Polisler dertli

  • Giriş : 11.11.2006 / 00:00:00

Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü Çalışkan, suç oranlarındaki büyük tırmanışı, polise sorgulamayı zorlaştıran yasalara bağladı ve "^Polisten korkan kalmadı" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ankara’da cinayet masası şefi Başkomiser Erkan Ataman ve İstanbul’da 23 yaşındaki polis memuru Naci Soydan’ın öldürülmesinin ardından gündeme gelen “Polis olaylar karşısında yetersiz mi kalıyor? Polise karşı saldırılar artıyor mu?” sorularını Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü İsmail Çalışkan yanıtladı. Bu olayların yaşanmasında yeni yasal düzenlemelerin büyük rolü olduğunu belirten Çalışkan bunları şöyle sıraladı:

PARMAK İZİ ALAMIYORUZ

Bizim parmak izi almamız bile mahkeme kararına bağlı. Olay yerinde bulduğumuz parmak izlerini karşılaştırmak için yine izin almamız gerekiyor. Bizde binlerce parmak izi var. Suçluyu yakalamada çok önemli olan bu parmak izi çalışması mahkeme iznine bağlandığı için zaman alıyor. Mülki amirin iznine bırakılması işleri kolaylaştırır.

DNA İÇİN MAHKEME KARARI GEREKİYOR

Polisin birinci görevi suçu önleme diğeri de aydınlatmadır. DNA testlerini yapabilmeliyiz. Birçok asayiş olayında polisin elindeki laboratuvarlarlarda çok kısa sürede DNA testleri yaparak sonuca gidebiliyoruz. Ama bunlarda da mahkeme kararı gerekiyor. Sarhoş bir adamı polis yolda görse normalde yapacağı şey, alıp karakola götürmek, belli bir süre tutup, ayılmasını sağlamak veya en yakınına teslim etmek. Mevcut mevzuatla adamı karakola götürmek bile mahkeme kararı gerektiren bir uygulamadır. Eskiden gözaltı süresi 15 gündü, şimdi 24 saat. Gel de olayı çöz.

ÜST ARAMASI YAPAMIYORUZ

Kongrelerde büyük toplantılarda veya acil durum gerektiren hallerde üst araması yapabilmek için mahkeme kararı gerekiyor. Mesela yarın (bugün) AKP kongresi var. Binlerce kişi salonda buluşacak. Arama yapabilmek için mahkeme kararı gerekiyor. Bunu mülki amir izniyle yapabilmeliyiz. Sadece 192 bin polis var. Yarıya yakını masa başı görevde. 72 milyona yetişemiyoruz. Fazla mesai ücreti ve prim lazım. Oto alım satımıyla, pasaportla uğraşmamalıyız. Şehit olan arkadaşımızın katilinin saklandığı evi belirlesek bile girip yakalayamıyoruz. Mahkeme kararı gerekiyor.

POLİSTEN KORKMA DÖNEMİ BİTTİ

Polisten korkma dönemi bitti. Amerika’da Avrupa’da vatandaşlar polisten çekiniyorlar. Talimatlarını harfiyen yerine getiriyorlar. Eskiden Türkiye’de bir söz vardı; “Polisin düğmesini koparmak bile 6 aydan başlar” diye, şimdi bırakın düğme koparma saldırıyorlar.

TUTUKLULUK SÜRESİ UZUYOR

Suçu, işlenmeden önlemeyi hedefledikleri için Polis ve Vazife Selahiyat Kanunu’nda değişiklik yapmayı amaçladıklarını belirten Çalışkan, ilgili taslağın Başbakanlık’ta olduğunu, bununla ilgili ulusal ve uluslararası düzeyde bilim adamlarıyla birlikte çalışmalarının devam ettiğini kaydetti. Bu arada, TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülen çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin yasa teklifi kabul edildi. Buna göre, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen suçlarda en çok 6 ay olan tutukluluk süresi, 1 yıla çıkarılacak.

Bu değişiklikler polisin elini kolunu bağladı

* Arama: CMK’nın 116 maddesine göre, yakalanabileceği ve suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa, şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri ve ona ait diğer yerler aranabilir. Aynı kanunun 119 maddesine göre ise aramaya, hakimin karar verebileceğini veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısının yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Eskiden gecikmesinde sakınca bulunan hallerde polis derhal müdahale edebiliyordu.

* DNA: Yeni CMK’nın 75. maddesi beden muayenesi ve vücuttan örnek alınmasını, 78. maddesi moleküler genetik incelemeyi, 81 maddesi ise fizik kimliğinin tespitini düzenleyerek yeni güvenlik önlemleri kategorilerini geliştirdi. Bu konuda hakim kararı şart. Elde edilen örnekler kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinde veya kişi beraat ettiğinde artık yok edilmek durumunda. Polis, bulguların yok edilmesini istemiyor. DNA Bankası oluşturulmasını istiyor.

* Parmak İzi: CMK’nın 81 maddesinde düzenlendi. Üst sınırı 2 yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektirecek durumlarda savcı izniyle parmak izi alınabiliyor ve bu dosyaya konulabiliyor. Ancak kovuşturma gerek duyulmayacak durumda ve herhangi bir beraat durumunda, bunlar dosyadan çıkarılıyor. Eskiden parmak izleri alınıyor ve bir arşivde tutuluyordu. Suçlu yakalandığında arşivdeki parmak izi dosyalarından kendisinin parmak izi olup olmadığını bakılıyordu.

* Gözaltı ve gözetim süresi: Toplu suçlarda gözaltı süresi en fazla 4 güne, bireysel suçlarda da en fazla 24 saate indirildi. Eskiden toplu suçlarda gözaltı süresi 15 gündü. Polis bireysel suçlarda gözaltı süresinin en az 4 güne çıkarılmasını istiyor.

Eski Emniyet’çiler yeni yasalar için ne dedi?

Olaya müdahale zor hale geldi
İçişleri Eski Bakanı Necdet Menzir : AB’ye Uyum Yasaları çerçevesinde yapılan bazı değişikliklerle polisin zor durumda bırakan birtakım yanlışlıklar yapıldı. Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu gözardı edilerek, Ceza Muhakeme Kanunu’nda değişiklik yapıldı. Bu yeni değişiklik yapılırken Polis Selahiyetleri Kanunu mutlaka gündeme getirilip, polisin haklarının ne olduğu ve ne yapıp ne yapamayacağı açıkça belirtilmeliydi. Bu yapılmadığı için de yapılan değişikliklerle polis artık kimseye birşey yapamayacak hale getirildi. Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu’nda polise gerekli yerlerde zor kullanma yetkisi verilmiştir. Ancak son değişiklikler bu kanun gözönünde bulundurularak yapılmadığı için polis bu yasadan doğan hakkını kullansa bu kez kendini hakim karşısında buluyor. Ve polis birine müdahale edip, zor kullansa hemen kötü muamele yapmaktan soruşturmaya tabi tutuluyor. Bu da polisi korkutuyor.

Cesur olmak kolay değil

Türkiye Polis Emeklileri Sosyal Yardım Derneği Genel Başkan Yardımcısı Anıl Aksoy: Avrupa Birliği Uyum Yasaları polisin bir sürü yetkilerini elinden aldı. Polis artık kendisine dönük herhangi bir olaya bile doğrudan müdahale edemiyor. Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu, polise gerektiğinde zor kullanma yetkisi veriyor ama polis bu hakkını kullanmakta tereddüt içerisinde kalıyor. Çünkü Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda yeni değişiklikler yapıldı. Bu değişikliklerle polis meslekten atılma korkusu yaşadığı için artık zor kullanma konusunda, eskisi gibi cesur davranamıyor. “Zor kullanırsam acaba ne olur?” diye tereddüt içerisinde kalıyor. Suçlular da polisin bu tereddütlü davranışlarını fırsat bilip onları vuruyor ve öldürüyor. Polisin, kendi yetkisini kullanması konusunda cesaretlendirilmesi gerekir. Yeni yasalarda birinin üstünü aramıyorsun, rahat rahat gözaltına alamıyorsun. Alsan bile hemen serbest bırakılıyor.

Suçluyla savaş zorlaştı

Eski Emniyet Müdürü Mustafa Acar: CMK maalesef polisin ve jandarmanın aleyhinde değişti. Yeni düzenlemelerin yapılması gerekir. Polisin suçluyla daha aktif mücadele edebilmesi için gerekli adımların ivedilikle atılması kaçınılmazdır. Bizim zamanımızda polis çok aktifti. Biri tek başına gider on suçluyla mücadele ederdi. Ama şimdi artık bunlar kalmadı. Polis kendisine yönelen bir tehlikeye karşı koymak ve silahını kullanmak konusunda tereddüt içerisinde kalıyor. Çünkü gelecek kaygısı var. Hem şartlar düzeltilmeli hem de polis sayısı arttırılmalıdır.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious