel riskler, Türkiye'nin kendi temel göstergelerindeki bozulmayla birleşiyor." yorumunu yapıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün kuş gribi virüsünün insanlar arasında kolaylıkla geçecek şekilde mutasyona uğradığı ile ilgili bir kanıt olmadığını söylemesine rağmen, Asya'da kuş gribinin insandan insana geçtiği haberlerinin kaygıları yeniden canlandırması üzerine, gelişmekte olan piyasalarda iki haftadan beri süren hızlı satışlar daha kötüleşti ve Türkiye hakkındaki eğilimler bu gelişmeden de olumsuz etkilendi.

Dissaux, "Kuş gribi, piyasaların izleyeceği bir risk. Doğrulanırsa, bu Türkiye için en kötü senaryo olur; bu turizme ve cari işlemlere olumsuz etkisi açısından ek bir risk olacaktır." dedi. Uzmanlara göre, Türkiye, Brezilya piyasalarındaki hareketlilikten etkilenmeye devam edecek. Royal Bank of Scotland'dan Lucy Bethell, "Lira en çok Brezilya para birimi real tarafında baskı görüyor; buna ek olarak Türkiye hikayesine güven kayboldu." şeklinde konuştu. Nisan ayı enflasyon verilerinin beklentilerin yaklaşık 3 katı fazla gelmesiyle başlayan, yükselen cari açık ve iç siyasetteki gerginlik endişeleriyle büyüyen satış dalgası, uluslararası sermayenin gelişmekte olan ülkelerden çıkmasından da büyük ölçüde destek buldu.

Başbakan Erdoğan: Piyasalara müdahalede aceleci değiliz

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümet ve Merkez Bankası'nın piyasalara müdahalede aceleci olmadıklarını söyledi. AK Parti Meclis Grubu'ndaki konuşmasında piyasalarda son dönemlerde yaşanan dalgalanmaları değerlendiren Erdoğan, "Biz piyasalara müdahalede aceleci değiliz. Böyle bir şeyi ne Merkez Bankamız düşünür ne de hükümet." dedi. Ekonomideki hareketliliğin çok farklı şekillerde yorumlandığına işaret eden Erdoğan, ekonomik program ve mali disiplinden taviz veremeyeceklerini kaydetti. Dünya genelinde 10 Mayıs'tan itibaren bir dalgalanma yaşandığını, gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin hemen hepsinde paraların değer kaybına uğradığını, faizlerin yükseldiğini anlatan Başbakan'a göre, hareketlilik sadece Türkiye'ye has değil.

İlgili birimler hareketliliği yakından izliyor ve önlemleri harekete geçirmek için hazır bekliyor. Türk ekonomisinin iç ve dış şoklara dayanıklı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Makro ekonomik hedeflere ulaşma konusundaki kararlılığımız aynen devam edecektir. Kimse rehavet beklemesin, gevşeme beklemesin. Popülizm beklemesin, hele seçim ekonomisini hiç kimse aklından bile geçirmesin. Bin bir zorlukla sıkıntıyla, mücadeleyle, gayretle, sabırla geldiğimiz bu noktadan geriye gidiş, kazanımlardan geri dönüşü aklımızın ucundan bile geçirmeyiz." dedi. Başbakan, "Ekonomi kötüye giderse bundan kaybedecek olan hükümet değil topyekun Türkiye'dir. Ekonomiye saldırır, istikrarı bozarsanız ya da istikrara saldırır, ekonomiyi bozarsanız herhalde bunun faturasını millet ödetir." diye konuştu.
Ankara, Zaman

Bredenkamp: Enflasyon hedefinde değişikliğe gerek yok

IMF Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp, enflasyona ilişkin görünümün biraz daha zorlu hale geldiğini ve faizlerin nereye gideceğine ilişkin şu anda yorum yapılamayacağını söyledi. CNBC-e Televizyonu'nun sorularını cevaplayan Bredenkamp, faizlerle ilgili olarak enflasyon rakamları alındıktan sonra değerlendirme yapılabileceğini belirterek, "Faizlerle ilgili önceden bir şey söylemek istemiyoruz. Kimse faizlerin nereye gideceğine dair yorum yapamaz." dedi.

Şu aşamada olumlu ya da olumsuz gelişmelere bakılarak enflasyon hedefinin revize edilmesinin doğru olmayacağını ve Merkez Bankası'nın orta vadeye odaklandığını vurgulayan Bredenkamp, şu anda bir değişikliğe gerek olmadığını, mayıs ve haziran ayı enflasyon rakamlarına bakmak gerektiğini ifade etti. Gözden geçirmelerde ortaya çıkan 4,5 milyar YTL'lik önlem paketinin yarısının sağlıkla ilgili olduğunu söyleyen Bredenkamp, cari işlemler açığının finansmanının son mali piyasalarda yaşanan gelişmelere rağmen kısa vadede oldukça iyi göründüğünü söyledi. Kurun enflasyonu etkileyen faktörlerden biri olduğunu, mevcut seviyesini koruması halinde biraz daha baskı oluşturabileceğini kaydeden Bredenkamp, kurdaki yüzde 1'lik düzeltmenin enflasyona etkisinin 1,30 puan olduğunu bildirdi. Bredenkamp, erken seçimle ilgili bir soru üzerine piyasaların politik güvenin istikrarlı bir şekilde sürdürüleceğine inanmaları halinde ekonominin siyasi iniş ve çıkışlara dayanabileceğini vurguladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious