Rifat Hisarcıklıoğlu: "Siyasi istikrara ihtiyaç var"

Rifat Hisarcıklıoğlu:
  • Giriş : 13.05.2008 / 14:43:00

TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, siyasi ve ekonomik istikrara ihtiyaç olduğunu belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hisarcıklıoğlu, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğini (MÜSİAD) ziyaretinde MÜSİAD üyelerine bir sunum yaptı.

Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin 1800'lerin başındaki sanayi devrimi sırasında yaşanan birinci küreselleşme dönemini yakalayamadığını, 1990'larda başlayan ikinci küreselleşme döneminde de ancak 2001 sonrasında bir büyüme sürecine girdiğini belirterek, "İnsanın sağlıklı olup olmadığını tansiyonuna, nabzına, şekerine bakarak ölçerler. Büyüme de ekonominin nabzı, tansiyonu, şekeridir. Ekonomi büyüyorsa işimiz iyi, sen ne kadar söylersen söyle, büyüme aşağıdaysa işler iyi değil demektir" şeklinde konuştu.

Siyasetin ön plana çıktığı ve ekonominin ikinci, üçüncü plana atıldığı dönemlerde büyümede sorunlar yaşandığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "2007 yılında maalesef bize selam veren yoktu" dedi.

Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin ortalama yüzde 7 büyümeyi muhafaza etmesi durumunda kişi başına düşen milli gelirde 2019 yılında AB ortalamasının yarısını yakalayacağını, 2033'te de eşit seviyeye ulaşacağını ancak yüzde 4,5'luk ortalamayla devam edilirse, 2050 yılında AB ortalamasının ancak yarısına ulaşılacağını aktardı.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "Türkiye yüzde 7'lik büyümenin altında büyümeyi kabul edemez ve yüzde 7 altındaki büyüme de başarısızlıktır. Bunun için de siyasi ve ekonomik istikrara ihtiyaç var. 2007-2008'de maalesef bütün Anadolu S.O.S veriyor, alarm veriyor'' şeklinde konuştu.

Bu yılın ilk çeyreğinde beyaz eşya satışlarında yüzde 30'luk azalma gerçekleştiğini, inşaat alanında yapı ruhsatı alınan yüz ölçümünün 2007 yılında sadece yüzde 1 arttığını dile getiren Hisarcıklıoğlu, inşaat sektöründe demire ve çimentoya gelen artışlarla birlikte alarm zillerinin çaldığını, sektörün batma noktasına geldiğini ve iç piyasadaki durumun hızla ele alınması gerektiğini kaydetti.

-''TEKSTİLDE ÖNÜMÜ AÇ Kİ, DÜNYADA LİDER OLAYIM''-

Hisarcıklıoğlu, makine ve teçhizat yatırımlarında da 2007 yılında sadece yüzde 1'lik artış yaşandığına dikkat çekerek, "Biz yatırım yapacağız ki Türkiye'de işsizlik meselesi ortadan kalkacak. Stokta 2,5 milyon işsiz var. İlave her yılda 1 milyon kişi giriyor. Ama yüzde 1 makine, teçhizat yatırımı artışı ile iş bulabilmemiz mümkün değil..." diye konuştu.

Bu yılın ilk çeyreğinde protesto edilen senet tutarının da yüzde 17 artış gösterdiğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, "Bu rakamlar da bize gösteriyor ki, iç piyasa, Anadolu alarm veriyor" dedi.

Rifat Hisarcıklıoğlu, tekstil sektörüyle ilgili kamu bürokrasisinde ve siyasetçilerde yanlış bir algılama bulunduğunu belirterek, Türkiye'nin dünya pazarında en çok söz sahibi olduğu 2 sektörün tekstil ve hazır giyim olduğunu, bu alanlarda dünya pazarının yüzde 5'ine hakim olunduğunu dile getirdi.

Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:

"Türkiye için düşünüyorsanız kapasite fazlası var. Ama eğer dünya için düşünüyorsanız kapasitede noksanlık var. Şimdi bana diyorlar ki 'yanlış yatırım yapmışsın'. Bunu özel sektörü temsilen söylüyorum. Arkadaş ben kendim mi yaptım? 1995'te Gümrük Birliği'ne girerken geldiniz, bana teşviği verdiniz. 'Aman yatırım yap' dediniz. Herkes teşvik etti. 2003'te yine teşvik çıktı. Şimdi diyorlar ki 'Tekstilde yanlış yatırım yaptık'. Suç benim mi, beni teşvik edenin mi? Ben yanlış yatırım yapmadım. Sen beni teşvik ettin. Ben de ne yapmışım? Dünya pazarının yüzde 5'ine hakim olmuşum. Şimdi senin vizyonun bu sektörde dünyaya hakim olmaksa önümü aç, aç ki dünyada lider olayım."

-''ZENGİNLEŞMEK İÇİN DEMOKRASİYE 4 ELLE SARILMALIYIZ''-

Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin sanayi stratejisine ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, sanayicinin taşeron noktasına geldiğini, 100 dolarlık ihracat yapabilmek için 70 dolarlık ithalat yapmak mecburiyetinde kalındığını kaydetti.

İthal edilen kısmın içeride üretilmesi durumunda cari açığın azalacağını söyleyen Hisarcıklıoğlu, "Bu küresel dünyada kaybetmek istemiyorsak, küresel oyuncu olmamız lazım. Bunun için de yeni bir gündeme ihtiyacımız var" diyerek, yeni anayasa, yargı reformu, kamu yönetimi reformu, mali disiplinin sürdürülmesi, reel sektörün güçlendirilmesi gibi ihtiyaçlara dikkat çekti.

Hisarcıklıoğlu, demokrasiyle zenginlik arasında çok yakın bir ilişki bulunduğunu ifade ederek, "Eğer zenginleşmek istiyorsak, demokrasiye dört elle sarılıyor olmamız lazım" dedi.

-''DEVLET HARCADIKÇA BİZDEN ALINAN VERGİ ARTIYOR''-

Önümüzdeki dönemde cari açık ve bütçe açığına dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, "2008'de (cari açık) yaklaşık 45 milyar dolara gelecek. Bütün krizlerin çıktığı yerde bu olmuş. Cari açık finanse edilemediği gün, kriz olmuş. Bu yıl krize girmemek için 45 milyar dolar bulmamız lazım. Çok şükür bu bulunuyor şimdi. Ama yarın uluslararası konjonktür ve içerideki konjonktür karşılıklı olarak bunu tetikleyebilir. O zaman Türkiye krize girer..." görüşünü aktardı.

Enflasyon ve büyüme arasındaki ilişkiye de işaret eden Hisarcıklıoğlu, enflasyon kontrollü bir şekilde biraz artırıldığında büyümenin artacağı şeklinde yanlış bir anlayış bulunduğunu, aksine enflasyon düştükçe büyümenin arttığını kaydetti.

Rifat Hisarcıklıoğlu, "Devlet ne kadar az harcarsa o kadar az enflasyon ve o kadar hızlı büyüme oluyor. Devlet harcadıkça bizden alınan vergi artıyor. Ne olur devletimize harcattırmayalım. Belki kısa günde rahatlık hissediliyor ama (sadece) kısa günde..." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin yakın çevresi içinde toplam sanayi malları ihracatının yüzde 65'ini gerçekleştirdiğini ve bölgesinde bir sanayi devi olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin bir enerji koridoru olarak önemine de dikkat çekti.

-''SUNİ GÜNDEMLER GETİRMEYİN, ODAĞIMIZI DAĞITMAYIN''-

Rifat Hisarcıklıoğlu, Çin'in batısındaki üretimin Avrupa ülkelerine taşınmasında İpek Yolunun yeniden canlandırılmasının büyük önem taşıdığını ve bu rotanın Türkiye'den geçmesi için, Türkiye'nin gücünü ve politikalarını kullanması gerektiğini, bu projenin hem ekonomi hem güvenlik açısından Türkiye'ye olumlu katkıları olacağını dile getirdi.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bürokratlardan, siyasetçiden para pul istemiyoruz. Önümüzdeki engelleri kaldırın bize suni gündemler getirmeyin, ilgi odağımızı dağıtmayın, cambaza baktırmayın. Cambaza baktıkça, cepteki paralar gidiyor. Türkiye'nin tek gündemi olması lazım. Bu da ekonomi. Rakiplerimiz hangi şartlarda Futbol oynuyorsa bize de aynı standartları getirin. Bakın bakalım o zaman Türk özel sektörü olarak, dünyada Türkiye'yi lider yapıyor muyuz, yapmıyor muyuz?"

-''BUGÜN İKİ FIRTINAYA TUTULMUŞ VAZİYETTEYİZ''-

MÜSİAD Başkanı Ömer Cihad Vardan ise, Türkiye'de son 5 yılda yaşanan olumlu ekonomik atmosferin içeriden ve dışarıdan kaynaklanan çeşitli nedenlerle bozulduğunu ifade ederek, "Piyasa şartlarında oluşan bu durum, belirsizlik ve tereddütlere sebep olmaktadır. Buna bağlı olarak taleplerde azalma görülüyor ve gerçekleşen satışlar da karsız yapılıyor" dedi.

Ülke içerisinde siyasal sorunlar yaşanmıyor olsa, hükümetin sadece dünyadaki olumsuz ekonomik gelişmelerden kaynaklanan sorunlarla uğraşacağını ifade eden Vardan, "Ancak bugün öyle bir manzara ile karşı karşıya bulunmaktayız ki, birkaç ay içinde görevde olup olmayacağı tartışılan bir hükümetten, bu küresel sorunlar karşısında rasyonel bir çalışma yapmasını bekliyoruz. Maalesef bugün, iki türlü fırtınaya tutulmuş vaziyetteyiz" diye konuştu.

Vardan, bu noktada hükümetten halkı ve işletmeleri rahatlatacak yeni bir kalkınma programına geçmesini ve alternatif araçlarla piyasaya ivme kazandırmasını beklediklerini belirtti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious