'Reformları kararlıkla sürdüreceğiz'

'Reformları kararlıkla sürdüreceğiz'.16110
  • Giriş : 28.09.2008 / 21:09:00

Başbakan Erdoğan, Ulusa Sesleniş'te yaptığı konuşmada özellikle eğitim ve ekonomik gelişmelere dikkat çekerken çarpıcı istatistikler de sundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Çocuklarımıza, gençlerimize, gelecek nesillerimize yaptığımız her yatırım, ülkemizin muasır medeniyet seviyesinin ötelerine uzanan yolculuğunda en büyük gücü, serveti olacaktır" dedi.

Başbakan Erdoğan, televizyonlardan yayınlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında vatandaşların Ramazan Bayramı'nı kutladı. Bir Ramazan ayının daha geride bırakıldığını, Türkiye'nin bayram coşkusuna hazırlanıldığını dile getiren Başbakan Erdoğan, Ramazan ayının, milletçe birbirine bağlılığın güçlendiği, iyilik, paylaşma ve yardımlaşma duygularının canlandığı bereketli bir ay olduğunu kaydetti.

"Ramazan Bayramı'nı aynı coşku ve heyecanla idrak ederek, güzelliklerle dolu bu ayı taçlandırmış olacağız" diyen Erdoğan, konuşmasında, "Bir kere daha fark ettik ki biz birbirine etle tırnak kadar yakın, sıkılmış bir yumruk gibi sımsıkı bağlarla birbirine bağlı bir milletiz. Hepimizin sofrasını aynı nimetler bereketlendiriyor, hepimizin dudaklarından aynı dualar dökülüyor, birimizin ocağına düşen ateş hepimizin yüreğini yakıyor. İstiyoruz ki bayramlarımızın coşkusu, heyecanı ve mutluluğu da her insanımızı sarsın, acısı olan, derdi olan, yokluğu, yoksunluğu olan gönüller de bu güzel bayram vesilesiyle aydınlansın. Bu beklentiyle on bir ayın sultanı olan ramazan ayınızı ve bu ayı taçlandıran Ramazan Bayramı'nızı tebrik ediyor, ülkemize, insanlarımıza, tüm İslam alemine ve insanlığa hayırlar, güzellikler getirmesini temenni ediyorum'' ifadelerine yer verdi.

EĞİTME ÖNEM VERİLDİ

2008-2009 eğitim-öğretim yılının, bütün öğrencilere, öğretmenlere, eğitim camiasının mensuplarına, bütün velilere, ülkeye, millete hayırlı olmasını dilen Başbakan Erdoğan, Hükümet olarak eğitime çok büyük önem atfediklerini, bu alandaki eksiklikleri gidermek, çocuklara en iyi eğitim seviyesini sunabilmek için büyük gayret gösterdiklerini söyledi. Başbakan Erdoğan, ''Bizim hedefimiz sadece çocuklarımıza geçerli ve yeterli eğitim hizmeti vermek değil, bu okullarda Türkiye'yi geleceğe taşıyacak bilgili, donanımlı, özgüven sahibi, çok yönlü düşünebilen yeni nesiller yetiştirmektir'' dedi. Erdoğan, çok hızlı değişen ve gelişen bir dünyada, Türkiye'yi bugünlerden çok daha ileri seviyelere taşıyacak taptaze zihinlere ihtiyacın ne kadar büyük ve ne kadar hayati olduğunun rahatlıkla görülebileceğini vurguladı.

2002 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'nın bütçesinin sadece 7,5 milyar YTL olduğunu, 2008 yılında ise bu rakamın 22,9 milyar YTL seviyesine çıkarıldığını anlatan Başbakan Erdoğan, 2002'ye göre eğitime bütçeden ayırdığımız payın yüzde 207 arttığını bildirdi. Erdoğan şöyle konuştu: "Bu hedef, hükümet olarak bizim çok önemsediğimiz, vazgeçilmez gördüğümüz hedeflerimizden biridir, bunu da altı yıllık süre içinde bu alanda attığımız adımlarla gösterdik. 6 yıl gibi kısa bir zaman içinde tam 123 bin yeni dersliği eğitim ve öğretimimizin hizmetine sunduk. Yine 414 adet yeni ilk ve ortaöğretim yurdunu, 55 adet yükseköğretim yurdunu tamamlayarak hizmete açtık. 501 adet spor salonunu, 93 adet çok amaçlı salonu tamamlayarak öğrencilerimizin hizmetine sunduk. Bu dönemde Türkiye genelinde tam 383 genel lise, 500 Anadolu lisesi, 653 meslek lisesi, 89 Anadolu öğretmen lisesi, 27 fen lisesi, 15 sosyal bilimler lisesi, 20 spor lisesi ve 7 Anadolu güzel sanatlar lisesi hizmete açılmıştır. Bunlar Türkiye'nin eğitim alanında çağın gerektirdiği atılımı gerçekleştirmekte ne kadar kararlı olduğunun en açık delili olan yatırımlardır. Bakınız, 2002 yılında okul öncesi okullaşma oranı yüzde 11 seviyesinde iken, bugün bu oran yüzde 29'a ulaşmış durumdadır. Aynı güzel tablo yükseköğretim alanında da ortaya çıkmıştır; 2002'de yüzde 27 olan yükseköğretim okullaşma oranı bugün yüzde 36'yı aşmıştır.''

ÖĞRETMEN İHTİYACI

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, okul yapmanın, derslik açmanın yanı sıra bu okulların ve sınıfların en iyi imkanlarla donatılmasının çok önemli olduğuna dikkat çekti. Bu çerçevede, 8 veya daha fazla dersliği olan bütün okullara bilişim teknolojileri sınıfları kurduklarını ve kurmaya devam ettiklerini ifade eden Erdoğan, 6 yılda 30 bin eğitim kurumunu hızlı internet bağlantısıyla ADSL sistemiyle dünyaya bağladıklarını kaydetti.

Öğrencilerin yüzde 95'inin, bugün artık bilişim teknolojisi sınıflarından ve hızlı internet imkanından faydalanabildiğini bildiren Erdoğan, ''Elbette donanım deyince sadece teknolojik imkanları kastetmiyoruz, öğrencilerimizin zihinsel gelişimlerine yardımcı olacak diğer imkanları da bununla birlikte düşünüyoruz. Hükümet olarak 6 yıl içinde 4374 adet yeni kütüphane kurduk ve öğrencilerimizin hizmetine sunduk. Bununla da yetinmedik, velilerimizin her ders yılı başında kabusu olan ders kitabı sıkıntısına da son verdik, bu işi hükümet olarak biz üstlendik" şeklinde konuştu.

Eğitim alanında atılacak her ileri adımda öğretmenlere ihtiyaç duyulduğunu belirten Erdoğan, öğretmenleri unuturak atılacak adımların boşa atılmış olacağını ifade etti. 2003 yılından bugüne kadar 133 bin 609 kadrolu, 75 bin 741 adet de sözleşmeli öğretmenin ataması yaptıklarını hatırlatan Başbakan Erdoğan, "85 bin öğretmenimizin, uygun şartlarda dizüstü bilgisayar sahibi olmasını sağladık. Türkiye genelinde bin 440 adet lojman yaptık, 91 adet yeni öğretmenevi açtık, öğretmenevlerini özelleştirme kapsamından çıkardık. Milli Eğitim Bakanlığımız ve TOKİ işbirliğinde bugüne kadar öğretmenlerimiz için iki bin 788 konut yaptık. İmkanlarımız çerçevesinde öğretmenlerimizin maddi olarak daha iyi imkanlarla yaşamaları için büyük gayret gösteriyoruz, bundan sonra da bu hassasiyetimiz sürecek'' dedi.

EĞİTİM SEFERBERLİĞİ

Başbakan Erdoğan, Hükümet olarak, yurdun her köşesine mümkün olan en yüksek standartlarda eğitim imkanını sunma gayretinde olduklarını söyledi. Hiçbir çocuğun bu eğitim seferberliğinin dışında kalmasını, sosyal, ekonomik, coğrafi ya da kültürel sebeplerle tek bir çocuğun bile eğitim hakkından mahrum kalmasını istemediklerinin dile getiren Erdoğan, bu hedef doğrultusunda, geçen 6 yıllık sürede 1 milyon 876 bin çocuğa eğitim yardımı yaptıklarını kaydetti. Erdoğan, ''1 milyon çocuğumuza sağlık yardımı yaptık. Eğitim hakkını çeşitli sebeplerle kullanamayan 280 bin çocuğumuzu 'Haydi Kızlar Okula' kampanyası sayesinde okullarına kavuşturduk. Gönül Köprüsü Projesi'yle 100 bin öğrencimizi Doğudan Batıya, Batıdan Doğuya taşıdık, birbirleriyle kucaklaştırdık. Bütün bunlardan sonra sorunlar bitti mi, elbette bitmedi ama bu eğitim kervanı yola çıktı, mutlaka hedefine varacak" diye konuştu.

İlköğretim alanında alınan bu mesafelerin, yükseköğrenim alanında da sağlandığını vurgulayan Erdoğan, geçen 6 yıllık sürede 53 yeni üniversite açtıklarını, böylece üniversite sayısının 130'a çıktığını söyledi. Her ile bir üniversite kazandırdıklarını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunu ülkemiz için çok önemli bir kazanç olarak görüyoruz. Ama sadece üniversite açmak da yeterli olmuyor, bu üniversitelerde okuyacak öğrencilerimizin barınma ve burs ihtiyaçlarını da düşünmek, bu konularda da çareler üretmek gerekiyor. 2002 yılında üniversite öğrencilerimize ödenen burs ve kredi miktarı sadece 45 YTL iken, bugün yani 2008 yılı itibarıyla söylüyorum 2009 değil, 160 YTL'ye yükselmiş durumda. Kredi ve burs miktarlarında 5 yılda tam yüzde 256 oranında bir artış gerçekleştirdik. Doktora öğrencilerimiz 135 YTL burs ve kredi alıyorlardı, bugün 480 YTL alıyorlar. Yine, 2008 itibariyle ÖSS'de ilk 100'e giren öğrencilerimize ve amatör milli sporcu olan öğrencilerimize de 480 YTL burs vermeye başladık. Türkiye'yi hızla değişen ve gelişen dünyanın en ileri ülkelerinden biri haline getirmek istiyorsak, bu ülkenin gençlerine sağladığımız imkanları geliştirmek zorundayız. Çünkü o genç dimağlar, bugünün kalkınan ve gelişen Türkiye'sini çok daha zor dünya şartları içinde çok daha ileri seviyelere taşıyacak olan dinamik güçler olacaktır."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hızla gelişen küresel ekonomik dalgalanmadan Türkiye'nin de etkileneceğini ifade ederek, "Türkiye artık eskisi gibi, krizlere ve dalgalanmalara karşı zayıf değil, makroekonomik temellerini güçlendiren, hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşayan bir ülkedir" dedi.

Başbakan Erdoğan, televizyonlarda yayımlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Dünyada, ABD merkezli bir ekonomik dalgalanmanın hüküm sürdüğünü hatırlatan Erdoğan, bunu, 'Yüzyılda bir görülebilecek bir kriz' olarak tanımladı. Bu sürecin, sadece finansal piyasalarla sınırlı kalmadığını, reel ekonomiyi de derinden etkilediğini vurgulayan Erdoğan, dünyanın en gelişmiş ekonomilerinin de aralarında bulunduğu birçok ülkenin, ekonomik daralma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu kaydetti.

Erdoğan, tüm dünyada, özellikle gıda ve enerji hammadde fiyatlarının da yüksek oranlarda arttığını belirterek, "Hızla gelişmekte olan bir ekonomi olarak Türkiye de bu küresel dalgalanmadan etkileniyor, etkilenecektir. Ancak burada önemli bir hususun altını çizmek istiyorum. Türkiye artık eskisi gibi, krizlere ve dalgalanmalara karşı zayıf değil, makroekonomik temellerini güçlendiren, hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşayan bir ülkedir" diye konuştu.

Geçen 6 yılık süreçte birçok olumsuzsuz gelişmenin geride birakıldığına işaret eden Erdoğan, "Ekonomimiz, bütün bu olumsuz gelişmeler karşısında esnekliğini ve dayanıklılığını ispat etmiştir. Bugün, küresel ölçekte çok daha büyük bir dalgalanma sürecinden geçiyoruz. Türkiye bu krizi, bu dalgalanmayı da mutlaka aşacak, 6 yıldır üst üste kaydettiği başarıları daha ileri noktalara taşımaya devam edecektir. Bakınız, son 6 yıldır bir yandan Türkiye ekonomisinin tüm göstergelerini rekor seviyelere doğru taşırken, bir yandan da bu kazanımlarımızı korumak için köklü reformlar yaptık. Türkiye ekonomisini sağlam bir temel, sağlam bir zemin üzerinde inşa etmek için birçok reformu cesaretle ve kararlılıkla gerçekleştirdik.'' dedi.

"MALİ DİSİPLİNDEN TAVİZ VERMEYECEĞİZ"

Başbakan Erdoğan, mali disiplinden asla taviz vermediklerini ve vermeyeceklerini söyledi. Bu yılın sekiz aylık döneminde 40.9 milyar YTL'lik bir faiz dışı fazla performansı yakalandığını, bütçenin 4.6 milyar YTL düzeyinde fazla verdiğini dile getiren Başbakan Erdoğan, ''Geldiğimiz noktaya bakıldığında Türkiye, birçok Avrupa Birliği ülkesinden daha iyi durumdadır. Kamu borcunun Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYİH) oranı Avrupa Birliği üyesi ülkelerde ortalama yüzde 60 seviyelerindeyken, bu oran ülkemizde 2007 yılı sonunda yüzde 39 düzeyine kadar çekilmiştir. Paramıza olan güvenin de artmasıyla Yeni Türk Lirası, Hazine borçlanmalarında kullanılan en temel enstrüman haline getirilmiş, döviz cinsi borçlarımızın toplam borç stoku içindeki payı yarıya indirilmiştir'' şeklinde konuştu.

Enflasyondaki düşüş eğiliminin geçen 2 yıllık dönemde çeşitli şoklar nedeniyle duraksadığını hatırlatan Erdoğan, bu şokların en başında, uluslararası piyasalarda gıda ve enerji fiyatlarının rekor düzeylerde artmasının geldiğini söyledi. Bu tür fiyat baskılarının ortadan kalkmasıyla birlikte enflasyonda tekrar güçlü bir düşme eğiliminin yakalanacağını vurgulayan Erdoğan, son dönemde Türkiye'de en çok tartışılan konulardan bir diğerinin ise cari işlemler açığı olduğunu kaydetti.

Türkiye ekonomisinin kaydettiği başarıyı göremeyenlerin son 6 yıldır sürekli olarak cari açıktan bahsettiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: ''Türkiye özellikle enerji noktasında dışa bağımlı bir ülke. Yurt içi tasarruflar yatırım ihtiyacını karşılayacak düzeye ulaşmadığı için ve enerjiye ödediğimiz bu yüksel bedel nedeniyle cari işlemler açığı ortaya çıkıyor. Ayrıca yüksek cari açık olgusu, hızlı büyüme sürecinden geçen pek çok gelişmekte olan ekonomide de gözleniyor. Ancak Türkiye ekonomisinin 2002-2007 döneminde yakaladığı ihracat performansı tarihi bir seviyeye ulaşmış, geriye dönük 12 aylık ihracatımız tam 132 milyar doları yakalamıştır. 2003 öncesinde ortalama 1 milyar dolar olan yıllık doğrudan küresel sermaye yatırımları 2007 yılında 22 milyar dolara ulaşmıştır."

"TÜRKİYE GÜÇLÜ VE SAĞLIKLI BİR EKONOMİK YAPIYA SAHİP"


Başbakan Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasını şu sözlerle bitirdi: ''Bugün bütün kurumlarımız, ekonomimizin tüm aktörleri,

gerektiği yerde ve gerektiği zamanda tedbirleri uygulamaktan asla vazgeçmeyecek, asla tereddüt etmeyecektir. Türkiye, güçlü, sağlam, sağlıklı ekonomik yapısıyla inşallah bu ekonomik dalgalanmayı da en az etkiyle atlatacaktır. Bundan önce

de benzer dalgalanmaları, benzer türbülansları atlattık. Her bir dalgalanmadan çok daha güçlü, kendimizi çok daha fazla ispatlamış

şekilde çıktık. Türkiye ekonomisinin bu dayanıklı, şoklara karşı dirençli yapısı, dünya genelinde de takdir ve övgü toplamıştır. 6 yıl boyunca ekonominin, ülkemizin, milletimizin yararına olacak adımları atmak noktasında en küçük bir tereddüt göstermedik. On yıllar boyunca gerektiği halde yapılmayan işleri cesaretle ve kararlılıkla bu 6 yılda yaptık.

Cesaretimizin, kararlılığımızın, özellikle de sizin bize olan güveninizin bir eseri olarak, ekonomimiz tarihi nitelikte rekorların altına imza attı. Bu güveni muhafaza ettiğimiz sürece çok daha fazlasını göreceğimizden emin olunuz. Türkiye çok daha iyilerine layıktır. Türkiye çok daha iyilerini görebilecek potansiyele, zenginliğe, birikime, tecrübeye sahiptir. Yeter ki kendimize inanalım, yeter ki birbirimize inanalım, yeter ki ülkemize inanalım. Yeter ki aramıza nifak sokmaya çalışan çıkar çevrelerinin oyunlarına gelmeyelim. Yeter ki istikrar ve güven ortamını zedelemeye çalışanlara prim vermeyelim. Allah'ın izniyle o zaman aşamayacağımız engel, ulaşamayacağımız hedef yoktur.

Türkiye'yi daha mutlu ve müreffeh yarınlarına taşıyacak olan, Türkiye'yi dünyanın en güçlü ülkelerinden biri haline getirecek olan değişim her alanda birbirini tamamlayan atılımlarla sağlanabilir. Türkiye çok yönlü bir değişim gerçekleştirmektedir ve mutlaka dünyanın en önemli, en aktif, en etkin aktörlerinden biri haline gelecektir.

Yarınlar Türkiye için çok daha güzel olacaktır, bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bu sözlerle konuşmama son veriyor, mübarek Ramazan Bayramı'nızı tekrar kutluyorum, size, ailenize ve sevdiklerinize huzur, sağlık ve afiyet diliyorum. Daha nice bayramlara birlik, beraberlik içinde kavuşmak temennisiyle, kalın sağlıcakla.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*