Prim borcunu ödemek isteyen, sıra beklemeyecek

  • Giriş : 03.03.2006 / 00:00:00

Bağ-Kur’luların prim affıyla ilgili sorunlarını iki gün önce birinci elden cevaplandıran Zaman, şimdi de Sosyal Sigortalar Kurumu mensuplarının ‘prim affı’ konusunda merak ettiği soruları kurum başkanına yöneltti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Son düzenlemeden öncekilere oranla yüksek bir tahsilat rakamı beklediklerini ifade eden Dalbay, başvuruların, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından iki ay içinde alınacağını, ödeme yapmak isteyenlerin kuyruklarda beklememesi için randevu ile tahsilat yapacaklarını söylüyor. Kamuoyunda ‘prim affı’ olarak bilinen Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun’a yönelik, başvuru tarihinden gecikme zammının nasıl hesaplanacağına kadar pek çok soruya Dalbay’ın verdiği cevaplar şöyle:

Sigorta prim affının kapsamadığı kişi ya da kurumlar var mı?

SSK’ya borçlarından dolayı Hazine Müsteşarlığı bünyesinde kurulan Belediye Uzlaşma Komisyonu’na başvuran belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşlar ile sermayesinin yüzde 50’sinden fazlası belediyeye ait şirketler yapılandırmaya alınmadı. Kamu ve özel sektör işverenleri ile isteğe bağlı sigortalılar ve topluluk sigortasına devam edenler uygulamadan yararlanabilir.

Uygulamadan faydalanmak isteyen işverenlerden vergi borcu yoktur yazısı isteniyor mu?

Borç aslı tutarı 100 bin Yeni Türk Lirası üzerinde olan işverenlerin taksitlendirme süresinde tahakkuk edecek yıllık Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi var. Bu ödeme yükümlülüklerini vadesinde veya vade tarihlerini takip eden yılın sonuna kadar ödememiş olan işverenlerin borçları vergi dairelerince tarafımıza bildirilince kanundan yararlanma hakkını kaybedecekler.

Borcunu yeniden yapılandıran, ancak birkaç ay sonra aksatanların durumu ne olacak?

İşverenlerin borç türü bazında taksitlendirilmiş borçları ve cari ay borçlarıyla ilgili ödeme yükümlülüklerini bir takvim yılında üç defadan fazla yerine getirmemeleri halinde, yeniden yapılandırma haklarını kaybederler. Bu durumda ödedikleri tutarlar SSK mevzuatı uyarınca borçlarına mahsup edilir. Faizlerin silinmesi hakkını kaybedenlerin borçları yeniden hesaplanır. İstiyorlarsa normal taksitlendirme yapılır. İstemiyorlarsa icrai işlem başlatılır.

Anapara ve bunların taksit tutarı nasıl belirlenecek?

Yapılandırmaya esas borcun hesaplanmasında 100 bin yeni liranın altında ve üstünde olanlara farklı uygulamalar getirildi. Buna göre 100 bin yeni liranın altında olan borç asıllarına, yasal ödeme süresinin bitiminden itibaren 31 Aralık 1998’e kadar, o tarihlerde geçerli olan oranlar üzerinden gecikme zammı hesaplanacak. Aynı borca 1 Ocak 1999’dan 31 Aralık 2004 tarihine kadar İstatistik Kurumu tarafından açıklanan toptan eşya fiyat endeksinin (TEFE, 1 Ocak 2005’ten itibaren üretici fiyat endeksi ÜFE olarak geçiyor.) bir önceki aya ilişkin değişim oranları bileşik bazda uygulanmak suretiyle hesaplanacak. Bu şekilde yapılan hesaplamalardan sonra taksitlendirmeye esas olan borç bulunacak. 100 bin yeni lira ve üstünde olan borçlar için bu yöntem uygulanmayacak. Başvurunun yapıldığı ayın sonuna kadar gecikme zammı hesaplanacaktır. Yönetim kurulunca belirlenecek yönteme göre, borcun ağırlıklı yaşı bulunarak, borcun ağırlık ortalama yaşı da yapılandırmaya esas olarak taksit sayısı kabul edilecektir. Ancak taksitler 60 ayı geçmeyecek.

Peşin ödeme yapanlara kanunun öngördüğü indirimin dışında bir indirim sözkonusu olacak mı?

Kanunun öngördüğü taksit sürelerine bağlı olarak alınması gereken taksitlendirme farkı alınmayacak.

Kanunun çıktığı tarihle yürürlüğe girdiği tarih arasında oluşan borçlar için aynı taksit imkanı sunulacak mı?

İşverenlerimizin ve sigortalılarımızın kurumumuza en son 31 Ocak 2005 tarihine kadar ödenmesi gereken borçları kanun kapsamında değerlendirilecek. Sonraki döneme ilişkin borçlar, kapsama alınmayacaktır. Kanun kapsamına sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik primi, idari para cezası ve sosyal yardım zammı, özel bina inşaatı ve ihale konusu işlerden kaynaklanan asgari fark işçilik tutarı ile topluluk sigortası ve isteğe bağlı sigortalılığı devam eden sigortalıların sigorta prim borçları giriyor.

Mükelleflerin vergi dairelerindeki 2004 yılı mali tabloları esas alınarak yapılacak denetim ve hesaplamalara göre; sadece likidite rasyoları yüzde 50’nin altında olanların düzenlemeden yararlanabileceği öne sürülüyor, bu doğru mu? Doğru ise Türkiye’de şirketlerin mali tablolarının gerçeği ne ölçüde yansıttığı tartışılan bir konu. Bu nasıl esas olarak alınacak?

Mükelleflerin verdiği bilançolar resmi beyan olarak kabul ediliyor. Bilanço esasına göre defter tutan 1 Ocak 2005 tarihi itibarıyla vergi mükellefiyeti devam eden işverenlerin en son vermiş olduğu Gelir veya Kurumlar Vergisi beyannamesi eki bilanço esas alınarak, ‘Dönen Varlıklar-Stoklar/Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar’ rasyosuna göre bulunacak oran 0,50 ve altında ise bu durum borçlu açısından ‘çok zor durum’ hali kabul edilecek. Buna göre; 0,50-0,40 arasında olması durumunda toplam borcun yüzde 10’u, 0,39-0,30 arasında ise toplam borcun yüzde 20’si, 0,29-ve altında ise toplam borcun yüzde 30’u terkin edilecek.

Prim borcu olduğu için teşvik kapsamındaki illerde teşviklerden faydalanamayan işyerleri, kanundan faydalandığında teşviklerden yararlanabilecek mi?

Teşvik alanlar ile teşvik alacaklar, yeniden yapılandırmaya mutlaka başvursun ve ödesin. Yoksa teşvik haklarından mahrum kalacaklar. İşverenlerin kanunun 1. maddesi kapsamındaki borçlarını yeniden yapılandırmaması halinde, başvuru süresinin sonra erdiği tarihten itibaren, yapılandırılmış borçları ile ilgili ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyenler; üretim, yatırım ve benzeri devlet yardımları ile teşvik ve desteklerden yararlanamayacak. Yararlanmaması gerektiği halde devlet yardımı aldığı sonradan anlaşılanlardan da yardım, teşvik ve destek ödemeleri kanuni faizi ile birlikte geri alınacak.

Borcunu yapılandırmayan belediyeler ve kamu kurumlarından tahsilat yapmak için hangi yöntemlere başvuracaksınız? Borç karşılığında elirlerine el koyacak mısınız?

Yeniden yapılandırmadan yararlanmayan belediye ve kamu kurumlarının gayrimenkullerine haciz uygulama hakkımızı kullanacağız.

İsteğe bağlı sigortalıların hangi sürelere ilişkin borçları yapılandırılacak?

Müracaat tarihinde isteğe bağlı sigortalılığının devam edip etmediğine bakılmaksızın, 1 Mayıs 2003-31 Mart 2005 süresi ödenmeyen primleri ile yapılandırma talebinde bulunup, yapılandırılan borçlarını ödemeye devam edenlerin kalan prim borçları uygulamaya dahil edilebilecek.

Yapılandırmaya esas isteğe bağlı sigorta borç tutarı nasıl hesaplanacak?

Borcun başlangıç tarihinden 31 Aralık 1998’e kadar uygulanan oranlara göre gecikme zammı uygulanacak. 1 Ocak 1999’dan 31 Aralık 2004 tarihine kadar toptan eşya fiyat endeksi (TEFE) dikkate alınacak. 1 Ocak 2005 tarihinden yeniden yapılandırma başvurusunun yapıldığı tarihten önceki ayın sonuna kadar ise üretici fiyat endeksi (ÜFE) esas alınacak. Aylık değişim oranları dikkate alınarak isteğe bağlı sigorta prim borcu yeniden hesaplanacak.

Hangi durumlarda prim borcu peşin ödenmiş sayılacak?

Borcun tamamının, yeniden yapılandırma için kanunda öngörülen başvuru süresinin sona erdiği tarihi takip eden ayın sonuna kadar ödenmesi halinde borç peşin ödenmiş sayılacak.

Başlangıçta taksitle ödeme tercih edilip daha sonra kalan borcun peşin ödenmek istenmesi halinde borç miktarı nasıl hesaplanacak?

Hesaplanan borcun kalan kısmının peşin ödenmek istenmesi halinde, uygulanan taksitlendirme farkının kalan aylara isabet eden kısmı indirilerek bakiye borç miktarı tahsil edilecek.

Yapılandırması devam eden isteğe bağlı sigortalılar bu yapılandırmadan nasıl faydalanacak?

Kalan borçların bu yeni kanuna göre yapılandırılmak istenmesi halinde, daha önceki yapılandırmaya göre ödenmiş taksit miktarları mahsup edildikten sonra bu miktar yeniden düzenlenecek.

SSK’lılar için 5 örnek

Babam 1974 yılında sigortalı oldu, 2006 yılına kadar toplam 900 gün SSK primi yatırdı. Bu ödemelere göre SSK ve Bağ-Kur prim affından yararlanabilir miyiz? Faydalanabilirsek ne kadar gün ve prim yatırmamız gerekir? (Ahmet Gülenç)

Bağ-Kur kapsamında olmadıysanız, Bağ-Kur’la ilgili prim yapılandırmasından doğal olarak yararlanamazsınız. Sosyal Sigortalar Kurumu’nda ise yapılandırmadan faydalanabilmek için isteğe bağlı sigortalı olmanız gerekir.

Meclis’ten geçen prim affı yasası askerlik borçlanmasını kapsıyor mu? Kapsıyorsa, bu haktan faydalanmak için nasıl bir çalışma yapmalıyız? (E. Emrah Ersin)

Af askerlik borçlanmasını kapsamıyor.

SSK’ya 1999 yılından 99 bin Yeni Türk Lirası borcu olanla, yine aynı yıldan 101 bin yeni lira borcu olanın yapılandırması nasıl olacak? 2 bin yeni liralık fark sebebiyle büyük bir haksızlık yaşanmayacak mı? Bu iki örneği hangi sistemlerle yapılandıracaksınız? (Necip Yıldızeli-İzmir)

Haksızlık yaşanmayacak. Çünkü ikisinde de dengeli bir ödeme imkanı söz konusu. 100 bin YTL üzeri olanlar çok zor durum hali belirlendiği takdirde terkinler yapılacak. 100 bin yeni lira altında borcu olanlar ise başvurduğu döneme ve yıla göre yüzde 15 ile 45 arasında indirim imkanından yararlanacak. Ayrıca 101 bin yeni lira borcu olan işverenler, başvuru tarihinden önce 2 bin yeni lira ile birlikte gecikme faizlerini yatırırsa 100 bin YTL’nin altında borcu olanlar sistemine göre borcunu yapılandırabilir.

8 Şubat 1963 doğumluyum. 1 Ocak 1976 tarihinde SSK’lı olarak işe başladım. 30 Ekim 2001 tarihinde işten ayrıldım. 2 Mayıs 1992’den itibaren Bağ-Kur’luyum. Hiç sağlıktan faydalanmadım. İcra yoluyla 280.00 YTL ödedim. SSK günlerimi Bağ-Kur’a aktarmam gerekiyor mu? Yeni çıkan aftan ne şekilde yararlanabilirim? Borcumu ödedikten sonra kaç yaşında emekli olabilirim? (Birol Kılıç-Adana)

Prim yapılandırmanın dışında olan yasal imkanı kullanarak SSK ve Bağ-Kur hizmetlerini birleştirebilirsiniz.

1979’un 3. ayında SSK’lı olarak sigortam başladı. Sigortalı günlerim belirli aralıklarla kesintilere uğradı. 1994 ile 2004 yılları arasında yurtdışında bulunmuştum. 10 yıllık süre içinde Türkiye’de sigortam çalışmadı. Fakat yurtdışında çalışırken elçilik ve oradaki şirketten imzalı kağıt (Çalışma Belgesi) çıkarttım. Sigortam devam ediyor. Bu yeni çıkan af kanunundan yararlanabilir miyim? Sigortasız olduğum günlerin borçlanması mümkün mü? (Ramazan Ustaoğlu)

Yurtdışındaki çalışma sürelerinin borçlanılması imkanı var. Bu borçlanma uyarınca ödenmesi gereken meblağ, prim yapılandırma kanunu kapsamına girmiyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious