Sabancı, Lassa'yı Mısır'a taşıyacak

Sabancı, Lassa'yı Mısır'a taşıyacak.9779
  • Giriş : 28.08.2008 / 10:25:00

Sendikaların ekonomik gerçeklerle bağdaşmayan taleplerinden bunaldıklarını söyleyen Güler Sabancı, Brisa'nın İzmit'teki fabrikasını Mısır'a taşıyacak.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sendikaların ekonomik gerçeklerle bağdaşmayan taleplerinden bunaldıklarını söyleyen Güler Sabancı, Lassa'nın da üreticisi konumundaki Brisa'nın İzmit'teki fabrikasını Mısır'a taşıyacak.

"Lastikte yüksek işçilik maliyetleri sebebiyle toplam maliyetler yükseldi. Çok güçlü bir sendika var ve maaş konusunda ilginç bir sistem getirilmiş." diyen Sabancı'ya göre Türkiye, işçilik maliyetinde Almanya'yı bile geride bıraktı. Sabancı, hükümetin yılın ilk 7 ayında 29 tane AB'ye uyum yasası çıkardığından haberdar olmadığını da belirtti ve ekledi: "Atlamışım, arkadaşlara baktırdım. Doğru. Demek ki yapılan işlerin daha iyi bir iletişim dili kullanılarak anlatılması lazım."
Avrupa Birliği'ne tam üyelik yolunda adımlar atan Türkiye'nin, bölgesindeki sıcak gelişmelerde aktif rol üstlenmesi 'lider ülke' tezlerini de güçlendiriyor.

Ancak Avrupa ile ilişkilerde hükümetin hız kestiği eleştirileri de mevcudiyetini koruyor. İş dünyası ise AB reformlarında yavaşlama olduğu yönündeki değerlendirmelerin eksik bilgilendirmeden kaynaklandığı görüşünde. Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı'nın şu sözleri uyum reformlarının yeterince anlatılamadığını da gözler önüne seriyor: "Sene başından bu yana 29 yasa çıkmış. Ben farkına varamamışım. Arkadaşlara baktırdım, doğru." Avrupa uyum sürecinin daha iyi bir iletişim planıyla götürülmesi gerektiğini kaydeden Sabancı, "Hatta zaman zaman eğitim verilmeli. Bunun hepimizin projesi haline getirilmesi gerekir. Aradığımız toplumsal uzlaşmayı da AB uyum sürecinde yakalayabiliriz." dedi.

Sabancı'ya göre Ali Babacan, Dışişleri Bakanlığı'nda çok başarılı olmakla birlikte başmüzakereciliğin başka bir isme tevdi edilmesinde fayda var. Maliyetlerdeki artış ve sendikaların rasyonel olmayan talepleri sebebiyle Türkiye'nin lastik üretiminde avantajlı konumunu kaybettiğini öne süren Sabancı, "Japon ortağımıza artık biz söylüyoruz taşıyalım diye. Yatırımı Mısır'a nasıl kaydırabileceğimize bakıyoruz. İncelemelere başladık." diye konuştu. Lastik sektöründe yazın yaşanan kısa süreli grevin şirketleri Brisa'yı da etkilediğini belirten Sabancı, sektörde geçmişten gelen yüksek işçilik maliyetleri sebebiyle toplam maliyetlerin yükseldiğine dikkat çekti ve sendikaları ima ederek, "Sektördeki diğer oyuncu Goodyear Polonya'da, Pirelli ise Romanya'da yatırım kararı aldı. O yatırımlar Türkiye'ye gelebilseydi bugün daha büyük bir lastik sektörü olabilirdik, olamıyoruz. Demokratik haklar var, tabii ki saygı duyuyoruz." ifadelerini kullandı.

Güler Sabancı, gazetecilerle bir araya geldiği sohbet toplantısında, küresel krizden Türkiye'deki büyümeye, enerji yatırımlardan sigortacılıktaki hedeflerine kadar pek çok konuda önemli açıklamalar yaptı. Bu çerçevede ABD'de başlayan ve Avrupa'ya sıçrayan mortgage krizinin devam ettiğini ve finansal sarsıntının fiziki neticeleriyle karşı karşıya olunduğunu anlattı. "Hâlâ çok ciddi belirsizlik, güvensizlik var. Ama bunun yanında çok ciddi tedbirler alındı." diyen Sabancı, krizin Türkiye'yi ne ölçüde etkilediğini ise rakamlarla özetledi. Buna göre tüketici güven endeksi son 4 yılın en düşük seviyesine inerken, işsizlik oranı arttı ve ekonomi yavaşlıyor. Enerji ve emtiadaki artışın etkisi ile tırmanışa geçen cari açık 55-60 milyar dolar ile gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 6,5-7'sini esir alacak. İlk üç ayda elde edilen 6,6'lık büyüme, yıl sonunda yüzde 4'ün altına gerileyecek. Enflasyondaki çift haneli oranlardan sonra bu oranın göreceli kalacağını belirten Sabancı, "Avrupa'da yüzde 1'lerin konuşulduğu bir ortamda kötü sayılmaz.

Bu tabloya bakıldığı zaman Türk piyasalarından çok büyük yabancı çıkışı olmadı. Ama Rusya'dan çıkış görüldü. İhracatımız hâlâ rekor düzeyde devam ediyor. Ama önemli bir belirsizlik de yaşadık. AKP'nin kapatılma davası ilave bir belirsizlik oldu ve o süreci 4-5 ay gibi kısa bir sürede üzerimizden atmış olmamızın da faydası var gibi görünüyor." dedi. Sabancı, Sosyal Güvenlik reformu, istihdam paketi, Ar-Ge teşvikleri, KDV indirimleri ve GAP ile ilgili paket ve elektrikte otomatik fiyatlamaya geçilmesini de radikal adımlar diye niteledi. Yeni yasama yılında ise Türk Ticaret Kanunu'ndaki değişiklikleri içeren tasarının Meclis'ten geçmesini beklediklerini aktardı. Güler Sabancı, istihdam ve reel sektör konusunun her zaman gündemde olması gerektiğini, atılan olumlu adımların mikro reformlarla desteklenmesini istedi: "Yani kayıt dışının azaltılması, rant ekonomisinden kâr ekonomisine geçmeyi kastediyorum. Bu yolda sürekli çalışmamız lazım."

Yünsa'yı satmayı düşünmüyoruz

Aksigorta'da gerçekleştirilen yeniden yapılandırma çalışmalarına da değinen Sabancı, söz konusu şirketin sigortacılığa odaklanacağını bildirdi. Yeniden yapılanmayla nihai olarak ortaklık ya da hisse satışı planlanıp planlanmadığı sorusuna da şu cevabı verdi: "Sigortacılık sektöründe ileriye dönük büyük potansiyel var. Şirketimiz bu sektörde iyi bir yerde ama çok da rekabet var. Emeklilik şirketimizi yabancı oyuncu ile birleştirerek Avivasa yaptık ve kendi sektöründe bir numara oldu. Böyle bir yapıyı ben açıkça Aksigorta'da arzu ederim. Beklentimiz satış değil." Beksa, Pilsa ve Bossa'nın satıldığını söyleyen Sabancı, Yünsa'nın satılıp satılmayacağı konusunda ise, "Şu an önümüzde başka satış yok, Yünsa'da Uptown isimli yeni bir marka var ve onun ilerlemesini istiyoruz." diye konuştu. Holdingin CEO'su Ahmet Dördüncü ise, "Çok şükür hiçbir şirketimizi satmak zorunda değiliz. Anlamlı ise paydaşlarımıza değer sunacaksa bu işlere gireriz." ifadelerini kullandı.

Citibank'tan hisse almayacağız

Bankacılık iştiraki Akbank'ın ortağı Citibank'tan herhangi bir hisse alımı düşünmediğini belirten Dördüncü, holding olarak yılın başında 2008 için yüzde 12 artışla 21,7 milyar YTL'lik ciro, 1,3 milyar dolarlık ihracat ve 3,7-4 milyar yeni liralık faaliyet kârı hedeflerini '6 aylıklardaki revizyonlara rağmen' koruduklarını, yıl sonu hedeflerinde bir değişikliğe girilmeyeceğini söyledi. Dördüncü, ayrıca elektrik dağıtımında 2015'e kadar toplam 6 milyon perakende müşterisine ulaşmayı hedeflediklerini, Avusturyalı ortakları Verbund ile 1,22 milyar dolar teklifle birinci geldikleri Başkent Dağıtım (Bedaş) bölgesinin 2,9 milyon abone ile bu hedefin yarısını karşıladığını söyledi ve ekledi: "Bir bu kadar daha lazım. Mesela İstanbul'un Anadolu yakası tam da buna tekabül ediyor. Tüm bölgelerin ihalelerindeki değer aralıklarına bakacağız." Güler Sabancı, nükleer santral projesi için İspanyol Iberdrola ile kurdukları ve GE Hitachi Nuclear Energy'nin de ekipman sağlayıcı olarak küçük bir hisse ile katılacağı ortaklığın, 24 Eylül'e kadarki teklif toplama süresinin uzatılması için hükümetten talepte bulunduğunu ancak bunun reddedildiğini belirterek, "Bu durumda dünkü toplantı sonrasında ortaklarımızla durumu yeniden değerlendiriyoruz, bir karar vereceğiz." açıklamasını yaptı.

Bir gazetecinin Türkiye'nin olimpiyatlardaki performansını hatırlatıp, vakıf üniversitelerinin bu konuda bir çalışması, katkısı olup olmayacağını sorması üzerine Güler Sabancı, ABD'de üniversite sisteminin Bursa imkân verdiğini ancak Türkiye'de böyle bir şık olmadığını ifade etti. "Bizim elimizde değil. Kime, nasıl burs vereceksin?" değerlendirmesinde bulundu. "Sabancı Holding'de de kıyafet, sakal, bıyık konusunda bir düzenleme var mı?" sorusuna da, "Öyle bir detayımız yok, ama genel bir kıyafet yönetmeliğimiz var." cevabını verdi.

Babacan 'başmüzakerecilik' şapkasını bırakmalı

Türkiye'nin Gürcistan'daki çatışmalarda üstlendiği diplomatik rolün de en az reformlar kadar önemli olduğuna işaret eden Sabancı'nın patronu, "Kafkaslar'daki son olaylarda da gördük ki çevre ve komşu ülkelerde çok olaylar oluyor. Bu hareketlilik Türkiye'nin çok kritik bir diplomatik rol oynamasını gerektiriyor. Bu rolü de gerek Dışişleri Bakanlığı gerekse Dışişleri teşkilatı iyi oynuyor. Çok kritik temaslar oluyor." dedi. Güler Sabancı, böylesine önemli bir diplomasinin AB süreci ile yan yana götürülemeyeceği görüşünde. Teklifi de net: "İkisinin aynı odaklanmayla, aynı hassasiyetle götürülmesi ve bir kişi tarafından götürülmesi kolay değildir. Müzakere süreci yeniden yapılandırılmalı. Başmüzakerecilik ayrı bir liderlikle götürülmeli."

ZAMAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*