Referandum İnsan Hakları Mahkemesi'ne götürülebilir!

  • Giriş : 15.10.2007 / 14:07:00
  • Güncelleme : 27.03.2010 / 03:03:51

Bağımsız Cumhuriyet Partisi, 21 Ekim referandumunun AİHM'e gidebileceğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bağımsız Cumhuriyet Partisi (BCP), 21 Ekim referandumunda halk oylamasına sunulacak Anayasa Değişikliği metninin İçtüzük ihlali ile Anayasa Mahkemesi'ne götürülebileceğini, bu mümkün olmazsa iç hukuk yolları tükenmiş olacağından vatandaşların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurmasının önünün açılacağını bildirdi.

Genel Başkanlığını Prof. Dr. Mümtaz Soysal'ın yaptığı BCP'nin bildirisinde, 21 Ekim referandumunun hukuken ve siyaseten "sakatlanmış" olduğu belirtilerek, Yüksek seçim Kurulu'nun böyle bir halkoylamasının yapılamayacağına karar vermesi gerektiği savunuldu. Halkoylamasının Anayasa Mahkemesi denetimine açık olduğu kaydedilen Açıklamada, "Yasama süreci bakımından halkoylaması konusu olarak yasayla ilan edilmiş bir metnin, kendisine ilişkin süreç tamamlanmadan, yarıyolda değiştirilmesini bir İçtüzük ihlali olarak Anayasa Mahkemesi önüne getirme olanağının doğduğu ileri sürülebilir" denildi. Yolun kapalı olduğunun savunulması durumunda ise iç hukuk yolları tüketilmiş sayılacağından vatandaşlar için AİHM'e başvurma yolunun açılacağı vurgulanan açıklamada, "Sonuçta Türk Devleti haksız ilan edilecektir" denildi.

Açıklamada, halkoylamasına sunulan Anayasa Değişikliği metninin hukuk tekniğine aykırı olduğu ve parlamenter sistemin yıkılıp yerine başkanlık sistemine geçiş denemesinin yapıldığı ileri sürülerek, “Bu hukuksuz sandık halkoylaması usulünü rejim değişikliği zorlamalarının aracı haline getirme sandığıdır. İlk adım olarak bu sandıkla da cumhuriyetin yarattığı parlamenter sistemi yıkıp başkanlık sistemine geçiş denemesi yapılmaktadır" denildi. Anayasa değişiklik metninin Cumhurbaşkanı Gül'ün durumunu güvence altına almaya yönelik kısaltılmış haliyle bile birbirinden farklı birkaç soruya birden “evet" ya da “hayır" demeyi gerektirdiği kaydedilerek, Yüksek seçim Kurulu'nun böyle bir halkoylamasının yapılamayacağına karar vermesinin gerektiği vurgulandı. Açıklamada, “Bağımsız yargıçlardan oluşan ve hiçbir mercie tabi olmayan bir kurumun bunca hukuk sakatlığı ortadayken suskun kalmaması gerekir. Yetkilileri hukuken ve siyaseten sakatlanmış bulunan bu sözde halkoylamasını durdurmaya çağırıyoruz" denildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious