Saadet'in başörtülü adayının hikayesi

Saadet'in başörtülü adayının hikayesi.9136
  • Giriş : 07.02.2009 / 13:41:00

Yerel seçimlerle birlikte oy potansiyelinde ciddi bir değişim yaşanması beklenen Saadet Partisi Kelkit'ten başörtülü aday gösterdi. Eraslan arkadaşını yazdı

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İsimlerin, insan kaderiyle birebir ilişkisi olduğunu düşünüyorum. Tabiî bu orta yaşlı bir kadının kişisel görüşüdür. Ne ki, “orta yaş”a sığmayacak denli nice inişli çıkışlı badireyi taşımışsanız sırtınızda, kişisel görüşünüz ve sezgileriniz, çok çalışmaktan nasır tutmuş eller gibi, size hakikati fısıldayacaktır… İnsanın elleri konuşur mu? Evet konuşur… “Ellerinden bellidir her kadın” Üstad'ın dediği gibi…

Derya Nur Şimşek, benim çocukluk arkadaşımdır. Ve onun hem ismi, hem de elleri emeğin ve sabrın kaderiyle yazgılıdır. Yani ki: Bir insan olsun da, isminde hem Nur'u, hem Derya'yı bir arada taşısın ve sonrasında hayatının kolay geçmesini dilesin… Bir de üstüne “Şimşek” eklerseniz, varın görün siz “İrade'nin Davası” ne demekmiş. Derya'yı her hatırladığımda Nurettin Topçu Beyefendi'nin “isyan ahlâkı” tezi gelir aklıma. Haksızlıklara karşı çekilmiş idealist bir savunma siperi; Derya Nur Şimşek, budur…

Verdiği söze sadık, çalışkan ve sanatkâr bir ruh, emektar, sabırlı ve başeğmez bir irade. Nice yalıtılmışlıklar ve hukuksuzluklara karşı çıkılmış, özgüvenli ama çoğu kez yapayalnız, uzun ince bir yol… Şimşeği tutmaya azmetmiş keskin bir zekâ. Yıldırımlara paratonerlik vazifesine talip bir öncü… Dervişmeşrep bir alçakgönüllülük. En zor anlarda bile dehayı terleten mizah gücü. Üzerine kapanmış mermeri, bin bir sabır ve aşkla delen kekik otlarının, iç burkan hayat mücadelesi… Derya bu! Nur ve Şimşek… Hz. Meryem'i hatırlatan çilelere talip, kendini taşlayan ellerin yarasını saran, ihtiyarların olduğu kadar bebeklerin ve bir türlü göze görünmezlerin, vazgeçilmişlerin, gariplerin ve kimsesizlerin de kimsesi…

Med ve Cezir, sanki Derya'ya has kılınmış ritimlerdendir. O, narin gövdesini mazlumlara has bir sığınakmışçasına bir sedde dönüştürür gerektiğinde. Haksızlıklara karşı şaha kalkmış bir Med'dir.… Ve bir su kadar mütevazidir geri dönmek vakti geldiğinde, sanki başından hiçbir şey geçmemiş gibi, hayatı hayata bağlamaya devam eder Cezir zamanlarında… Med-Cezir, gelen ve gidendir Derya…

1968 doğumludur. İstanbul Hukuk Fakültesi'ne kayıt olduğu günden beri tanıyorum onu. Her biri de yüksek tahsil yapmış pırıl pırıl tam 6 kardeşin, en büyüğü… İlk çocuk olmanın basiretli yükü gereği, ailesinin can damarı, kardeşlerine hem ana, hem baba olmuş örnek bir evlat… Gümüşhane'nin gözbebeği, Kelkit'in iftiharı. Ankara'da Vakıflar Genel Müdürlüğü'nde bir süre avukatlık yaptıktan sonra memleketine geri döndü. Refah Partisi döneminde Gümüşhane Kadın Kolları Başkanlığı yaptı. Gümüşhane ve Kelkit'te çeşitli sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünü yürüttü. Başkentin en saygın kurumlarında avukatlık yaparken, kapılar bir gün yüzüne örtüldü… Terk edildi, yapayalnız bırakıldı. Ama o yılmadı. 28 Şubat sonrasında hayat damarları tıkanmış başörtülü kadınlardan birisi olarak; “madem öyle, işte böyle” makamından, “bir dilim helâl ekmek değil mi, icab ederse limon satarım” nârasıyla hayata yeniden sıfırdan başladı. Babasızdı, anasına, kardeşlerine harçlık çıkarmalıydı. Tarla ekti, traktör sürdü, şiir okudu, dava dilekçesi yazdı, yolsuzluklarla mücadele etti, düğme sattı, yorgan sattı… Ama iradesini ve insanlığını satmadı!

Ben çok erkek tanıdım ama Derya gibisini görmedim desem, kadınlığa haksızlık etmiş olurum… Zira Derya'nın akranı pek çok erkek meslektaşımız; öğretim üyesi, yargıç, milletvekili olurken, onun bahtına kadın ve başörtülü olduğu için, hep elini taşın altına sokmak düştü… Taşları, kayaları sabırla kaldıran o narin omuzlara, 41 kere maşallah…41!

Derya Nur Şimşek, aranızda tam 41 yıldır yük kaldıran bir kardeşiniz. Onu tanıyın, yüzünü bilmeseniz bile hayat öyküsünü dinleyin istedim…

Bendenizden pek hoşnut olmadıklarını bilsem de, Saadet Partisi'ne teşekkür ediyorum. Hocamız, ağabeyimiz Genel Başkan Prof. Dr. Numan Kurtulmuş'a Kelkit adayı gösterdikleri arkadaşım Av. Derya Nur Şimşek için ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum. Numan Bey, başörtülü kadınlar olarak yaşadığımız tecrit ve hukuksuzluğu en yakından bilen siyasilerimizdendir, eşi Doç. Dr. Sevgi Kurtulmuş, başörtüsü yüzünden üniversitedeki vazifesinden çıkartılmış bir akademisyendir. Numan Bey'in bu iradesi, umulur ki başta AK Parti olmak üzere, hatta CHP'ye bile, tüm siyasi partilerimize örnek olsun. Siyasi partilerin bu iradesi, umulur ki sadece muhalefet dönemlerine has bir tavır olmasın… Aynı iradeyi, iktidar ve ikbal günlerinde de bekliyoruz.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*