PKK'nın infaz ettiği kızının mezarını sordu

  • Giriş : 20.10.2006 / 00:00:00

Elazığlı Fatma Kahraman 8 yıldır, terör örgütünden kaçmak istediği için infaz edilen kızının mezarını arıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Terör örgütü PKK tarafından 1998 yılında infaz edilen Sakine Kahraman'ın annesi büyük bir dram yaşıyor. Önce evladının PKK'ya katılmasıyla üzüntüye boğulan, ardından da ölüm haberiyle yıkılan Fatma Kahraman, 8 yıldır kızının mezarını arıyor. Bunun için Almanya'ya gidip PKK dernekleriyle bile görüşmüş; ama bir sonuç alamamış. Acılı anne, son çare olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in kapısını çaldı. Baydemir'e bir mektup yazan Fatma Kahraman, şu sözlerle yardım istedi: "Sizin kardeşiniz, çocuğunuz aynı sonu yaşasaydı tepkiniz ne olurdu? Yıllardır kızıma ağlıyorum. Bir gün kızımın vurulduğu yeri göreceğime inanıyorum. Bana yardım edin, ben bir anneyim, yavrumun akıbetini öğrenmek istiyorum."

Kızının terör örgütüne katıldığı dönemde iki oğlunun Iğdır ve Ağrı'da vatanî görevlerini yaptığını anlatan acılı anne, dağdaki teröristlere de 'teslim olun' çağrısı yaptı. Milletin huzurunu bozmaya kimsenin hakkı olmadığını belirten Kahraman, "Devlete inanın, milletin huzurunu bozmayın. En azından cezanızı çeker çıkarsınız. O yol kurtuluş yolu değil. Kanmayın, anneler ağlamasın. Çocuklarımızın beyinlerini yıkamayın." dedi.

Fatma Kahraman, Elazığ'da yaşıyor. Tunceli'ye bağlı Hozat ilçesinin Kızılmezra köyünden yıllar önce çocukları ile birlikte Elazığ'a göç etmiş. Kahraman ailesinin Yıldız Bağları'ndaki huzurlu yaşamı 15 yaşındaki kızlarının Almanya'ya çocuk bakıcısı olarak gitmesiyle altüst olmuş. 1988 yılında dayısının çocuklarına bakmak üzere Almanya'ya giden Sakine, 3 yıl sonda 18 yaşını doldurunca Almanya'dan ayrılmak zorunda kalmış. 1991'de arkadaşları tarafından Avusturya'nın Viyana şehrine götürülen Sakine, işçi olarak çalışmak için dil kursuna başlamış. Bu sırada ailesinin tanımadığı birisiyle sözlenmiş. Bu haber üzerine anne Fatma Kahraman, Avusturya'ya giderek kızı ile görüşmüş. Ancak onu Türkiye'ye dönmeye ikna edememiş. Elazığ'a geri dönen anne, sözlendiği gencin kızını kandırarak terör örgütüne soktuğuna inanıyor.

1996'ya kadar kızından haber alamayan acılı anne, Sakine'nin (Newal Nual kod adlı) o yıl kendisini arayarak yardım istediğini anlatıyor. Telefonda görüştüğü kızının, "Anne gel, kurtar beni. Sen gelirsen, Apo'ya yalvarırsan beni bırakırlar. Şu anda Hıdır Yalçın'ın sorumlu olduğu grubun içindeyim. Kurtar beni anne." dediğini söyleyen Kahraman, yanındaki arkadaşlarının evladını fazla konuşturmadıklarını belirtiyor. Sakine'nin ölüm haberini 2000'de bir telefonla öğrendiğini ifade eden anne Kahraman, "Almanya'dan arayan biri kızımın 2 yıl önce öldüğünü söyledi. Bize üzülmememiz için haber vermemişler. Arayan, kimliğini açıklamadı." ifadelerini kullanıyor.

Babası, kızının acısına dayanamamış

Ölen kızıyla birlikte 10 çocuğu bulunan anne Kahraman, 2002 yılında da vefat eden eşiyle ilgili şunları söylüyor: "Eşim fırıncılık yapıyordu. Kızım öldükten sonra akli dengesini yitirdi. Evini, akrabalarını dahi tanımıyordu. Kızının acısına daha fazla dayanamadı ve iki yıl sonra öldü." Kızının terör örgütü tarafından infaz edilmesinin ardından Almanya'daki PKK derneklerine, HADEP'e (DTP olarak faaliyet gösteriyor) ve insan hakları derneklerine başvurduğuna işaret eden Kahraman, öldüğü yeri görüp mezar yaptırmak için uğraştığını belirtiyor.

Yıllar geçtikçe kızının acısının yüreğini daha fazla sızlattığını, özellikle mezarının bulunmamasının kendisini çok üzdüğünü aktaran acılı anne, son çare olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı DTP'li Osman Baydemir'e mektup yazmaya karar verdiğini söylüyor. Kızının mezarının bulunması için Baydemir'den yardım isteyen Kahraman, mektubunda şöyle seslenmiş: "Sayın Osman Baydemir, size yalvarıyorum, ben bir anneyim; ama o örgüte karşı sözümüz para etmez. Siz yıllarca insan haklarını savundunuz. 15 yaşında kızım kandırıldı, götürüldü. Kızım bir mektup göndermişti. Mektubun içinde bir kelebek ve çiçek göndermişti. Bu kadar bağlıydı yaşama, bu kadar hayatı seviyordu. Ne oldu kızıma? PKK neden infaz etti kızımı? Sizin kardeşiniz, çocuğunuz aynı sonu yaşasaydı tepkiniz ne olurdu? Yıllarca kızıma ağlıyorum. Bir gün kızımın öldüğü, vurulduğu yeri göreceğime inanıyorum. Bana yardım edin, ben bir anneyim, yavrumun akıbetini öğrenmek istiyorum. Ölse bile gidip mezarını yapmak istiyorum. Bir taş koymak istiyorum. Onun da mezar taşı olsun."

Kızı Sakine'nin terör örgütü içinde faaliyet gösterdiği dönemde iki oğlunun Iğdır ve Ağrı'da asker olduğuna dikkat çeken anne Kahraman, 'bir şekilde' örgüte katılmış gençlere, 'PKK'dan kaçın' çağrısı yapıyor: "Devlete teslim olsunlar, huzurumuzu bozmasınlar. En azından cezanızı çeker çıkarsınız. O yol kurtuluş yolu değil. Kanmayın, anneler ağlamasın. Çocuklarımızın beyinlerini yıkamasınlar. Kim beyinlerini yıkıyorsa, kendileri gitsinler oralara. Şimdiye kadar bunca şey yapıldı da ne oldu? Kim ölürse anaların yüreği yanıyor. Çocuklarımız okusunlar, adam olsunlar. "

İHD ve Mazlum-Der Fatma Kahraman'ın kendilerine müracaat etmesi halinde yardım edeceklerini açıkladı. İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in eşi Reyhan Yalçındağ, "Bize başvurmaları halinde, iddialarını ve taleplerini paylaşmaları halinde elimizden geleni yaparız." dedi. Mazlum-Der Bölge Koordinatörü Selahattin Çoban da talep gelmesi halinde yardım edeceklerini bildirdi. DTP Diyarbakır İl Başkanı Hilmi Aydoğdu ise konunun muhatabının kendileri olmadığını söyledi.

Kızlar kamplarda zorla tutuluyor

Van'da terör örgütü tarafından çobanlık yaparken kaçırılan M.A. örgütün kampından kaçarak köyüne geri döndüğünde 13-15 yaşlarındaki kız çocuklarının zorla kamplarda tutulduğunu söylemişti. Jandarma tarafından gözaltına alınan M.A., bir ay kaldığı örgüt kampında kendisine 'Serhat' kod adı verildiğini, kamptaki kızların pişmanlıktan geceleri ağladıklarını anlatmıştı. Terör örgütü üyesi olmak suçundan tutuklanarak Bitlis E Tipi Cezaevi'ne gönderilen M.A., kampta genelde küçük yaşlarda erkek ve kız çocuklarının bulunduğunu ve zor şartlar altında yaşamlarını sürdürdüklerini belirtmişti.

20 günde 15 terörist teslim oldu

PKK'nın kamplarında bulunan terör örgütü üyeleri, fırsatını buldukları ilk anda örgütten kaçıyor. Muş ve Van'da teslim olan 2 teröristle birlikte 20 günde örgütten kaçanların sayısı 15'e yükseldi. Son olarak terör örgütünden kaçan bir kadın terörist Muş'ta silahsız olarak, bir erkek terörist ise Van'da silahı ile güvenlik güçlerine teslim oldu. Teröristler hakkında gerekli adli işlemlere başlanıldı. Haziran ayından bu tarihe kadar örgütten toplam 34 terörist kaçtı. Şırnak'ta güvenlik güçlerine teslim olan terörist sayısı 2006 yılının Ocak ayından 23 Ağustos 2006 tarihine kadar 69'a yükseldi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious