'Saddam'ın ajanları CIA için İran'ı vuracak'

  • Giriş : 11.06.2006 / 00:00:00

CIA tarafından yeniden yapılandırılan Irak istihbaratı İran’a odaklandı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Aksiyon dergisi’nin bu haftaki sayısında bölge kaynaklarına dayanarak verdiği habere göre, 1968 yılında kurulan Irak Gizli Servisi (El Muhaberat) Mart 2003’teki ABD ve İngiliz işgaliyle birlikte tasfiye edilir. Bu örgütün yerine ABD Merkezi Haberalma Örgütü (CIA) ve İngiliz Gizli Servisi (SIS) güdümünde ”Irak Milli İstihbarat Örgütü” (INIS) adıyla yeni bir teşkilat kurulur. Tasfiye edilen Muhaberat’ın yerine Nisan 2004’te resmen faaliyete geçen bu yeni istihbarat örgütünün üst düzey yöneticilerinin tamamı Muhaberat’ın İran Masası uzmanlarından seçilir. Washington yönetiminin İran’la ilgili planları ciddi bir birikimine sahip bu birimin varlığını sürdürmesini sağlamış ve İran Masası uzmanları sadece mevkilerini korumakla kalmamış aynı zamanda yeni kurulan istihbarat örgütünde üst düzey görevlere getirilerek, adeta ödüllendirilmiştir.

Temel amacı Irak demokrasisini hedef alan iç ve dış tehditlerle mücadele etmek olarak belirlenen yeni Irak istihbaratını bir diğer önemli özelliği de Irak hükümetinin etkisi dışında çalışmalarını sürdürmesidir. Iraklı yetkililer maaşları işgal güçleri tarafından ödenen bu yeni istihbarat örgütüne laf geçirememekten şikâyet etmektedir. Teşkilat kanunu işgal güçleri tarafından hazırlanan yeni Irak gizli servisinin temel vazifesi; ülkede demokrasinin yerleşmesini engelleyen terörizm, iç tehditler (işgal güçlerine karşı direniş), espiyonaj, kitle imha silahlarının kontrolü ve milli savunmayla ilgili konularda bilgi toplamaktır. Bir istihbarat örgütünün temel önceliği olan milli savunma ile ilgili konularda istihbarat toplamak vazifesinin sıralamada bu kadar sona yerleştirilmesinin son derece doğal olduğunu söyleyen istihbaratçı Mahir Kaynak bu durumu şu şöyle yorumluyor: ”Ülke zaten ABD ve İngiltere tarafından işgal edildiği için milli savunmanız yabancıların elinde demektir. Dolayısıyla bu konuda istihbarat toplamanız mümkün olamaz çünkü öncelikle işgal güçleri hakkında bilgi toplamanız gerekir.”

Mısır, Suriye ve Irak istihbarat servislerinin genel adı olan ”muhaberat” faaliyet gösterdikleri ülkelerin isimleriyle anılarak birbirinden ayrılıyor. Mısır ve Suriye’deki adaşlarından daha sonra 1968’de kurulan ”Irak Muhaberatı” adaşları gibi rejimi içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehditlere karşı korumakla vazifeliydi. Bağdat’ın El Mansur bölgesini kendisine karargâh olarak seçen Muhaberat önceleri İçişleri Bakanlığına bağlı olarak faaliyet gösterir. Daha sonra direkt olarak Saddam Hüseyin’e bağlanır. İç ve dış istihbarat faaliyetlerini birlikte yürütmekle görevlendirilen kurum Kürt ayrılıkçılara karşı Musul ve Kerkük’te, Şiileri kontrol altında tutmak için ise Kerbela’da bölge başkanlıkları kurarak örgütlenir. 4 bin üzerindeki çalışanı ve binlerce kişilik muhbir ağıyla muhaberat sokaklardan okullara, camilerden kışlalara kadar her yerde Saddam’ın gözü kulağı olur. En ufak şikâyetleri bile Bağdat rejimine yetiştiren ve birçok insanın büyük acılar çekmesine neden olan muhaberat bu nedenle birçok Iraklı tarafından nefretle anılan bir örgüt haline gelir. Ülkesinde baskı, zulüm ve ölümle birlikte anılan Irak muhaberatı Körfez ülkeleri, İran ve Türkiye’de de zaman zaman etkili olmuştu.

KÜRT İSTİHBARATI’NIN ETKİ SAHASI GENİŞLİYOR

Irak’ta yaşanan bir diğer dikkat çekici gelişme de Irak Kürdistan Demokrat Partisi (IKDP) Başkanı Mesud Barzani’nin istihbarat örgütü ”Parestin” in etki sahasının giderek artması oluyor. Erbil yakınlarındaki Selahaddin kentinde üslenen ”Parestin” Kuzey Irak’taki Erbil ve Dohuk’da faaliyet gösteren mahalli bir örgüt iken işgal sonrasında bölgesel bir gizli servis hüviyeti kazandı. Kerkük ve Musul’un peşmergeler tarafından ele geçirilmesinin ardından bu iki şehre ofis açan etkin bir güç haline geldi.

Son dönemde çalışmalarını Bağdat’a taşıyan bu gizli servisin İran ve Suriye’deki Kürtlerle de ciddi temasları bulunduğu ileri sürülüyor. Başkanlığını Kamuran Müfti’nin yaptığı istihbarat örgütü Irak’ın fiilen bölündüğünün de en temel göstergesi olarak kabul ediliyor. Örgütün ABD koalisyon güçleri ile sıkı ilişkiler içinde olduğu ancak Irak istihbaratına bilgi akışı sağlamadığı gelen haberler arasında.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious