Plaka tartışmaya açık

Plaka tartışmaya açık.8510
  • Giriş : 16.01.2007 / 00:00:00

Topbaş, "Kentin medeniyet ölçüsü, toplu taşıma araçlarının kullanım oranına bağlıdır.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dün Malta Köşkü'nde, bir grup meslektaşımla İBB Başkanı Kadir Topbaş'ın ev sahipliğinde kahvaltıda bir araya geldik. Topbaş, "Bu defa ben değil siz konuşun" demesine rağmen soru yağmuruna tutuluverdi. Ben de oturma düzeninde Başkan'ın beni yanına davet etmesini fırsat bilip sizler adına bir kaç özel soru yöneltim. İşte 14 milyon İstanbullu'nun en büyük sıkınıtısı olan trafikle ilgili sorularınız ve Topbaş'ın ağzından yapılanlarla hedeflenenler:

Plaka dondurulması mümkün mü? Başbakan, İstanbul plakasına yönelik ifadesinde, 'tartışmaya açmalıyız' şeklinde bahsetti. Bu bir tartışma ve eksi artı yönüyle değerlendirmeler yapılmalı. Plaka dondurulması uygulamasının ardından gelişmelere göre ulaşım akslarında rahatlama yaşandıkça belli periyotlarda plaka sayısı artırımına gidilebilir. Yoksa öneri,'tamamen keselim, burada kalsın ve dondurulsun' şeklinde değildir. Sadece bir müddet dondurulabilir sonucu çıkıyor. Bu öneri tartışılmalı ve üzerinde konuşulmalıdır. Zaten bizlere sunulan çözüm önerileri içinde vardı. Belli bir süreç içinde uygulanabilir. Vatandaşın değerlendirmesi de önemli.

İstanbul'a vize uygulanmalı mı?

Başbakan, kendi başkanlığı döneminde vize uygulamasını istedi. Osmanlı döneminde de bu vardı. İstanbul'a geliyorsanız belgeli gerekçesi olmalı. Yoksa gelişigüzel geliş olmamalı. Bir sisteme mutlaka koymak lazım. Gezmek için turist olarak tabiî ki gelebilir. Ama bunu bir sisteme mutlaka koymak lazım. Gelen vatandaş da yaşamını çok rahat sürdüremiyor. Taşı toprağı altın diyerek gelip de her nasılsa bir şekilde geçinirim deme devri bitmeli.

Çalışmalar neden hemen sonuç vermiyor?

Her yıl İstanbul'a bir Samsun katılmakta. Bu yoğunlukta İstanbul'da en sıkıntılı sorun trafiktir. Şehrin günlük 2 milyon metre küplük su ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyoruz. Ancak karasal yükün yüzde 89, raylı sistemin yüzde 7, deniz ulaşımının gayretlere rağmen yüzde 4, bireysel araç kullanımının oldukça fazla olduğu bir şehirde vatandaşı toplu taşıma araçlarına yönlendirmemiz şart. Bir kentin medeniyet ölçüsü o kentteki toplu taşıma araçlarının kullanma oranına bağlıdır. Kaynaklarımızın yüzde 60'nı ulaşıma yönlendirdik. 2011 yılı sonuna kadar toplam 22.5 milyar YTL yatırım yapacağız.

Hükümet size destek vermiyor mu?

İstanbul'da zamana yayılarak ulaşım çözülemez. Raylı sistemi 46 km ile teslim aldık 54 km'ye çıktı. 72 km inşaat devam ediyor. 60 km de ihale aşamasında 2009 itibariyle 140 km hedefliyoruz. Ön gördüğümüz 500 km'lik metro çalışmasını kendi kesemizden yapmaya kalksak sonucu almak için 25 yıl geçmesi gerekir. Karayolu geriye dönüşümü olmayan bir yatırım olduğu için yap işlet formülü çerçevesinde çok insanla görüştük. Buna rağmen bir yatırımcı bizimle ciddi anlamda temas kurmadı. 15 milyar dolara ihtiyacımız var. Bu Türkiye bütçesinde büyük bir rakam. Metroların yapımı konusunda bir desteğin bize verilmesini veya bir fon ayrılmasını istiyoruz.

E-5'teki yan yol çilesinden haberdar mısınız?

Bu güzergahta çalışmalarımız sürüyor. Şerit sayısını 6X2ye çıkarırken çok zorlandık. Bunun ötesi yok. Boş arazinin meterkaresi 50 kuruşken bunlar öngörülebilseydi sıkıntı yaşanmazdı. Yan yollarda karşılaşılan sıkıntılardan haberdarım. Bunun sebebi otobüs duraklarında durma,bekleme sürelerinden kaynaklanıyor. Vali ve Emniyetten rica ettik zabıta olarak da destek vererek akışı normalleştirme çalışıyoruz. Ama yan yollarda gelecekte otobüsler olmayacak. Otobüs ve metrobüsler ortadan geçecek o zaman vatandaş bunu tercih edecek. Minibüsler ana arterlerden uzaklaştırılmalıdır. Minibüsleri dik ulaşımda (iç güzergahlar) kullanacağız. Kent adına bu düzenlemeye mecburuz.

Zeytinburnu tramvayı yer altına alınacak mı?

Zeytinburnu'na giden tramvayı 3 km yer altına almak durmundayız. Çünkü o güzergahtaki trafik sıkışıklığı sefer aralığını aksatıyor. Aynı sıkıntı Sultanahmet- Sirkeci istikametinde de geçerli. Bu da tercihlerin doğru yapılıp uygulanmadığını gösteriyor.

Hangi şirketleri özelleştireceksiniz? Ön çalışma başlattıklarımız var. İGDAŞ bunlardan bir tanesi. Amacımız şirketi iyi bir rakama iyi bir değere ulaştırmak. Şu anda bir değerlendirme süreci var. Bunda yanlış değerlendirme var. Başkan istanbul'un bitirmişde yurtdışına mı gidecek. Böyle ifadeler kullanılıyor. Burada güven duyulmuş bir şirketimiz varsa başarıya ulaşmışsa bu şirketlerimiz uluslararası boyuta çıktığında marka değeri olarak ne kadar yukarıya çıkarsa o denli başarılı olunur. Şu anda İstanbul'daki gaz kullanımı oranı yüzde 90 gaz. İGDAŞ'ın 3 milyon 350 bin abonesi var. EPDK ile görüşmeler sürüyor. Ayrıca KİPTAŞ ve İDO da halka açılabilir.

3. Köprü nereden geçecek?

Kenti yoran ağır vasıtaları bypas eden transit geçişe evet diyoruz. İhracatçıların karşılaştıkları zaman sorununu da göze alarak ülkenin menfaatlerini düşünmek adına 3. bir köprü de gerekiyor. Belki 4 belki 5. köprüyü de gelecek nesiller yapabilir. İşleri eş zamanlı çok hızlı bir şekilde götürmek durumundasınız. Biz de karayollarını raylı sistemi eş zamanlı yapıyoruz. Köprü için de böyle düşünülebilir. Köprünün orman içinden geçip geçmemesi önemli değil. İstedikten sonra ormanları her zaman yağmalatabilirsiniz. Herşey yönetimdeki kararlılığa bağlı. Gerekirse köprü de yapılır orman da korunur.

Halk ekmek ve İETT'de zam var mı?

İETT'yşi zarar etmeyecek duruma getirmek için zam mı yapmalıyız. Yılda 60 milyon YTL ile İETT'yi destekliyoruz. Ancak vatandaşlarımızın durumunu da düşünmek durumundayız. Halk Ekmek de zarar eden bir şirket. Biz ekmeği 200 kuruşa veriyoruz. Halkın 1.5 milyon ekmek aldığı bir kurumu zarar etmesin diye, ekmeğin fiyatını yükseltirsek bu vatandaşı etkiler. 250 bin ekmek fakirlere ücretsiz veriliyor. Sonuçta bazı şirketlerimizi sosyal hizmet adına desteklemek durumundayız.

Yaz aylarında susuzluk yaşanır mı?

Ekolojik dengenin bozulması yüzünden gelecekte su sıkıntısı yaşanabilir. Şu anda 8 aylık su rezervimiz var. Barajlarımızdaki su bir sonraki seneye aktarılıyor. Tedbir almak gerekiyor.

TRAFiĞiN RAHATLAMASI iÇiN TARTIŞILAN FORMÜLLER TRAFiĞiN RAHATLAMASI iÇiN TARTIŞILAN FORMÜLLER

1- Plaka sayısının dondurulması: Başbakan'ın dile getirdiği öneri olumlu olumsuz yönleriyle tartışılıyor. Bugün itibariyle uygulanacak diye birşey sözkonusu değil.

2- Birden fazla aracı olanlara vergilerde kademeli artışlar sağlanabilir diye düşündük .

3-Pik saatlerde yoğunluğu azaltmak için mesai saatlerini ayrıştırmak sitiyoruz. Yakında bu konudaki kararları uygulamaya koyacağız.

4- Tek bilet sayesinde yüzde 30 toplu taşımada artış oldu. Bu uygulamayı sürdüreceğiz.

5-Belki de İstanbullu olarak şunu söyleyebiliriz: "Daha çok toplu taşıma aracını mümkün mertebe kullanacağız, bireysel araç kullanmak yerine komşularımızla araç kullanmayı tercih edeceğiz ve daha çok yürümeyi tercih edecek hale geleceğiz.”

NEDEN LALELER iÇiN BÜYÜK PARALAR ÖDEDiNiZ?

Eleştiriler aldık ama bu konuda kimse dar çerçeveli düşünmemeli. Bir iş adamıyım, lalenin ekonomik gücünü İstanbul'a katmak istiyorum. Lalenin ömrü 3 haftadır. Geçen yıl 700 bin YTL harcadık. Bu yıl menekşelerle 10 milyon lale diktik. Bir çok ülkenin internet sitelerinde tanıtım amacıyla "Laleler evine dönüyor" kampanyasını gerçekleştireceğiz. Sonuçta İstanbul'a laleleri görmek için bir kaç bin turist getirirsek getirisi çok daha fazla olacaktır. Lalenin ekonomik değerini İstanbul'a katacağım. Bir kaç yıl içinde su havzaları ve İstanbul orman köylerinde yaşayan 240 bin civarında insan bundan istifade edecek. Ayrıca Çamlıca'da da, göçmen kuşları izleme kulelerini hazırlıyoruz.

OTOBÜSLERDE BALIK iSTiFi GiBiYiZ. NEDEN YENi OTOBÜS ALINMIYOR?

Bizim dönemimizde 500 tane otobüs aldık. 500 otobüsü özelleştirme yoluyla almak istedik ancak çıktığımız ihaleyi iki kez iptal ettik. 2 bin otobüse ihtayaç var. Özellikle pik saatlerde otobüsleri tramvyaları vatanadaşımızın ızdırabını görüyorum ve üzülüyorum. Ama bu benim suçum değil. Bunlar bugüne kadar ulaşım adına alınmayan kararlar neticesinde oldu. 500'erlik dilimler şekilnde 2 bin otobüsü kente sokmayılız ki vatandaş rahatlasın. 500 otobüsün alımı için 3. defa ihaleye gidip artık sonuca varacağız. Hizmetlere rağmen İstanbul 20 milyon nüfusa gitmemeli. Gebze, Bilecik, Balıkser çorluda eşikler oluşturup göçü buralarda tutmak istiyoruz. Bundan sonra üniversiteler yeni kampuslerini başka kentlere açmalılar.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious