Rögar kapagi yapilmis tarihi mezar tasini gördü, 42 mezarlik dolasip kitap yazdilar

  • Giriş : 18.11.2005 / 00:00:00

KONYA - Konya'da bir gezi sirasinda Osmanli dönemine ait tarihi mezar tasinin rögar kapagi olarak kullanildigini gören iki üniversite ögrencisi, tarihe taniklik eden bu taslari konu alan bitirme tezi hazirladi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye'de bir çok tarihi eser veya belge ilgisizlik yüzünden ya yok oluyor ya da yurt disina kaçiriliyor. Ülke içinde degeri bilinmeyen ve vatandaslar tarafindan tahrip edilen tarihi mezar taslari, yurt disinda antika meraklilarinin kolleksiyonlarini süslüyor.

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Sanat Tarihi Bölümü ögrencisi Hacer Kara ve Serife Danisik bir gezi sirasinda gördükleri karsisinda saskina dönerek, Konya'daki tarihi mezar taslarini kayit altina almaya karar verdi. S.Ü. Sanat Tarihi Bölüm Baskani Prof. Dr. Hasim Karpuz'dan yardim alarak yola koyulan 2 ögrenci, Konya'daki 42 ayri mezarligi karis karis gezerek tespit ettikleri Osmanli ve Cumhuriyet dönemine ait 168 mezar tasini belgeleyerek bir kitapta topladi.

Il Mezarliklar Müdürlügü'nden aldiklari haritalarla Konya mezarliklarini adim adim gezen genç arastirmacilar, 32 tanesi Selçuklu ve Osmanli dönemlerine ait, 10 tanesi Cumhuriyet döneminden toplam 42 mezarligi ve 168 mezar tasini bütün detaylariyla kayitlara geçirdi.

Sinif arkadasiyla hazirladigi tez sonrasinda üniversiteyi birincilikle bitiren Hacer Kara, bu kapsamli çalisma için bir yil boyunca neredeyse haftanin 6 gününü mezarliklarda geçirdiklerini anlatiyor. Kara, mezarlik bekçileriyle içtikleri çaylari, yagmura yakalandiklari günler sirilsiklam oluslarini hiç unutamadigini söylüyor.

Mezarliklarla ilgili arastirmalara baslamadan, konuyla ilgili daha önce yapilmis tez, kitap ve makaleleri elden geçirdiklerini hatirlatan Kara, evlere temel tasi, dolgu malzemesi yapilan mezar taslarini görünce giristikleri isin ne kadar önemli oldugunu anladiklarini kaydediyor.

Mezar taslarinin yapildiklari dönemin sosyal yapisi, kültürü ve sanat anlayisini yansittigina isaret eden Kara, günümüze ulasan kalintilar disinda, toprak altinda kalan mezar taslarinin da kazi çalismalari yapilarak gün yüzüne çikarilmasi gerektigi uyarisinda bulunuyor.

Mezarliklarin, insani, tarihin derinliklerine dogru çeken bir yapisi oldugunu anladiklarini aktaran Kara, hayat kadar ölümün de gerçekligini fisildayan, geçmisin hatiralarini gün yüzüne çikaran mezar taslarinin Türk kültüründe önemli bir yeri olduguna dikkat çekiyor. Tarihin eski çaglarindan beri önemli bir yerlesim merkezi olan Konya'da birçok mezarlik bulundugu bilgisini veren Kara, en ince ayrintilarina kadar düsünülerek yapilan mezar taslarinin ölülere gösterilen saygi ve sevginin bir yansimasi oldugunun altini çiziyor.

Kendi elleriyle temizledikleri 168 mezar tasinin fotograflarini çekip ölçülerini aldiklarini aktaran Kara, bir sanat eseri gibi çiçek motifleri, kenar süsleri ve çesitli hatlarlar bezenen mezarlarin yapiminda mermer, gödene ve Sille tasinin tercih edildigini belirtiyor.

Konya mezarliklarinda bulunan mevcut mezar taslarinin tarihinin Beylikler dönemine kadar dayandigi tespitini yapan Serife Danisik, Konya'daki Osmanli mezar taslarinin, o dönemin baskenti Istanbul'a nazaran çok sade oldugunu dile getiriyor. Kayitlara geçirdikleri mezar taslarinda yazi tipi olarak en çok sülüs'ün (Arapça yazilan bir tür süslü yazi) tercih edildigine isaret eden Danisik, su bilgileri veriyor: "Mezar tasi kitabelerinde ölen kisinin kimlik bilgileri, meslegi, lakabi, ölüm nedenleri gibi bilgiler verilmekte. Bu bilgiler verilirken bazilarinda günlük dil, bir kisminda ise manzum kita ve edebi metinler kullanilmis. Ayrica kitabelerde Arapça ve Farsça olarak ayetler, hadisler, siirler, bitkisel motifler yer almistir."

Inceledikleri bazi tarihi ve büyük mezarliklarda süslemeli mezar taslarinin dikkat çektigine deginen Danisik, bu mezarliklardaki süslemelerde selvi, asma yapraklari, hayat agaci, deniz taragi, gerdanlik, akantus yapragi gibi süslemelerin bulundugunu belirtiyor. Cumhuriyet döneminde bas ve ayak bölümlerinden olusan mermer ve beton mozaik, süslemesiz mezar taslarinin tercih edildigini söyleyen Danisik, bas taslarinin günesi sembolize eder bir biçimde yapildigini, ayak taslarina ise yesil renkli boyayla selvi motifleri islendigini, kitabelerde ise latin harflerinin tercih edildigini bildiriyor.

Meram Belediyesi'nin kitap olarak kültür dünyasina kazandirdigi 'Konya Mezarliklari ve Mezar Taslari' tez çalismasinin Türk Sanat Tarihi alaninda önemli bir arastirma olduguna isaret eden Prof. Dr. Hasim Karpuz, en içli ve samimi hislerin belli bir estetik anlayisla üzerinde sunuldugu mezar taslarinin, sanat ve edebiyat yönünden oldukça önem arz ettigini vurguluyor. Türkiye'nin birçok yerinde tarihi mezarliklarin kaldirilip yerlerine yeni yapilar, parklar ve spor alanlari yapildigini öne süren Karpuz, sahip çikilmayan tarihi mezar taslarinin yok edilmesi, yurt disina çikarilarak evlerin salonlarini süslemesinden büyük üzüntü duydugunu ifade ediyor.

Karpuz, kültür varliklari arasinda hizla yok olan nadide parçalardan olan mezarliklar ve tarihi mezar taslarinin iyi bir sekilde koruma altina alinmasi çagrisinda bulunuyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious