Rehn'e göre 50 yıl sonrasının AB'si

  • Giriş : 21.03.2007 / 00:00:00

Financial Times'da yer alan makalesinde 50 yıl sonra görmeyi düşlediği AB'yi yazan Genişlemeden Sorumlu Üye Rehn, Türkiye'nin üyelik tarihi konusunda ipucu vermedi

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Avrupa'nın önde gelen isimleri, bundan 50 yıl sonra görmeyi düşledikleri AB'yi kaleme aldı.
Financial Times'ın özel ekinde yer alan "AB: Gelecek 50 Yıl" başlıklı derlemede en ilginç makalelerden birinin altında, AB Komisyonu'nun genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn'in imzası bulunuyor. Aday ülkelere tarih vermeyi sevmeyen Rehn, makalesinde geniş yer tutan Türkiye'nin üyeliğinin zamanlaması konusunda da net bir ipucu vermiyor. Buna karşın son genişleme tarihini 2033 olarak belirtmesi, akıllara "Acaba son ülke Türkiye mi?" sorusunu getiriyor.
Rehn'in Türkiye'yle ilgili ileriye dönük tahminleri 2007 seçimlerinin hemen sonrasında başlıyor. Başlangıçtaki tereddütler ve her iki tarafta da yaşanan geriye gidişlerden sonra, Türkiye'nin katılım sürecinde ilerlemeye devam ettiğini belirten Rehn, "AB, kendi üyeleri arasında yaşanan zor tartışmalara rağmen bu sürecin devam etmesini sağladı. Türkiye'de 2007 seçimlerinden sonra işbaşına gelen hükümet de reformlara verdiği hızla bunu karşılıksız bırakmadı" ifadelerini kullanıyor. Türkiye'deki iç siyasete de vurgu yapan Rehn, öngörüsünü, "Türk siyasetindeki AB taraftarları, yeni bir siyasi kuşağın doğmasının da yardımıyla, sağ ve sol kesimdeki milliyetçilere karşı galip geldiler" cümlesiyle anlatıyor.

Kıbrıs için 6 yıl
Kıbrıs sorununun çözümü için 2013'ü işaret eden Rehn, Türkiye'nin Ortadoğu'da yaşanan şiddet ve kargaşa ortamında AB'ye ılımlı İslamla güçlü bir köprü kurması için yardım ettiğini belirterek, "Türkiye katıldığında sorgulanamayacak düzeyde Avrupa ülkesi, sorunlu bir bölgede istikrar çabası ve Müslüman dünya için bir demokrasi eşiğiydi" ifadelerini kullanıyor.
"AB daha fazla genişlemeyi reddederek Türkiye'ye ve Balkanlar'a rahatlıkla sırtını dönebilirdi" diyen Rehn, "Bu çok büyük bir fırsatın kaçırılması olurdu ve AB'yi dünya düzeyinde daha küçük bir oyuncu haline getirirdi" yorumunda bulunuyor.
Rehn, 2057'ye yönelik öngörüsünü şu ifadelerle tamamlıyor: "Roma Anlaşması'nın 100. yılında en büyük tartışmayı AB'nin, ABD'nin katılım başvurusunu kabul edip etmeyeceği oluşturuyordu. Görüşler çok bölünmüştü, ancak AB, imtiyazlı ortaklık verilmesi eğiliminde görülüyordu."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious