Resminin üzerine çarpı atılan Zülfü Livaneli siyaseti bıraktı

Resminin üzerine çarpı atılan Zülfü Livaneli siyaseti bıraktı.18012
  • Giriş : 26.07.2007 / 17:15:00

Livaneli, resminin üzerine çarpı atılmasıyla ilgili olarak yöneltilen soruya, ''Çok dehşete düştüm" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Zülfü Livaneli, CHP'nin resmi internet sitesinde resminin üzerine çarpı atıldığı iddiaları ile ilgili olarak, ''Çok dehşete düştüm. Türkiye'de çok acı olayları akla getiren bu çarpı işinin olduğuna ve CHP'nin bunu yapmış olduğuna hala inanamıyorum. Tüylerim diken diken oluyor'' dedi.

Bir çalışma için Berlin'e giden Livaneli, Atatürk Havalimanı VİP Salonu'nda hareketinden önce gazetecilerin çeşitli sorularını cevaplandırdı.

Livaneli, resminin üzerine çarpı atılmasıyla ilgili olarak yöneltilen soruya, ''Çok dehşete düştüm. Türkiye'de çok acı olayları akla getiren bu çarpı işinin olduğuna ve CHP'nin bunu yapmış olduğuna hala inanamıyorum. Tüylerim hala diken diken oluyor'' yanıtını verdi.

Bu olayın 2002 yılı seçimlerinde ''A Takımı'' dedikleri ve bütün Türkiye'yi dolaştırdıkları bir arkadaşlarına karşı yapıldığını ifade eden Livaneli, şöyle dedi:

''Bunu yapma vesileleri de şu; diyorlar ki 'Livaneli Beylerbeyi'nde bir görüşme yaptı' diye yazdı. 'Halbuki böyle bir görüşme yapılmamıştır, yalandır' diyorlar. Bugün Deniz Baykal Ertuğrul Özkök'e diyor ki 'Ben o görüşmeyi yaptım. Evet o gizli buluşma oldu' diyor. Kendi genel başkanlarını yalanlıyorlar bir. İkinci de benim resmimin üzerine çarpı koyuyorlar. Bu bir hedef gösterilme durumu. Buna Nazi Almanyası'nda rastlandı, Türkiye'de bazı yayın organları bunu yaptı. Ve kıyamet koptu. 'Hedef gösteriliyor' diye. Ama hiç kimse şimdiye kadar kendi arkadaşlarına, kendi beraber oturup kalktıkları, görüştükleri, birlikte görev yaptıkları arkadaşına karşı bunu yapmadı. Hala inanamıyorum. Deniz Baykal bunu nasıl açıklayacak, buna ne diyecek çok merak ediyorum.''

-''KENDİNİ KORU'' TELEFONLARI-

Livaneli, ''Bir tedirginlik duyuyor musunuz, korkuyor musunuz?'' şeklindeki soru üzerine de korkmadığını, ancak kendisini koruması yönünde çok telefon aldığını söyledi.

CHP Genel Sekreteri Önder Sav'ın seçimden sonra yaptığı konuşma sırasında Baykal'a istifa çağrısı yapan kişilere karşı CHP Gençlik Kolları Başkanı'nın ''Bunları dağıtın'' talimatı verdiğinin televizyon kayıtlarında olduğunu belirten Livaneli, ''Bu da akla eski MHP kongrelerini getiriyor. Ancak CHP kongrelerinin de sopalı, baltalı, kafa göz yarmalı olduğunu biliyoruz. Burada hedef gösterildim. Ama hedef gösterilecek bir şey de yok'' dedi.

Kendisinin sadece ''Böyle bir görüşme yapıldığı söyleniyor. Bu görüşmeyi yaptınız mı, yapmadınız mı?'' sorusunu sorduğunu ve bu soruya önce ''Hayır'' denildiğini, daha sonra Deniz Baykal'ın ''evet'' dediğini kaydeden Livaneli, ''O zaman bunda benim ne kabahatim var? Kim yalan söylüyor burada?''diye konuştu.

Bu açıklamaları daha önce gündeme getirmediği için eleştirildiğinin hatırlatılması üzerine de Livaneli, şöyle dedi:

''Türkiye'de iletişim maalesef çok zor kuruluyor. Ben bunu çok yazdım, ama Beylerbeyi görüşmesini anlatmadım. Bunu ben de yeni öğrendim. Tanıklardan yeni öğrendim ve seçim sonrası söyledim bunu. Ama benim bu anlattıklarımın bu sırada gündeme gelmesi konjonktür ile ilgili bir şey. Çok tartışıldığı için yazı bir anda gündeme geldi. Yoksa bundan önce 10 kez yazdım ve anlattım bunları.''

-SEVİGEN'İN EVİNDEKİ BULUŞMA-

''Mehmet Sevigen'in evinde gerçekleştirilen görüşme sizinle Yasar Nuri Öztürk'ü kaynaştırma amaçlı mıydı?'' şeklindeki soruya Livaneli, ''Hayır, olur mu? Nasıl olur? Biz bütün seçim kampanyası boyunca sayın Yaşar Nuri Öztürk ile beraber dolaşmışız. 3 Kasım'da seçilmişiz. Bu dediğim 19 Aralık. O zamana kadar 20 kere, 50 kere yemek yemişiz. Meclis'te çalışılmış öyle bir şey yok'' karşılığını verdi.

Livaneli, şunları kaydetti:

''Bizi tanıştırmaysa Önder Sav, Eşref Erdem orada ne arıyor? Niye partinin ileri gelenleri orada. Ayrıca Baykal, 'Erdoğan ile ilgili Anayasa Değişikliği zaten o sırada bitmişti' diyor. Hayır 19'unda o görüşme olduğu gün Cumhurbaşkanı veto etmişti bunu. O veto üzerine bunu konuştuk zaten. Bir de şuna açıklık getireyim; ben hiçbir zaman 'Tayyip Erdoğan'ın siyasi yasağı kalkmasın' demedim. Şimdi de demiyorum. Demokratik haklarına kavuşmasına itirazım yok. Sadece şunu sordum, 'CHP'nin bir şartı vardı. Halka söz verdi. Dokunulmazlıklar kalkmadan AK Parti ile bir Anayasa Değişikliği anlaşması yapmayacağız diye. Bunu parti yetkili kurullarına geçirmeden sayın Baykal tek başına neden dolayı bu şartı geri çekti? Neden dolayı dokunulmazlıklar kalkmadan bir anda bütün yolları açtı?' Benim sorum bundan ibaret.

Sorunun cevabını bilemiyorum. Buna bağlı olarak dedim ki 'Acaba bu Beylerbeyi'nde yapılan toplantıyla ilişkisi var mı? Ben bu soruları sordum. Ama bu soruları sormak, demokratik bir ülkede sormak çok doğaldır. Çıkar bir genel başkan 'evet ben görüştüm' ya da 'görüşmedim' ya da 'bundan dolayı yaptım' der. Ama bir anda bu kadar husumet, üzerine çizgiler, çarpılar koyacak kadar düşmanlık... Son anda resmi site genel başkanına ayrı düşüyor. Genel başkan 'görüştüm' diyor. CHP kurum olarak yaptığı açıklamada 'hayır genel başkanımız yapmadı' diyor ve benim üzerime çarpı koyuyor.''

Zülfü Livaneli, yaptığı açıklamalardan sonra CHP üst düzey yönetiminden kendisini kimsenin aramadığını belirterek, ''Herhalde o arkadaşlar çok utanıyordur. Çünkü gözlerinin önünde oldu bu tartışma. Şimdi ona nasıl 'yok' diyebiliyorlar. Ama tek parti, seçilmiş kralların başkanlığında Türkiye'de demokrasi böyle işliyor'' dedi.

-''BEYLERBEYİ'NDEKİ GÖRÜŞMEDEN YENİ HABERİM OLDU''-

Deniz Baykal'ın ''Beylerbeyi'nde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan buluşmanın 1 Mart tezkeresi ile ilgili olduğu'' şeklinde açıklamasının sorulması üzerine ise Livaneli, ''Onu bilemiyorum. O görüşmeyi ben bilmiyorum. Sahiden de haberim yoktu ondan. Ben daha önce Mehmet Sevigen'in evindeki toplantı, o yasakların kaldırılması. Erdoğan ile Baykal arasında süre gelen ve Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar devam eden bir anlaşma havası vardı. Bunu zaten sayın Başbakan da söylüyor. Ben bunları dile getirmiştim yıllarca. Ama bu Beylerbeyi buluşmasını bilmiyordum. Öğrenince bunu da sordum. Dedim ki, 'Böyle bir buluşma varmış. Orada bir lokantada bu gizli tutulmuş' Bugün Yalçın Doğan da yazıyor. Buna 'hayır' demiş. Baykal bunu yalanlamış. Ama bugün bunu kabul etti artık. Çünkü şahitleri var. 4-5 saat bir odada tek başlarına görüşmüşler ne görüştüklerini ben bilemem tabii ki'' diye konuştu.

-''KENDİ SANATIMA DÖNÜYORUM''-

Livaneli, bu açıklamaları bir siyasi amaca dönük olarak yapmadığını belirterek, ''Ben zaten bu siyasete gönüllü olarak girmedim. Davet üzerine bir görevdir diye girdim. Ama anladım ki bu kadar ortalığın karmaşıklaştığı, bu kadar kişisel nefretlerle dolu olan böyle bataklıkta yüzme kabiliyetim yok. O yüzden ben kendi sanatıma, kültürüme, eski yaptığım işime geri dönüyorum'' dedi.

Livaneli, ''CHP'nin bundan sonraki geleceği konusunda ne düşünüyorsunuz?'' şeklindeki soruya karşılık olarak da, ''Umarım ki CHP gibi Ata yadigarı bir kurum böyle karışıklıklardan, böyle yozluklardan kurtulur. Bir eski arkadaşının üzerine çarpı koymaz. Yeniden Avrupa anlamında sosyal demokrat bir parti olur'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious