Referandum için kim, ne diyor?

Referandum için kim, ne diyor?.9376
  • Giriş : 15.09.2007 / 15:38:00

Türkiye, 21 Ekim’de Anayasa değişiklikleri için sandık başına gidecek.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye, 21 Ekim’de Cumhurbaşkanı’nı halkın seçmesi, seçimlerin 4 yıla düşürülmesinin de aralarında olduğu hükümler taşıyan Anayasa değişiklikleri için sandık başına gidecek. 11 Eylül’den bu yana gümrüklerde oy kullanılmasına başlandı. Ancak halkın oylayacağı bu değişiklik teklifinde hukuki garabet anlamına gelen hükümler bulunuyor. Pakette, “11. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi” ne ilişkin geçici bir madde de yer alıyor. Buna göre, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra 40. günü takip eden ilk pazar günü 11. Cumhurbaşkanının seçimi için halk sandık başına gidecek. Abdullah Gül, 11. Cumhurbaşkanı olarak seçildi ve göreve başladı.

GEÇİCİ MADDE UYGULANAMAZ: AKP, referandumun kabul edilmesi halinde 11. cumhurbaşkanının seçimine ilişkin maddelerin uygulanmayacağını savunuyor. AKP Grup Başkanvekili Sadullah Ergin, 21 Ekim’de referanduma sunulacak Anayasa Değişikliği paketinde yer alan, “11. cumhurbaşkanının seçiminin nasıl ve ne zaman yapılacağını düzenleyen” geçici madde 19’un uygulanamayacağını öne sürdü.

Hedeflenen konu kalmadı: TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu da geçici maddelerin, prensip olarak, bir kez uygulanacağını ve işlevini tamamlamış olacağını ifade ederek, şöyle konuştu: “Geçici madde 19, 11. cumhurbaşkanının halkın seçmesini düzenliyordu. 11. Cumhurbaşkanı seçildiğine göre, o maddenin hedeflediği konu kalmamıştır. İçi boş bir hükümdür. İki tane 11. Cumhurbaşkanı olamayacağına göre, bu iş bitmiştir. Aynı şekilde, yeni anayasaya geçici bir madde eklenmedikçe genel seçimler de 5 yıl sonra yapılabilir. ”

Değişiklik yapılmalı: VATAN’a konuyu değerlendiren uzmanlar ise AKP’nin aksine referandumdan “evet” çıkması halinde yeni bir cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılması olasılığını güçlü görüyor.

Adalet eski Bakanı Hikmet Sami Türk, geçici 19. maddede açıkça 11. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin öngörüldüğünü belirterek, “11. Cumhurbaşkanı seçilmiş durumda. Ama o, bu kanun yürürlüğe girmeden seçildi. Bu kanun referandumla kabul edilirse, o zaman buna göre işlem yapılması gerekecek. Bu durumun düzeltilmesi için TBMM’nin, yeni bir Anayasa Değişikliği yaparak, referandumdan geçici maddeleri çıkarması gerekiyor. Ama mutlaka 367 oyla kabul edilecek bir değişiklik olmalı.

“GÜMRÜK OYLARI NE OLACAK?”: Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu ise durumu şöyle değerlendirdi: “AKP’nin uyarıları dinlemeyerek Anayasa değişikliğinde ısrar etmesi bu sonuca yol açtı. Referandum süreci işliyor. Bundan yeni bir değişiklik yapılarak dönüş zor görünüyor. Şimdiye kadar bu metne göre verilen oylar çöpe mi atılacak? Hukuki olmaz bu durum. Gerçi burası Türkiye.”

“DEĞİŞİKLİK OLMAZSA SANDIK”: Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Yekta Güngör Özden ise, mutlaka bir Anayasa Değişikliği yapılarak durumun düzeltilmesi gerektiğini savundu. Özden, “Ya bu paket değiştirilmeli ya da büsbütün iptal edilmeli. Yeni Anayasa taslağına bırakılabilir bu düzenlemeler. Bir akıl yolu bulup bu işi çözmek gerek. Bu yapılmaz ve referandumdan evet çıkarsa bunun gereği yapılmalı ve 40 gün içinde Cumhurbaşkanlığı sandığı kurulmalı. Artık seçilecek Cumhurbaşkanı da 11. değil, 12. olur” dedi.

“2 YIL ÖNCE İNER”: Prof. Ergun Özbudun ise, evet çıkması halinde 40 gün içinde cumhurbaşkanlığı seçimine gidilemeyeceğini savundu. Özbudun, “Referandum yapıldı ve Anayasa Değişikliği yürürlüğe girdi. Bugünkü cumhurbaşkının durumu ne olur?” sorusuna, “7 yıllık görev süresi 5 yıla inecektir. Hakim olan hukuki görüşe görev süresi 5 yıla düşecektir. Çünkü devam eden hukuki statülerde müktesep hak olmayacağı genel olarak hukuk literatüründe kabul görmüştür” yanıtını verdi.

AKP referandumla halkı deniyor

Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Süheyl Batum, Anayasa hukukuna göre referandumdan “evet” çıkması halinde, 40 gün içinde mutlaka cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Bu, bana göre bilerek, istenerek bu aşamaya getirilmiş bir durumdur. Çünkü bu kadar kötü hukuksal çıkmazla karşı karşıya bırakmak, bilmeden istemeden yapılabilecek bir şey değildir. Bunu önlemek için yapılacak bir sürü şey vardı. En basitinden TBMM’deki Cumhurbaşkanı seçimi, bu referandumun sonucunun beklenmesi için ertelenebilirdi. Bir sürü seçenek içinden en kötüsünün seçilmesi hatayla, bilgisizlikle yorumlanamaz. Bana göre bunun nedeni, bir deneme yapmaktır. Bu, ’ucu belirsiz bir şeyi bile halk kabul ederse ne getirsek kabul ettiririz’ testidir. Referanduma sunulan metin, ” bundan sonra Cumhurbaşkanı kimin tarafından seçilsin “ diyen bir metin değildir. Metin çok açık olarak halka, ”11. Cumhurbaşkanı bu metnin kabulünden 40 gün sonra halk tarafından seçilsin mi?“ sorusunu soruyor. ”Evet“ oyları daha fazla çıkarsa, 40 gün sonra halk yeni cumhurbaşkanını seçmek zorundadır. Halk böyle karar vermişken, ’halkım kusura bakma vekillerin senden önde davranmışlar, seçivermişler, boşver 7 yıl sonra seçersin’demek mümkün mü? Anayasa hukukuna göre bunu savunmak mümükün değil. Ama burası Türkiye. Burada bize giydirilen anayasa gömleğinden bahsediyoruz. ’İktidar ne kadarını uygulamak isterse o kadarını uygular’ diyenler bile çıkacaktır.”

Prof. Batum, Abdullah Gül’ün istifa etmesi zorunluluğunun olup olmadığı sorusuna ise “İstifa zorunluluğu yok” yanıtını verdi.

CHP: “AKP ÇÖZMEK ZORUNDA”

CHP Konya milletvekili Atilla Kart Gül’ün, Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde Anayasal anlamda yaratacağı kaos ortamını 3-4 aydır anlatıklarını belirterek, “O sıkıntılar, o kaotik ortam doğmuş durumda. Gözü kara şekilde, günü kurtarma uğruna bu kaotik ortama yol açanlar, bunun anayasal çözümünü de bulmak zorundadır. 22. yasama döneminde, maddi anlamda yasalaşması mümkün olmayan bir Anayasa Değişikliği teklifinde ısrar etmemek gerekirdi. Ama bu yapılmıştır. Bu olayın sorumlusu olanlar sütre gerisine yatmış durumda, olayları seyrediyorlar” dedi.

MHP: AKP’NİN KAFASI KARIŞIK

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, yeni bir kanunla yapılacak düzenlemelerle sorunun çözülmesinin mümkün olduğunu, ancak öncelikle hükümetin bu konuda “net” bir tavır ortaya koyması gerektiğini söyledi. “Bir kaos ortamı yaratılacak diye endişemiz var” diyen Şandır, şu görüşleri dile getirdi: “AKP Hükümetinin ne düşündüğünü bilemiyoruz. Ama kararı TBMM verecektir. TBMM, referandum kabul edilirse, düzenlenecek bir kanuna ek maddeler koyarak belirsizlikleri ortadan kaldırılabilir. Bu noktada AKP Hükümetinin kafasının netleşmesi lazım.”

DSP: CİDDİ ÇELİŞKİLER VAR

Anayasadaki bazı değişikliklerle ilgili olarak gümrük kapılarında halk oylamasının başladığını hatırlatan DSP lideri Zeki Sezer “Orada ciddi çelişkiler var. Türkiye, hukuksal bir kargaşaya ve kaosa sürükleyecek bir süreç yaşayacak. 11. cumhurbaşkanını seçtik. Şimdi 11. cumhurbaşkanını nasıl seçeceğimizin halk oylamasını yapıyoruz. İki 11. cumhurbaşkanına sahip olmak gibi garip bir durumla karşı karşıya kalabileceğiz” dedi.

VATAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious