'Peri kızı verdi'

  • Giriş : 17.06.2006 / 00:00:00

Okul öncesi çocuklarda ’çalma ve yalan söyleme’nin normal olduğunu, bu yaştaki çocukların öğrenme sürecinde olduklarını ve doğrunun ne olduğunu farkedemediklerini belirten uzmanlar anne babaları uyarıyor;

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


"3 yaşındaki kızınız kreşten kendisine ait olmayan bir oyuncak getirdi, ancak oyuncağın kendisine ait olduğunu, bunu ona bahçeye gelen peri kızının verdiğini söylüyor. Bunu yetişkinlerin söylediği türden bir yalan ve hırsızlık olarak değerlendirip, alarma geçmenize gerek yok. Okul öncesi çocukları gerçekle hayali olanı birbirinden ayırmayı öğrenme sürecindedirler. Ayrıca son derece ben merkezcidirler ve düşüncelerinin ve dileklerinin bazı şeylerin olmasını sağladığına içtenlikle gerçekten inanırlar. Bu durum ’büyüsel düşünce’ olarak adlandırılır. Çocuk çok istediği bebeği ona peri kızının verdiğini söylerse, bebeği peri kızının vermiş olmasını sağlayacağına içtenlikle inanır".

DOĞRUNUN NE OLDUĞUNU BİLEMEZLER

Memorial Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayten Erdoğan, ’www.aile.org.tr’ adlı internet sitesinde ’Okul öncesi çocuklarda yalan ve çalma davranışlarını’ değerlendirdi.

Okul öncesi çocuğun ’doğrunun’ ne olduğunu da bilemediğini anlatan Erdoğan, bu nedenle okul öncesi çocuğun yalan söylediğinde bunu ’aldatmak’ için yapmadığının bilinmesi gerektiğini belirtti.

O yaştaki çocukların söylediği ya da istediği şeyin doğru olduğuna inandığını kaydeden Erdoğan; "Örneğin ’bebeğim parka gitmek istediğini söyledi’ dediğinde bebeğin konuşamadığını biliyordur esasında. Kendisi parka gitmek istemektedir ve bu, onun bu isteğini ifade etme şeklidir. Ayrıca zaten ona göre herkes parka gitmek ister. Böyle durumlarda okul öncesi çocuğunuzun bu gerçek dışı öyküleri neden anlattığını anlamaya çalışmalı ve ona gerçek ile hayali olanı birbirinden ayırması konusunda yol göstermelisiniz. Dürüstlüğün önemini kavraması için doğruyu söylediğinde bunu takdir etmek, yalan söylediğinde ise yalanını kabul ettirmeye çalışmak yerine, sonuç üzerinde durmak doğru olacaktır. Örneğin bebeği peri kızının vermediği konusunda ısrar etmek yerine, bu gibi durumlarda ’bebeği çok beğendiğini biliyorum; ama yarın bunu kreşe geri götürmeliyiz’ demek şeklinde bir tutum benimserseniz, uzun vadede çocuğunuza sorgulamalarda cevap yetiştirme becerisi yerine, bir hatayı tamir etme becerisini kazandırmış olursunuz. Son olarak iyi bir rol modeli oluşturmanın her zaman altın kural olduğunu unutmamalısınız. 7-8 yaşlarından itibaren ise çocuklar gerçek ile yalan arasındaki farkı tam olarak anlayabilirler. 8 ile 9 yaşlarından itibaren ise çocukların çoğu doğru ve yanlışı anlarlar. Bu yaşlarda ahlak duygusunun gelişmesi ile çocuk bir yalan söylediğinde kendisini kötü hisseder (yalan söylemeye devam etse dahi)" ifadelerine yer verdi.

Dr. Erdoğan, okul çağı çocuklarının ’dikkat çekme, yapmak istemidiği birşeyden kurtulmak için gibi nedenlerle yalan söyleyebileceğini ve birşey çalabileceğini söyledi.

Erdoğan, çocukların yalan söyleme ve çalma nedenlerini şöyle sıraladı; "Yetişkinleri test etmek için (öğretmeni kandırıp kandıramayacağını anlamak için, başka bir şehre taşınacağını söylemek gibi). Temennisel düşünüş (örneğin Afrika’ya hiç gitmediği halde bunun olmasını çok istediği için arkadaşlarına gitmiş olduğunu söylemek gibi). Birşeyin acısını çıkarmak için (örneğin kendisini öfkelendiren bir arkadaşı hakkında yalan söylemek ya da onun birşeyini almak gibi). Cesaret gösterisi yapmak için (özellikle erkek çocuklarda, örneğin komşunun bahçesinden birşey alarak ya da bir ’kahramanlığını’ abartarak arkadaşlarına anlatmak gibi). Küçük çocukların anne-babalarının cüzdanından para aldığını duymak bizleri çok da şaşırtmaz. Para onlara istedikleri herşeyi alabilmelerini sağlayan sihirli birşey gibi gözükür! Küçük çocuklara para kazanmanın ne kadar zor olduğunu ve neden para kazanmak gerektiğini ve neden başkalarının parasını alamayacağımızı izah etmek gereklidir. Küçük çocukların para ve sahip olma kavramlarını ve özellikle de konunun ahlaki yönünü öğrenmeleri gerekir. Katı kurallar empoze etmek yerine başkalarının parasını ve eşyasını neden alamayacağımızı izah etmek önemlidir. Örneğin ’cüzdanımdan para aşırırsan seni mahvederim’ diyerek davranışı ceza korkusu ile kontrol etmeye çalışmış oluruz. Sekiz yaş ve üzeri çocuklar ise çalmanın neden yanlış olduğunun bilincindedir. Buna rağmen çalmaya devam etmesi halinde, aldıklarını iade etmesi ve özür dilemesinde ısrarcı olmalısınız. Çocuğunuzla bu davranışının neden yanlış olduğu konusunda konuşmalı ve gerekirse ceza da vermelisiniz (TV süresini kısıtlamak, bilgisayarı kısıtlamak gibi). Okul öncesi çocuklar gerçek ile hayali birbirinden çok iyi ayıramadıkları veya bir sorun yaşamaktan kurtulma şeklinde anlayışla karşılanabilecek bir arzusundan dolayı ’meyve suyunu bebek döktü’ ya da ’parkta bir dinozor gördüm’ gibi öyküler uydurabilmektedirler. 6 yaşındaki çocuk ise uzaya yolculuğu oyunu oynarken gerçekten uzay gemisine binmemiş olduğunu bilir. Ancak bazen, özellikle de hoşuna gitmeyen birşey yaşadığında, küçüklüğünde çok işine yarayan hayal dünyasına geri dönmek ona daha kolay gelebilir. Çocuğunuz bazen de ceza korkusu ile yalana başvurabilir. Buna karşın genel olarak okul çağı çocuklarının daha dürüst davranmaları beklenir. Çocuklar ancak 7-8 yaşından itibaren gerçek ve yalan arasındaki farkı bilir, dolayısıyla bu yaştan önce söyledikleri yetişkinlerin anladığı anlamda yalan söylemek değildir. 8-9 yaşından itibaren ise çoğunlukla doğruyu ve yanlışı ayırabilecek olgunluktadırlar. Gelişen vicdan ve ahlak duygusu yalan söylediklerinde kendilerini kötü hissetmelerine neden olur, ancak buna rağmen yalan söylemeye devam etmeleri mümkündür."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious