Prof. Karpat'ın demokrasi manifestosu

Prof. Karpat'ın demokrasi manifestosu.9682
  • Giriş : 19.06.2009 / 12:03:00

Ünlü tarihçi Prof. Dr. Kemal Karpat da Türkiye'nin demokraside bir geçiş sürecindeki engellemellere dikkat çekti ve "çözüm için orduyu temsil eden kişilerle diyalog kurulmalı" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bolu'nun Abant beldesinde bugün başlayan Abant Platformu'nun "Demokratikleşme: 12 Eylül'den AB'ye Siyasi Partiler' toplantısında konuşan ünlü tarihçi yazar Kemal Karpat, "Demokrasi insanın hür doğduğuna, eşit olduğuna inanan bir sistemdir. Orta sınıfların rejimidir. Demokratik bir hayat tarzı insana yakışır bir tarz olduğu tatbikatta belirmiştir. Bu çok büyük bir kazançtır ve güdümlü idareye karşı en büyük araç budur. Bundan sonra yapılması gereken demokrasiyi güçlendirip, beslemek ve halkın temel kültürü arasına sokmaktır" dedi.

Abant Platformu'nun 'Demokratikleşme: 12 Eylül'den AB'ye Siyasi Partiler' başlıklı toplantısının açılışında konuşan Abant Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Levent Köker, Türkiye'nin demokrasi ve siyasi partilerin olmadığı 12 Eylül sürecinden Avrupa Birliği kimliği etrafında ifade edilen tam demokrasiye doğru gidiş içerisinde olduğu' tespitinde bulundu. Köker, son günlerde yaşanan oların, 12 Eylül'ün doğrudan veya dolaylı olarak benzerlerinin tekerrür etmemesi için ne kadar çok çalışılması gerektiğini de ortaya koyduğunu vurguladı.

Ünlü tarihçi yazar Kemal Karpat da Türkiye'nin demokraside bir geçiş sürecinde olduğunu dile getirerek, demokratikleşme yolundaki engellere dikkat çekti. "Demokrasi insanın hür doğduğuna, eşit olduğuna inanan bir sistemdir. Orta sınıfların rejimidir." diyen Karpat, elit kültürün halkı gütme amacını devam ettirdiğini savundu. Son 20-25 yıldan beri Türkiye'nin güdümlü demokrasiden gerçek demokrasiye yol aldığını belirten Karpat, 12 Eylül müdahalesinin bir dönüm noktası olduğunu kaydetti. Karpat, 12 Eylül'le ilgili olarak, "Bu halkı güdecek kontrol mekanizması en ince ayrıntısına kadar düşünülmüştü." yorumunu yapan Karpat, Turgut Özal'ın iktidara gelmesiyle demokratik tatbikata geçildiğini söyledi. Karpat, "Demokratik bir hayat tarzı insana yakışır bir tarz olduğu tatbikatta belirmiştir. Bu çok büyük bir kazançtır ve güdümlü idareye karşı en büyük araç budur. Bundan sonra yapılması gereken demokrasiyi güçlendirip, beslemek ve halkın temel kültürü arasına sokmaktır." şeklinde konuştu.

Demokratikleşme önündeki engellerin insanın hür doğduğuna ve eşit olduğuna inanmayan gruplardan geldiğine dikkat çeken Karpat, "Demokrasi halkın arasında kökleştikçe, halkın hala bir çobana ihtiyaç duyduğunu düşünerek mutlaka 'çoban olma' isteklerine devam etmektedirler. Bugün bu düşüncenin temsilcilerinden biri ordudur." dedi. Karpat, burada asıl sorunun Ordu ve bazı sivil müesseselerdeki elit felsefe olduğunu savunarak, "Bu felsefenin demokrasiyle, ilerlemeyle bağdaşmayacağının mutlaka anlaşılması gerekmektedir" uyarısında bulundu.

DEMOKRATİKLEŞME İÇİN ORDUYLA DİYALOG KURULMALI

Sorunun çözümü konusunda orduyu temsil eden kişilerle diyalog kurulması gerektiğini ifade eden Karpat, şöyle devam etti: "Orduyu, karşına alarak durmadan tehdit etmekle bir yere varamazsınız. Nereden başlanır bilmiyorum fakat bir diyalog kurma teşebbüsü yapılmamıştır. Ordu bu ülkenin en önemli temellerinden, varlığının garantilerinden birisidir. Orduyla demokratik diyalog kurmak, demokrasiyi güçlendirir; memleketin temellerine bir kat daha güç vermiş olur."

Kemal Karpat, demokratikleşme önündeki diğer engellerin de yorumlar yaparak mevcut kanunların hükmü ve manasını değiştiren yargı ve Türkiye'de bir türlü gelişmeyten muhalefet olduğunu belirtti. Karpat, "Muhalefet, iktidarı devirip onun yerine geçip hüküm sürmek sevdasından vazgeçmelidir. Bu yapılmadıkça Türkiye'de demokrasi tam olarak yerleşemez. Bu engeller durdukça Anayasa ve demokrasinin temel taşı olan halk idaresinin tam manasıyla tebellür ederek memlekete istikamet vermesi imkansızdır." şeklinde konuştu. Karpat, halkın seçtiği iktidarın bugün kendisine verilen gücü tam manasıyla kullanamadığını ifade etti.

Kemal Karpat, serbest ve dürüst seçim geleneği ve demokrasiyi eğitme çabasında önemli bir güç olan basının bu süreçte Türkiye'nin önemli kazanımları olduğunu sözlerine ekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*