Rize'de 2 yılda 278 kişinin de intihara teşebbüs etti!

Rize'de 2 yılda 278 kişinin de intihara teşebbüs etti!.6557
  • Giriş : 08.12.2007 / 18:49:00
  • Güncelleme : 08.12.2007 / 19:26:13

2 yılda 278 kişinin de intihara teşebbüs ettiği Rize'de sosyal risklerin saptanması için proje hazırlandı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Geçen yıl 4, bu yıl 3 kişinin intihar ettiği, son 2 yılda 278 kişinin de intihara teşebbüs ettiği Rize'de sosyal risklerin saptanması için proje hazırlandı. Alınan bilgiye göre, çoğunluğunu kadınların oluşturduğu intihar vakalarındaki yükseliş üzerine, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ile Başkent Üniversitesi bu olayları araştırmak amacıyla bir çalışma başlattı. Bir süre devam eden araştırma sonucunda Rize'de bazı sosyal risklerin saptanması üzerinde proje, Sosyal Risk Altında Olanlarla İlgili Hizmet Sunum Sisteminin Geliştirilmesi Projesi'ne dönüştürüldü. Proje kapsamında, eğitimli bir ekip tarafından il ve ilçelerde ailelere yönelik anket düzenlenerek, sosyal risklerin belirlenmesine çalışılacak. Çalışmanın, 2008 yılı sonuna doğru bitirilmesi hedefleniyor.

GENÇ KIZLARA VE GELİNLERE SÖZ HAKKI VERİLMİYOR

Rize Devlet Hastanesinde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Kılınç, yaptığı açıklamada, kapalı toplumlarda sosyal baskının çok olması nedeniyle intihar ve intihara teşebbüs olaylarına daha çok rastlanabildiğini söyledi. Kılınç, ''Rize'nin de kapalı bir toplum yapısı olduğu için bu tür olaylar sıklıkla yaşanabiliyor''dedi. Bu toplumlarda geçerli olan kalabalık aile tipinde genç kızlar ve gelinlere pek söz hakkı düşmediğini, görüşlerinin dikkate alınmadığını dile getiren Kılınç, ''Kadınların ailede sözlü olarak kendilerini ifade etmeleri çok fazla mümkün değil. Diğer bireylerin düşünceleri kadınlarınkinden önce geliyor. Kimse onların duygu ve düşüncelerini dikkate almadığı için bastırılmış duygu ve düşünceler, kızgınlık, öfke intihara teşebbüs olarak ortaya çıkabiliyor'' diye konuştu.

KADINLAR DUYGULARINI, SORUNLARINI DİREKT İFADE EDEMİYORLAR

Kapalı toplumlarda ailevi baskıların fazla olduğunu anlatan Kılınç, ''Genellikle kadınlar duygularını, sorunlarını direkt olarak ifade edemiyorlar. Dolaylı yollardan ifade etme oranı çok yüksek. Mesela hasta 'benim şununla şöyle bir sorunum var' diye gelmiyor. 'Şuramda bir Ağrı var, şöyle bir rahatsızlığım var' diyerek geliyor. Hasta ile görüşmeler yapıldığında ailevi ve diğer sorunlar zamanla ortaya çıkıyor'' dedi. İntihar girişimlerinin genellikle ilaç içerek yapıldığına dikkati çeken Kılınç, amacın bazen kendini öldürmek değil de fark ettirmek olduğunu söyledi. Kılınç, şu bilgileri verdi: ''Yani sonuca tam ulaşmayacak bir girişim oluyor. Ancak kadınlar bu eylemi planlı bir şekilde 'bu beni öldürmez' diye yapmıyor. Bilinçaltında bir şeyler oluyor. Ama bazen hafif zarar vereyim derken insan ölebilir de. O nedenle her intihar girişimi bizim için çok önemli. Bir sonraki sefer intiharın gerçekleşmeyeceğini bilemeyiz. Dikkat çekme için yaptığı çok belli olsa bile bu durumu dikkate almalıyız.''

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

İntihara teşebbüs olaylarını önleyebilmek için öncelikle kadınlara yönelik sosyal desteklerin artırılması gerektiğine işaret eden Kılınç, şunları kaydetti: ''Psikiyatrik önlemler en son çare olmalıdır. Öncelikle eğitim, hizmete ulaşım biçimi, aile içinde kadının yerinin önemsenmesi lazım. Aile içinde kadınların kendilerinin ifade etmelerinin desteklenmesi lazım. En son sözü geçen kişi olunca birikmiş öfke, kızgınlık başka şekilde ortaya çıkıyor. Bu nedenle eşle, aile ile iletişimde ortaya çıkan sorunlara birlikte çözüm aranmalıdır. Evlilik danışmanlığı, anne baba eğitimi ön planda olsa bizlere çok gerek kalmaz. Aslında önemli olan da bizlere fazla gerek kalmamasıdır.''



Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious