PKK Türkiye'deki marksist hareketinin uzantısıdır!

PKK Türkiye'deki marksist hareketinin uzantısıdır!.8040
  • Giriş : 23.11.2007 / 16:46:00
  • Güncelleme : 23.11.2007 / 16:53:25

SP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Vehbi Hatipoğlu’nun tarihe ışık tutacak açıklamaları şöyle:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


SP Genel Başkan Yardımcısı Hatipoğlu, Erbakan'ın Başbakan iken Çekiç Güç’ü kovma talebinin bir üst düzey subay tarafından ilginç bir gerekçe ile reddedildiğini söyledi.

PKK’nın güçlenmesinde Çekiç Güç’ün büyük etkisi olduğunu ifade eden Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ömer Vehbi Hatipoğlu Hatipoğlu, 1996’da Prof.Dr. Necmettin Erbakan’ın Başbakanlığında kurulan Refah-Yol Hükümeti’nin göreve gelir gelmez Çekiç Güç’ü ülkeden niçin defetmek istediğini anlatırken, dikkat çekici bilgiler verdi.

Hatipoğlu’nun verdiği bilgilere göre, “PKK’ya destek veriyor, Kuzey Irak’ta misyonerlik yapıyor” sözleriyle Çekiç Güç’e karşı çıkan Erbakan’a tepki gösteren üst düzey bir askeri bürokrat, şu ilginç gerekçeyi ortaya koyuyor: “Haklısınız ama en azından bunlar gözümüzün önünde yapılıyor. Çekiç Güç giderse ABD bunu gizli yapar. Ve kontrol şansımız iyice azalır.”

SP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Vehbi Hatipoğlu’nun tarihe ışık tutacak açıklamaları şöyle: “PKK terörü Çekiç Güç’ün şemsiyesi altında gelişip büyüdü. Çekiç Güç Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde PKK’ya lojistik destek sağlamakla kalmadı, misyonerlik de yaptı. İnsani yardım adı altında Kuzey Irak’tan ve yoksul Güneydoğu halkından binlerce çocuk Avrupa’ya götürüldü, orada kilise okullarında okutuldu. O gün 6-7 yaşında olan çocuklar Türkiye’ye, Kuzey Irak’a misyoner olarak döndü. Çekiç Güç’ün şemsiyesi altında misyonerlik faaliyeti yürüten NGO’lar, Güneydoğu ve Kuzey Irak’ta istihbarat örgütleri de oluşturdular.”

“Biz bu konuları Meclis gündemine taşıdığımızda vatan haini ilan edildik. Bugün gerek siyasiler, gerekse emekli paşalar Çekiç Güç’ün Türkiye’ye verdiği zararları, PKK terörünün büyümesine etkilerini itiraf ediyorlar. Hata ettik diyorlar. Bunlar o dönem bize karşı çıkıyor ve Çekiç Güç’ün Türkiye’de kalmasını istiyorlardı.”

ASKERİ BÜROKRATIN İLGİNÇ GEREKÇESİ

“Erbakan Hocamızın o dönemde bir asker bürokratla yaptığı görüşmeye tanıklık ettim. Bu zat Hoca’ya ‘Çekiç Güç’e karşı çıkmayın’ teklifini getirdi. Erbakan Hoca ise, ‘Çekiç Güç PKK’ya destek veriyor mu, lojistik destek sağlıyor mu?’ sorularını yöneltti ve asker bürokratın cevabını beklemeden ‘Bu soruların cevabı evet. O zaman neden karşı çıkmayalım?’ dedi. Bulunduğumuz ortamda sessizlik hâkim oldu. Ardından bu asker bürokrattan şu ilginç gerekçe geldi: Gözümüzün önünde yapılıyor bunlar. En azından her şeyi biliyoruz. Ancak Çekiç Güç giderse ABD bunu gizli bir şekilde yapacaktır. Faaliyetlerini bizden saklayacaktır. Kontrol şansımız azalacaktır.”
"BİZ SÖYLEDİK HAİN OLDUK, ONLAR KONUŞUYOR KAHRAMAN OLUYOR"

“Bugünlerde Kenan Evren’in ve kimi emekli paşalarının itiraflarını dinliyoruz. Kürtçe yasağının yanlış bir uygulama olduğunu belirtirken, olayın sosyal boyutunu da görmediklerini itiraf ediyorlar. Oysa dün, onların bugün söylediklerinin sadece onda birini söyledim diye hakkımda linç kampanyaları başlatıldı. Hain ilan edildim. Suçum ‘TRT’de belirli saatlerde Kürtçe yayın yapılarak PKK’nın gerçek yüzünün bölge halkına gösterilmesini’ istemekti. O dönemde fısıltı gazeteciliği yaygındı ve terör örgütlerinin yaptığı tüm eylemler devlet tarafından yapılmış gibi yansıtılıyordu. Buna karşılık vatandaşın dilinden anlayacağı bir yayın yoktu. PKK’nın katliamlarını anlatacak bir ses yoktu. Bu teklifim karşısında hain ilan edildim. Aslında linçin nedeni RP’li olmamdı. Suçlanmak için RP’li olmam yeterli bir sebepti.”

PKK’NIN EKMEĞİNE YAĞ SÜRDÜLER

“Kalemlerini satmış kalemşörler o dönemde bizi hedef aldılar. PKK’nın karşısında en büyük güç Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki İslâmi duyarlılıktı. Siz dini duyarlılığı ön planda olan insanları suçlarsanız, öncülerini ortadan kaldırırsanız, fişlerseniz ve komplolar kurarsanız, sonuç PKK’ya yarar. O dönemde inançlı kadrolara yapılan zulüm PKK’nın ekmeğine yağ sürmüştür. Terörle mücadeleyi zayıflatmıştır.

ELİNİ SIKMANIZ GEREKENLER VARDI

“İftiralar ve suçlamaların tavan yaptığı günlerdi. Hiç unutmam, dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener, ‘Sayın Hatipoğlu, Ankara’ya geldiğinizde elini sıkmanız gereken kişiler vardı ve siz yapmadınız. İşte bu yaşananlar ondan dolayıdır’ demişti. Bunu anlamayan yoktur. Biz halkın içinden geldik ve inancımız bize ne emrediyorsa onu söylüyor, yapıyorduk. İnançlı kadrolar doğruları söylediğinde sadece medyatik değil, siyasi lince de tabi tutuldu. Kimse sorunun çözümünden yana değildi.”

HATİPOĞLU: SOL, PKK’NIN EBESİDİR

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ömer Vehbi Hatipoğlu’nun PKK ve sol’a ilişkin değerlendirmesi ise şöyle;“PKK Türkiye’deki marksist hareketinin uzantısıdır. Daha PKK yokken, sol hareketlerin öncüleri makalelerinde, açıklamalarında hatta demeçlerinde ‘bağımsız Kürt devletine sıcak baktıklarını ve desteklediklerini’ belirtiyorlardı. 1960’lı yıllarda devrimci dergilerde, açıkça Türk solunun Kürt solu ile işbirliği yapması gerektiği vurgulanırken, işbirliğinin ideolojinin ötesinde örgütsel boyutlara taşınması isteniyordu. Türkiye’de bağımsız Kürt devleti fikrini ortaya koyanlar solculardır. Türk solu PKK’nın ebesidir. O gün kuruluşunda PKK’ya destek veren, bağımsız Kürt devletini destekleyen Dev Yol’cular, bugün ulusal kanallarda terör konusunda fikir üretiyorlar. PKK’ya karşıymış gibi ulusalcılık yapıyorlar. PKK’nın ilk tohumunu atanlar ulusalcı kesildi. Ama değişemeyen tek yanları var. O gün de din düşmanıydılar, bugün de din düşmanılar. Oysa inançlı kadrolar o gün de bölünmeye karşı çıkıyorlardı, bugün de karşı çıkıyorlar. Hep de karşı çıkacaklar.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious