Rektörü de istemiyoruz!

Rektörü de istemiyoruz!.10167
  • Giriş : 07.12.2006 / 00:00:00

Gazi Üniversitesi'nin milliyetçi gençliği ayaklandı: Bizi atıp okulu ele geçirecekler.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bir emniyet amirinin öldürülmesiyle başlayan, Rektör Prof. Dr. Kadri Yamaç'ın açıklamalarıyla yeni bir boyut kazanan ve son olarak Öğretim Üyesi Kadir Cangızbay'ın derslere girmeyeceğini açıklamasıyla doruğa çıkan tartışmalarda milliyetçi öğrenciler ve öğretim üyeleri hedef seçildi. Ancak iddiaların aksine öğrenciler, şiddete kesinlikle başvurulmadığını ve parti tetikçisi olmadıklarının altını çizdi. Suçlanan adres ise Rektörlük oldu. İşte, Gazi Üniversitesi'nde yaşanan gelişmeler...

Tepkiler rektöre yöneldi

Tartışmayı kıvılcımlandıran olay, Tolunay Bostancı ismindeki kişinin bir emniyet amirini öldürmesi oldu. Olayın ardından Bostancı'nın, Gazi Üniversitesi öğrencisi ve ülkücü olduğu öne sürüldü. Fakat, yapılan araştırmada, şahsın üniversite öğrencisi dahi olmadığı ortaya çıktı.

Olayın ardından bir açıklama yapan Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kadri Yamaç ise 'Gazi Üniversitesi'nde reisçilik oyunu oynanmasına izin vermeyeceğiz' dedi.

Bu açıklamadan kısa bir süre geçmişti ki, Gazi Üniversitesi öğretim üyelerinden Kadir Cangızbay, milliyetçi gençlerden tehdit aldığını iddia ederek, İletişim Fakültesi'ndeki derslere girmeyeceğini açıkladı. Bu gelişmeler, sessiz bekleyiş içinde olan öğrencilerin tepkisini de beraberinde getirdi.

'Şiddete başvurmuyoruz'

Tercüman, bu gelişmelerin ardından Gazi Üniversitesi'nde öğrencilerin ve öğretim üyelerinin nabzını tuttu. Kendilerine yönelik suçlamalara cevap veren milliyetçi öğrenciler, yaşanan olayların sebebinin Rektörlük olduğunu öne sürerek, Rektör Kadri Yamaç'ı istemediklerini dile getirdiler.

Milliyetçi öğrenciler, öğretim üyelerine korku saldıkları iddiasına, 'Üniversitemizdeki hocalarımız Türkiye'nin en Aydın insanları; biz onlara nasıl korku verelim?' diye cevap verdiler.

Dışarıda olumsuz bir imaja sahip olduklarını kabul eden milliyetçi öğrenciler, 'Dışarıdan nasıl göründüğümüz değil, bizim nasıl olduğumuz önemlidir' dediler. Prof. Dr. Kadri Yamaç'ın 'Üniversitede reisçilik oyunu oynanmasına izin vermeyeceğiz' sözünü eleştiren milliyetçi öğrenciler, üniversite yönetiminin ortamı kızıştırmak için provokasyon yaptığına inanıyor.

'Milletimizin realitelerine, kültürümüze sahip çıkıyoruz' diyen milliyetçi öğrenciler, bunu yaparken asla şiddete başvurmadıklarını iddia ediyorlar.

Hiçbir siyasi parti ile alakalarının olmadığını söyleyen milliyetçi öğrenciler, 'Partinin tetikçisi değiliz' diye konuştular. Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Kadir Cangızbay'ı tehdit edip, arabasının tekerleklerinin indirilmesi olayından milliyetçi öğrencilerin sorumlu tutulmaya çalışıldığını vurgulayan öğrenciler, bu iddiaları da kesin bir dille reddettiler.

Cangızbay'ın daha önce içkili olarak derse girdiğini ve ders anlatım tarzının küfürlü olduğunu öne süren milliyetçiler, 'Hocamızın arabasının tekerleklerini indirme olayı da, tehdit iddiası da tamamen kişisel bir sorundan kaynaklanıyor diye düşünüyoruz' ifadelerini kullandılar.

'Cangızbay reklam mı yapıyor?'

İsminin açıklanmasını istemeyen bir öğretim görevlisi ise, Cangızbay olayının arkasında başka bir şeyler olabileceğini söyledi. Daha önce de tehdit ve şiddete maruz kalan Cangızbay'ın, Gazi Üniversitesi'nin gündemde olduğu böyle bir dönemde, bu tarz bir çıkış yapmasını anlayamadığını söyleyen öğretim görevlisi, bunun altında reklam yapıp, ismini duyurma çabası olabileceğini aktardı.

Siyasiler ellerini gençlerden çeksin - Prof. Mustafa Altunbaş (Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi)

'Gazi Üniversitesi, son günlerde verdiği eğitim ile değil, başka olaylarla basında yer almaya başladı. Gazi Üniversitesi kozmopolit bir yapıya sahip, büyük bir üniversite. Türkiye'nin çok farklı yerlerinden öğrenciyi bünyesinde barındırıyor. Bu nedenle öğrenciler arasında siyasi kümeleşmeler oluyor. Üniversitede gerçekleşen olaylarda aslına bakarsanız bir azalma var. Asıl tehlikeli olan öğretim üyelerine yönelik olan saldırılar. Sadece Cangızbay olayı değil, daha önce uzun saçı ve küpesi yüzünden başka öğretim üyelerimiz de tehdit aldı. Gazi Üniversitesi kampusünün Nasreddin Hoca'nın türbesine dönüşmesinin nedeni, geniş bir alana yayılması. Bu da güvenlik zafiyetine yol açıyor. Öğretim üyelerine yönelik baskıların artması onaylanacak bir tutum değil. Rektörlük öğretim üyelerine yönelik saldırılara karşı hocalarımıza güvence vermeli. Cangızbay'a daha önce de saldırılar olmuştu. Cangızbay sadece İletişim Fakültesi'ndeki derslerini bıraktı. Rektör Prof. Dr. Kadri Yamaç'ın 'Reisçilik oynanmasına izin vermeyeceğiz' çıkışı doğru bir çıkıştır. Üniversiteler herkesin eşit olduğu, kimsenin kimseye üstünlük sağlamadığı, baskı kurmadığı yerler olmalıdır. Şu an üniversitede kümeleşme vardır ve giderilmesi gerekir. Siyasiler bu gençlerden ellerini çekmelidir. Bu gençler başı boş bırakılmamalı, kurda kuşa yem edilmemeli.'

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious