Sabah kuşağındaki kadın programlarına "Yeter Artık!"

Sabah kuşağındaki kadın programlarına
  • Giriş : 19.12.2007 / 12:07:00
  • Güncelleme : 19.12.2007 / 12:14:41

Sabah kuşağında yayınlanan kadınlara yönelik programlar kadın milletvekillerini harekete geçirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ulusal televizyon kanallarının sabah kuşağında genellikle kadınlara yönelik programlardan kadın milletvekilleri de şikayetçi oldu. Kadın vekiller, reyting kaygısının bir kenara bırakılarak, uzmanların önerileri doğrultusunda yeniden yapılandırılmasının toplum kalkınmasına katkı sağlayacağını bildirdiler.

AK Parti Ağrı Milletvekili Fatma Salman Kotan, kadınların toplumun temel taşları olduğunu, bu anlamda toplumu yetiştiren kişilerin daha iyi eğitilmesi gerektiğini vurguladı.

Kotan, mevcut çok sayıda kadın programının yanlış içerikle sunulduğunu, kadınların da bu nedenle çoğu zaman yanlış yönlendirildiği söyledi.

Kadınların eğitimli olabilmesi için daha etkin ve verimli programların hazırlanması gerektiğini savunan Kotan, şunları kaydetti:

"Bu toplumu yetiştiren kişiler kadınlar, bu nedenle onların daha bilinçli olması gerekir. Zaten, nüfusun yüzde 51’ine tekabül eden kadınlarımızın eğitim oranı çok düşük. Televizyon günlük hayatın en önemli parçasını oluşturuyor, özellikle kırsal kesimlerde yönlendirici nitelik kazandırıyor. Bu nedenle kadınlar, medya aracılığıyla daha iyi bilinçlendirilebilir. Ailenin oluşmasında dolayısıyla toplumların oluşmasında büyük rol oynayan kadınlarımız güçlü bir yapıya sahiptir.

Ancak, bazı programlar kadınları daha çok duygusallığa itiyor. Kadınlar, duygusal nesne olarak gösteriliyor." Kotan, sabah kuşağındaki bazı programlarda aile içinde yaşanan özel olayların deşifre edildiğini, bunun yanlış olduğunu belirtti.

Aile kurumuna saygısızlık yapıldığını ileri süren Kotan, "aile sağlıksız olursa, toplum da sağlıksız olur. Bu nedenle özel hayatı çok deşifre etmeleri yanlış. Kadının her anlamda gelişimi için doğru programlar hazırlanmalı. Bazı köylerde, kadınlar gün boyu televizyon başından kalkmıyor. Bu kişilere en azından doğru ve güzel şeyler vermeliyiz" dedi.

Kotan, bu programlara yönelik yasal düzenlemeler, yasaklar ve baskıların da bazı noktalarda yetersiz kalacağını, sorunun program yapımcıları ve kanal yöneticileri tarafından çözümlenebileceğini bildirdi.

Programcıların "daha kaliteli bir yayın" sloganıyla hareket etmeleri gerektiğine işaret eden Kotan, "ben milletvekilli olmuşsam, ülkem için, milletim için ne yapacağımı biliyorum. Programcılar da bu mesleği seçtilerse daha düzgün yayınların nasıl hazırlanacağını çok iyi bilmeliler. İllaki RTÜK gibi bir üst kurul bazı şeyleri dayatmamalı.

Kalitenin artmasıyla bu sorun çözümlenmeli, herkes otokontrolü yapabilmeli" diye konuştu.

AK Parti İzmir Milletvekili Fatma Seniha Nükhet Hotar Göksel de kadın programlarının çok daha sınırlı ve daha doğru kurguyla hazırlanması gerektiğini, reyting uğruna kadınların yanlış yönlendirilmesinin kabullenilemez olduğunu söyledi.

Hotar Göksel, aile içi konuların çok açığa çıkarılmasının yanlış olduğunu savunarak, "özele, çok fazla detaya girmeden, deşifre etmeden genel mesajlar verilebilir. Şu anki haliyle sabah programlarını tasvip etmiyorum" dedi.

Televizyon kuruluşlarının programları yayına sunmadan önce danışmanlık hizmeti alması gerektiğini dile getiren Hotar Göksel, programların sosyolog, psikolog, avukat, hatta siyaset bilimcilerden oluşan bir danışman grubu tarafından denetlenmesinin daha sağlıklı olacağını söyledi.

Hotar Göksel, danışma ekibinin sunacağı çözümler etrafında programların oluşturulabileceğine dikkati çekerek, "sadece yapımcının inisiyatifine bırakılacak, sadece maddi, reyting amacıyla yapılacak programlar çok sağlıklı olmayacaktır. Kadınların hangi programlarla yönlendirileceği çok önemli" diye konuştu.

AK Parti Adana Milletvekili Fatoş Gürkan ise reyting uğruna hazırlanan programların, sadece kadınları değil tüm toplumu etkilediğini, zaman zaman yapılan yayınların aile facialarına adeta davetiye çıkardığını söyledi.

Gürkan, kadınlara daha çok kültürel, sosyal ve eğitici programlar sunulması gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bazı programlar sadece reyting düşüncesiyle yapılabiliyor. Bu programları izleyenlerin büyük bölümü eğitim düzeyi düşük ve zamanının çoğunu evinde geçiren kişiler. Bunları yanlış yönlendirirseniz, sonuçları çok daha kötü olur. Daha önce bu sorunları yaşadık. Bazı aile facialarını hep birlikte izledik. Televizyonu sadece izleyen değil bu programlara katılanlar da ciddi sorun ve sonuçlarla karşı karşıya kalıyorlar. Bu konuda araştırma yapıp, önerge vermeyi düşünüyorum."

CHP Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur da bütün televizyon dizilerinin ve programlarının konunun uzmanları olan kişilerin denetiminde yazılması gerektiğini söyledi.

Erbatur, Türkiye’de bu alanda çalışmış çok fazla sayıda hukukçu, sosyolog, psikolog bulunduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

"Reyting kaygıları nedeniyle kadınlara yanlış bilgiler veriliyor. Kamuoyu oluşturmada, eğitimde televizyon programları son derece önemli bir araç ve bu araçların çok iyi kullanılması gerekiyor. Konunun uzmanları mutlaka bu tür programların yazar kadrosu içerisinde yer almalı. Söz konusu kadınlar ve toplumsa reyting kaygısı bir kenara bırakılmalı." Erbatur, içeriği boş programların reyting almasının anlamsız olduğunu da ifade ederek, doğru ve eğitici programların da fazlasıyla reyting alabileceğini söyledi.

AK Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu da milletvekili olmadan önce kadın programlarından rahatsız bir vatandaş olarak sürekli RTÜK şikayet hattını aradığını, bundan sonra da Meclis çatısı altında bu sorunları dile getirmeye çalışacağını söyledi.

Türkmenoğlu, sadece kadın programlarının değil çok sayıda yapımın, başta çocuklar olmak üzere tüm halkı olumsuz etkilediğini belirtti.

Kadın milletvekilleri olarak bu soruna daha duyarlı olduklarını, neler yapılabileceği konusunda zaman zaman kendi aralarında tartıştıklarını dile getiren Türkmenoğlu, "bu yayınları yasaklamak, engellemek çözüm değil. Format değiştirilebilir. İnsan psikolojisi üzerine etkileri dikkatle gözden geçirilmeli. Ancak, yapımcıların sürekli söylediği reyting nedeniyle bu olguyu kırmak mümkün olmuyor. Devamlı reyting engeliyle karşılaşıyoruz" dedi.

Türkmenoğlu, yeni nesillerin bu programlardan uzak tutulabilmesi için daha bilinçli hale getirilmesi gerektiğini, bu anlamda medya okur yazarlığı derslerinin büyük önem taşıdığını bildirdi. Türkmenoğlu, bilinçli gençlerin hatalı programları izlemeyerek bu yapımların reyting almalarını da engelleyeceğini sözlerine ekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious