Renault'un Kontrat 2009 projesi

Renault'un Kontrat 2009 projesi.18120
  • Giriş : 30.01.2008 / 18:11:00

Oyak Renault Genel Müdürü Alain Gabillet, Türkiye'de otomotiv sektörünün daha iyi gelişmesi için vergi, fiyat ve gelir dağılımı gibi altyapı etkenlerinin iyileştirilmesinin gerekli olduğunu belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İstanbul merkezli Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD), Celal Toprak başkanlığında yönetici ve üyeleri ile Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikası’nı ziyaret etti. Fabrikadaki tüm üretim bantlarını gezen EGD üyeleri sac plakasından bir otomobilin nasıl meydana geldiğini bütün ayrıntılarıyla izledi.

Ziyarette gazetecilere bir sunum yapan ve soruları cevaplayan Oyak Renault Genel Müdürü Gabillet, sektörün 30 yıl öncesine göre önemli bir büyüme kaydettiğini, piyasa önderlerinin rekabet içerisinde yeni ürün ve çevreye olan duyarlılıklarıyla liderliği kapma noktasında birbirleriyle yarıştığını dile getirdi.

“Türkiye önemsenmeyecek yerde değil”

Binek araçta Renault’un lider bir firma olarak yeni markalar ile tüketicinin talebine cevap vermeye çalıştığını belirten Gabillet, ekonomideki iniş ve çıkışlara rağmen Türkiye’nin gösterdiği performansı takdirle karşılamak gerektiğini bildirdi.

Japonya ve ABD’nin başı çektiği uluslararası sektöre yeni büyük oyuncuların girdiğini hatırlatan Gabillet, “20 yıl önce Japonya’nın adı dahi yoktu. İngiltere ve İtalya ise giderek güç kaybediyor. Çin, Hindistan, Kore, Rusya ve Tayland güçleniyor. Türkiye de üst sıralara tırmanma gayretinde” dedi.

Türkiye’nin 16. sırada yer almasının önemsenmeyecek bir seviye olmadığını kaydeden Gabillet şöyle konuştu:

“Türkiye’de 2007’de kamyon, minibüs, otobüs, binek ve ticari araç olmak üzere 1 milyon üretim gerçekleşti. 600 bini binek aracı. Bunun 800 bini ihracat. 2010 yılında 2 milyon araç üretilecek ve 1.5 milyonu ihraç edilecek. Türk otomotiv sektörü gelişimi itibariyle yaklaşık 10 yıldır giderek yukarı bir trend sergiliyor. Tekstil ve hazır giyimi geride bıraktı. Sektörün 21 milyar dolarlık bir cirosu var.”

“Vergiler sektörün önünde engel”

Alain Gabillet, Türkiye’nin değişken ve sürekli talebe açık bir ülke olması açısından otomotiv sektöründeki uluslararası oyuncuların sürekli göz önünde tuttukları bir ülke olduğunu söyledi. Ekonomi olarak dışa açılmayı ve ihracatla büyümeyi öne çeken bir ülke olarak Türkiye’de olumsuz etkenlerin olduğuna dikkat çeken Gabillet, “Kişi başına düşen araç sayısı açısından burası birçok ülkeye göre geride. Gelir dağılımı, fiyatlar, vergiler ve girdi maliyetleri iç piyasada sektörün büyümesine engel oluyor. Türkiye’deki aynı araç Almanya’da yüzde 40 daha ucuz satılıyor. Sektörün gelişimi sosyal altyapı denilen olguların daha fazla düzelmesine bağlı” diye konuştu.

“Lider konumdayız”

Oyak Renault’un binek araç üreticisi olarak Türkiye’de lider konumda olduğunu ifade eden Gabillet Ford’un yer almadığı binek otomobilde yüzde 50 ile Tofaş ve Toyota’nın önünde olduklarını kaydetti. Alain Gabillet, Türkiye’de 7. büyük şirket, otomobilde 3. büyük şirket olarak son 10 yılda 11 milyar dolarlık ihracat ve geçen yıl 210 milyon dolar olmak üzere son 10 yılda 1.3 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdiklerini anlattı.

2007 yılında 3.4 milyar dolar toplam ciro yaptıklarını ve 2.5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiklerini belirten Oyak Renault Genel Müdürü Gabillet şöyle dedi:

“Dacia, Renault ve Koreli Samsung gibi markalarımız var. Renault dünyada bir ittifak. Renault Mais daha çok dağıtımla uğraşıyor. Türkiye’de Renault’un tarihi yaklaşık 40 yıl öncesine dayanıyor. Bünyemizde kaporta, montaj, mekanik araçlar üreten fabrikalar, uluslararası lojistik ile destek fonksiyonları merkezi bulunuyor. Kaporta bölümümüz 3 tür araç üretiyor. İhracat ile iç pazar arasındaki denge önemli. 2001 yılından önce iç pazara üretim yapıyorduk. 2001 yılından sonra ihracata ağırlık verdik. Çünkü Türkiye değişken ve hareketli pazar. İhracata ağırlık veriyoruz ki denge tutturmak zorundayız. Şu anda yüzde 20 iç piyasa yüzde 80 ihracat çalışıyoruz. 5 kıtadan 100 ülkeye araç gönderiyoruz. Oyak Renault Türkiye’deki binek otomobil piyasasının yüzde 40’ını gerçekleştiriyor. Aynı şekilde Türkiye binek otomotiv ihracatının yüzde 40’ını Oyak Renault yapıyor.”

“Milyonda 20 hata ile çalışıyoruz”

Megane Sedan ile Clio’nun Oyak Renault’un son dönemde ürettiği serilerden olduğunu kaydeden Alain Gabillet firmalarının sertifikalarıyla da öne çıktığını dile getirdi. 1996 yılında kalitede ilk sertifikasını alan Oyak Renault’un devamında çevreye duyarlılığını gösteren ISO 14001’e layık görüldüğünü belirten Gabillet, “Kalite açısından bakıldığında, 1 milyon parçadaki sorun üzerinde yapılan bir kriter belirledik. Ortalama milyonda 35’in altında bir hata oranı ile çalışıyoruz. Bunu 20’lere kadar ulaştırdık. Yani 1 milyonda 20 hata ile üretim yapıyoruz” dedi.

Oyak Renault’un yılda 320 bin araç üretme kapasitesinde olduğunu, bu yılın sonunda 360 bin üretim için yeni projeler geliştirdiklerini kaydeden Gabillet, yeni bir montaj bölümü kurduklarını, geçen yılki saatte 43 araçlık üretimlerini 53 araca çıkarttıklarını ve 2008 yılında bu sayının saatte 60 araç olacağını ifade etti.

“Yatırım ve istihdama devam”

Yatırımlarını sadece üretime yönelik değil istihdamı arttırmanın projelerinde ilk sıralarda yer aldığını belirten Alain Gabillet, “Bursa fabrikamızda şu anda 6 bin 200 kişi çalışıyor. Yıllık 320 bin üretim kapasitemizi 360 bine taşımanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2005 yılında 1007, 2006 yılında bin 500 kişi istihdam ettik. Oyak Renault’a bu yıl da 700 işçi katacağız” diye konuştu.

Gabillet, çalışanlarında yaş ortalamasının 30’lu seviyelerde olduğunu, bin 200 beyaz, 5 bin mavi yakalı eğitimli çalışanla diğer rakip ve ülkelerle çok rahat rekabet ettiklerini vurguladı. Çalışanlarına geçen yıl 500 bin saat eğitim verdiklerini hatırlatan Gabillet, başarılarındaki iki önemli noktadan birinin meslek içi eğitim olduğunu kaydetti. Gabillet diğer başarı etkeninde imalatçılar ile yerel tedarikçilerin önemli rol oynadıklarına değinerek, “Üretimimizde yerlilik oranı yüzde 55-70 arasında değişiyor. Hedefimiz yeni projelerde Bursa fabrikamızda yerlilik oranı daha da yükseltmek. Bu da yeni yatırım, yeni istihdam ve yeni katma değer demektir” ifadelerini kullandı.

Oyak Renault Genel Müdürü Alain Gabillet, Türkiye’nin altyapı sorunlarını hallettiği takdirde uluslararası otomotiv sektörünün her türlü ihtiyacını rahatlıkla karşılayabileceğini ve ihracatta büyük başarılara imza atacağını söyledi. Gabillet, Türkiye’de yerli üretimin artması için yeni projeler oluşturduklarını belirterek Oyak Renault’un diğer dünya Renault fabrikalarına referans noktasına geldiğini kaydetti.

Oyak Renault Genel Müdürü Alain Gabillet Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) üyelerine yaptığı sunumunun sonunda soruları cevapladı.

Dünyada bugün tüketicinin güven, devamlılık ve inovasyon aradığına vurgu yapan Gabillet, Batı ve ABD gibi pazarlarda sektör olarak doygunluğa erişildiğini söyledi. Durumu bir resesyon olarak değerlendirmenin yanlış olacağını vurgulayan Gabillet, “Farklı bölgelerin farklı özellikleri olduğu kesin. Şimdi gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasında bir transfer söz konusu. Gelişmiş ülkeler yatırımlarını girdi maliyetleri sebebiyle daha doğuya kaydırıyor. Gelişmiş ülkelerde otomotiv sektöründe pazar doygunluğu var. Sebebi yenileme veya değiştirme alışverişleri. Diğer taraftan Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’den oluşan bir blokta ise sıfırdan araç sahibi olma talebi gözlemleniyor” dedi.

“Türkiye önemli bir oyuncu olabilir”

Gabillet, Batı ve Doğu olmak üzere farklı iki dünyanın ortasında yer alan Türkiye’nin sektörde önemli bir oyuncu olabilme yolunda ciddi adımlar atabileceğine dikkat çekerek, “Türkiye’nin kendi içinde yapabileceği çok şey var. Otomotiv sektöründe iç pazarın gelişmesi devletin veya hükümetin elinde. Devlet altyapının gelişmesini ve vergiyle alakalı olayları bu yolda rahatlıkla düzenleyebilir. Türk otomobil sektörü, böyle bir durum olduğu takdirde uluslararası büyümeye kolayca uyum sağlayabilecek ve piyasanın her türlü ihtiyacına cevap verebilecek bir endüstri oluşturabilir ve önemli bir oyuncu olabilir” diye konuştu.

“Yerli üretime ağırlık veriyoruz”

Oyak Renault’un bugün yedek parça ve katma değer olarak yüzde 65 oranında yerli imkanlarla üretim yaptığını diğer yüzde 35’lik dilimin ithal edildiğini dile getiren Gabillet, “Bu oranı yüzde 80’lere çıkarmayı projelendirdik. Bünyemizde bir dizel motor fabrikası kurduk. Daha az yerli olarak kullandığımız mekanik aksam ve motorlarda yerliye daha fazla yönelmek istiyoruz. İç piyasa ve ihracatta volümlerimiz yukarı çıktığı sürece ve dizel motor satışlarında artışlar olduğu takdirde yerli motor ve yerli yedek parça üretimine ağırlık vereceğiz. Şartlar elverirse üretimde tamamen yerli sistemi yakalayacağımızı umuyorum. Çünkü ekonomik açıdan verimli olabilecek ve katma değer sağlayabilecek bir motor biriminde yıllık volüm 450 bin olmalı. Bursa’da kurduğumuz sistemle kapasitemizi 450 bine getirdik” dedi.

“Ekonomi için fırsat”

Üretilen motorların önemli bir kısmını kendi araçlarında kullanacaklarını, diğerini ise ihracat şeklinde değerlendireceklerini belirten Gabillet, “Araçlarımız için motorun montajı ve birleştirilmesi operasyonları Türkiye’de olacaktır. Ama bunun yanında motor ve motor bloğu ve diğer parçaları da buna dahildir. Bu da yan sanayimiz ve Türkiye ekonomisi için gelişmeler ve fırsatlar demektir. Ancak burada hayat tozpembe değil. Bazı parçalarda Türkiye’de yapılan üretimin yeteri şekilde rekabetçi olamadığını gözlemlemekteyiz. Dolayısıyla bu kadar büyük yatırıma karşılık bazı yan sanayi ürünlerini Batı Avrupa veya Hindistan gibi ülkelerden almak hakikaten bizleri üzüyor” şeklinde konuştu.

Türk otomotiv yan sanayinin her zaman yanında olduklarını tekrarlayan Alain Gabillet, sektördeki üreticilere desteğin artarak devam edeceğini kaydetti. Türk yan sanayi ve tedarikçilerden kalite ve rekabetçi fiyat açısından son derece memnun olduklarını dile getiren Gabillet, kurdukları yeni dizel motor birimi ile gerçekleştirilecek inovasyonların kendisini heyecanlandırdığını belirtti. Dizel motorun gelecek dönemde benzin motoruna karşı daha fazla rağbet göreceğini çünkü yakıt üzerindeki vergiler ile çevre konusundaki hassasiyetin dizeli öne çıkaracağını vurguladı. Gabillet sektörün alternatif enerjiler üzerinde de yoğun çalışmalar yaptığını hatırlattı.

“Referans noktasına geldik”

Gabillet, Renault grubu içindeki 34 fabrika arasında en iyi olabilme yarışının olduğunu, Oyak Renault’un diğer ülke fabrikaları arasında referans noktasında yer aldığını söyledi. Renault Dünya Başkanı Carlos Chosn’ın övgüsüne layık olmaya çalıştıklarını belirten Gabillet, “Bu ise bize yol göstericiliği yapmak gibi önemli bir misyon yüklüyor” dedi. Başarının müşteri ve pazar ihtiyaçlarına adapte olabilecek bir esnekliğe sahip olmaktan geçtiğine işaret eden Gabillet, Türkiye’nin kullanılan malzeme ve enerji maliyetleri açısından dezavantajlarının yanında avantajlarının da olduğunu, özellikle insan kaynakları konusunda rekabetçi olduklarının altını çizdi. Gabillet, “Batıya baktığımızda Türkiye’deki ücretlerin düşük, doğudakilerden ise yüksektir. Rakiplerimiz Romanya, Hindistan ve Çin’e uzanan bir çalışma alanı belirliyor. Oyak Renault bu aradaki arklılıkları insan kaynaklarıyla gideriyor. Çalışanlarımızın yüksek becerileri ve işe çok çabuk cevap verebilmeleri işimizi kolay kılıyor. Rekabetçiliğimiz sadece ücretlerle ilgili değil, Türkiye’deki insanların becerileri ve bu işi severek yapmaları bizleri başarıya götürüyor” şeklinde konuştu.

Yükselen girdi maliyetleri konusunda Oyak Renault’un iki stratejisi olduğuna dikkat çeken Alain Gabillet, “Eğer girdi maliyetlerinizi düşüremiyor ve fiyatlarınızı da yukarı çekemiyorsanız bu kar marjınızın daraldığı anlamına gelir. Renault büyüyerek ve ihracat yaparak maliyetleri azaltıyor. Elindeki yedek parça ve yan sanayi imalatını dengeli olarak çevre ülkelere yaymasını biliyor. Büyüme bazı maliyetlerimizi daha fazla birime dağıtarak aşağı çekmeye yardımcı oluyor” dedi.

“Renault Kontrat 2009”

Renault’un “Kontrat 2009” adı altında Dünya Başkanı Carlos Chosn tarafından bir konsept başlatıldığını anlatan Alain Gabillet, sistemin 3 temel noktasının bulunduğunu söyledi. Gabillet Kontrat 2009’un bir hedef ve eylemi içerdiğini belirterek, “Bunun birincisi üst segmente hitap ediyor. Bu çalışmamızın sembolü olan Laguna aracımızın kendi kategorisinde kalite adına en iyi ilk 3’ü yakalaması. İkincisi grubun karlılığını ve işletme kar oranını yüzde 6’ya oturtmak. Bu üç sene içinde olacak. Bu yıl yüzde 3 öngördük. Üçüncü alan ise gelişme ve büyüme. Bunu da 2005 yılındaki satışları 800 bin artı araç satışı olarak hedefledik. Proje rekabetle büyümenin bir yol haritasıdır” dedi.

Oyak Renault’un Bursa başta olmak üzere Türk ekonomisine sağladığı doğrudan veya dolaylı yatırımlar, iş gücü, ödediği vergiler ve yaptığı ihracatı daha yukarılara taşıma gayretinde olduğunu ifade eden Gabillet, firmalarının sadece otomotiv sektörüne değil çevre ve ağaçlandırma ile ilgili çalışmalarının da bulunduğunu kaydetti. Gabillet, Oyak Renault’un her ürün lansmanında Bursa’nın kırsal köylerine meyve ağaçlarından oluşan bir bahçe kurduğunu ve bu meyvelerin bütün gelirini ve bakımını köylülere bıraktıklarını dile getirdi. Alain Gabillet, Bursa’nın Renault’un çevreye gösterdiği hassasiyetin bir şahidi olduğunu belirtti. Gabillet, çevrenin ağaçlandırılması konusunda Renault ormanlarını oluşturmak için büyük kaynaklar ayırdıklarını sözlerine ekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious