'PKK turizme engel değil'

'PKK turizme engel değil' .20703
  • Giriş : 17.03.2008 / 12:31:00

Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi Kurtuluş Taşkent, Nezavisimaya Gazeta'ya ilginç açıklamalarda bulundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi Kurtuluş Taşkent, Nezavisimaya Gazeta'ya verdiği demecinde Kuzey Irak'ta sürdürülen PKK operasyonlarının sınır bölgesinde gerçekleştiğini, Antalya ve İstanbul gibi turizm bölgelerinden çok uzakta olduğunu söyledi.

Rusya'da yayınlanan liberal eğilimli gazete Taşkent'le yaptığı röportajında PKK saldırılarının turizm sektörünü nasıl etkilediğini sordu. Taşkent, Türkiye'nin Kuzey Irak'ta bulunan terör örgütü PKK'ya yönelik hava ve kara harekâtı gerçekleştirdiğini, bu operasyonlarda Türkiye'nin belirlenen tüm hedefleri başarı ile yok ettiğini ifade ederek, "Irak'taki merkezi hükümetin zayıf olması, yerel makamların müsamahası ve bazen de doğrudan desteği sayesinde terör örgütü PKK Irak'ın kuzeyinde konumunu güçlendirdi.

Burada hiç bir sivile zarar verilmemiştir. Burası dağlık bir bölge olduğu için kış şartlarında çok zor bir harekât yapıldı. Operasyonlara komando timleri katıldı. Soğuk kış şartlarında Türk askerleri bir buçuk metre kalınlığında karlı kaplı araziyi yaya geçmek zorundaydı. Takviye ve cephane temini askeri helikopterler sayesinde yapıldı. Harekât sırasında ne tank, ne de başka bir zırhlı araç kullanıldı. Irak'ın kuzeyindeki terör eylemleri devam ederse, Türkiye gerekli tedbirleri alacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin her zaman Irak'ın siyasi birliği ve toprak bütünlüğünden yana hareket ettiğine değinen Taşkent, operasyonunun hedefinin PKK terörü olduğunu söyledi. Bölgenin turizm beldelerinden çok uzak olduğunu ifade eden Taşkent, "O bölge bir sınır bölgesidir ve Antalya ve İstanbul'dan çok uzaktadır. Şehirlerimizde gerekli güvenlik önlemleri alınıyor ve turistler için herhangi bir tehlike söz konusu değil. Geçen yıl ülkemize yaklaşık 22 milyon turist geldi. Bunların 2,5 milyonunu Rus turistler oluşturuyor. 2006 yılında Rus turistlerin sayısı 1,850 milyondu. Yani, burada yaklaşık yüzde 40 oranında bir artış söz konusudur. Bu da terör saldırılarının turizmi etkilemediğini gösteriyor." tespitini yaptı.

"MEDVEDEV'LE İLİŞKİLER GELİŞEREK DEVAM EDECEK"

Yeni dönemde ikili ilişkilerin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için siyasi iradenin varlığına değinen Taşkent, "4 Mart'ta Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Dmitri Medvedev arasında bir telefon görüşmesi yapıldı. Daha önce Türkiye Cumhurbaşkanı ve Başbakanı, Medvedev'in Devlet Başkanlığı'na seçilmesi dolayısıyla yazılı tebrik mesajı gönderdiler. Hem Cumhurbaşkanı Gül, hem de yeni seçilen Rusya lideri Medvedev, Rus-Türk ilişkilerinin geliştirilmesi için siyasi iradenin var olduğunu vurguladılar. Tabiatıyla, Türkiye Cumhurbaşkanı ve Başbakanı ile Sayın Putin arasındaki ilişkiler de gelişerek devam edecek." dedi.

"TÜRKİYE VE RUSYA BÖLGEDE BARIŞ İSTİYOR"

Türkiye ve Rusya'nın özellikle Balkanlarda istikrar ve barışın kalıcı olmasından yana olduğunu kaydeden Taşkent, "Biz, bu konuda Moskova ile danışmaları sürdüremeye hazırız. Hatta RF Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 'Eğer her şey RF ve Türkiye'nin tutumuna bağlı olsaydı, Balkanlardaki istikrar daha sağlam olurdu' demişti." ifadelerini kullandı. Her sorunun tarihi, coğrafi, kültürel ve diğer şartlarının göz önünde bulundurularak çözülmesi gerektiğine işaret eden Büyükelçi, "Kosova ve diğer ihtilaflar arasında paralellik kurmak yanlış olur. Eğer dünyadaki bölgeler birbiri ardına bağımsızlık ilan etmeye kalkışırsa, dünyadaki sık sık sınırları değiştirmek gerekecek. Ne Türkiye, ne de Rusya Federasyonu toprak bütünlüğü ve siyasi birliği konusunda herhangi bir endişe duyar. Biz, ihtilafların barış yoluyla çözülmesinden yanayız." açıklamasında bulundu.

TAŞKENT DİPLOMATİK KARİYERİNİN 40. YILINDA

Gazetenin diplomatik kariyerinin 40. yılına ulaşan Taşkent'e en zor günlerini sorması üzerine Büyükelçi, Etiyopya'da görev yaptığı sürenin en zor görev süresi olduğunu söyledi. Taşkent, "Her insan gibi benim de hayatımda zor dönemler oldu. Sorunlardan ders çıkarmak gerekiyor, sorunlarda takılıp kalmak yanlış olur. Benim için en zor 1975-1978 yılları arasındaki dönem oldu. Ben o zamanlar Etiyopya'da görev yaptım. O zaman orada işbaşında kanlı bir rejim bulunuyordu. Gece sokağa çıkma yasağından sonra her yerden silah sesleri duyuluyordu. Sabahları sokaklarda öldürülen insanların cesetlerini görmek mümkündü. Bu benim için en zor dönemdi. Artık Etiyopya bunları aştı ve şimdi daha istikrarlı bir devlet oldu." dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious