Sabah'ta fırtına dinmek bilmiyor

  • Giriş : 22.04.2007 / 00:00:00

TMSF’nin el koyduğu Sabah gazetesinde, Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı’nın istifasının ardından başyazar Mehmet Barlas da gazeteden ayrıldı

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TMSF'nin Sabah ve ATV yönetimine el koymasıyla başlayan süreçte taşlar yerinden oynadı. Önceki gün Fatih Altaylı'nın yayın yönetmenliğinden ayrılmasının ardından dün de gazetenin başyazarı Mehmet Barlas istifa etti.

İstifasını yazılı olarak gazeteye gönderen Sabah başyazarı Mehmet Barlas, oğlu Cemil Barlas'a ait haberx. com'daki köşesinde ayrılış gerekçesini yazdı. Barlas köşe yazısında ayrılış gerekçesini 'devlet memuru olmak istememek' olarak özetledi. Barlas özetle şunları yazdı:

BİR BÜYÜK GÖZALTI

"Kamuda çalışanlar bilir. Ne kadar başarılı olursanız olun, ölçü 'Adamını bul' ilkesidir. Rahmetli Nejat Eczacıbaşı, ‘Gelişmiş dünyada know-how (bir şeyin nasıl yapılacağı) önemlidir. Bizde ise know-who (bir işi kimin yapacağı) daha önemlidir’ diye anlatırdı bu durumu. Bir gazetede başarının ölçüsü tirajdır, gazetenin güvenilir olmasıdır, ilan gelirlerinin artmasıdır. Kamunun sermayesine hakim olduğu bir gazetede başarı ise, ‘Devlet’i ve ‘İktidar’ı rahatsız etmemektir. Okurun size güvenmesine değil, Ankara'nın size güvenmesine dayalıdır her şey. Bu yüzden gazetenin koridorlarında, haberler, tiraj rakamları, diğer gazetelerle rekabetteki durum konuşulmaz. Kimin kime yakın olduğu, kimin gidici, kimin kalıcı olduğu konuşulur. Kimse kimseye güvenmez. Her söylenilenin tam tersi sözleri aynı gazetenin mensuplarından duyarsınız. Çalışanların kimlerle görüştüğünü, kimin kimle yakın ilişkide olduğunu birileri izler ve bu ağızdan ağıza yayılır. Bir ‘Büyük Gözaltı’ dönemi sürekli yaşanılır. Artık konu, gazetecilikte başarılı olmak değil, kimin kimi yiyeceğini önceden kestirebilmek haline dönüşmüştür. Bu ortamda gazetecilik yapmak zorunda kalanların akıl ve beden sağlıklarını koruyabilmeleri, mesleklerini başarı ile icra etmelerinden daha önemlidir."

ALTAYLI: YAYINA MÜDAHALE EDİLDİ

İstifa eden eski yayın yönetmeni Fatih Altaylı değişik medya gruplarında çalışan meslektaşlarına mail atarak yaşanan süreci anlattı. İstifa sürecinde ortaya atılan haberlerin kafaları karıştırdığını belirten Altaylı, TMSF 'nin yönetime el koyduktan sonra Ahmet Ertürk'ün ricası ile görevde kaldığını, fakat takip eden günlerde birtakım sıkıntılar yaşandığını söyledi. TMSF yönetiminin kendisinden bazı yazarların yazılarına müdahale etmesini istediğini iddia eden Altaylı şöyle dedi:

"Son olarak Cumhurbaşkanı Sezer'in açıklamalarını manşet yaptığımız gün gazeteye müdahale edildi. TMSF temsilcisi Medya Grup Başkanı Yavuz Onursal manşetin değiştirilmesi istendi. Ardından TMSF Başkanı Ahmet Ertürk ve Yavuz Onursal ile yaptığımız bir görüşmede, rakip grubun üst düzey yöneticilerinin, TMSF aracılığıyla Sabah'ın satış politikasına müdahale etmeye çalıştıklarını gözlemledim. Dahası Nazlı Ilıcak'ın üst düzey ilişkilerini kullanarak Sabah'ta yazmak istediği de iletildi. Kabul edebileceğim talepler değildi. Çalışma arkadaşlarımın "dayanalım" demelerine rağmen, ilkesel olarak çalışamayacağım bir yerde çalışmayı ve yıllardır kamuoyu adına hesap sorduğum kişilere hesap vermek zorunda kalacağım bir pozisyonda bulunmayı reddettiğim için görevden ayrıldım."

ILICAK: DOĞRU SÖYLEMİYOR

Fatih Altaylı'nın, kendisinin gönderilmesi için Ankara'da lobi yaptığı yönündeki iddialarına Medyatava aracılığı ile cevap veren Takvim yazarı Nazlı Ilıcak ise "Altaylı'yla yıldızımın barışmadığı doğru. Ama Fatih Altaylı'nın gönderilmesi için ne Ergun Babahan'la görüştüm ne de Ankara'ya gittim. Bu konuyla ilgili Ankara'da Abdullah Gül'le bile görüştüğüm iddia edildi. Sayın Gül'ün işi gücü yok da bu kadar memleket meselesi arasında Fatih Altaylı'yı mı düşünecek?" dedi.

Ilıcak, Takvim gazetesine geçerken Turgay Ciner ve Kenan Tekdağ'la bir süre sonra Sabah'ta yazmak için anlaştığını, aralarında bir mutabakat olduğunu ve her gazetecinin etkili bir gazetede yazmak istemesinin doğal olduğunu belirtti. Altaylı'nın kovulması için kulis yapmadığını söyleyen Ilıcak "Fatih Altaylı'yla yıldızımızın barışmadığı doğrudur. Çünkü o sağlıklı ilişki kurmayı becerebilen sosyal bir tip değil. Binada insanlara selam vermez, telefonlara çıkmaz, telefonlara geri dönmez. Ben bir iki kez aradım kendisini, bir iki davette bulundum. Bırakın davete icabet etmeyi, geri dönme nezaketinde bile bulunmadı. Ben de bir daha kendisiyle irtibata geçmedim. Sabah binasında pek çok kişinin kalbini kırmıştır. Bunu da herkes bilir. Dışarıdan birisinin gelmesine göre Ergun Babahan'a görev verilmesi çok daha doğrudur. Daha sonra Sabah'ta yazmak konusunda yönetimle tabii ki konuşacağız" dedi.

TMSF: MÜDAHALE OLMADI

Görevden ayrılan Fatih Altaylı'nın iddiaları hakkında konuşan TMSF kaynakları ise editöryal bağımsızlık konusundaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek "Yönetimi devraldıktan sonra gazetenin editöryal bağımsızlığına hiçbir şekilde müdahale edilmedi. Fatih Altaylı'nın iddiaları doğru değil. Mehmet Barlas gibi bir ismin gazeteden ayrılması da gazete adına kayıp, bizim adımıza da üzüntü verici bir durum" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious