'Özal, kompleksi olmayan, fikirlere açık bir liderdi'

  • Giriş : 17.04.2006 / 00:00:00

Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal ölümünün 13. yıldönümünde kabri başında anılırken Özal’la anısı olanlar O’nun ülkenin önünü açan icraatlara imza atmasının yanı sıra çevresindekilerin fikirlerine önem vermesinden de övgüyle söz ediyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


ANAVATAN’ın yerel yönetimlerde büyük başarı elde ettiği 1984 yılında belediye başkanı seçilen ve bugün o belediye başkanları içinde tek kalan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, Özal’ın en bariz özelliğinin komplekse sahip olmaması olduğunu ifade etti.



Durak, ölümünden öncesine kadar sık sık görüştüğü Özal’ın kendisini nasıl belediye başkan adayı yaptığını ise şu şekilde anlattı; ”5 Ocak 1984’te Başbakan sıfatıyla Adana’nın kurtuluş yıldönümü etkinliklerine katılmak üzere Adana’ya gelmişti. Yerel seçimlere 2 ay vardı. Ortada da kimin belediye başkan adayı olacağı konuşuluyordu. Ben partiye üye falan değildim. Tören sonrası Adana’nın ve ülkenin sorunları bir toplantıda ele alındı. Toplantı çıkışında Özal’a bir dosya sundum. Bu dosyada o zaman SSK işçilerine yapılan 40 bin ev vardı ve bu işçiler evlerde oturmasına rağmen bürokratik engeller nedeniyle tapu alamıyordu. Rapor sonunda (Seçimler öncesinde size yol gösteren akıl veren çok olur. SSK Genel Müdürü’ne talimat verirseniz 40 bin ailenin tapu sorunu bir günde çözülür. Siz de herhangi bir masrafa girmeden binlerce oyu almış olursunuz.) dedim. Ertesi gün Özal’ın belediye başkan adayı olarak lanse edildim. Halkın ağzında ismim dolaştı ve aday ben oldum.”



Turgut Özal’ı iyi bir ekonomist, mühendis, devlet adamı ve dünya görüşü açık bir kişi olarak niteleyen Durak, Özal’ın çevresindeki kişilerin fikirlerine önem vermesinden de etkilendiğini belirtiyor.



Durak, bu kapsamda bir anısını da şöyle dile getirdi; ”İmar yetkileri Bayındırlık ve İmar Bakanlığı’ndan alınarak belediyelere verilmişti. Belediyeler bu uygulamalarında birçok uygunsuzluk yaptı, yetkilerini iyi kullanamayan belediyeler oldu. Medya ve muhalefet haklı olarak belediyelerin üzerine gitmeye başladı, eleştirdi. Yetkilerinin çok olduğunu söyledi. Bir gün odamda Bayındırlık İmar Komisyonu üyesi Erdal Durukan ve TBMM Başkan Vekili Adana Milletvekili Yılmaz Hocaoğlu ile oturuyorduk. Bana dediler ki (yetkileriniz alınıyor) Ben ertesi gün Pazartesi günü Bayındırlık Komisyonu Başkanı Işılay Saygın’ı aradım. Bana (Başbakanın kesin emri var. Yarın komisyonu topluyorum konu ertesi gün genel kurula gidecek. Belediyelerin yetkileri yeni kanun düzenlemesi ile elinden alınacak.) dedi. Ben de kendisine (bu sizi mi ilgilendirir. Sayın Özal mı bilecek bunu) dedim ve ertesi gün Ankara’ya gittim. Meclis koridorunda Adana milletvekili Akgün Albayrak ile karşılaştım. Uzaktan beni görünce yüksek sesle (Eee.) dedi. (Turgut Özal’dan daha iyi bilen adam. Başbakan talimatına karşı çıkan adam) dedi. Aradan 2 ay geçti. Birgün Ankara VIP salonunda Özal ve bazı bakanlar ile Ankara Büyükşehir Belediye başkanı vardı. Kapıyı açtım, içeri girdim. Özal parmağını kaldırıp beni göstererek, (Bu) dedi.



(Benim kanunumu engelledi). Dondum kaldım. Beni azarlayacak zannettim. Devam etti. (Benim kanunumu geri çektirdi. Ama o haklıydı beyler) diye sözünü bitirdi. Nihayetinde kanun belediyeler lehine çıkmıştı. Düşünün ki bir başbakan tüm bakanların önünde belediye başkanına (benim kanunlarımı engelledi, haklıydı) diyebiliyor. Özal böyle farklı görüş ve fikirlere açık bir insandı.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious