Raportörün raporunda yer alan çarpıcı tespitler

Raportörün raporunda yer alan çarpıcı tespitler.11430
  • Giriş : 19.07.2008 / 02:46:00
  • Güncelleme : 18.07.2008 / 23:47:15

Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can, AK Parti'ye açılan kapatma davasıyla ilgili raporunu tamamladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Aksi yöndeki kararın ifade özgürlüğünün sınırlarını daraltacağı uyarısında bulunurken Venedik Kriterleri'ne, AİHM kararlarına ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne atıf yaptı. Can'ın tespitlerine tam destek veren anayasa hukukçuları da raporu 'doğru ve hukukî' buldu. Prof. Dr. Zühtü Arslan, "Rapor, hukukî çerçeveyi gösteren, üyelere ışık tutan bir belgedir." görüşünü aktarırken, Gazi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hasan Tunç, "Raportörün görüşü, olması gerekenleri yansıtıyor." dedi. Osman Can'ın değerlendirmelerine Anayasa Mahkemesi eski raportörü Mehmet Turhan da aynen katıldı. Türkiye'nin bağlı olduğu AİHM ve Venedik Komisyonu Kriterlerini hatırlatan Turhan, "Söz ve eylemleri şiddet içermediği sürece siyasi partiler kapatılamaz. AK Parti hakkındaki iddiaların hepsi ifade özgürlüğü kapsamındadır." görüşünü dile getirdi. Prof. Dr. İlyas Doğan ise AK Parti hakkındaki kararın Türk anayasal sistemi için bir dönüm noktası olacağına dikkat çekti. Mahkemenin ülkedeki gergin ortamı rahatlatabileceğinin altını çizen Doğan şu tespitlerde bulundu: "Bu kararla Türkiye'nin hukukun üstünlüğüne dayalı bir demokrasi çizgisi karşısındaki konumu da açığa çıkacaktır. Anayasa Mahkemesi hakimlerinin demokrasi anlayışımıza ivme kazandırmaları, böylece kısır rejim tar- tışmalarının son bulmasına katkı sağlamaları olasıdır."

Raportörün görüşleri üyeler açısından bağlayıcı değil. Üyelerin raporu okumalarının ardından Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç, toplantı günü belirleyecek. Kapatma kararı alınması için 11 üyeden 7'sinin oyu gerekiyor.

Anayasa hukukçuları, Can'ın raporunun hukukî çerçevede olduğu noktasında birleşiyor. Prof. Dr. Zühtü Arslan, Avrupa'da, şiddeti övmeyen, açıkça ırkçı bir politika izlemeyen siyasi partilerin kapatılmadığına dikkat çekiyor. Avrupa'da son 60 yılda toplam 3 siyasi parti kapatıldığını hatırlatıyor. Demokratik rejimlerde siyasi partilerin ancak istisnai durumlarda şiddet amaçlı faaliyet gösterdiklerinde kapatıldıklarını vurguluyor. Arslan şöyle konuşuyor: "Raportör bunları raporuna yansıtmış. Standartlara uygun bir rapor. Çok şaşırtıcı değil bu açıdan. Raportör, yayınladığı kitaplar ve yazdığı makalelerde özgürlükçü bir yaklaşım sergiliyordu. Hangi karar çıkarsa çıksın Türkiye için hayırlı olmasını dileyelim. İster kapatma ister ret çıksın, mutlaka Türkiye'nin siyasi partiler meselesini öncelikli olarak ele alması gerekiyor."

Eski Anayasa Mahkemesi Raportörü Prof. Dr. Mehmet Turhan da Can'ın görüşlerine katılıyor. Anayasayı değiştirme yetkisinin TBMM'de olduğunu vurgulayan Turhan, şöyle devam ediyor: "Yasama, niye barışçıl bir şekilde Anayasa Değişikliği yapamasın? Anayasa Değişikliği yaptı diye kapatılması demokrasiye aykırı. Siyasi davalarda raporun çok etkisi olmuyor. Benim dönemimde birkaç parti dışında bütün siyasi parti kapatma davalarında benim görüşümün tersine karar çıktı. Anayasa Mahkemesi, HAK-PAR kararında AİHM kararına uydu. AK Parti davasında da Avrupa kriterlerine uyabilir. Bu da son olur. Siyasi parti kapatma işinden vazgeçilir. Parti kapatmada dünya şampiyonu bir ülkeyiz. Çözüm olmadığı ortada. HADEP, DEP oluyor. DEP gidiyor DEHAP geliyor. DEHAP gidiyor DTP oluyor. Milli Nizam, Milli Selamet, Refah, Fazilet'e dönüşüyor." Turhan, AK Parti'nin siyasi parti kapatma şartlarını zorlaştırmamasının en büyük hatası olduğu görüşünde. İktidarın, davalardan önce AİHS, AİHM ve Venedik Komisyonu kriterlerini hayata geçirmesi gerektiğini belirtiyor. Turhan, "Hatta siyasi parti kapatmayı tamamen gündemden çıkartmalıyız. Kapatma davası sona erdikten sonra Avrupa standartlarında bir değişiklik yapılmalı." diyor.

Raportörün görüşleri hukukî

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Tunç, raportörün hem AİHM kararları hem de Venedik Komisyonu kriterleri çerçevesinde bir yaklaşım ortaya koyduğuna dikkat çekiyor. Tunç şunları vurguluyor: "Açıklamaları düşünce hürriyeti kapsamında değerlendirmesi, anayasa değişikliğini siyasi parti tasarrufu değil doğrudan yasama tasarrufu olarak görmesi hukuki bir yaklaşım. Anayasa ve diğer yasal mevzuattaki düzenlemelere göre, raportörün görüşü istişaridir. Üyelere bilgi sunumundan ibarettir. Bağlayıcılığı söz konusu değil. Üyeler değerlendirecek. AK Parti hakkındaki karar lehte de aleyhte de verilse pek çok hukuki tartışmaya neden olacak."

Prof. Dr. İlyas Doğan, gelişmiş demokratik hukuk devletlerinde yüksek mahkemelerin içtihatlarıyla anayasal sistemi biçimlendirdiğine, siyasi gerilimleri yumuşattığına işaret ediyor. Doğan, şu örneği veriyor: "ABD'de siyah renkli insanlara beyazlarla eşit haklar tanınması neredeyse bir asra yakın bir süre siyasetin en gerilim üreten konusuydu. Ancak Federal Yüksek Mahkeme 50'li yıllarda verdiği bir kararla sorunu hukuksal boyutuyla çözdü. Bu kararla Federal Yüksek Mahkeme'nin saygınlığı bir kat daha arttı." Doğan, AK Parti hakkındaki kararın da Türk anayasal sistemi için bir dönüm noktası olacağını dile getiriyor. Doğan, şöyle konuşuyor: "Böylece Türkiye'nin hukukun üstünlüğüne dayalı bir demokrasi çizgisi karşısındaki konumu da açığa çıkacaktır. Anayasa Mahkemesi hakimlerinin verecekleri kararla demokrasi anlayışımıza ivme kazandırmaları böylece kısır rejim tartışmalarının son bulmasına katkı sağlamaları olasıdır. Anayasa Mahkemesi'nin adil bir şekilde vereceği karar ülkemizdeki gergin ortamı rahatlatabilir."

İŞTE RAPORDA YER ALAN ÇARPICI TESPİTLER

AK Parti'nin eylemleri laikliğe aykırı değil. AİHM, kapatmayı ifade ve örgütlenme özgürlüğüne aykırı buluyor.

Venedik Kriterleri'ne göre partiler ancak şiddeti savunma veya araç olarak kullanma durumunda kapatılabilir.

Pek çok parti üniversitelerde kıyafet yasağının kalkmasını istedi. Yasama faaliyeti kapatma gerekçesi olamaz.

Cumhurbaşkanı, vata-na ihanet dışında yargılanamaz. Gül'ün Türk okullarıyla ilgili genelgesi laikliğe aykırı değil.

Söz konusu iddialarla ilgili Fethullah Gülen'in beraati, Abdullah Gül'e yönelik suçlamaları da ortadan kaldırmıştır.

AK Parti'nin program ve eylemleri laikliğe aykırı değil. Anayasa'nın 68. maddesinde belirtilen laikliğe aykırı fiillerin odağı haline gelmemiştir. Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'na göre kapatmayı gerektirecek sebepler oluşmamıştır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, parti kapatma kararlarını İnsan Hakları Sözleşmesi'ndeki ifade ve örgütlenme özgürlüğü ilkesine aykırı bulmaktadır.

AK Parti'nin faaliyetleri Anayasa ve yasalarda güvence altına alınan düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındadır. Yüksek Mahkeme'nin bir süre önce açıkladığı Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR)'nin kapatılmasını reddeden kararın gerekçesinde de benzer yaklaşımlar sergilenmiştir.

Venedik Kriterleri'ne göre siyasi partiler ancak şiddeti savunma veya şiddeti politik bir araç olarak kullanma durumunda kapatılabilir.

AK Parti'nin, söylem ve eylemleri, demokratik yaşam için doğrudan 'açık ve yakın tehlike' oluşturmamaktadır. Siyasi partilere kapatma yaptırımının uygulanması halinde örgütlenme ve ifade özgürlüğü ağır bir müdahaleyle karşı karşıya kalacaktır.

Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen 10. ve 42. maddelerdeki değişiklik, eşitlik ve eğitim-öğrenim hakkını pekiştiren, laiklik ilkesine aykırı olmayan bir düzenlemedir. Benzer değişiklik teklifleri siyasi partiler tarafından verilmiş, pek çok siyasi parti üniversitelerde uygulanan kılık kıyafet yasağının kaldırılması gerektiğini savunmuştur.

TBMM'nin yasama faaliyeti kapsamındaki değişiklik, kapatma gerekçesi olamaz. Anayasa değişikliği, yalnızca AK Parti'nin değil, Meclis'in yasama faaliyetidir. Değişiklik, Venedik Kriterleri çerçevesinde 'barışçıl bir anayasa değişikliği' niteliğindedir. Bir parti, barışçıl yoldan anayasa değişikliğini talep ediyorsa, bu talep o partinin feshi için yeterli sayılmaz. Yasama faaliyeti niteliğindeki bu eylem hoşgörüsüzlük olarak kabul edilemez.

Siyasi partilerin ülke sorunlarına ilişkin farklı çözüm önerileri getirmeleri, demokratik siyasi yaşamda üstlendikleri işlevin doğal sonucudur. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrası, anayasa değişikliğinin laiklik karşıtı eylem iddiası ortadan kalkmıştır.

Anayasa Mahkemesi'nce Refah Partisi ve Fazilet Partisi'nin kapatılmasının ardından toplumsal değişiklikler yaşandı. Toplumdaki değişikliğe paralel Anayasa'da değişiklikler yapıldı. Parti kapatmayı zorlaştıran hükümler getirildi.

Anayasa'nın 105. maddesine göre Cumhurbaşkanı, vatana ihanet suçu dışında yargılanamaz. Cumhurbaşkanı'na herhangi bir siyasi yasak verilmesi Anayasa'nın cumhurbaşkanının yargılanamayacağı ilkesine açıkça aykırı olacaktır.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün dışişleri bakanlığı döneminde Türk okullarıyla ilgili gönderdiği genelge laikliğe aykırı değildir. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Fethullah Gülen'in söz konusu iddiadan beraat ettiğine ilişkin karar vermiştir. Yargıtay tarafından da onanan beraat kararı Gül yönünden laikliğe aykırı eylem olduğu iddiasını ortadan kaldırmıştır. Gülen hakkındaki ceza davasında verilen beraat kararı Gül yönünden bir güvencedir.

Avrupa'da 50 yılda Almanya'da iki, İspanya'da bir parti olmak üzere sadece üç parti kapatıldı. Kapatılan bu partiler de terörle ilişkiliydi ve diktatörlüğü savunuyordu. Anayasa ve yasalarda siyasî partilerin varlıklarını sürdürmeleri esas, kapatılmaları ise istisna tutulmuştur.

Mahkeme, siyasî davalarda raportöre itibar etmiyor

Raportör Osman Can'ın 'AK Parti kapatılmasın' yönündeki raporunun ardından gözler Anayasa Mahkemesi'ne çevrildi. Ancak Mahkeme özellikle siyasi davalarda farklı kararlar veriyor. Anayasa Mahkemesi kaynaklarından edinilen bilgilere göre, üyeler sosyal güvenlik, ceza hukuku ve siyasi partilerin mali denetimi konularında raportörlerin raporuna uyuyor. Siyasi davalarda ise tablo tersine dönüyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecindeki 367 kararı ve eğitim özgürlüğüyle ilgili değişikliğin iptali bunun en somut örnekleri.

Raportör Tülen: 184 yeterli

Raportör Hikmet Tülen, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde açılan iptal davasında, Anayasa'nın 102. maddesindeki toplantı yeter sayısının 184 olduğunu kaydetti. Ancak Anayasa Mahkemesi üyeleri, 9'a 2 çoğunlukla toplantı yeter sayısının 367 olduğuna karar verdi; cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunu iptal etti.

Can: Esas denetimi yapılamaz

Raportör Osman Can, Anayasa'nın 10. ve 42. maddelerinde yapılan değişikliğin şekil şartlarına uygun olduğunu, mahkemenin esas denetimi yapma yetkisinin bulunmadığını belirtti. Yüksek Mahkeme ise 9'a 2 çoğunlukla şekil görünümü altında esas denetimi yaparak anayasa değişikliğini iptal etti.

Mahkeme raportörleri son dönemde açılan parti kapatma davalarında 'kapatılmasın' yönünde görüş bildiriyor. Raportör Osman Can, DEHAP davasında partinin kapatılmaması yönünde görüş bildirdi. Mahkeme henüz karar vermedi. Dönemin raportörü Mehmet Turhan, Fazilet Partisi davasında 'parti kapatılmasın' görüşünü savundu. Ancak Mahkeme, çoğunluk oyuyla FP'yi kapattı. Refah Partisi davasında ise dönemin raportörü Yusuf Öztürk 'kapatılması' yönünde görüş bildirdi. RP, oyçokluğuyla kapatıldı.

Hukukçulardan raportöre destek

Prof. Dr. İlyas Doğan

Karar, anayasal sistemimiz için dönüm noktası olacak. Mahkeme, demokrasiye ivme kazandırıp, kısır rejim tartışmalarını bitirebilir. Demokratik hukuk devletlerinde yüksek mahkemeler içtihatlarıyla siyasi gerilimleri yumuşatır. Üyeler, kararlarıyla demokrasi anlayışımıza ivme kazandırabilir.

Prof. Dr. Zühtü Arslan

Rapor, hukuki çerçeveyi gösteren, üyelere ışık tutan bir belge. Daha özgürlükçü bir siyasi partiler hukuku oluşturulmalı. vrupa'da, şiddeti övmeyen partiler kapatılmıyor. Doç. Dr. Can'ın hazırladığı rapor, standartlara uygun. Hukuki çerçeveyi gösteren, üyelere ışık tutan bir belge.

Prof. Dr. Hasan Tunç

Rapor, olması gerekenleri yansıtıyor. Anayasa değişikliğinin parti değil yasama tasarrufu görülmesi önemli bir hukuki yaklaşım. Raportör hem AİHM kararları hem de Venedik kriterleri çerçevesinde yaklaşım ortaya koydu. Düşünce hürriyeti ve yasama tasarrufu yönündeki görüşleri hukuki.

Prof. Mehmet Turhan

Rapor doğru ve hukuki. Söz ve eylemleri şiddet içermediği sürece partiler kapatılamaz. AK Parti ile ilgili iddialar ifade özgürlüğü içindedir. Mahkeme, HAK-PAR davasında AİHM kararına uydu. AK Parti davasında da Avrupa kriterlerini tatbik edebilir. Ancak siyasi davalarda raporun etkisi olmuyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*