RTÜK 'haber'leri mercek altına aldı

  • Giriş : 08.02.2007 / 00:00:00

Akman: Toplumun değerlerini inkar etmeden yayın yapılmalı. RTÜK Başkanı televizyonların haber birimlerinin sorumlularıyla bir araya geldi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:





Akman, "Bugün özellikle reyting savaşları dikkate alındığında, izleyicileri ekran başında tutmak için, bir bakıma insanların zaaflarını da istismar ederek bazı bültenlerde, ağırlıklı olarak sanal, güncel olmayan, gerçekten cıvık, magazin diye nitelendirilen haberlere yer verildiğini" bildirdi.

Zahid Akman, Hyatt Regency Otel'de yaklaşık 2 saat süren görüşmenin ardından basın toplantısı düzenledi.

RTÜK olarak televizyon yayınlarındaki olumsuzluklarla ilgili yayın kuruluşlarının sorumlularıyla yaptıkları toplantıların bugün üçüncüsünü gerçekleştirdiklerini belirten Akman, ilk toplantıyı spor müdürleri ve sunucularıyla, ikinci toplantıyı kuşak programları sorumluları ve yapımcılarıyla yaptıklarını hatırlatarak, son toplantıyı da televizyonların haber sorumlularıyla yaptıklarını söyledi.

'ÜLKEMİZİN YÜZDE 85 HER GÜN İZLİYOR'

Akman, yaklaşık 2 saat boyunca "Türkiye'deki haber yayıncılığı, içeriği, sunum şekli ve kamuoyunun bakışı ile bu konularda neler yapılabileceğini tartıştıklarını" anlatarak, toplantının kendileri için son derece verimli geçtiğini bildirdi.

RTÜK Başkanı Akman, toplantıda geçen hafta içerisinde Türkiye genelinde yaklaşık 3 bin denek üzerinde yaptıkları bir araştırmayı da katılımcılarla paylaştıklarını belirterek, şöyle konuştu:


"Araştırmaya göre, ülkemizin yaklaşık yüzde 85'i her gün haber bülteni izlemektedir. Özellikle ana haber bültenleri her gün takip edilmekte ve önemine göre de insanlar Türkiye ve dünya hakkında bilgi sahibi olmak istemektedirler.

Bugün sunduğumuz araştırmada ortaya koyduğumuz gerçek, haberlerimizde olumsuz içerik taşıyan haberlerin olumlu haberlere göre yüksek olduğu gerçeğidir. "

Akman, bu olumsuzları giderme noktasında, kamuoyunu demoralize eden, bıkkınlığa sürükleyen bu yaklaşımın değişmesi gerektiğinin bütün televizyon yöneticilerince de kabul edildiğini ifade ederek, haber olan konularda üzücü noktalar varsa, bunların haber içerisinde verilmesinin normal olduğunu, ancak bunların yanında, insanların geleceğe umutla bakmasını sağlayan haberlere de ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

HABERLERİN İÇERİĞİ SON DERECE ÖNEMLİ

RTÜK Başkanı Zahid Akman, Türkiye'nin genç bir nüfusa sahip olduğuna işaret ederek, "İleriye umutla bakmak isteyen genç nüfusa sahip ülkemizde, gerçekten gündemimizi belirleyen haberlerin içeriği, son derece önemlidir. Bu çerçeveyi belirleyen haber sorumlularının da bu anlamda ciddi bir sorumluluğu vardır" dedi. Akman, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün özellikle reyting savaşları dikkate alındığında, izleyicileri ekran başında tutmak için, bir bakıma insanların zaaflarını da istismar ederek bazı bültenlerde, ağırlıklı olarak sanal, güncel olmayan, gerçekten cıvık, magazin diye nitelendirilen haberlere yer verilmektedir.

'REYTİNG UĞRUNA YAPILANLARA MÜSAMAHA YOK'

Reyting, tek hedef olduğu zaman bu anlaşılabilir. Ancak, bizler kamu yayıncısı olarak yayıncılık yapacaksak, bu amaçlı hedefleri kabul etmek mümkün değil. Tüm televizyonların haber yöneticilerini bu gerçekler karşısında daha duyarlı olmaya davet ediyorum. Yüklerinin ağır olduğunun farkındayız, ama ülkemizin demokratikleşmesi için büyük bir hizmet verdiklerini biliyoruz. Basın özgürlüğünü kısıtlayacak hiçbir şeyi de kabul etmiyoruz. Ancak araştırmanın ortaya koyduğu gerçek, Türkiye'de yayınların geneliyle ilgili sıkıntılarla birlikte, özellikle haberlere ilişkin sıkıntılarla ilgili kamuoyunda ciddi rahatsızlıklar var. "

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Zahid Akman, Türkiye'de mevcut haber yayını anlayışının kamuoyu tarafından benimsenmediğini belirterek, "Reyting mazeretinin arkasına sığınılarak yapılan ihlallere bundan sonra müsamaha etmeyeceğiz" dedi.

Zahid Akman, Hyatt Regency Otel'deki toplantının ardından yaptığı açıklamada, televizyon yayınlarıyla ilgili kendilerine gelen yoğun şikayetlere değindi. Akman, "Televizyon yayınlarıyla ilgili ağır bir baskı ve yoğun bir tepkiye muhatap olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Sorun, bireysel olarak bizlerin bir tepkiye muhatap olmamız değil, Türkiye'de şu anki haber anlayışının kamuoyu tarafından benimsenmemesi sorunudur" dedi.

Geleceğe umutla bakılmasına vesile olacak, dünden ve günümüzden haberdar olunmasına katkı sağlayacak olan habercilik anlayışının sonuna kadar destekçisi olacaklarını vurgulayan Akman, televizyon yayıncılarının da bu konuya gerekli duyarlılığı göstermeleri gerektiğini anlattı. Akman, sözlerine şöyle devam etti:

Biz yayıncıların bu sorumluluğun farkında olduğuna inanıyoruz. Yaklaşık 15 yıllık geçmişi olan Türkiye'deki televizyon yayıncılığında, bu süreç içerisinde bunun en güzel örneklerini birlikte gördük, yaşadık. Bundan sonra da bu güzel örneklerin devam edeceğine inanıyoruz.

Bazı yayıncı kuruluşlarımızın bu hassasiyet içerisinde olduğunu ifade ederek, onlara teşekkür etmek istiyorum. Ancak bazı yayıncı kuruluşlarımız da duyarsızlığı kalıcı hale getirecek noktada bir ısrar içindeler. Bundan sonra üst kurul olarak bu tür olumsuzlara müsamaha etmeyeceğimizi ve bu konuda kanunumuzun bize verdiği yetki çerçevesinde gerekeni yapacağımızı tekrar ifade etmek istiyorum. "

Daha sonra gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Akman, "Yasal yetkinizi kullanarak sorunları çözeceğinize inanıyor musunuz?" sorusu üzerine, sadece yetkilerini kullanarak şu anda yayın hayatında bulunan olumsuzlukların giderilebileceği kanaatinde olmadığını söyledi. Zahid Akman, "Yetkiler sonuna kadar kullanılarak elbette bazı sonuçlar alınabilir, ama bu sektörü de ciddi manada zedeler. Biz bunu hiç istemiyoruz. Onun için de yetkilerimizin farkında olarak, yayıncı arkadaşlarla yüz yüze gelip şu andaki olumsuzlukları tartışıyoruz ve çözümleri de birlikte bulmaya çalışıyoruz" dedi.

TOPLUMUN DEĞERLERİNİ İNKAR ETMEDEN...

Bir gerçeğin de hiçbir zaman göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Akman, şunları kaydetti:

"Türkiye'de ya da dünyanın herhangi bir yerinde bir yayın gerçekleştirilecekse bu, toplumun değerlerini inkar etmeden, etik kurallara bağlı bir şekilde, insanların haber alma özgürlüğüne dikkat gösterilerek yapılmak zorundadır. Bu manada bir duyarlılığı yoksa bir kişinin veya kurumun, bunları böyle bir sorumluluk noktasına çekmek için müeyyideler yetmez. Bundan sonra yayına başlayacak olanlar için ekonomik şartların dışında bir takım şartlar öne sürerek onların sektöre layık olup olmadığını ya da en azından yayıncılık yapıp yapmayacaklarını belirlemek istiyoruz. Bu yönde kanun çalışmaları devam ediyor. "

Zahid Akman, başka bir soru üzerine de, toplantının, "Hrant Dink cinayetiyle ilgili haberlerde bilgi kirliliği yapıldığı" yönündeki tartışmaların yapıldığı bir döneme denk gelmesinin bir tesadüf olduğunu ve toplantının uzun süre önce planlandığını bildirdi.


HABERİN İZLEYİCİLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ" ARAŞTIRMASI

Bu arada, toplantıda sunulan ve RTÜK'ün yaklaşık 3 bin kişi üzerinde yaptığı "Haberin izleyiciler üzerinde etkisi" konulu araştırmada, televizyon izleyicilerinin yüzde 68'inin her gün haber izlediği, yüzde 74'ünün haberlerin ruh sağlığını olumsuz etkilediği görüşünde olduğu ve yüzde 59'unun da televizyon haberlerinin "yalan, yanlış ve eksik bilgi içerdiği" sonucuna varıldığı kaydedildi.

Araştırmaya katılanların yüzde 55'inin, çocukların haberlerden olumsuz etkilendiğini, yüzde 43'ünün tekrar görüntülerden, yüzde 33'ünün de "az sonra" tarzındaki sunumlardan rahatsız olduğunu, yüzde 58'inin de bu haberlerin ülke ve dünya gündemini yansıtmadığı görüşünü dile getirdiği belirtildi.

Televizyon izleyicilerinin büyük bir bölümünün ayrıca, cinsel şiddet, ünlülerin hayatına ilişkin magazin haberleri, siyasi ve ünlülerin birbirlerine yönelik eleştirilerini içeren haberler ile Türkiye'yi uluslararası alanda güç durumda bırakabilecek haberlerden rahatsız olduğunu dile getirdiği, haberlerde yer verilmesi gereken konular arasında ekonominin yüzde 37 ile ilk sırada yer aldığı, bunu sırasıyla siyasi, güncel ve toplumsal konuların izlediği bildirildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious