Sabancı bile tedavi ettiremedi

Sabancı bile tedavi ettiremedi.18426
  • Giriş : 10.10.2008 / 14:26:00

Tedavisi mümkün olan hastalık için Sabancı para topladı ancak Sabancı'nın topladığı para tedavisine yetmedi. Para bitti diye hastaneden çıkartıldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Böbreklerindeki rahatsızlığı nedeniyle başına birçok sorun gelen ve bir böbreğini kaybeden Murat Volkan Daştan skandallar silsilesini anlattı. Bir böbreği alındığı halde rahatsızlığı devam eden talihsiz adamın yaşadıkları, duyanları 'hepsi bir adamın başına mı?' gelmiş dedirtiyor. Askerde ameliyat için gün beklerken böbreğindeki kateterle terhis olan Volkan Daştan'a Sakıp Sabancı'nın topladığı para bile yetmedi. Katıldığı televizyon programında büyük miktarda para toplanan Daştan, ameliyat olduğu hastanede, tedavi sürerken, 'paran bitti' denilerek gönderildi. Eski adı ANS olan Doğan Grubu'na bağlı D Production'un yapımcılığını üstlendiği 'Yarınlar Umut Olsun' adlı televizyon programında toplanan para ile tedavisi tamamlanamayan Volkan Daştan'ı International Hospital'da o dönem Üroloji Bölüm başkanı, şimdi CHP Milletvekili olan Sacid Yıldız ameliyat etmiş. Ameliyatın hatalı yapıldığını iddia eden ve tedavisi tamamlanmadan hastaneden 'para bitti' gerekçesiyle çıkartıldığını söyleyen Volkan Daştan'ın 'talihsiz' öyküsü:

2000 Yılında Balıkesir'de askerlik yaptığı dönemde böbreklerinden rahatsızlanan Murat Volkan Daştan 6 ay Balıkesir
Asker Hastanesi'ne gidip gelir. Çeşitli tedavi yöntemleri sonrası o dönem hastanede Binbaşı rütbesiyle görev yapan Tabip Binbaşı Erdal Kalcı, Daştan'a katater takarak hastalık sürecini izlemeye başlar. Ameliyat için gün sayan Daştan'ın askerliği biter ve terhis olur. Askerliği bittiği için hastaneden çıkartılan Daştan, neden ameliyat edilmediğini ve kateterin nasıl çıkartılacağını sorar. Tedavi olduğu doktorun çıkarabileceği cevabını aldıktan sonra, tatilde olan Erdal Kalcı'yı arar. Daştan Kalcı ile arasındaki diyaloğu şöyle aktarıyor “'Taburcu ediyorlar, kateter var ne olacak' dedim. 'Ben şu an tatildeyim' dedi. Şok oldum. 'Kim çıkartacak' dedim. 'Oradakiler ilgilenir' cevabını aldım. Hastanedekiler de Kasımpaşa Deniz Hastanesi'ne yönlendirdi.”

Terhis olup İstanbul'a gelen Daştan önce Kasımpaşa Deniz Hastanesi'ne gider orada tedavi olamayınca Haydarpaşa Gata'ya giderek kataterin çıkartılmasını sağlar. Haydarpaşa Gata'da kateteri çıkartan hekimler 'acil tedavi olman lazım yoksa zehirlenebilirsin' uyarısı yaparlar. Haydarpaşa Gata'da Daştan'a sonda takılacağı ve ömür boyu sondayla yaşayacağı söylenir ancak Daştan bu tedavi yöntemini kabul etmez.

İşsiz ve sosyal güvencesi olmayan Murat Volkan Daştan, o dönemde atv'de yayınlanan 'Yarınlar Umut Olsun' adlı bir yarışma programına başvurur. Programda tedavisi mümkün hastalar için bağış toplanmakta ve toplanan paralarla bu kişilere yardım yapılmaktadır.

Program 3 Mart 2002'de Sakıp Sabancı, Muazzez Ersoy ve Kenan İmirzalıoğlu'nun katılımıyla gerçekleşir. Sakıp Sabancı bağış yapan iş adamlarıyla yemek yiyeceğini söyleyince oldukça yüksek bir katılım gerçekleşir. Murat Volkan Daştan, o gece tedavi masraflarının üç dört katı para toplandığını iddia ediyor. Daştan “Programdan sonra bile yardımlar geliyormuş ANS dekiler dedi. Ben bir şey istemiyorum en çok ölürüm ama birileri bana ve halka hesap vermeli toplanan paranın hesabını vermeli parayı tedavi için topladılarsa hani tedavi? Yanlış ameliyatlardan başka bir şey yok. Sokağa atıldığımız da cabası!” diyerek, isyanını dile getiriyor.
Ön incelemenin ardından 'Yarınlar Umut Olsun'a kabul edilen Murat Volkan Daştan yaşananları şöyle anlatıyor: “Programı ANS (Daha sonra D Production oluyor) yapıyor. Beni Böbrek Vakfı'na, Hizmet Hastanesi' diye de geçiyor, götürdüler önce. Özlem Hanım diye bir kız vardı, onlar girdiler. Bilmiyorum ne konuştular ama muhabir kız 'kibarca reddedildik' dedi. Oradan Yeşilköye International Hospital' gittik. Kabul ettiler. Sacid Bey (CHP İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız) muayene etti; 'Evet tedavisi mümkün, ameliyat olursa kurtulur. Sol böbreğini alacağız, çürümüş vücuduna zarar veriyor' dedi. Fiyat, para ne konuşuldu hiç bilmiyorum. İki ameliyat oldum bir mesaneden bir de böbreğimi aldılar. İkisini de Sacid Yıldız yaptı. Şikayetlerim devam etti ameliyatlardan sonra. Ne olduysa seni taburcu ediyoruz dediler dikişlerim alınmadan beniçıkarttılar.”

Daştan, daha önceki muayenelerinde böbreğinin alınması gerektiğine dair hiç kimsenin bir şey söylemediğini belirterek durumun tuhaflığına dikkat çekiyor.

PARA YATARSA TEDAVİYE DEVAM

Daştan tedavi sürerken hastaneden çıkartıldığını anlatıyor; “Beni taburcu ettiler hatta Sacid Bey, 'Volkan senin için toplanan para bitmiş, seni taburcu edeceğiz, o insanlarla konuş eğer para yatırırlarsa tedavine devam edeceğiz. Seni taburcu ediyoruz, bundan sonra buraya gelmene gerek yok' dedi. 'Kime gideceğim, ameliyatımı siz yaptınız, her şeyi siz biliyorsunuz' dedim 'o zaman onlara söyle yönetimle konuşsunlar para yatıracaklarsa yatırsınlar, tedavine devam edelim' dedi. Tedavim bitmemişti.”

Daştan paranın yetersiz gelip gelmediğine dair bilgi almak ister ancak söylentiden öte bilgi alamaz. Söylendiler, kalan parayla ilgili İçişleri Bakanlığı'nın denetimine geçtiğine dairdir.

1 TRİLYON BİRİKTİ AMA PARA YOK

Ancak program tanıtım bülteni toplanan paranın başka kuruluşlara geçtiğine dair söylentileri yalanlar niteliktedir. Murat Volkan Daştan'ın programa katılımından yaklaşık bir yıl sonra Nisan 2003'te şu bülten basına geçilir: “Bugüne kadar 138 kişiyi tedavi ettiren Yarınlar Umut Olsun, havuzda biriken 1 trilyon lirayla 100 kişiyi sağlığına kavuşturacak. Programa Yavuz Bingöl, Zerrin Özer ve Özcan Deniz konuk olarak katılacak.”

Tedavisi tamamlanamayan Daştan tekrar yapım şirketine başvurur, yapım şirketinde muhatap bulmakta zorlanan Daştan AİP Vakfı'na yönlendirilir. Vakıf, ihtiyaç sahiplerini ANS'ye yönlendiren bir kuruluştur. Daştan AİP aracılığıyla ANS'ye başvurmamıştır ancak bundan sonraki muhatap AİP Vakfı gösterilir.

ANS'de bir sefer görüştüğü kişiyle ikinci kez görüşemediğini, ya yerinde değil ya da işten ayrıldı cevabını aldığını söyleyen Daştan, yönlendirildiği AİP Vakfı'ndan yardım alınca bundan sonraki görüşmelerini onlarla sürdürür. Daştan süreci şöyle anlatıyor: “Tedavimi kestiklerinde sorunlarım devam edince bunlara bağlı bir vakıf vardı AİP Vakfı (Acil İhtiyaç Projesi Vakfı) onlara gittim işte onlarda beni JFK'ya götürdüler. Vakıf mağdurlarla ANS arasında aracıydı. ANS'den beni AİP'e yönlendirdiler. Gidip üye oldum o vakfa. Onların da yardımları oldu bana. Şikayetlerimi aktardım. JFK'ya gittik, elimde yeni çektirdiğim ivp'ler vardı. Onları gösterdim, üreterlerde darlık bırakmışlar bir an evvel açılması lazım yoksa tek böbreğini de kaybedeceksin' dediler. Ben de Sacid Bey'e gittim, 'adamlar böyle diyor' deyince 'o zaman onlar yapsın' dedi. Çok kızdı, çıktım gittim.”
JFK'da yapılan muayene sonucu hastalığın tedavi edilmediği belirtilir. Daştan, JFK'daki doktordan Sacid Yıldız'a hitaben tedavinin yapılmadığına dair bir yazı ister ama yazıyı alamaz. JFK Hastanesi ve AİP Vakfı'ndan tekrar Sacid Yıldız'a gidip tedavi olmadığını aktarması tavsiye edilir. Sacid Yıldız'a giden Daştan, tedavi yerine 'psikolojik sorunların var' denilerek geri gönderilir.

Daştan, “Millet beni Sacid Yıldız'a para verip gönderdi. İnsan hata yapabilir bunu kabul ediyorum. Eğer bir hata yapılmışsa ve telafi şansı varsa bu telafi edilmeli. Ameliyatı sen yaptın, neden tam olmadı. Bir ameliyat daha gerekiyorsa onu da yap. Belgesi var bu hatanın." diyerek neden tedavisinin yarım bırakıldığını soruyor.

TAHLİLLER KARIŞCA YANLIŞ İĞNE VERİLDİ!

Daştan JFK'da yapılan test sonrası doktorun 15 tane (…) iğnesi verdiğini ancak iğneleri 5 tane kullandıktan sonra, test sonuçlarındaki ismin kendine ait olmadığını fark eder; “Sonucu bakarken isimin farklı olduğunu gördüm. Hemen JFK'ya gittim bağırdım çağırdım. Sonucu elimden almaya çalıştılar. Sonucu yırtıp attım.”

Sıkıntılı günler yaşadığını aktaran Volkan Daştan, “Bir özel hastaneye gittim. Orada da tedavinin tam olmadığı görünüyor. Bir tek Sacid Bey tedavi tamam diyor. Kanallardaki açılmayan darlıktan dolayı iltihap oluşturuyor, normal yaşamımı sürdürmemde zorlaştırıyor. Sacid Bey'le birlikte ameliyatıma giren Oğuzhan Gündüz'e gittim. Benimle ilgilendi, tahliller filan yaptırdı, iltihap olduğunu söyledi.”

Bugüne kadar neden sesini duyurmak için uğraşmadığını sorduğumuz Volkan Daştan şunları anlatı; “Ben size özel bir mail göndermedim. Uğur Dündar'ı aradım, onlara anlattım. Bana hiç uğraşma dediler. Show TV'nin Özel Hat'tı aradım. Kimse ilgilenmedi benim sorunlarımla. İnternette gezerken Haber7com'u gördüm size mail gönderdim. Cevap da sizden geldi, siz hariç kimse bana dönmedi.”

DAHA BİTMEDİ…

Bu süreç esnasında kapıdan pazarlama işine giren Murat Volkan Daştan, bilmeden bir dolandırıcılık çetesinin üyesi olmuştur. Markasız deterjan pazarlama işinde ustasıyla yola çıkan Daştan dolandırıcılık çetesini de Deşifre programına ihbar ederek çökertmiş. Daştan olayı şöyle anlatıyor: “Bir iş buldum görüşmeye gittim markasız deterjanları kapı kapı satacaksın dediler. İki kişi çıktık yola kapılara gittik. Yanımdaki tecrübeli öğretecek bana. Baktım ki Böbrek Vakfı adına, Lösev adına yardım topluyoruz diye bunları satıyoruz, fiyat yok gönlünüzden ne koparsa. Millet 10 YTL veriyor, 20 YTL veriyor ürün de almıyor, buna göz yumamazdım. Deşifre programını aradım geldiler anlattım kendi durumumu da anlattım, 'sana yardım ederiz sen rahat ol' dediler. Oraya gizli kamerayla adamlarını soktular orayı deşifre ettiler ama onlarda sonra beni unuttu tabii aramadılar bile…”

Bütün bu sıkıntılar devam ederken iş bulamadığını, girdiği işlerde de sigorta yapılmadığını aktaran Volkan Daştan, “Herhangi bir sosyal güvencem. Mahallede tanıyanlar üç beş kuruş cebimize sıkıştırdı, yardım paralarıyla geçindim. Programa katıldığımda nişanlıydım. Nişanlım bana destek oldu. Şimdi biri 7 aylık, diğeri 5 yaşında iki çocuğum var. Şu an sigortasız olarak bir firmada çalışıyorum. Öncelikle tedavimin tamamlanması için hayırseverlerin desteğini bekliyorum.” diyerek beklentisini dile getiriyor.

Konuyu aktardığımız D Productions'tan Engin Kıymaz adıyla gelen açıklama aşağıdaki gibidir:

“Yarınlar Umut Olsun isimli Televizyon Programı, Ans Prodüksiyon tarafından ATV kanalında yayınlanmak üzere 2002-2004 yılları arasında yapılmıştır. ANS Prodüksiyon, bu Programın sadece yapımcısı olarak faaliyet göstermiştir. Ans Prodüksyon tarafından programda yapılacak yardımlara ilişkin olarak İçişleri Bakanlığının 14.3.2002 tarih ve 62191 sayılı yazısıyla gerekli izin alınmış ve akabinde üç kişilik kurul oluşturularak, yardımları toplama ve ihtiyaç sahiplerine dağıtma görevi verilmiştir. İçişleri Bakanlığı, sürecin denetlenmesi görevini ise İstanbul Valiliği İstanbul Emniyet Müdürlüğüne vermiştir.

Organizasyon aşağıda anlatıldığı şekildedir:

Yardıma muhtaç kişiler programda belirtilen yollarla üç kişilik kurula müracaat ederler. Kurul müracaatları değerlendirdikten sonra Emniyet Müdürlüğündeki ilgili birime bildirir. Emniyet Müdürlüğü, yaptığı tetkik sonucunda kişinin gerçekten yardıma muhtaç olup olmadığını araştırır ve verilen bilgiler doğruysa programa katılmasını onaylar. Her bir programa 3 – 5 ihtiyaç sahibi davet edilir. Sağlık sebepleri dolayısıyla programa başvuran ve yardım ihtiyacı onaylanan kişinin hastanede yapılan tıbbi tetkikleri sonucunda nasıl bir tedavi görmesi gerektiği ve bunun bedelinin ne kadar olacağı hastane tarafından belirlenir. Hastaneden alınan bilgiler Emniyet Müdürlüğü'nce onaylanır ve bunun sonucunda o kişi programa katılarak Program yapılır. Toplanan yardımlar üç kişilik kurula ait ve sadece bu program konusu organizasyon için açılmış bir banka hesabından, hastanelerden gelen ve Emniyet Müdürlüğünce onaylanan fatura karşılığı yine sadece Emniyet Müdürlüğü'nün onayıyla ilgili banka tarafından ilgili hastaneye ödenir.

Yukarıda da anlatıldığı gibi, Ans Prodüksyon'un bu işteki tek görevi programın yapımıdır. Bu program dolayısıyla elde edilen tek gelir de yapımcı olarak hazırlanan program karşılığı ATV Televizyonundan elde edilen gelirdir. Yardım toplama ve ihtiyaç sahiplerine dağıtma organizasyonunu gerçekleştirme görevi ise İçişleri Bakanlığı'ndan izin alınarak kurulan 3 kişilik kurul aracılığıyla usulune uygun olarak yerine getirilmiştir. . Şöyle ki;

Bahsi geçen Volkan Daştan 4 .üncü programda mağdur hasta olarak bulunmuştur. Aynı programda başka ihtiyaç sahipleri de bulunmaktaydı. Yukarıda açıklandığı üzere yetkili birimlerden gerekli izin ve onay alındıktan sonra Volkan Daştan'ın tedavisi için hastane tarafından öngörülen rakam 14.737.500.000.-TL olarak belirlenmiştir... Ancak yapılan ilk ameliyattan sonra ikinci bir ameliyat daha gerekmiş ve yine Emniyet Müdürlüğü'nün onayıyla kendisine ikinci bir ameliyat daha yapılmıştır. Programa katılan Volkan Daştan için hastaneye ödenen toplam tutar 18.773.836.032.- TL dir. Bahsedilen 4. programda katılımcı tüm ihtiyaç sahipleri için toplanan para 34.390.300.600.- T.L. dir. Ancak Volkan Daştan dışında programda iki mağdur daha vardı ve bu üç mağdur için toplam olarak 33.288.405.397.-T.L. gider faturaları karşılığı ilgili hastanelere yine Emniyet Müdürlüğü'nün onayı ile ödemeler yapılmıştır.. Kalan miktar ise başka programlarda eksik toplanan yardımlar için kullanılmıştır.

Yukarıda izah edildiği üzere; programa katılan Volkan Daştan'ın tedavisi için öngürülen rakamın üzerinde harcama yapılmış olup, kendisine yapılan ilk ameliyattan sonra ikinci bir ameliyat daha yapılması gerekmiş ve yine Emniyet Müdürlüğü'nün onayı ile ikinci ameliyat daha yapılmış ve öngörülenin üzerinde bir meblağ ödenmiştir.

Yarınlar Umut Olsun isimli program iki yıl sürmüş, bu iki yıl içinde birçok mağdur tedavi edilmiştir. Her yıl sonunda ise İstanbul Valiliğinin görevlendirdiği kurul tarafından yapılan denetim sonucunda kampanyanın amacına ulaştığı ve herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığı konusunda tutanak tutulmuştur.

Bilgilerinize,”

HABER7

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*