Prof. Dr. Bozbel: Gerçek adalet olsa madenciler, işçiler ölmez

Prof. Dr. Bozbel: Gerçek adalet olsa madenciler, işçiler ölmez.11309
  • Giriş : 17.09.2014 / 17:36:35

Uluslararası Antalya Üniversitesi (UAU) Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Savaş Bozbel, hukukçuların 'hakka tapan bir millet' adına karar vermesi gerektiğini belirterek, gerekirse gök kubbe yerle bir olsa da hiçbir şeyin onu yolundan döndürmemesi gerektiğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Büyüyen Beşik

Uluslararası Antalya Üniversitesi (UAU) Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Savaş Bozbel, hukukçuların 'hakka tapan bir millet' adına karar vermesi gerektiğini belirterek, gerekirse gök kubbe yerle bir olsa da hiçbir şeyin onu yolundan döndürmemesi gerektiğini söyledi. Bozbel, hukukçuların karar verirken 'adaleti tesis etme' dışında başka bir düşünce ve saik içinde olmaması gerektiğini, böyle olması durumunda madencilerin, işçilerin ölmeyeceğini söyledi.

UAU, 2014-2015 akademik yılına 'merhaba' dedi. Üniversite konferans salonunda düzenlenen açılış töreninde ilk dersi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Savaş Bozbel verdi. 'Adalet özlemi içinde hukuk eğitimi ve yeni arayışlar' konulu ilk derste Bozbel, Türkiye'de yapılan araştırmada toplumun yaklaşık yüzde 35'inin kanunlar önünde devlet ile vatandaşın eşit olduğuna inanmadığını söyledi. Vatandaşların devlet ve memurların hatasında, hatta suç işlemese bile yargının kendilerini korumayacağına, mahkemelerde çıkar karşılığı iş yapıldığına inandığını belirten Bozbel, "Esasen hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin anayasasında yazılı olduğu bir ülkenin yurttaşlarındaki bu algı, kendi başına problemin ifadesidir. Yakın zamanlarda, hakim ve savcılara yönelik olarak yapılan bir ankete verilen cevaplar bunun nedenlerini gayet açık ortaya koymaktadır. Kısaca bu anketten 'devlet mi, birey mi' sorusuna verilen cevap yüzde 75 devlet şeklinde çıkmıştır. Bir toplumda, bireyin yargıya olan güveni yanında, adalet duygusunun geliştirilmesi, başkalarının hak ve hukukunu gözetme, hatta ona sahip çıkma da demokrasinin serpilip gelişmesi açısından son derece önemlidir." dedi.

İnsandaki adalet duygusunun geliştirilmesi, insan vicdanındaki basit ve apaçık adalet fikrinin ortaya çıkarılmasının ancak temel eğitim-öğretimle olabileceğini belirten Bozbel, temel eğitimde sorunlar yaşandığını anlattı. Lise eğitim ve öğretiminin tamamen üniversite sınavını kazanmaya yönelik bir program haline geldiğini belirten Bozbel, "Lise öğrencileri, haklı olarak, hayatlarının bu en önemli sınavını kazanmak için hem okulda hem dershanede, günde belli sayıda test sorusu çözmeye odaklanmaktadır. Test sınavında başarılı olan öğrenci hukuk fakültesine kaydını yaptırmaktadır. Ortaöğretimde geçirdiği 8 yıl boyunca sürekli bir sınavı kazanmak için refleks geliştiren öğrenci, hukuk fakültesine başladığında tamamen farklı bir öğrenim modeliyle karşı karşıya kalmaktadır. Bugüne kadar hiç kullanmadığı ve dolayısıyla geliştiremediği muhakeme yeteneğini kullanması kendisinden istenmekte ve yeteneği ölçüsünde hukuki bir sorunu çözmesi beklenmektedir." sözlerine yer verdi.

Bozbel, Türkiye'de hukuk fakültelerinde 'hukuk öğretimi'nin sorunlu olduğunu belirtti. Bozbel, "Ülkemizde hukuk fakülteleri yürürlükte olan YÖK yasasından ve uygulamalardan kaynaklanan ve iyi bir hukuk öğretim ve eğitimi için öncelikli olarak çözümlenmesi gereken çeşitli hukuksal, yönetsel ve mali yapısal sorunlarla karşı karşıyadır. Hukuk fakülteleri ders programlarında yer verilen konular özünde hukuk normlarının yapılarına, içeriğine ve uygulanmasına ilişkin olan toplumsal ilişkilerin ve devlet-vatandaş ilişkilerinin, kısaca insan yaşamının, tüm yönlerini içine alan ve ilgilendiren konulardır." ifadelerini kullandı.

'HAKKA TAPAN BİR MİLLET' ADINA KARAR VERECEK'

Hukukçuların karar verirken İstiklal Marşı'nda belirtildiği gibi 'hakka tapan bir millet' adına karar verdiğinin şuurunda olması gerektiğini anlatan Bozbel, "Gerekirse gök kubbe yerle bir olsa da vereceği kararla adalet tesis edilecekse hiçbir şey onu yolundan döndüremeyecektir. Kararını verirken de 'adaleti tesis etme dışında başka bir düşünce ve saik içinde olmayacaktır. İşte o zaman maden ocaklarının kara dehlizlerinde 301 insanımız kara elmasa feda edilmeyecek, bir asansörün yere çakılmasıyla 10 işçimiz 'kalkınma zayiatı' sayılmayacak, her gün bir kaç işçimiz, iş kazalarına kurban gitmeyecek, baklava çaldıkları gerekçesiyle çocuklarımız hapse ve kaderlerine mahkum olmayacak, etrafında güvenlik bariyeri kurulmadığı için güvenli zannedilen gölette insanımız kaybolmayacak, sınır kaçakçılığının cezası havadan gelen ölüm olmayacak, yolda seyir halinde iken aniden alev topuna dönen otobüste 49 insanımız can vermeyecek, bir durakta otobüs beklerken, fireni 'patlayan' bir kamyon yüzünden kadınlar dul, çocuklar yetim kalmayacak." şeklinde konuştu. Bozbel, bunlar sağlandığı durumda vatandaşların 'Ankara'da hakimler var' diyebileceğini ifade etti.

'SEKSEN FARKLI ÜLKEDEN ÖĞREN, 22 ÜLKEDEN AKADEMİSYEN VAR'

Açılış töreninde konuşan Rektör Göktepe, 2012 yılında ilk öğrencileri alarak eğitim öğretime başladıklarını hatırlattı. Bu yıl 3. dönemleri olduğunu belirten Göktepe, "Yaklaşık bin 500 lisan 150 civarında da yüksek lisan talebesi olarak bu yıl eğitim öğretim yılına başladı. Sağlık sıhhat içinde gitmeyi temenni ediyoruz. Üniversitemizin en temel özelliklerinden bir tanesi yabancı öğrenci miktarı ve çeşitliliği. Bu yıl itibariyle 80 farklı ülkeden yaklaşık yine 3'te bir öğrenci aramıza katılacak. Bu yıl itibariyle 22 ülkeden hocalar aramızda. 5 fakülte 10 bölüm olarak devam ediyoruz." dedi. Göktepe, gelecek yıldan itibaren iç mimarlık bölümünü de açmayı planladıklarını ifade etti.

Üniversitenin kuruluşundan itibaren kaliteyi merkeze çekerek yatay büyümeden yollarına devam etme stratejisini benimsediklerini belirten Göktepe, şöyle devam etti: "Hedefimiz maksimum 5 bin kişilik bir kampüs. Bunun da 5'te biri lisansüstü olması şeklinde devam ediyor. Bugün itibariyle doluluk yüzde 95. 61 vakıf üniversitesi arasında 14. sıradayız. Önümüzdeki yıl hedefimiz daha yüksek olarak devam edecek. Üniversitemizi 3 ana anlayışla oturtmaya çabaladık. Kalite, özgürlük ve huzur. Herkesin mutlu ve huzurlu olduğu bir ortamda yeni yılın hayırlı olmasını diliyorum."

Törene Antalya Vali Vekili Recep Yüksel, Döşemealtı Kaymakamı Mehmet Baygül, Rektör Cihat Göktepe, akademisyen ve öğrenciler katıldı. CİHAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious