Sabih Kanadoğlu: AKP' ye açtığım davalar sonuçlanmadı.

  • Giriş : 20.10.2007 / 12:30:00
  • Güncelleme : 20.10.2007 / 13:43:47

Kanadoğlu, yarın yapılacak referandumun anayasaya aykırı olduğunu ileri sürdü.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yargıtay Eski Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, anayasa taslağının uygun zamanı beklemek için uykuya yatırıldığını, buzdolabına konulduğunu ileri sürerek, “Laiklik ilkesi sulandırılmakta. Yargı siyasallaştırılmakta. Ulus devlet ilkesi parçalanmaktadır” dedi.
Yargıtay Eski Cumhuriyet Başsavcısı Sabin Kanadoğlu, Cumhuriyet Gazetesi Okurları (CUMOK) Grubu tarafından Balıkesir'in Ayvalık İlçesindeki İsmet İnönü Kültür Merkezi'nde, düzenlenen söyleşiye konuşmacı olarak katıldı. Kanadoğlu, yargısı bağımsız ve güçlü olmayan bir ülkede demekorasiden söz edilemeyeceğini vurgulayarak, “Böyle bir devlet hukuk devleti değildir. O, ülke, demokrasiden uzak bir ülkedir” diye konuştu. Kanadoğlu, yarın yapılacak referandumun anayasaya aykırı olduğunu, yeni anayasa tasarısının de ‘Öc alma tasarı’ olduğunu ileri sürdü. Anayasa taslağının uygun zamanı beklemek için uykuya yatırıldığını, buzdolabına konulduğunu da savunan Kanadoğlu, “Laiklik ilkesi sulandırılmakta. Yargı siyasallaştırılmakta. Ulus devlet ilkesi parçalanmaktadır. Demokrasiye ve laikliğe, Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkmak zorundayız” dedi.

‘AÇTIĞIM DAVALAR SONUÇLANMADI’
Yargıtay başsavcılığı yaptığı dönemde Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ile Demokratik Halk Partisi (DEHAP) açtığı davaların hala sonuçlandırılmadığını hatırlatan Kanadoğlu, şunları söyledi:
“23 Ekim 2002'de, Anayasa Mahkemesi'nin kararına uymadığı için AKP aleyhine kapatma davası açmıştım. Bunun bütün prosedürü, usülen yapılması gerekenler tamamlanmıştı. Bu sırada görevden ayrıldım. Aradan beş sene geçti. Bu dava daha neden daha karara bağlanamadı? Bu kapatma yaptırımı, AKP'nin iktidara geçmesinden sonra ‘Devlet yardımından mahrum bırakma’ cezasına dönüştürüldü. Bu, trilyonlarca liranın devlet tarafından AKP'ye ödenmesini önleyecek bir hükümdü. Peki, Anayasa Mahkemesi neden mümkün olan bir süre de, makul bir sürede bu davayı tamamlamadı? Neden tamamlamaktan kaçınmaktadır? DEHAP hakkında, bölücü terör örgütüyle işbirliği yaptığı ve iki genel seçime sahtecilik yoluyla girdikleri gerekçesiyle iki ayrı dava açmıştım. Bu iki dava birleştirildi. 2003 yılından bu yana, bütün usül ve prosedürü tamamlandığı halde bu davada karar bağlanmadı.”


YARGITAY'A SİTEM
Kanadoğlu, siyasi partilerin demokratik yaşamın olmazsa olmaz ön koşulu olduğunu ancak hiçbir partinin tüzüğünün, programının ve eylemlerinin, devletin bütünlüğü, bağımsızlığı ve laik demokratik Cumhuriyet aleyhine olamayacağını vurguladı. Geçmişte iki siyasi partinin türbanı destekledikleri iddiasıyla kapatıldığına dikkati çeken Kanadoğlu, “Bugün bir siyasi partinin genel başkanı, ‘Birinci görevimiz, türban yasağını kaldırmaktır. Ve aşama aşama bunu gerçekleştireceğiz’ diyorsa, Yargıtay ne iş yapar? Bir siyasi partinin, bölücü terör örgütünün siyasi bir uzantısı geldiği konusunda kesin deliller ortadaysa, eğer bir siyasi parti İmralı'dan aldığı direktifleri çeşitli nedenlerle ortaya koyuyorsa, binlerce şehit verdiğimiz bu günlerde, bu yıllarda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın görevi nedir? Eğer mücadeleci demokrasi de, demokrasiyi yapılan tehditi ortadan kaldıracak makamlar hareketsiz kalıyorsa, görevlerini yerine getirmiyorlar ise, orada demokrasiden söz etmenin olanağı olmaz. Ve tabiatta boşluk kabul etmez. O gücü mutlaka ve mutlaka yerine getirir. Bunun da işareti Büyük Önder Atatürk'ün Nutku'nda ve onun aydınlık yolunda apaçık ortada” diye konuştu.

HÜRRİYET

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious