RTÜK'ten size mektup var, Okuyun

  • Giriş : 19.03.2007 / 00:00:00

RTÜK, internet sitesinde Öktem'in çocuk ve ebeveynlere sihir konulu diziler ve haber bültenlerinin etkilerine ilişkin uyarılarda bulunduğu mektuplarına yer verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), internet sitesinde Prof. Dr. Ferhunde Öktem'in çocuk ve ebeveynlere sihir konulu diziler ve haber bültenlerinin etkilerine ilişkin uyarılarda bulunduğu mektuplarına yer verdi.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ferhunde Öktem, anne-babalar ile çocuklara seslendiği iki ayrı mektupta, söz konusu programların çocukların psikolojisi üzerinde yaratabileceği etkilere dikkati çekerek, bu etkilerin en aza indirgenebilmesi için izlenecek yolları dile getirdi.

Öktem, RTÜK'ün ''www.rtuk.org.tr'' adresli internet sitesinde yer verilen ve ''Sevgili Anne, Babalar'' diye başlayan ilk mektubunda, son günlerde ailelerin çocuklarının izlediği programların uygunluğu konusundaki duyarlılığının artmaya başladığına işaret ederek, bunun mutluluk verici bir durum olduğunu vurguladı. Ailelerin son dönemdeki ortak kaygılarından birinin hemen her kanalda yayınlanan sihir içerikli diziler olduğunu belirten Öktem, şu görüşlere yer verdi:

''Çocukluk çağının en keyifli dönemlerinden biri, 4-7 yaş arasıdır. Bu evrede çocukların düş gücü artar, oyun ve oyuncaklar yaşamın en önemli parçaları haline gelir. Çocuklar çok daha ben merkezcidir. Dünyanın temelinde kendilerinin olduğu duygusunu yaşarlar. Bu evrenin en tipik özelliklerinden biri de cansız nesnelerin insan özelliği taşıyabildiğine inanmalarıdır. Bilişsel gelişimleri açısından her türlü değişimin olabileceğine inançları tamdır. Çizmeli Kedi masalındaki gibi becerikli kediler fareye ya da deve dönüşebilir. Bu tür düşünceler zaman zaman hoşa gider, bazen ürkütür. Aslında bu tür düşsel oyunlar, filmler, öyküler yaratıcılığı artırmak için keyifli araçlardır. Ancak bu olumlu amaçlara ulaşabilmek için yapmamız gereken bazı zorunlu yaklaşımlar vardır.''

Ailelerin çocuklarının neleri izleyip neleri öğrendiklerinin sürekli farkında olması gerektiğini kaydeden Öktem, izlenen programların üzerinde konuşarak, olumlu, olumsuz yanlara dikkati çekmenin çocuğun davranışlarını biçimlendirmek için bulunmaz bir araç olduğunu ifade etti. Öktem, sihir içerikli diziler arasında en sakıncasız olanının seçilmesinin ve çocukla birlikte izlenmesinin olumsuz etkileri azaltabileceğini vurguladı.

-''SEVGİLİ YAVRUM''-

''Sevgili Yavrum'' başlıklı mektubunda bir ebeveynin ağzından çocuklara seslenen Prof. Dr. Ferhunde Öktem, haber bültenlerindeki olumsuz görüntülere karşı uyarıda bulundu.

Mektubunda doğru haber alma hakkına olan inancını vurgulayan Öktem, haberlerin yanlı verilmesinin kendisini üzdüğünü belirtti. Haberlerde reyting uğruna çocukların kullanılmasına da tepki gösteren Öktem, şu görüşleri dile getirdi:

''Çocukların yer aldığı bütün görüntü ve haberlerin çok daha dikkat çektiğini fark eden bazı kanal yöneticilerinin sizleri kullanıyor olmaları, onlara karşı olan saygımızda büyük azalmalara yol açmaktadır. Sizi, yoksulluk ve olumsuzluklar içindeki arkadaşlarınızı, o durumlarda korumasız bir biçimde görmenin nasıl örseleyeceğini biliyorum. Bazı büyükler bu tür görüntülerin sizler tarafından izlenmesi gerektiğini, böylelikle yaşamı daha gerçekçi tanıyabileceğinizi savunmaktadır. Buna katılmam pek çok yönden olanaksızdır. Çünkü bunları siz değil, büyükler görmelidir, sizin izlemediğiniz saatlerde yayınlanmalıdır. Çünkü çözümü onlar getirmek zorundadır. Bu tür haberler, sızlanacak, duygu sömürüsü yapacak biçimde değil, sahip çıkacak, çözüm arayacak biçimde verilmelidir.''

-''SÜREKLİ OLUMSUZ HABERLER DUYARSIZLIK YARATIYOR''-

Mektubunda sürekli olumsuz haberler izlemenin insanlarda umarsızlık, duyarsızlık, çökkünlük duygusu yarattığını ifade eden Öktem, şöyle devam ediyor:

''Toplumun giderek bu özellikleri kazandığını görmek, benim gibi pek çok büyüğünü üzmektedir.

Babanın öğretmenine (Çocuğumun sanat derslerini hiç ihmal etmeyin) demesinden ne denli mutlu olduğumu seninle paylaşmıştım. Akılcı ve duyarlı bir biçimde işlenen sanat dersleri, eş duyum yeteneğinizi, soyutlama ve üst düzey düşünme becerilerimizi geliştirir. Oysa, haber saatlerinde sanat ve bilimle ilgili haberler neredeyse yok gibidir

Sağlık ve bilimle ilgiliymiş gibi görünen haberler ise yeterince akılcı ve doğru biçimde ele alınmamaktadır.

Spor haberlerinin televizyonlarda verilişleri şiddet ve ayrımcılığı körükleyici biçimdedir. Olumlu, saygılı, paylaşımcı, geliştirici spor etkinliklerinin sunumu sessizce diğer haberlerin arasına sıkışıp kalmakta, kaybolmaktadır.

Sevgili çocuğum, güzel şeylere hak ettikleri coşkuyu kazandırmak zor bir şey değildir. Program yapanların farklı bir bakış açısıyla yaklaşmaları, daha çok emek vermeleri, yaptıkları işe daha çok saygı duymaları bu işi çok kısa sürede çözümleyebilecektir.''

-''KAPKAÇÇI ÇOCUK NİTELEMESİ HAK İHLALİ-

Mektubunda çocukların haberlerde suçlu olarak gösterilmesini de eleştiren Öktem, ''tinerci'', ''kapkaççı çocuk'' şeklindeki nitelemeler ve bu çocukların fotoğraflarının çekilmesinin, hak ihlali olduğunu belirtti.

''Bazı haber sunucuları keşke senin bu yaşta yapabildiğin eleştirileri duyabilseler. O zaman daha yalın, daha inandırıcı, daha tarafsız ve saygılı olurlar'' diyen Öktem, mektubunu şu sözlerle bitirdi:

''Sevgili Yavrum, bu mektubu sana yazdım ama vermekten vazgeçtim. Okuduğum zaman ortaya çıkan tablodan çok utandım. Sana ve arkadaşlarına böyle bir ortam sunmaktan ötürü özür dilerim. Bunları seninle şimdi paylaşıp, umarsız ve çökkün, büyüklerine karşı güvensiz olmanı istemiyorum. Bu mektubu saklayacağım. Koşulları düzeltmek için daha çok çalışacağım. Sahip çıkıp emek verildiğinde, duyarlı ve çaba gösteren erişkinler olduğumuzda, pek çok şeyi değiştirebildiğimizi gördüğümde, sizlerin güvenini yeniden hak ettiğimizde birlikte okuyacağız. Ve birbirimizle gurur duyacağız.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious