Ramazan Bayramı ne zaman? İmsak vakti 2013 - İftar saati

Ramazan Bayramı ne zaman? İmsak vakti 2013 - İftar saati.37182
21.07.2013 / 09:47:31

Ramazan Bayramının birinci günü 8 Ağustos Salı günü Perşembe günü kutlanacak.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İmsak vakitlerine yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Hayırlı Ramazanlar...

Ramazan’ın tadı Eyüp’te çıkıyor

On bir ayın sultanı Ramazan, Eyüp’te bu sene farklı bir coşkuyla yaşanıyor.

Eyüp Sultan Hazretleri’nin türbesinin ziyarete açılmasının yanı sıra Kur’an tilaveti, dergâh usulü ilahiler, sema gösterileri farklı bir atmosfere götürüyor. Ramazan’da gül kokularının yayıldığı Eyüp Meydanı’nda havuzun üzerine bu sene özel bir dekorla Kâbe revakları kuruldu. Eyüp Belediyesi’nin kurduğu bu revakların altında Eyüpsultan Camii imamları farklı saatlerde Kur’an okuyor. Kur’an okumak isteyenler için Kur’an-ı Kerim ve cüzlerin olduğu bir kitaplık bulunuyor. Çocuklara ve yetişkinlere peygamber ve velilerin hayatından hikâyeler anlatılıyor. ÇAğrı filminin tiyatroya uyarlanan gösterimiyle birlikte her çarşamba yapılan sanal umre turları Eyüpsultan’a gelenleri adeta Mekke’ye götürüyor. Sahne kenarlarına kurulan ekranlarda da akşam namazından sonra sohbetler ve teravih namazları canlı yayınlanıyor. İftarın ardından yatsıyla birlikte Enderun usulü teravih namazı kılınıyor. Gece gündüz açık olan tarihî çarşı, restoranlar ve tarihî Cülus Yolu, Osmanlı Evleri ile de Eyüp’te Ramazan sabaha kadar devam ediyor. Yahya Kemal’in ifadesiyle ‘ölümü güzelleştiren’ Eyüpsultan’a gelenler buradaki manzaradan memnun. Ailece ve konu komşu toplanıp gelenler, Eyüp’te Ramazan’ı ihya etmeye çalışıyor. Eyüp Camii’nde ise sabah, öğle ve ikindi olmak üzere günde 3 ayrı mukabele okunuyor. Bu mukabelelerden birini 102 yaşındaki son Reisü’l-Kurra Ahmet Arslanlar Hoca okuyor. Osmanlı döneminde şeyhülislamlığa bağlı bir memuriyet olan Reisü’l-Kurra, Cumhuriyet’e miras kalan bir makam. Kurra sınıfının ve kıraat öğretiminin başında bulunuyor.

İftarlık ve iftariyelikler

Ramazan’ın ikinci haftasındayız. Bu hafta iftarlık ve iftariyeliklerden bahsedelim. İkisi arasında küçük farklılıklar bulunmakta… Sözlük anlamına göre “İftarlık: 1. İftarda top atılınca ilk yenilen yiyecek. 2. Oruçlu kişiye armağan olarak verilen her türlü yiyecek. 3. İftarda yenmeye elverişli “İftarlık lokum vb.”; iftariyelik ise “İftar açarken yemekten önce yenilen kahvaltılık hafif yiyecekler” olarak açıklanmakta... İftariyelikler sofrada hazır bulundurulan kahvaltılıklar ve yörelere göre değişen çeşitli hafif ve tadımlık yiyeceklerdir. Bu Urfa’da “çi küfte” olabilirken, Antakya’da cevizli biber, Konya’da iftar köftesi olarak adlandırılan kuru köfte olur. Her bölgenin, beldenin iftara uyan bir veya daha fazla yiyeceği de iftariyelikler arasında yer alır.

Geçmişte ev hanımlarının Ramazan hazırlıkları arasında iftariyelikler en önemli yeri tutardı. Mevsime göre reçeller yapılır, dışarıdan alınacak, sucuk, peynir türleri ve diğerleri önceden satın alınır, telaş olmasın, ibadet aksamasın diye Ramazan’a bırakılmazdı. Anadolu kadınlarının çoğu mukabelesiz Ramazan geçirmezlerdi. Günümüzde, artık teravihe de gidiliyor… (Erdemli’deyim ve bu Ramazan’da da Ulucami hanımlarla dolup taşıyor, maşallah). Bu nedenle iftariyelikler dışında erişteler, yufkalar vb. hazır edilmeliydi ki yemek hazırlıkları ibadeti aksatmasın. Bu hazırlıklar sırasında mahalledeki muhtaç aileler de ihmal edilmez, gözetilirdi.

Anadolu’nun çoğu yerinde oruç iftariyelikler ile açılır. İftariyelikler zemzem, hurma, tuz, peynir, zeytin, tereyağı, bal, pekmez, türlü çeşit reçeller başta olmak üzere kaymak, pastırma, sucuk, yoğurt, tahin-pekmez mevsimine göre domates, salatalık, küçük turplar, yeşillikler, kış mevsimiyse küpten kazınan kavurma, kıyma, acıka, cevizli biber, her tür küçük köfteler, börekler gibi ev hanımının yakıştırdığı bütün yiyeceklerden hazırlanabilir. Bu yiyecekler geçmiş zamanda meydan sinisi denilen on iki kişilik sofranın ortasına daha küçük bir sini ile konur; bir iki atıştırmadan sonra iftariyelikler sinisiyle sofradan kaldırılarak ortaya çorba getirilirdi. Böylelikle kahvaltılıklar tek tek toplanarak vakit kaybedilmezdi. Çorbayla başlamak isteyenler için çorbanın iftariyeliklerle beraber servis edildiği de olurdu. Bazı evlerde iftariyelikler yenildikten sonra akşam namazı kılınır, sonra yemek başlardı. Bazı evlerde ise iftariyeliklerden sonra yemek başlar, sonra namaz kılınırdı. Teravihe yetişileceği için iki durumda da acele edilirdi.

İftarlık ise yukarıda verilen üç anlamı da kapsamakla beraber halk arasında daha çok ikinci anlamı kullanılır. Buna göre genellikle oruç tutan çocukları özendirmek için onların sevdiği şeker, çikolata, meyve, çerez gibi yiyeceklerden ‘iftarlık’ olarak hediye verilir; çocuk onları iftar sofrasına koyarak top atılmasını bekler ve o hediyeyle orucunu açar, sonra iftariyelikleri yemeye başlar. Niyetli iken bir çay sofrasında veya yemek yiyen birileriyle beraber bulunursanız da mevcut yemeklerden size göz hakkı olarak iftarlık paket yaparlar. Veya manimizdeki davulcumuza verildiği gibi bir paket lokum, badem ezmesi, çikolata vb. iftarlık olarak hediye edilir, iftarda onlarla orucunuzu açarsınız.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*