Risk yok diyen aldanır!

  • Giriş : 28.07.2006 / 00:00:00

Başkan Durmuş Yılmaz, siyasi hayattaki iniş çıkışların ekonomi için bir risk olduğunu belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, önümüzdeki yıl Mayıs ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile Kasım ayında yapılması öngörülen genel seçimlerin ve AB ile ilişkilerdeki iniş çıkışların ekonomi için bir risk olduğunu belirtti. Yılmaz, "Varolan riske yok diyen ancak kendini aldatır. Biz bunları biliyoruz ve yok saymıyoruz" dedi.
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, 2006 yılı ekonomi raporunu açıkladı. Yılmaz, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yılmaz, "Ekonomide yaşanan dalgalanmalar vatandaşın zihinlerini bulundırdı. Sizin onlara mesajınız ne olacak?" şeklindeki soru üzerine, belirlenen enflasyon hedeflerinde Nisan ve Mayıs aylarında sapma yaşandığını ancak bu durumun geçici olduğunu vurguladı. Yılmaz, "Tek haneli enflasyonlan rakamları için büyük fedekarlıklar yaptık. Yaşanan 2 aylık sapma, bu fedakarlıkların üstünü örtmemeli. Vatandaşlardan, bize inanmalarını ve uzun vadeli bakmalarını istiyoruz" dedi.

Yılmaz yöneltilen bir başka soru üzerine enflasyon hedeflerinin tutturulması için gelirler politikasının çok önemli olduğunu kaydetti. Geriye endeksleme alışkanlığından vazgeçilmesi gerektiğini aktaran Yılmaz "Bizim burada dediğimiz - geriye endeksleme olmasın ve gerçekleşen enflasyon hedefinden daha büyük bir ücret artışı, maaş artışı olmasın- Sokaktaki vatandaşa söylediğimiz bu." diye konuştu.


"VAROLAN RİSKE YOK DİYEN ANCAK KENDİNİ ALDATIR"

Hedeflerde sapmaya neden olabilecek iç risk faktörlerinin sorulması üzerine Yılmaz, 'içeride risk yok gibi davrandınız' şeklinde eleştirilere maruz kaldıklarını hatırlattı. "İçeride risk yoktur" demediklerinin altını çizen Yılmaz, "Varolan riske yok demekle risk ortadan kalkmaz. Keşke öyle olsa. Var olan riske yok diyen ancak kendini aldatır" ifadelerini kullandı. Türkiye'de 2007'de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve genel seçimleri anımsatan Yılmaz, AB ile ilişkilerde yaşanan iniş çıkışlara da dikkat çekti. Söz konusu faktörlerin, kur ve faizler üzerinde etkili olacağını söyleyen Yılmaz, "Bunlar boşlukta ceryan etmiyorlar. Biz bunları biliyoruz ve yok saymıyoruz. Eğer bunlar bizim hedefimize ulaşmamızı engelleyecek şekilde değişkenlerimizi etkilerse, Merkez Bankası bu konuda gereken tepkiyi vermekte geçikmeyecektir." şeklinde konuştu. Siyasi gelişmelerin ekonomik değişkenler üzerinde etkili olduğunu söyleyen Yılmaz, "Etkili olduğunda da eğer alınması gereken bir tedbir olduğuna kanaat getirirsek bunu mutlaka yapacağımızı söylüyoruz" dedi.

Yılmaz, Orta Vadeli Mali Plan'daki yüzde 7'lik büyüme hedefi ile Merkez Bankası'nın büyüme hedefi arasıdaki çelişkilere dikkat çekilmesi üzerine, "Yüzde 7, sürdürülebilir büyüme olduğu sürece gerçekleşebilir" ifadesini kullandı. Ana hedeflerinin enflasyonda öngörülen rakamlara ulaşmak olduğunu belirten Yılmaz şöyle devam etti: "Merkez Bankası olarak alınması gereken tedbirlerin hepsini alıcaz, eğer bunun sonucunda ekonomik büyümede herhangi bir daralma ya da küçülme olacaksa bu da olacaktır diyoruz. Fakat burada ölçüyü optimum düzeyde tutmamız gerekiyor. Bizim ana hedefimiz enflasyonda ilan ettiğimiz hedeflere ulaşmaktır. Fakat, ekonomi yavaşlayabilir. Aldığımız kararların mutlaka ekonomik aktivitelere etkisi olacaktır. Fakat herhangi bir ekonomik durgunluğa girileceğini de düşünmüyoruz."


"HÜKÜMETE GÖNDERİLEN MEKTUP IMF'YE DE GÖNDERİLDİ"

Durmuş Yılmaz, "Geçtiğimiz günlerde enflasyondaki sapma ile ilgili bir mektup yayınladınız. İç siyasi gelişmelerin olumsuz etkilerini Merkez Bankası öngörüyorsa, bunları şimdiden siyasilere bildirip uyarması gerekmez mi? Bu kapsamda da yazdığınız mektubu yeterli ağırlıkta görüyor musunuz?" şeklindeki bir soru üzerine, siyasi gelişmelere taraf olamayacaklarını vurguladı.

"Siyasiler tarafından herhangi bir şekilde alınan karar ekonomik yönetiminin elinde bulunan değişkenleri etkileyecek ise ve bunun düzeltilmesi için herhangi bir tepki vermemezi gerekiyorsa biz bu tepkiyi veririz" diyen Yılmaz, "Hükümete -şu meseleyi şöyle çöz, bu meseleyi böyle çöz, ya da şu siyasi kararı şöyle al - diye söylemek bizim görevimiz değil. Hükümet bu kararı alıyorda ekonomik değişkenlerin üzerinde olumsuz bir etki yaratıyorsa Merkez Bankası müdehale eder. Hükümete bir mektup yazıldı. Yazılan mektubun aynısı IMF ye de gönderildi." şeklinde konuştu.

Yılmaz, BOTAŞ'ın doğalgaza yüzde 20'lik zam planı olduğunun hatırlatılarak, bu durumun Merkez Bankası'nın öngörülerinde göz önünde bulundurulup bulundurulmadığının sorulması üzerine ise, "Bundan sonra ilave zamlar gelicekse ki, gelecek ona göre, tahminlerimizi yeniden güncelleştireceğiz ve alınması gereken tedbirler varsa bu tedbirler alınacaktır. Bu bizim hesabımızın kitabımızın içinde olacak." dedi.


"7-8 MİLYAR DOLAR CİVARINDA YABANCI ÇIKIŞI OLDU"

Yılmaz, "Son 3 ayda yaşanan dalgalanmaların Merkez Banksına maliyeti nedir?" sorusu üzerine şöyle konuştu: "Son zamanlarda şu tür eleştiriler gelmeye başladı: Sıcak para çıkışları oldu, gerekli tedbirler alınmadı vesaire. Geriye dönüp baktığımızda enflasyonda yüzde 80 lerden 4 yıl içinde tek haneli rakamlara düştük. 2001 deki ekonominin makro temelleri ile bugünkü makro temelleri kıyasladığımızda aldığımız mesafe inkar edilemeyecek kadar büyüktür. Yaşadığımız olay şu: İçeride bir takım olaylar oldu, Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili tartışmalar başladı. Merkez Bankası Başkanlığı ataması ile ilgili tartışmalar yaşandı. AB ile ilgili olarak Kıbrıs'ın limanlarının açılması ile ilgili bazı tartışmalar oldu. En önemlisi, uluslarasası piyasının likidite koşulları değişti."

Yılmaz, söz konusu dönemdeki risk algılamasından ötürü, Türkiye'deki likiditenin büyük kısmını elinde bulunduran yapancılardan bir kısmının ülkeden çıktığını aktardı. Merkez Bankası'nın da döviz sattığını kaydeden Yılmaz, "Dolayısı ile herhangi bir şekilde Merkez Bankası enkaz vesaire devralmadım. Bu bir süreçti. Bu süreç likidite yönetimi ile ilgiliydi ve likidite yönetimiyle ilgili gerekli tedbirleri alarak yaptık. Bu çerçevede çıkmak isteyen yabancılar çıktı. Gerekli tedbirler alındı. Tepkiler gösterildi. Yabancı yatırımcının güveni tekrar kazanıldı ve bir kısmı tekrar Türkiye'de kalmaya karar verdi. Olay bundan ibaret" diye konuştu.

Merkez Bankası tarafından satılan dövizlerin 3 ayda bir açıklandığını ve bu rakamların önümüzdeki günlerde internet sitelerinde yayınlayacaklarını aktaran Yılmaz, yapılan faiz arttırımı ve kur değişiminin de bur yük getirdiğini belirtti.

Yılmaz, "Sermaye çıkışı ne kadar?" şeklindeki ısrarlı soru üzerine ise, "7-8 milyar dolar civarında yabancıların çıkışı oldu" yanıtını verdi. Dalgalı kur rejiminden vazgeçilmeyeceğini, kur riskinin tamamen piyasanın üzerinde olduğunu aktaran Yılmaz, "Dalgalı kur rejimi uygulanmaya devam edilecem, Merkez Bankası gerektiğinde müdehale edecek." dedi. Yılmaz, Merkez Bankası'nın herhangi bir kur seviyesi göstermediğini mevcut kuru beğenme ya da beğenmeme gibi bir seçeneklerinin de söz konusu olamayacağını sözlerine ekledi.

Yılmaz, başka bir soru üzerine 3 yıldır tüketici kredilerinde artış yaşandığına dikkat çekerek, "Bu artışlar alınacak tedbirlerle azalacaktır. Fakat biz burada tamamen negatif bir düşüş en azından orta vadede görmüyoruz" dedi.

Yılmaz, "YTL'den Y'nin atılması çalışmasına ne zaman başlanacak" sorusuna ise "YTL'den Y'nin atılması ile ilgili çalışmalar başladı. Paramızdan 0 atılırken öngörülen plan çerçevesinde yapılacak... 2 aşamada demiştik. Oradaki süreç neyse o süreç uygulanacaktır" yanıtını verdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious