Rojin: Örgütü değil; annemi dinledim

Rojin: Örgütü değil; annemi dinledim.10963
  • Giriş : 10.01.2009 / 10:08:00
  • Güncelleme : 10.01.2009 / 21:14:15

TRT Şeş ile birlikte Kürtçe söyleyen şarkıcılara da gün doğdu! Artık televizyona çıkıp hem de devlet kanalında Kürtçe şarkı söyleyebiliyorlar. Ancak bu kez de karşılarına örgüt dikildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TRT'ye çıkan şarkıcıları hain ilan eden örgüt, "Eğer TRT'ye çıkarsanız Avrupa'da konser veremezsiniz" diye tehdit ediyor. Bu tehdide aldırmayan Rojin, "Örgütü değil; annemi dinledim ve ekrana çıktım." diyor.

Kürt müzisyenlere örgütten tehdit: TRT'ye çıkarsanız Avrupa konserleriniz iptal olur

Yıllarca Kürtçe şarkı söyleyen, albüm çıkaran sanatçılar gözaltına alındı, yargılandı. Birçoğu yasaklı sanatçılar listesine girdi. Ciwan Haco, Şivan Perwer, Nizamettin Eriç, Mehmet Şerif Torun gibi Kürt müzisyenlerin bırakın Türkiye'ye girişi kasetlerinin satılması bile yasaktı. Sonra bu yasaklar kalktı. 2009'un ilk günlerinde ise Türkiye tarihinde bir ilke imza atıldı. Kürtçe yayın yapan TRT Şeş kuruldu. Artık Kürtçe yayın yapan bir devlet kanalı var. Nihayet Kürt sanatçılara kendi dillerinde sanatlarını icra edecek bir zemin oluştu. Yapılan sokak röportajlarında Kürt halkı TRT'de Kürtçe müziğe daha çok yer verilmesini istiyor. Ancak Rojin ve Nilüfer Akbal dışında TRT'ye program yapacak müzisyen bulunamıyor. Çünkü TRT'ye çıkanlar PKK tarafından hain ilan ediliyor. Tehdit ediliyor. Kalan Müzik'in sahibi Hasan Saltık'a göre, birçoğu Avrupa'daki konserlerinin kesileceğinden endişe duyuyor. Sanatçılar arasında, 'Bekleyelim ve görelim' anlayışı hakim. Bazı sanatçılar da teklife sıcak baktıklarını, ama seçim sürecine girildiği için kaygıları olduğunu söylüyor. TRT Çok Dilli Yayınlar Koordinatörü Sinan İlhan, bütün Kürt sanatçılara teklif götürdüklerini ve herkesle çalışmak istediklerini belirtiyor. Şivan Perwer, Nizamettin Eriç, Mehmet Şerif Torun, Servet Kocakaya, Hasan Saltık ve Muhsin Kızılkaya'ya gelişmeleri nasıl değerlendirdiklerini sorduk.

'Bazı Kürt sanatçılar, TRT Şeş'e müstear isimle katkıda bulunuyor

Hasan Saltık (Kalan Müzik'in sahibi): "Kürt sanatçılar, TRT Şeş'e çıkmaya biraz çekiniyor, çünkü Avrupa'daki Kürtlerden ciddi bir baskı var. Örgüt kendi televizyonlarının haricinde başka bir kanala çıkanları hain ilan ediyor. Bana göre Kürtçe bilen sanatçılar kendi diliyle program yapmaya çekinmemeli. Sanatçılar arasında şu anda şöyle bir hava hakim: 'Bekleyelim ve görelim.' Hemen ileriye atılıp, program yapan bir-iki kişi oldu. Bazıları da isim vermeden, müstear isimle TRT'ye katkıda bulunuyor. Sanatçılar Avrupa'da konser verememe korkusu taşıyor ve dolayısıyla da TRT6'ya çıkmaya çekiniyor. Türkiye'de Kürt sanatçıların konser verme zemini yok, para kazanamıyorlar. Ama bu bir süre böyle gider, sonra herkes teklifleri değerlendirecektir. Yeter ki, TRT Şeş'te doğru düzgün programlar yapılsın. Takip ettiğim kadarıyla TRT6 bana göre İran, Irak, Suriye'de yayın yapan Kürt kanallarından ya da Roj TV'den daha kaliteli. Böyle devam ederse, oradaki Kürtler de bir süre sonra TRT 6'yı izleyecektir."

'Örgütün değil, halkın sesine kulak verdim'

Rojin: "Nihayet dilimize gün doğdu. Benim amacım; bu ülkedeki bütün renklerin beni dinlemesiydi. Bu nedenle şarkılarımı Türkçe ve Kürtçe okudum. Çok taşlanmama rağmen... Taşlanmadan taçlanma olmuyor. Beni eleştirenler de Türkçe-Kürtçe şarkı söylemeye başladı. Demek ki ben doğru yoldaymışım. Ders verdiğim bazı kurumlarda, rahat giyindiğim, makyaj yaptığım için eleştirildim. Şimdi bakıyorum beni eleştirenler punk'çı gibi geziyor. TRT'nin yaptığı tarihî bir adım. Sesini Türkiye'de duyuramayan sanatçılar devlet kanalından duyurabilecek. Sadece kültür sanata yönelik programlar devam ederse Kürt müzisyenler açısından TRT Şeş, bir açılım olacak. Tabii ki bana da PKK'dan baskı oldu. Hain ilan edildim. Ciddi anlamda tehdit de aldım. Medyada en çok sunulan ben olduğum için en fazla engellenmeye çalışılanlardan biriydim. Ama örgütün değil, halkın sesine kulak verdim. Çıkmamı isteyenlerin çoğunluk olduğunu görünce teklifi kabul ettim. Annem 75 yaşında, Kürtçe konusunda çok hassastır. 'Kızım cesur ol ve çık, bu bir şeylerin başlangıcı.' dedi. Annem benden daha ileri düşünüyormuş."

'Kürtçe biliyorum diye TRT Şeş'te program yapmam düşünülemez'

Servet Kocakaya: "TRT 6'da program yapmam için teklifte bulunulan ilk sanatçılardan biriyim. Kürtçe sunum yapabilecek ölçüde Kürtçe bilmediğim için bu teklife daha baştan sıcak bakmadım. Türkçe düşünen ve Türkçe üreten bir sanatçıyım. Birkaç Kürtçe şarkı söyledim ya da Kürt kökenliyim diye TRT Şeş'te program yapmam düşünülemez. Ancak Kürtçe şarkılarımın ve kliplerimin orada yayınlanması her sanatçı gibi beni de mutlu edecektir. Bu anlamda hiçbir yayın organına tepki duymamız zaten düşünülemez. Ben, teklif edenlerden özür diliyor, TRT'nin yıllardır (TRT GAP) dışında bana uyguladığı ambargoya rağmen bu teklifle onore olduğumu belirtmek isterim. Kürtçe kanalın açılacağını duyunca ilk refleksim içimin ferahlaması oldu. TRT 6 devletin Kürtlere gibi görünen, ama bir kenara itilmiş, talepkâr tüm unsurlara en anlamlı özrüdür. Kürt kültürüne ne katacağı, nereye gideceği şu an öngörülemese bile... Ancak sanatçıları ve halkı "kimdensin" pozisyonuna itmemelidir bu durum. TRT 6, Türk müziğine ve sanatçılarına da olumlu açılımlar sağlayabilir. Bana herhangi bir tehdit gelmedi. Gelmesi de söz konusu değil. Bu ülkede tehdide uğraması mümkün olmayan birkaç sanatçıdan biriyim."

'TRT 6 kapatılırsa program yapan sanatçılar ne olacak?'

Mehmet Şerif Torun (22 yıldır Hollanda'da yaşayan müzisyen, Kürtçe adı Brader): "Ani bir kararla Şeş TV açıldı. Bu adımı ilerisi için umut verici olarak değerlendiriyorum. Bu devletin her şeyden önce Kürt halkına bir özür borcu vardır. '80 yıldır bu halkın her şeyini yok saydık, özür diliyoruz, TRT 6 da bunun ispatıdır.' demeli. 10 günlük bu süreci henüz özür olarak kabul edemiyorum, çünkü hiçbir şey net değil. Kararın uygulandığı süreç, seçim zamanıdır. Bu kararı seçimden sonra uygulasalardı bakış açımız farklı olacaktı. Yarın TRT 6'da ne olacak bilemiyoruz. AK Parti iktidardan düşerse ne olacak? Bu sanatçıların hali ne olacak? Herkes gibi ben de endişeliyim. Madem böyle bir şey yapıyorsunuz bunu kanunlarla sağlamlaştırın. Bana kimse baskı yapamaz. Ben yıllardır, kendi yağıyla kavrulan bir sanatçıyım. Görüşlerim açık, tavrım kesindir. Benim için Rojin ne ihanet etmiştir, ne de dünyayı kurtaran biridir."

Sadece sevda türküleri söylemiyorum

Şivan Perwer (33 yıldır Almanya'da yaşayan Kürt müzisyen): "TRT, 50 kişilik bir senfoni orkestrasıyla sahneye çıkmamı teklif etti. İlla Türkiye'de değil, Avrupa'nın herhangi bir şehrinde de olabileceğini söylediler. Biz bu meseleye olumlu bakıyoruz. Radikal Kürt kesim gibi program yapanlara hain gözüyle bakmıyoruz. Kürt sanatçıların bu şekilde üzerine gidilmesi yanlıştır. Bu yaklaşım Kürtlere kaybettirir. Bana her zaman baskı vardı, onların ideolojilerine hizmet etmediğimiz için baskıyla sürekli karşılaşıyoruz. TRT 6'dan dolayı bir tehdit almadım. Eğer halkım isterse ben Şeş TV'ye çıkarım, kimsenin baskısına boyun eğmem. Yeter ki TRT beni Şivan Perwer olarak kabul etsin. Çünkü ben sadece sevda türküleri söylemiyorum. Şarkılarımın çoğunluğu zulme karşı bir çığlıktır. TRT Şeş, Şivan Perwer'in sanatını bir bütün olarak kabul ederse, sansür uygulamazsa benim açımdan sorun kalmaz. Bana gelen teklife, 'Şimdiden bir şey söyleyemem, ne yapacağınızı görmek istiyorum.' diye cevap verdim. Kanalı çok ciddi takip ediyorum. Şimdiye kadarki izlenimim fena değil. Türkiye'de Kürtler adına iyi şeyler oluyor ama bazı şeylerin somutlaşmasını bekliyoruz."

'30 senedir sürgünde olan bir sanatçıyım, bazı endişelerim var'

Nizamettin Ariç (28 yıldır Almanya'da yaşayan Kürt sanatçı): "TRT'de program yapmam için bana da teklif geldi. 'Olumlu bakıyorum, fakat birlikte çalışma ve karar verme konusunda seçimlerin geçmesini bekliyorum.' diye cevap verdim. 30 senedir Almanya'da sürgün yaşıyorum, birdenbire bu işin içine balıklama atlayamam. Program yapmam da demedim, bunun özlemini çeken bir insanım çünkü. Bunun halkımıza çok büyük bir faydası olacak. Ancak bir sürü soru işareti insanın kafasında dönüyor. Kürtçe televizyonla birlikte başka adımların da atılması lazım. Anadilde eğitim gibi. 80 sene içerisinde birçok kez kandırılmışız. 'Yine oyuna mı getiriliyoruz?' diye endişeleniyoruz. Her şeye rağmen sevinçliyim. TRT 6'da program yapanları hain ilan edenler, senelerce benimle de çalışmadı. Çünkü örgütlü sanatçı değiliz. PKK'nın böyle bir baskı yaptığı söyleniyor. Bana kimseden baskı gelmedi. Özgür bir sanatçıyım, hiçbir Kürt örgütüyle ilgim yok. Herhangi bir partiye sempatim yoktur."

'PKK, bu tavrını birkaç ay sonra kendi tabanına bile anlatmakta güçlük çekecek'

Muhsin Kızılkaya (Yazar): "Devletin bu kanalı açmış olması basit bir şey değil. Bu noktadan sonra geriye dönüş yoktur. Dönüş olduğu andan itibaren de devlet hiçbir şekilde kendini anlatamaz, güveni tamamen kaybeder. Kürtçe sanatçıların program yapmaları için cesur olmaları gerekiyor. Kaygılarını yersiz buluyorum. Bu baskının karşısında durmaları gerekiyor. Kendilerine baskı uygulayanlara şunu sormalılar: 'Siz de o zaman hiçbir kamu faaliyetinde bulunmayın. Milletvekilliğinden, belediye başkanlığından, öğretmenlikten istifa edin. Devletten maaş alan herkes o zaman istifa etsin.' Birtakım sanatçılara 'televizyona çıkmayın, para kazanmayın, sanatınızla var olmayın' demek abesle iştigaldir. PKK, bu karşı çıkışını birkaç ay sonra kendi tabanına dahi anlatmakta güçlük çekecek. En fazla onların sahip çıkması gerekirdi. Karşı çıkarak devletin elini bayağı rahatlattılar. Deseydiler ki: 'Bu kanalın yayına başlamış olması bizim mücadelemizin ürünüdür.' O zaman TRT Şeş'i açmak için karar alanlar, zorda kalacaktı. Ama şimdi bu kararı alanlar 'PKK ne olduğunu gösterdi.' diyerek propaganda yapacak. Bu da PKK'yı çok zayıflatan bir şey. Siyaset dilini kullanmak yerine, diplomasi dilini tercih etmeliydiler. Büyük hata yaptılar."

ZAMAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*