'İran'ın teklifi beni utandırır'

  • Giriş : 25.08.2006 / 00:00:00

AK Parti’li Fırat: "İran’ın başörtülü kızları davet etmesi beni üzer ve utandırır" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Mersin Gazeteciler Derneği’ne ziyareti eden Fırat, gazetecilerin sorularını cevapladı. "İran’ın başörtülü olarak Türkiye’de okuyan kızları ülkesine davet etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki bir soruya Fırat, bu olayın kendisini üzdüğünü ifade etti.

Hangi ülke olursa olsun. İsterse Avustralya olsun bir inancın sonucu olarak, inancını yaşayan, başını örten bir genç kızın kendi ülkesinde okuyamaması ve başka ülkeler tarafından "buyrun gelin" burada okuyun denmesini içine sindiremediğini vurgulayan Fırat, "Ben, her Türk vatandaşının inanç özgürlüğüne sahip olduğunu sanıyorum. Böyle olması lazım. Her Türk insanının eğitim hakkı olduğuna inanıyorum. Devlet olarak da bunun sağlamakla görevli olduğumuza inanıyorum. Dolayısıyla o beni üzer. Eğer genç kızlarımız başlarını örttükleri için burada okuyamıyor. Avusturya’da okuyorlarsa. Veya bir İran kalkıp böyle bir davette bulunabiliyor ise bu şahsen beni üzer ve utandırır. Keşke böyle birşey olmayaydı. Çocuklar burada okusa, gelişmiş ülkelere doktoraya gitselerdi. Bu konu bana üzüntü veriyor." dedi.

"TÜRKİYE, BÖLGESİNDE KALAN OLAYLARA KAYITSIZ KALAMAZ"

Fırat, Lübnan’a asker gönderilmesi ile ilgili bir soruya ise, Türkiye’nin bölgesinde gelişen bir olaya kayıtsız kalamayacağını belirtti. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’e üzüldüğünü belirten Fırat, "Günde 5 defa aynı şeyi tekrarlıyor. Çok basit olarak şunu söylüyoruz. Diyoruz ki , sürekli bir ateşkesin sağlanmış olması lazım. Yani BM tarafları bir araya getirecek. Bir ateşkes imzalayacak. Çünkü şu anda geçici bir durum var. Yani her an yeniden alevlenebilir. Kesin ateşkes sağlanmadan bizim oraya gitme gibi bir lüksümüz yok. Biz barışı yapan değil barışı devam ettiren bir güç olarak düşünüyoruz. Silahsızlandırma, bir tarafın yanında yer almayı da kesinlikle kabul etmiyoruz." diye konuştu.

Hükümetin meclise götürmeden de asker gönderme hakkına sahip olduğunu ifade eden Fırat, "Ama biz onu da düşünmüyoruz Biz diyoruz ki şartlar oluştuktan sonra devlet ve hükümet olarak alınacak kararı meclise götürüp tartışırız. Meclisin vereceği karara da tabii ki uymak durumundayız. Bu üç şart olacak fakat bazen muhalefet bazen de köşe yazarları, bunun dışında bize bazı yükümlülükler yüklüyor. Bu konuda kararı sivil hükümet verecektir. Efendim Türkiye’nin bu kadar sorunu varken Türkiye niye gitsin buraya karışsın, Türkiye önce kendi iç problemlerini halletsin deniyor. Tabii bunu anlamak mümkün değil. Ben bunu, yürürken sakız çiğneyemeyen insana benzetiyorum. Öyle tipler vardır. İkinci bir işlem yaparken düşer. Türkiye Cumhuriyeti devleti böyle bir devlet değil. Türkiye Cumhuriyeti Devleti hakikaten büyük bir devlet." şeklinde konuştu.

Kendilerinin Türkiye’yi sırtlayıp huzur ve rahat içerisindeki Antartika civarında bir yere götürecek hallerinin olmadığını vurgulayan Fırat, "Biz bu coğrafyada yaşıyoruz. Tarihi ve kültürel sorumluluklarımız var. Gözümüzü kapatalım, ne olursa olsun. Bizim iç meselelerimiz var. Bunlarla biz ilgilenmiyoruz deme gibi bir lüksümüz yok. Benim kapı komşum ateşte yanacak, en azından onun sıcaklığı gelir. Kaldı ki Türkiye’nin bu bölgede bir ağırlığı var. Bugün artık dünya da bunu kabul ediyor ki bu bölgenin ülkeleri üstünde insanları üstünde Türkiye’nin müspet bir ağırlığı var." dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious